up
ara

Beyoğlu Rapsodisi

Beyoğlu Rapsodisi Konusu ve Özeti

Beyoğlu Rapsodisi
Romanın konusu, İstanbul'un ünlü ilçelerinden biri olan Beyoğlu'nda geçmektedir. İçinde çeşitli kültürler barındıran, çok renkli ve çok sesli bir topluluğa ev sahipliği yapan Beyoğlu'nda yaşayan, birbirinden oldukça farklı kişilik özelliklerine sahip üç yakın arkadaşın hikayesini okuyacağız.
Yazar:
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9789752897380
Sayfa: 408 sayfa
Beyoğlu Rapsodisi, Mutlaka Okunması Gereken En İyi Ahmet Ümit Kitaplarından biridir. İlk baskısı 2003 yılında Doğan Kitap tarafından yapılmıştır. Polisiye-gerilim türünün en iyi örneklerinden biri olan Beyoğlu Rapsodisi'nin konusu ise şöyle:

Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlu'nda büyümüş, Beyoğlu'nda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...

Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
Zeynep Şenyüz

Zeynep Şenyüz

@zeynepsenyuz374 - İzmir

Kenan, Nihat ve hikayeyi anlatan Selim çocukluktan beri süregelen üç samimi arkadaştır ve bu kitapta onların başından geçen olaylar anlatılıyor. Kitabın başlarında oldukça yoğun ve ayrıntılı bir şekilde karakter analizlerine rastlıyoruz. Bu üç dostun lise yıllarından kısa kesitler sunuyor bize Ahmet Ümit. Nihat, oldukça sıradan kişilik özelliklerine sahip, maddi durumu çok kötü ve arkadaşı Kenan’dan geçinen bir karakterdir. Kenan ise maceraperest, uçarı ve zengin bir tiptir. Zaten asıl olay, Kenan’ın bu özellikleri dolayısıyla gerçekleşiyor. Selim ise kitaptaki en sıradan karakter diyebiliriz. Aslında sıradan olup olmadığını kitabın sonunda öğreniyoruz.
Kenan öldükten sonra da insanların onu unutmaması için, büyük bir ilgi ve etki yaratan bir fotoğraf sergisi açmaya karar verir. Sergi, İstanbul’daki cinayetleri konu alır ve özellikle bir cinayet çok dikkat çeker ve Kenan bu cinayeti çözmeye kafayı takmıştır. Arkadaşları bu işin çok riskli olduğunu söyleyip Kenan’ı vazgeçirmeye çalışsa da, onun vazgeçmek gibi bir niyeti yoktur. Asıl olay da böyle başlar.
Beyoğlu Rapsodisi, oldukça akıcı ve sade bir anlatıma sahiptir. Bu yüzden okumaya keyifle başladım. Fakat kitabın ortalarına doğru çok sıkıldım. Bir an önce bitsin diye içimden geçirip duruyordum. Çünkü merak uyandırıcı unsurlar çok azdı. Aslında kitabın kırılma anları üçte ikilik bölümden sonra başlıyor, ondan önceki sayfalar karakterlerin genel yaşamları ve günlerini nasıl geçirdikleri üzerine inceleme gibi. Ahmet Ümit, kitapta İstanbul tasvirlerine çok fazla yer vermiş. Kitabı okurken Beyoğlu sokaklarında geziyormuş gibi hissettim. Ahmet Ümit’in İstanbul ve mekanlarını çok sevdiğini anlıyoruz.
Kitabın sonu beni çok şaşırtacak şekilde gerçekleşti. Eğer böyle olmasaydı kitabı keşke okumasaydım diyecektim. Fakat yine de okumasam da olurdu diyorum.

Kitaptan bir alıntı
(Sokaktan geçen bir adam bu sözleri haykırır ve Kenan’ın bu sözleri işitmesiyle olayların gidişatı değişir.)
"Ey hakikati arayanlar!... Hakikatin ateşinde bir mum gibi eriyip yanmak isteyenler! Hakikat bu caddede değildir. Hakikat, mağazaların vitrininde değildir... Hakikat, kadınların gözlerinde, dudaklarında, göğüslerinde, bacak aralarında değildir... Sinemaların koltuklarında, meyhane masalarında, içki kadehlerinde, sarhoşların gözyaşlarında değildir. Hakikat evlerdedir. Evlerin mutfağında, banyosunda, oturma odasındadır. Hakikat halının altındadır, buzdolabının içindedir, yastığınızın köşesindedir, resminizin çerçevesindedir, kütüphanededir. Kütüphanedeki kitapların içindedir. Hakikati bulmak için bakmak yetmez, görmek gerekir. Ey hakikati arayanlar! Eve dönün, kütüphanenize tekrar bakın. Hakikati anlatan o kitabı arayın. O kitabı bulana ne mutludur ki, hakikatin yanı sıra ölümsüzlüğün ışığıyla da aydınlanacaktır."
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba puan vermedi
0 yorum
aynur

aynur

@aynurayvaci - Bursa

Yani ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Yorumlara aldanıp büyük bir merakla okumaya başladım. Sürükleyici olduğunu söyleyemeyeceğim. Eğer polisiye kitap okuyorsanız zaten konunun çözümlenmesi sonlarda olmalıdır nitekim benim okuduklarımda, izlediğim filmlerde bu böyle olmuştur çünkü katili sona bırakırsınız ki merak duygusu okuru sonlara kadar çeksin diye. Bu yüzden son on sayfada çözümlenmesi onu mükemmel yapmıyor. Okuyucuya sunulan katil insanın yüzüne çarpmalıdır, şaşkına çevirmelidir. Bende bu durum oluşmadı ne yazık ki. Kitabı bitirdim bir hışımla tekrar okumama vesile olan okuyucu yorumlarına göz attım, farklı sayfaları da gezdim, acaba sorun bende mi diye düşündüm. Ara ara güçlü olmamakla birlikte aynı fikirleri paylaştığım kişiler oldu. Tamam parça parça ele alırsak güzel bir kitap ama madem bu kadar farklı durumdan bahsedeceksiniz biraz daha dokunulan noktaları geliştirip, odaklanması sağlanmalıydı bana göre. Tarihi açıdan harika, müthiş bir polisiye, karakterler çok doğal ya da çok güçlü kahramanlar, çok merak uyandırıcı bir hikaye...Her kitabın sonunda böyle bir takım tanımlamalar oluşur insanın kafasında ama hiç birini söyleyemiyorum şu anda hepsinden biraz diyebiliyorum. İstanbul'un tarihi yerlerini anlatan yerlerini birde Katya'nın hikayesini beğendim. Sevgilisinin o dağdaki tavrının sebebini çok merak ettim mesela ama havada kaldı ne yazık ki. Emeğine sağlık ama okumasam da olurmuş. Herkes kendine göre farklı beğeni anlayışına sahip ama bu kadarda beklentilerimin altında gelmesi çok şaşırttı beni. Diğer yorumları ve kendi fikrimi düşününce ben böyle düşünüyorum ama siz yinede bana bakmayın belki de size çok daha fazla hitap edecektir açıklamasını yapmam gerektiğini hissediyorum. Beklentiyi yükseltmek eser içinde kişi içinde kötü olabiliyor bu nedenle çokta abartmamak gerek. Yeni okuyucularına keyif vermesini diliyorum.
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 2 verdi
0 yorum
Duygu Ertuğrul

Duygu Ertuğrul

@duyguertugrul0 - Ankara

Rapsodinin anlamında yatıyor kitap, polisiyeyle örtük olsa da. Rapsodi ulusal ya da yöresel konulardan esinlenerek oluşturulmuş müzik yapıtı demek. O yüzden Beyoğlu'na çok yakışmış, onu sesleriyle tanımlamak. Ben belki görüntüyle anlatırdım. Ki Beyoğlu'na aşık biriyim ben. Bu yüzden oradaki sokakları, cafeleri, işte bunların bende uyandırdığı kurabiye tadına benzer tadı anlatırdım size.
3 arkadaşın öyküsü bu denmişti arka kapakta. Beyoğlu'ndan geçen 3 hayat, bir ruhta toplanmış arkadaşlık, bir parça polisiye ve biraz da Nicolas Flamel ile Rusya. Kitabı böyle özetleyebilirim. Sonunu anlayamadığımı ilave etmeliyim ama. Belki sonunu öğrenmek için kendimi zorladığımdan olmuştur. Ki mesela Patasana çok şaşırtmıştı beni. Bir de aslında ben biraz da kitaplarl/da yaşadığım için çok üzüldüm kitabı okurken; çünkü psikolojik öğeler daha ağır basıyordu. Ki Grange okurken bu kadar üzülmemiştim (Grange de böyle şaşırtmalı yazar, kahramanlara alışırsınız ) çünkü Grange polisiyesi tam polisiye. Ciddi. Ama Ahmet Ümit okumak her zaman zordur demişimdir çünkü alıştığınız biri birden katil çıkıyor. İnsan doğasını yazıyor yani Ahmet Ümit. Ama sadece Beyoğlu anlatımları için bile okunabilecek bi kitap.
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 10 verdi
0 yorum
Gül Ayan

Gül Ayan

@gulayan - Bursa

"Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına. Bu yolculukta değişmeyen iki olgu vardır; ilki yalnız olduğun, ikincisi ise ne kadar uzun sürse de yolculuğun ölümle sınırlı olması…”

Evet, pek içi açıcı değil ama gerçek, çok güzel ifade etmiş Yazarımız.

Orijinal Türkçe okumanın verdiği sıcaklık hiçbir şeye benzemiyor.
Bire bir Yazar ve Okur. Çok büyük keyif alarak okudum. Romanın içinde geçen olaylar çok tanıdık geldi gerçekten.

Kitabın konusu, anlatımını çok beğendim.Tam olarak bir polisiye romanı gibi değerlendirmiyorum. Polisiye kısmı ana hikayenin arka planında işlenmiş gibi geldi.

Bir dostluk hikayesi. Bir İstanbul hikayesi.

Yine de kitabın sonlarında sürpriz bir katil ile karşılaştım.

Ahmet Ümit’e kesinlikle katılıyorum;
Tüm kötü koşullara rağmen hala çekiciliğini koruyabildiği için İstanbul, yeryüzünün bütün şehirlerinden daha güzel.”
İlk gördüğümde bende büyülenmiştim.

Görüşümü Ahmet Ümit’ in sorduğu bir soruyla noktalamak istiyorum;
“ Bu kadar saçma sapan bir dünyada, bu kadar mantıklı olmaya çalışmanın ne yararı var? ”
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 8 verdi
0 yorum
Şeyma SARICA

Şeyma SARICA

@seymasarica

İstanbul aşıklarına kesinlikle önerimdir bu kitap.İstanbul'u, özellikle de Beyoğlun'u sokak sokak gezermişçesine gözünüzde canlandıracağınız kurguda; Galatasaray Lisesi'nde tanışıp, sıkı dost olan 3 kafadarın hikayesi anlatılmaktadır. Kafayı aksiyon dolu bir hayatla bozmuş olan grup lideri Kenan, kızların hayran kalacağı cinsten bir adamdır.Hayatın tek düzeliğinden sıkılıp denemediği macera kalmayan Kenan'ın bu seferki takıntısı "ölümsüzlük" adına açmak istediği bir fotoğraf sergisidir ve bu serginin dikkat çekmesi, sıradan olmaması için kafa yorar... nihayetinde cinayet yerleri,cinayete kurban giden kişilerin fotoğraflarından oluşan bir sergi açma fikri 3 kafadardan Nihat'a aittir. Riskli ve tehlikeli bu durumu sırf Kenan'ın mutluluğu için 3 arkadaş da göze alır ve elinden geleni yapar fakat öykünün ana karakteri olan Selim'le ilgili sürprizler vardır finalde.. soluksuz okuyacağınız, zengin tasvirleri ve çekici anlatımıyla büyüleyen unsurlar barındıran bir romandır.
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 10 verdi
0 yorum

Beyoğlu Rapsodisi - S41

''Yapıyorum ama,'' dedi Burç,''annem de yardım ediyor biraz.''
''O zaman mesele yok.Yapamazsam,sen de bana yardım edersin.''
''Tamam,'' dedi.Gitmeye hazır,annesinin eline uzanırken dayanamayıp kucakladım oğlumu.
''Ne o babaya bir öpücük vermeden mi gidiyorsun.?
Veli Can AYDIN tarafından eklenmiştir.
 Yonca

Yonca

@yenigunebismillah - İstanbul

"Şaşmaz kural: Gönül kaçanı kovalar."
Sayfa 6
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Esra Özdemir

Esra Özdemir

@creaturesra

"Kaybetmeye alıştıkça daha çok özgürleşiyor insan..."
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Özge Șeker

Özge Șeker

@sekerozgee - İzmir

İnsan bir kere gerçeğin peșine düșünce, yalanla yetinmek zor geliyor.
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
bir kitap sever

bir kitap sever

@birkitapsever - İstanbul

Mutluluk, yetinmeyi bilmektir.
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
amour (@amour)
Mutluluk beklentileri küçük tutmaktır.
07.04.19 beğen 2 cevap
 Yonca

Yonca

@yenigunebismillah - İstanbul

Kaybetmeye alıştıkça
daha çok özgürleşiyor insan…
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
182
KİTAP
En İyi Polisiye Romanlar
Seri katil, cinayet, gizem, dedektif, kovalamaca, aksiyon, intikam ve daha fazlası en iyi polisiye romanlar listesinde. Sen d...
212
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
72
KİTAP
Ma vié - Benim Tarzım Kitaplar
Her yanı ile sizi tasvir eden, veya sizi anlatan bir kitap varsa yeri bu listededir. ...
kader karaesmer

kader karaesmer

@kaderkaraesmer

 paylaşım fotoğrafı
Yeni bir serüven başlamanın heycanii
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
sena

sena

@senatasoz - Kayseri

Şu an okuduğum kitap paylaşım fotoğrafı
Şu an okuduğum kitap
Nar çiçeği çayı,
vişne suyu kadar olmasa da iyidir tavsiye ederim @canae :)
ataç ikon Beyoğlu Rapsodisi
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
12 yorum
Can (@canae)
Bitki çayı çok severim. Ama nar çiçeği çayını denemedim. Aktardan ilk fırsatta alacağım :D Keyifli okumalar en yakın zamanda vişne suyu ile paylaşım da isterim :D
26.01.17 beğen 1 cevap
sena (@senatasoz)
Teşekkürler, nar çiçeği çayını şade içme nane ve limonla tatlandırırsan daha lezzetli oluyor ;) bir de vişne suyu ile paylaşım yaparım en yakın zamanda :)
26.01.17 beğen 2 cevap
Can (@canae)
Limon çok severim. İşin içinde limon varsa kesinlikle denetim :D
26.01.17 beğen 1 cevap