up
ara

Hayat Yollarında

- Mes Departs

Hayat Yollarında Konusu ve Özeti

Hayat Yollarında
Angel Dayı kitabının da yazarı Panait Istrati tarafından kaleme alınan Hayat Yollarında kitabı Roman (Çeviri), Anı, Hatıra türünde okuyucusu ile buluşuyor. Varlık Yayınları yayınevinden 1996 yılında 9789754341874 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Hayat Yollarında isimli kitap 112 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Yaşar Nabi Nayır çevirmiştir. Hayat Yollarında kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Çevirmen: Yaşar Nabi Nayır
Yayınevi: Varlık Yayınları
ISBN: 9789754341874
Sayfa: 112 sayfa Basım Tarihi: 1996
Panait Istrati'nin başıboş yolculuklarla geçen ilk gençlik yıllarının en hüzünlü sayfalarını bu kitapta bulacak ve "Hayat Yollarında"yı okuduktan sonra onu daha çok seveceksiniz. Malaparte'nin savaş sonrası Napoli'sinin, bu kitapta ondan çok daha önce, aynı güçle canlandırıldığını görecek ve yoksunluklarla dolu küçük insan yazgısının acı sonuçlarından büyük ölçüde etkileneceksiniz.
Deniz Topaloğlu

Deniz Topaloğlu

@deniztopaloglu

Tam üç gündür arıyorum. Bu üç gün boyunca aradığım her seferinde telefonunu meşgule alıyor. İçimden olabilir demek ki çok daha önemli bir işi var, işi bittikten sonra nasılsa döner diyorum. Ama nafile dönen mönen olmuyor.Tekrar arıyorum,bu sefer açıyor telefonu.Anlatıyorum derdimi daha doğrusu onun şimdi hatırlamadığı üniversite yıllarından ortak bir dostumuzun derdini. Aracıyım anlayacağınız, üstelik kendim için de bir şey istemiyorum. Pişkinlik mişkinlik yok anlayacağınız. “Tamam” diyor, “hallederiz” diyor, hesap numarasını vermek için cüzdanıma elimi atıp da hesap numarasının yazılı olduğu kağıdı çıkarmaya yeltenir yeltenmez telefonun diğer ucundan “trafikteyim daha sonra alırım” dediğini duyuyorum. Çaresizce kapatıyorum. Bu, bu şekilde tam üç koca gün boyunca tekrarlanıp duruyor. Topu topuna ayıracağı birkaç dakika üstelik aynı havayı solumuş, aynı kaldırımları arşınlamış,aynı şeylere gülmüş, aynı şeylere ağlamış, aynı şeyleri hayal etmiş bir –eski demek istemiyorum- bir arkadaş için. Yazık! Oysa lütfedip ayıracağı o birkaç dakika sönmekte olan bir umuda yeniden can verecek ve o umut ışıl ışıl parlayacak. O birkaç dakikada ölmek üzere olan insanlık tekrar dirilecek ve biz “insanlık ölmemiş” diye sevineceğiz. Gençliğimizde, bir buz saydamlığı ve keskinliğinde gördüğümüz hayallerimizi bugün biraz flu da olsa gördüğümüze sevinip,flulaşan hayallerimiz değilmiş; onlar yerli yerinde aynı güzellikte duruyor deyip suçu gözlerimize yavaş yavaş, sinsice inmekte olan katarakta atabileceğiz. Ama heyhat! İyiniyet onulması ne kadar mümkünsüz bir hastalıktır. Tam onulduğunu düşündüğün sırada et,kemik ve safradan mamul kafes içerisinde yuva kurmuş kuşun kanat seslerini duyar ve tekrar tekrar tutulursunuz bu hastalığa. İyi niyet yoksulların zengin,cömert, paylaşan tertemiz yaşamlarının hastalığıdır. Ya ikiyüzlülük? Varlıklı kişilerin yoksul ve bencillik dolu yaşamlarının kiri. Simsiyah, cıvık mı cıvık,kekremsi ve yılışkan.
Çocukluk yıllarımızda özenle büyüttüğümüz devrimci hayallerimizi, eksilerek olsa da taşımış olduğumuz gençlik yıllarımızda, biraz daha bilincinde olarak değerlerini hayallerimizin, hep yaşatacağımıza yaşayacağımıza verdiğimiz sözler birer birer unutuldu; hırslarımızın ve bencilliğimizin soğuk yakıcı sıcaklığında. Geçmiş olsun.

“Her çocuk bir devrimcidir. Yaratılışın yasaları onunla tazelenir ve olgun insanların onlara karşı yükselttiği ahlak, önyargılar, hesaplar, pis çıkarlar gibi engelleri ayaklar altına alır. Çocuk, dünyanın başlangıcı ve sonudur; hayatı yalnız o anlar, çünkü hayata ayak uydurur; devrimler ancak çocukluğun saflığıyla yapıldığı zaman daha iyi günlerin geleceğine inanacağım. Çocukluktan çıktı mı insan canavar kesilir: ikiyüzlülükle başka bir kalıba girerek hayatı inkâr eder…….. Sizler, kanunlar yapmışsınız, akademiler kurmuş, ahlak kürsüleri tesis etmişsiniz, kulakları patlarcasına çanlarını çalarak merhameti öğretmeye çalışan klişeleriniz var, meclisleriniz var, ama bir çocuğun göğsü içinde neler kaynaştığını bilemezsiniz, güzel olabilecekken sakat bıraktığınız bu hayat hakkında da bir bilginiz yoktur” Ne güzel anlatmış PANAİT İSTRATI “Hayat Yollarında” değil mi ?
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Bu adamın bir kitabını okuyup bırakırım diyordum ama sürekli yollarımız kesişiyor kendisiyle. Bursalılar bilir, Nilüfer' in meşhur caddesinde yürürken belediyenin cadde üzerine koyduğu bir kitap dolabında gördüm bu kitabı, yanımda kitap da olmadığından alıp okumaya başladım. Çok kısa bir şeyden bahsedip kitaba geçeceğim; Nilüfer CHP' de ancak bu kitap dolabının övgüsü CHP' ye değil. Nilüfer zengin bir semt, yaşayan insanlar zengin dolayısıyla çocukları da iyi eğitim alabiliyolar haliyle ve okumayı seviyorlar. Ekmek kavgası gibi bir kavgaları olmadığından Maslow piramidinin daha üst sıralarındaki ihtiyaçlarını gidermeye zaman ayırabiliyorlar. Yoksa aynı kitap dolaplarından diğer ilçelerde de var ne var ki içlerinde ya kitap yok ya da çok vasıfsız kitaplar var. Bazı yerlerde dolap bile yerinde yok o ayrı.
Panait İstrati hayatını önce komünizme sonra da ''sınıflara özgü bir ahlak anlayışı olmadığından dolayı'' hümanizme adamış bir adam. Hümanizm kelimesini bildiğini anlamda kullanıyorum, insan sevgisi deyip geçin tarihsel kökenini boş verin. Diğer kitapları da elbette otobiyografik ama bu kitapta bir kurgu filan da yok, tamamen olanı biteni anlatıyor yazar. Ben bir yol hikayesi ummuştum kitaba başlarken ancak 3 bölümden oluşan kitabın sadece son bölümü bir yol hikayesi. İlk iki bölüm ise yazarın çocukluk yıllarında yaşadığı sefaleti, çalıştığı iş yerini, orada başına gelenleri ve yazarlığa -en azından altyapı olarak- ilk adımlarını atışını anlatıyor.Kitabın 3. bölümü, yazarın İtalya' da geçen kısa süreli sefalet hayatına ışık tutuyor ki bu bölüm bana fazlasıyla Knut Hamsun' un Açlık kitabını anımsattı.
İlk iki bölümde kendi çocukluğunu anlatan yazar bir anlamda Romanya' nın fakir bölgelerinin yaşantısını da gözler önüne seriyor. Okuduğum kitaplarda gördüm ki sefaletin, acının, dramın ve dolayısıyla kötülüğün kültürel bir farkı yok, her yerde aynı bunlar. Ama diğer yandan öyle bir çocukluk geçirmiş bir adamın bir sokak serserisi, sistem safrası olmak yerine bir yazar olmayı seçmesi, materyalist ögelerle açıklanamıyor benim nazarımda. İşte burada artık kader diyorsun, Tanrı iradesi diyorsun ister istemez.
Okurken oldukça keyif aldım. Panait İstrati, fazlasıyla realistlist bir yazar, her şeyi olduğu gibi aktarıyor ancak bunu yaparken kendi düşüncelerini, analizlerini de satır aralarına yediriyor. Panait İstrati okumayı düşünen biri için bu kitap okuduğum diğer 2 İstrati kitabına kıyasla iyi bir başlangıç kitabı olur bence.
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 6 verdi
4 beğen · 0 yorum
Jan  Kapan

Jan  Kapan

@jankapan

Bir çocuğun acıdan süzülerek olgunlaşmasını anlatıyor. İçiniz burkularak okuyacaksınız...
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Muhammed Kardoğan

Muhammed Kardoğan

@mkardogan

ızdırap dolu güzel bir hikaye.
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum

Hayat Yollarında - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Bir dostlukta, yalnız dostlardan biri para veriyorsa saygı ortadan kalkar... Dostluk da birlikte (Sf: 56 - Varlık Yay. - 7. Baskı)
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Her çocuk bir devrimcidir. Yaratılışın yasaları onunla tazelenir ve olgun insanların onlara karşı yükselttiği ahlak, ön yargılar, hesaplar, pis çıkarlar gibi engelleri ayaklar altına alır. (Sf: 21 - Varlık Yay. - 7. Baskı)
ataç ikon Hayat Yollarında
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum