up
ara
Doğum Tarihi : 8 Eylül Cuma
Katılım Tarihi : 26 Ağustos Pazartesi 2013 12:50 - 2213 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : İzmir / Türkiye (Turkey)
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com.tr/2013/09/konusan-kitaplar-ile-blog-turu-vi-gun.html

"Annen bizi bekliyor oğlum!" sözleriyle hayatı boyunca adından başka bir şey bilmediği annesini görmeye ve dünyasını baştan aşağı değiştirmeye gidiyor Mehmet, bilmeden hem de! Kafasında bir sürü çelişkiler ile hiç tatmadığı anne sevginin eksikliği ile çıkıyor yolculuğa. Bir şey beklemiyor, öfkesini, nefretini o kadar uzun süre içerisinde yaşatmış ki oraya sevgiyi nasıl sokacağını da bilmiyor, girip girmeyeceğini de. Kitap boyunca biz de Mehmet ile birlikte keşfediyoruz bütün hepsini. Lucia ile tanıştığında aşkı karşılamasını görüyor, annesiyle ile affetmesi öğreniyoruz. Ya babası? Yıllar boyunca ondan uzak kalıp hiç babası gibi hissetmediği adamı? O küçük çiftlikte, Molinari ailesinin yanında hiç keşfetmediği duygular ile boğuşurken bir yandan aşkı bir yandan affetmeyi öğreniyor.

Karşımdaki adam ve kadının belki bir gün gerçekleşir umuduyla neler beklemiş olabileceklerini düşünüyorum önce...
Ve hayatın bir gün olabileceklerin ihtimalleriyle dolu olduğunu fark ediyorum hemen sonrasında...


Sadece Mehmet'in değil Gabriella ve İsmet'in hikayesini de öğreniyoruz. Çiçek Kız ve Aşık Çocuk. İsmet'in bağlılığı beni o kadar etkiledi ki kitap boyunca, en çok hayran olduğum karakter o oldu. Hippileri anlatışı çok güzeldi yazarın, gözümde ayrı bir yere yerleştiler benim için. Zaten kısa bir roman olduğu için akıp gidiyor. Başta garipsemiştim kalemini ama sonra çok hoşuma gitmeye başladı, olay değil hislere dönük olması daha güzeldi. Ellerine sağlık, yeni kitaplarını dört gözle bekliyoruz! :D


"Lütfen! Beni tanıyabildiğin kadar tanı ve sevebildiğin ölçüde sev. Ben gitmeden..."
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com/2013/12/kitap-yorumu-bir-kadnn-hikayesi.html

Kapağından da görebileceğiniz gibi bir değil her kadının hikayesi. Gerçekten beni bu kadar içten bir şekilde etkileyeceğini beklemiyordum. Okurken sürekli, evet ben de böyle düşünmüştüm, haklı! diyerek okudum. Hatta ben yazsam anca bu kadar olurdu. Belki de tam şu an yaşadıklarımdan dolayı duygularımı kelimelere dökmüş gibi hissetmiş olabilirim, bilmiyorum. Ama herkesin içinde kendin bir şeyler bulabileceğine inanıyorum. Herhangi bir tarafta olabilirsiniz, seven ya da sevilen, aldatan ya da aldatılan, mutsuzluğunu söyleyemeyen ya da düzeni bozmak yerine tekdüze devam eden.


Aslında ilişkinin en başından, kiminle yürüyeceğini, kiminle yürümeyeceğini, mutlu ya da mutsuz olacağımızı da biliyorduk hepimiz. İçimizdeki ses "bu adam değil" diye bas bas bağırıyordu ama ona inanmak ve sonrasındaki yalnızlığı göze almak zor geliyordu.


Aslında söyleyeceğim başka bir şey yok kitapla ilgili. Sadece beni derinden etkileyen, neredeyse her sayfasına post-it yapıştırdığım, benim kendi günlüğüme yazdığım kelimeleri basılı halde bulduğum bir kitap oldu benim için. Ben alıp bir okuyun derim, bildiğiniz şeyler bile olsa okurken kendinize itiraf edemediğiniz şeyleri göreceksiniz, bir çoğunda da rahatlayacaksınız.
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

"Seni sevmeye devam edersem bu beni tüketir. Senden başka hiçbir şeyim olmayacak. Her an fikrini değiştirmenden korkacağım. Ve eğer değiştirirsen herhalde hayatım biter."
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

Ama güzel yüzünü, gülümsemeni düşünebilmek ve kısmen de olsa bunun bana ait olabileceğini bilmekhayatım boyunca başıma gelen en harika şey.
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

Yas suçluluk duygusu kadar ağır değil ama insandan çok daha fazlasını alıp götürüyor.


Kitap tam olarak Uyumsuz'un bittiği yerden başlıyor. Sığınmak için Marcus, Peter, Caleb ile Dostluk merkezine gidiyorlardı. Dostlar tabii ki tarafsız oldukları için kabul ediyorlar fakat eğer bir sorun çıkarırlarsa atılacaklarını söylemeden de bırakmıyorlar. Ve Tris geçmiş kitaptaki suçluluklarıyla boğuşuyor. Ve son Bilgelik olayından sonra cesurların ikiye bölündüğünü fark ediyorlar. Bir kısmı serumun etkisinden çıktıktan sonra yanlışı fark edip oradan uzaklaşanlar, bir kısmı da tahmin edeceğiniz üzere Eric gibi bilgeliğin yanında kalıp yaptıklarına devam edenler.


Cesurluk mükemmel bir topluluk olmayabilir ama buradaki insanlar en azından hayat dolular. Özgür olmayı seviyorlar.


Bol bol aksiyon vardı kitapta ki bu yüzden bence çok sürükleyiciydi ve elime alır almaz bitti. Ciddiyim, kargo öğlen geldi ve akşam yemeğine bitmişti kitap, siz düşünün! Ve milyonlarca alıntı yapmışım, yazarın tarzını seviyorum. Topluluklar arasında dolaşıyorlar, topluluksuzların nasıl olduğunu görüyoruz. Çoğu zaman olayların göründüğün çok daha fazlası olduğunu fark ediyoruz, buz dağı gibi. Öyle olaylar oluyor ki "ilk kitap da neymiş be! diyorsunuz resmen. Çünkü, insanların yalan söyleyip söylemediklerini anlayamıyorsunuz, öyle bir yalan dönüyor ortalıkta. Bilgeliğin aradığı şey, topluluksuzların planları, fedakarların yaptıkları yapamadıkları kitabın içinde o kadar çok şey var ki anlatırken muhtemelen bir çoğunu unuttum. Dolu dolu, aksiyonlu bir kitap vermiş yazar bize. Özellikle sonundan sonra "Ah, hadi ama!? Daha 3.kitap çıkmadı be kadın!" diye sitem ettiğimi biliyorum.


O an cesurluk adaylığımın bana önemli bir ders öğrettiğini fark ediyorum: Ne olursa olsun yola devam etmek gerekiyor.
ataç ikon Kuralsız
8.2 (204 oy)
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

Will'in kalbinden Tessa şeklinde oyulup çıkarılmış, bir daha asla geri alamayacağı bir parça olacaktı. #MekanikPrenses#GününAlıntısı
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

İnsan Ara-Bölgedeyken kendini Einstein'ın en berbat kabuslarının içindeymiş gibi hissediyordu.
ataç ikon Ara Dünya
7.57 (7 oy)
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

 paylaşım fotoğrafı
#
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

O buğulu uçsuz bucaksız derinlikteki gözlerinle bana her baktığında bende ne bulabileceğini düşünürdüm hep. Şimdi bunun aşıklara özgü saçma bir bakış açısı olduğunu görüyorum. Bizim sevgimiz ancak dünya durursa biter.
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

"Seni sevmeye devam edersem bu beni tüketir. Senden başka hiçbir şeyim olmayacak. Her an fikrini değiştirmenden korkacağım. Ve eğer değiştirirsen herhalde hayatım biter."
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com/2013/12/kitap-yorumu-ejderin-arzusu.html

Dagmar ve Gwenval'in hikayesini okuduk bu kitapta. Yine çok güzel bir kitaptı ama Gwenvael beklediğimden sakindi açık söylemek gerekirse. Gerçi ne kadar sakin olabilir siz düşünün. Yazar ilginç bir kitap yazmış bence bu sefer, biraz Gwenvael için üzüldüm gibi. Her ne kadar herkes tarafından yaramaz ve yakışıklı diye anılsa da ailesinin ona güvenmemesi onu yaralıyor, duygusal biri o, biliyorsunuz. Annwyl'in istediğiyle Kuzey'e gidip Dagmar ile tanıştıktan sonra 180 derece değişiyor. Tamam, hadi 180 olmasın da ama biraz değişmediğini söylemek olmaz. Bana en ilginç gelen şeylerden biri de Şimşek Ejderhalarıyla tanışmamız oldu. Nedense tüm ejderhalerın ateş çıkarabildiklerini düşünmüştüm, ah şu efsaneler!


"Kadın, sakın beni bir daha ağlatma. Çünkü bu kez, yemin ederim ki sümük görürsün."


Kitapta nelerimiz mi var? Hımm, tabii ki tanrılarımız var! Tanrı değil, tanrılar diyorum. Sonra hamile ve daha güçsüz Annwyl, habire kavga eden ama kitabın en tatlı çiflerinden olan Briec ve Talaith, savaş ihtimaline karşılık gelen vahşi ve eğlenceli Cadwaladr klanı, ikizler meselesini büyüten Ejderha Konseyi, Minatorlar, Şimşek Ejderleri, "Canavar" Dagmar ve Yakşıklı Gwenvael. Dolu dolu bir kitap öyle değil mi? Ejder serisine bayıldığımı biliyorsunuz ya da yeni öğrendiniz. O yüzden diyebileceğim tek şey, gidip kitabı alın ve okuyun.
0 yorum
Elçin Ceylan

Elçin Ceylan

@kitapavcisi0

http://gokkusagindakisonrenk.blogspot.com/2013/10/konusan-kitaplar-17-blog-tur-kr-cicegi.html

Nereden başlayacağım bilmiyorum ama kitabı bu kadar seveceğimi tahmin etmediğimden başlamalıyım. Kitabın ilgimi çeken ilk yanı içinde İskoçya ve Avustralya geçmesiydi, ikinci yanıysa kapağıydı. İskoçya'nın neredeyse sadece isim olarak geçmesi beni üzse de kabul ediyorum iyi ki okumuşum diyorum kitabı!

"Çok üzgünüm. Ağlamak istememiştim."
"Göz yaşları hiçbir zaman bizden izin almaz."

1920lerin sonları 30lu yıllarda başlayan hikayemiz metres ya da kaçamak olarak adlandırabileceğimiz Beattie'nin hamile kalması ile başlıyor -sayılır- Şimdi eskisi kadar büyük bir sorun olmasa da o zamanlar evli birinden çocuğunun olması genç bir kız için büyük bir sorun, evden atılmasına kadar gidiyor. Henry -hamile kaldığı kişi- başta yanaşmasa da bir şekilde Beattie'yi buluyor ve gemiyle Avustralya'ya kaçmaya ikna ediyor. Bekledikleri gibi orada iş bulup güzel bir evde yaşayıp çocuklarıyla mutlu olmuyorlar tabii. Henry kazandıkları parayı içkiye kumara yatıran biri oluyor ve Beattie evde çocuğuna bakan, mutsuz biri haline geliyor. Artık daha fazla dayanamayan Beattie Henry'den kaçıyor ve kitabın önemli ve sürükleyici kısımları buradan sonra başlıyor.

İki çeşit kadın... Bir şeyler yapanlar ve kendine bir şeyler yapılanlar...

Bir başka karakter olarak Emma'dan bahsediliyor. Beattie'nin torunu, harika bir balerin, yakışıklı bir sevgilisi var ve çok sevdiği Londra'da yaşıyor. Ne kadar güzel bir tablo dediğiniz için şom ağızlılığız tutuyor ve bütün hepsi bir anda kırılıp gidiyor. Sevgili terk ediyor ve bir gün prova yaparken dizi sakatlanıyor! Spoiler değil! Annesinin ısrarlarıyla Sidney'e geri dönüyor ve orada büyükannesinden miras kalan Kır Çiçeği Tepesi çiftliğine gidiyor. Orada büyük annesinin sırlarını öğrenirken kendi hayatını da çözümlüyor. Ve biz Beattie'nin nasıl bu kadar zengin olduğunu, kalp kırıklıklarını, cesaretini görüyoruz.

Ve bir daha asla kendine bir şey yapılmasına izin vermeyecekti.

Yaşadığı dönemdeki renk ayrımının ne kadar şiddetli olabildiğini, dedikoduların nasıl itibar yıkabildiğini, genç ve bekar kadınlara hangi gözle baktıklarını çok iyi yansıtmış yazar. Nasıl hayatın anında yön değiştirebildiğini de. Cidden ilginç bir şekilde çok sevdiğim bir kitap haline geldi. Hele o merak ettiren sonunda çıldırdım! Arkadya yine kapağı, yayını ve konusuyla harika bir kitap çıkarmış. Birinci yaşını kutluyorum!

"Şimdi ne yapacağız?" diye sordu Charlie.
"Bütün dünyayı unutup birbirimizi seveceğiz." diye yanıtladı Beattie
ataç ikon Kır Çiçeği Tepesi
8.6 (107 oy)
0 yorum