up
ara

Gerçek Renkler

- True Colors

Gerçek Renkler Konusu ve Özeti

Gerçek Renkler
Kış Bahçesi kitabının da yazarı Kristin Hannah tarafından kaleme alınan Gerçek Renkler kitabı Roman, Duygusal türünde okuyucusu ile buluşuyor. Pegasus yayınevinden 0 yılında 9786055360252 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Gerçek Renkler isimli kitap 512 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Melek Aslı Öztürk çevirmiştir. Kitap En Sürükleyici Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Gerçek Renkler kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Çevirmen: Melek Aslı Öztürk
Yayınevi: Pegasus
ISBN: 9786055360252
Sayfa: 512 sayfa
Bir gün gelir, en yakınlarınız size sırt çevirebilir; Kız kardeşiniz bile...

Dünyanın dört bir yanında kadınlar Kristin Hannah'nın Ateşböceği Yolu romanını okuduktan sonra güldüler, ağladılar ve arkadaşlarının değerini bir kez daha anladılar. Yazar bu kez kız kardeşlerin dokunaklı, muhteşem ve karmaşık dünyalarını keşfe çıkıyor...

Gerçek Renkler, New York Times'ın çok satan yazarı Kristin Hannah tarafından şimdiye dek anlatılan en kışkırtıcı, en etkileyici ve en yürek burkan hikâye. Kimliğiyle özdeşleşen parlak kalemi ve unutulmaz karakterleriyle yazar, birbirine kenetlenmiş dünyaları kıskançlık, ihanet ve türüne nadir rastlanan bir ihtirasla darmadağın olan üç kardeşin hikâyesini anlatıyor.

"Kristin Hannah kız kardeşler arasındaki güçlü bağlar, bir aileyi parçalayabilecek tatsızlıklar ve aşkın şifa veren gücü hakkında büyüleyici bir hikâye anlatıyor. Sürprizlerle dolu samimi bir içgörü ve eski güzel günlere has bir anlatım... Merak uyandıran bu roman için şöyle denebilir: Koltuğunuza kıvrılın ve tadını çıkarın!'' -Kate Jacobs-

"Hannah, kız kardeşlerin derin, duygusal ilişkilerini inceledikçe, bir çırpıda okunacak, güzel ve sürükleyici bir aşk, rekabet ve aile hikâyesi yaratıyor." -Booklist-

"Hannah, kadınların karakterlerinin ve okuyucularının ne istediğini iyi biliyor." -Publishers Weekly-

"Son derece romantik ve yürek burkan, içine girmek ve mümkün olduğu kadar orada kalmak isteyeceğiniz bir roman." -People Magazine-

KİTABIN İLK BÖLÜMÜNDEN:

Ailemize katılan ve varlıklarıyla bizi aydınlatan kadınlara:
Debra Edwards John ve Julie Gorset John.
İki dost, Julie Williams ve Andrea Schmidt'e.
En zor anlarda yüzümü güldürdünüz; Size teşekkür ediyorum.
Ve her zamanki gibi, Benjamin ve Tucker'a;
Var olmasalardı yaşam, aşk ve mutluluk hakkında çok daha az şey biliyor olurdum.

Birinci Kısım
Önce
Tutku nedir? Kişinin varoluşudur, şüphesiz... Tutkuda, beden ve ruh ifade arayışındadır... O tutku ne kadar yoğun hissedilir ve ne kadar dışa vurulursa, yokluğunda yaşam da o kadar katlanılmaz bir hal alır. Bu bize, tutkuyu yitirdiğimiz ya da görmezden geldiğimiz takdirde kısmen öleceğimizi ve kısa süre sonra, ne olursa olsun, büsbütün olacağımızı hatırlatır.
-JOHN BOORMAN, YÖNETMEN

Giriş
1979
On beş yaşındaki Winona Grey, dört nesildir ailesine ait olan, su kıyısındaki çiftlikten dışarı bakıyordu; değişen bir şey arıyordu. Onlarınki gibi bir kayıp ardında bir işaret bırakmalıydı; aniden kahverengiye dönen çimenler, dağılmayı reddeden kara bulutlar, düşen yıldırımla parçalanan bir ağaç. Bir şey.
Winona yatak odasının penceresinden kendilerine ait toprakların büyün bölümünü görebiliyordu. Mülkün arka sınırında dev sedir ağaçları bir araya toplanmış, ağaçların dantel dalları aşağı sarkmıştı; inişli yokuşlu yeşil çayırda atlar çit sıraları boyunca dolanırken, Hayvanların toynakları uzun çimleri dövüp çamura buluyordu. Tepenin üzerinde, sık ormanın içine gizlenmiş vaziyette, büyük dedesinin bu arazi kendisine tahsis edildiğinde yaptığı küçük kulübe bulunuyordu.
Her şey sıradan görünüyordu, ama Winona öyle olmadığını biliyordu. Birkaç yıl önce buraya uzak olmayan Washington kıyısının serin sularında bir çocuk ölmüştü ve aylarca herkes bu trajediden başka şey konuşmamıştı. Annesi Winona'yı kenara çekmiş ve onu görünmez tehlikeler, sığ suda bile boğulmaya sebep oloabilecek dip akıntıları konusunda uyarmıştı, ama Winona artık günlük yaşamın içinde gizlenen başka tehditlerin varlığından da haberdardı.
Manzaranın karşısından çekilip alt kata, dünden beri haddinden büyük ve sessiz görünen evin içine indi. Kız kardeşi mavi sarı ekoseli kanepenin üzerinde kıvrılmış okumaktaydı. On dördünde, bir deri bir kemik Aurora ne tam olarak çocukluk ne de ergenlik denebilecek o tuhaf evredeydi.
"Erkencisin, Tomurcuk," dedi Winona.
Aurora kafasını kaldırdı. "Uyuyamadım."
"Evet. Ben de öyle."
"Vivi Ann mutfakta. biraz önce ağladığını duydum, ama..." Aurora sıska omuzlarını silkti, "na ne diyeceğimi bilmiyorum."
Winona, Aurora'nın sakin bir hayat akışına ne kadar ihtiyaç duyduğunu biliyordu. Aurora ailenin uzlaştırıcısıydı; her şeyi düzeltip doğru hale getirmeye çalışan kişiydi. Böylesine kırılgan görünmesine şaşmamak gerekti. Şimdi onları hiçbir güzel söz avutamazdı. "Bir bakayım," dedi Winona.
Winona oın iki yaşındaki kız kaardeşini sarı formike masanın üzerine eğilmiş halde resim yaparken buldu.
"Selam, Fasulye," swsi Winona kardeşinin saçlarını karıştırarak.
"Selam, Bezelye,"
"N'aber?"
"Biz kızların resmini çiziyorum." Vivi Ann çizmeyi bıraktı ve kafasını kaldırıp baktı. Buğday sarısı rengindeki uzun saçları kuş yuvası gibi düğüm düğüm olmuş, yeşil gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüştü ve Vivi Ann yine de güzeldi; kusursuz bir porselen bebek. "Annem cennetten bakınca resmi görebilir, değil mi?"
Winona nasıl yanıt vereceğini bilmiyordu. Önceden inanç ona basit gelirdi; nefes almak kadar doğal ve kolay bir şeydi bu, fakat artık öyle gelmiyordu. Kanser ailelerinin içine girip onları ayrı ayrı öyle çok parçaya bölmüştü ki yeniden bir bütün olabilmeleri imkansız görünüyordu. "Elbette," dedi Winona donuk bir sesle. "Buzdolabının üzerina asarız."
Winona kız kardeşinin yanından uzaklaştı, ama bu... bu davranış bir hataydı bunu o anda anlamıştı. Annesinin hatıraları o mutfağın her yerine sinmişti; kanarya sarısı ve mavi renkli damalı desenli elişi perdelere, buzdolabının kapısına iliştirilmiş magnetlere, pencere denizliğinde duran deniz kabuğu kasesine. Haydi, Winnie, kumsala gidip define arayalım...
Winona bu yaz annesini kaç kere ekmişti? Annesiyle takılamayacak kadar meşguldü o. Parçalanmış istiridyeler ile kurumaya yüz tutmuş esmer su yosunlarının arasında pürüzsüz cam parçaları bulmak için kumsalı eşeleyemecek kadar havalıydı.
Bu düşünce onu buzdolabına sürükledi. Winona buzluğun kapısını açınca yarım galon Napoli dondurması buldu. İhtiyaç duyduğu en son şey buydu, ama genç kız kendini tutamadı.
Bir kaşık alıp tezgaha yaslandı ve yemeye koyuldu. Mutfak penceresinden çiftlik evinin önündeki toprak giriş yolunu ve kayrandaki yanık kırmızı renkli pejmürde barakayı görebiliyordu. Orada babasının mavi külüstür kamyonu kendilerine ait paslanmış at römorkuna geri geri yanaşmaktaydı. Babası şoför mahallinden indi ve geri dönüp çeki demirine yöneldi.
Pencereye sokularak, "Babamın rodeoya gitmediğini söyle bana," diye mırıldandı Winona.
Resim çizmeyi sürdürürken, "Tabii ki gidiyor," dedi Vivi Ann. "Hazırlanmak için erkenden kalktı."
"Rodeo mu? Şaka yapıyorsunuz?" Aurora mutfağa girip pencerenin önünde duran Winona'nın yanına dikildi. "Ama... nasıl yapabilir?"
Winona, annesinin boşluğunu doldurmaktan sorumlu olduğunu biliyordu ve babalarının, karısının cenazesinin ertesi günü yaşantısını rutin bir biçimde sürdürmesinin doğal olduğunu açıklamak da ona düşüyordu. Ancak genç kız, kardeşlerinin acısını dindirmek için bile olsa böylesine büyük bir yalan söyleyebileceğini düşünemüyordu. Ya da bu bir yalan değildi belki de. Belki de bu dünyada yetişkinler böyle yapıyorlardı; belki de yalnızca hayata devam ediyorlardı ve her nedense bunu dile getirmek daha da ürkütücü, hatta daha da imkansızdı. Sessizlik uzayınca Winona huzursuz oldu; ne diyeceğini, bunu katlanılır hale nasıl getireceğini bilmiyordu, ama bunu yapması gerekenin kendisi olduğunun farkındaydı. Bir abla kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenmeliydi.
Kaşığı Winona'nın elinden alıp dondurmaya daldırırken, "Clem'i niçin çiftlikten götürüyor?" diye sordu Aurora.
Vivi Ann'in sesi biraz feryadı, biraz da çığlığı andırıyordu. Küçük kız koşup kapıyı şiddetle açınca kapı duvara çarptı.
"Annemin atını satıyor," dedi Winona sert bir sesle. Bunu en başından anlamamış olmak canını sıkmıştı.
"Yapmaz," dedi Aurora ve ardından emin olmak ister gibi Winona'ya baktı. "Yapar mı?"
Winona ikna edici bir şey söyleyemedi. Bunun yerine Vivi Ann'in peşi sıra koştu. Barakanın yanındaki park alanına vardığında nefes nefese kalmıştı. Vivi Ann'ın yanında durdu.
Winona'nın babası Clem'in dizginini tutmuş bekliyodu. Gün ışığı adamın kovboy şapkasının ter lekeli tepesine vuruyor, taktığı kemerin fincan tabağı büyüklüğündeki gümüş tokasını parıldatıyordu. keskin yüz hatları Winona'ya civardaki dağları anımsatıyordu; Granit düzlemler ve gölgeli çukurlar. Orada yumuşaklıktan eser yoktu.
"Annemin atnı satamazsın," dedi Winona nefes nefese.
Dondurmaya şöyle bir bakıp, "Bana ne yapacağımı mı söyleyeceksin, Winona?" dedi babası.
Winona yanaklarının kızardığını hissediyordu. Konuşmak içinm bütün cesaretini toplaması gerekti, ama başka çaresi yoktu. Bunu yapacak başka kimse yoktu. "Annem o atı sever... severdi."
"Sürmeyeceğimiz bir atı besleyecek gücümüz yok."
"Ben sürerim," dedi Winona.
"Sen mi?"
"Eskisinden daha çok uğraşacağım. Korkumun beni alt etmesine izin vermeyeceğim."
"Sana uygun semerimiz bile var mı ki bizim?"
Ardından gelen dayanılmaz sessizlik sürüp giderken Wiinona ileri atılıp babasının elindeki dizgini kaptı.
Dilek

Dilek

@roseofheaven

Kristin Hannah'in "ateşböceği"adlı kitabı kadar sürükleyici bir roman olmasada bence harika bir kitaptı. Kesinlikle okunması gerek. kardeşliği dostluğu aşkı mükemmel bir üslupla anlatmış yazar. Romanda ilk başta sevmediğim sonra aşık olduğum Dallas karakterini eminim okuyunca sizde seveceksiniz.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
tguldanee

tguldanee

@tguldanee

Aşk, kardeşlik ve birliği anlatan bir kitap, yanınızdakilere ihtiyacınız varsa onlar için neler yapılması gerektiğini ve inancından, doğru bildiğinden asla vazgeçmemen gerektiğini anlatan bir roman :) yine Güzel bir Hannah hikayesi , keyifle okuyacaksınız :)
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Emine Huylu

Emine Huylu

@eminehuylu507

evet ,çok sürükleyici
evet, karekterler çok belirgin
evet,olayları hikayeleştirmesi ustaca
ama;
edebi bir tat alamadım.
o kadar zamanı bu kitaba ayırdığıma acıdım.elif şafağın bir paragrafında aldığım lezzeti 500 sayfada alamadım.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba puan vermedi
0 beğen · 0 yorum
Queen

Queen

@queenoftragedies

Kış Bahçesi ve Ateşböceği Yolu kadar çarpıcı olmasa da kesinlikle sürükleyici. Her zaman bir umut ışığı olduğunu anlatan ve kardeşler arasındaki ilişkileri çarpıcı gerçekliğiyle gözler önüne seren bu roman okunmalı, okutulmalı.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum
Seda İpek A

Seda İpek A

@bibakbenmiyim

bu kadının kitaplarını okurken içimde hissediyorum. öyle bir yaşatıyor ki ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. eğer yazarı Kristin Hannah'sa hiç durmayın tüm kitaplarını okuyun. kesinlikle tavsiye ederim.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum

Gerçek Renkler - S41

"Sen bu toprakları Vivi ile benim sevdiğimiz gibi sevmenin ne demek olduğunu anlayamazsın. Senin içinde yok."
Buşra Hazal Şahinkaya tarafından eklenmiştir.
Remziye

Remziye

@rbayri035

Hiçbir şey yapmamak da bir tercihtir.Kötü bir tercihtir.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
Gülizar Çalık

Gülizar Çalık

@gulizarcalik

Son zamanlarda alışageldiği üzere küvette kendini tutamayıp ağladı, işi bitip de kurulandığında yeniden kendine gelmişti. Yürümeye, soluk almaya, yaşamaya, inanmaya devam edebilirdi.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Nevra Yıldız

Nevra Yıldız

@fransizkoylu

Gözleri nane yeşili.
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Benden vazgeçme. Yalnızca bunu isteyebilir miyim senden..?
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Onunla konuşmak falan istemiyorum. Sadece yüzünü görmek istiyorum...
ataç ikon Gerçek Renkler
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
315
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...
432
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
265
KİTAP
Hazinem Dediğim Kitaplar
Kitap hazineleri ortaya çıksın! Hazine değerindeki kitaplarımızı bu listede paylaşıyoruz. Sen de en değer verdiğin ve herkesi...
231
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Okunan En İyi Aşk Kitapları
Bazen gülümseten, bazen ağlatan, bazense imrendiren duygu yüklü aşk hikayeleri, tüm zamanların en iyi aşk kitapları listesind...
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...