up
ara

lelalpkos

 
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

YERİN YÜZÜ
Yerin yüzü…
Yerin yüzünü tarif etmek zor. Oysa ne kadar da aşinayız o yüze. Her gün yanaklarına öpücükler kondurduğumuz şu yaşlı bunak. Kimi zaman ellerine sarılıp bir tebessüm için yalvardığımız, kimi zaman bir göz kırpışıyla heyecana boğulduğumuz yüz. Gençlik anılarıyla gönlümüzde hayret uyandıran, giriştiği maceralarla bungunluğumuzu dağıtan bir masal anlatıcısı. O yüze bakmaya yazgılıyız.
Vasatın ve çokluğun. Olması gerekenin değil, olanın yüzü. Mümkün olanın.
Bilmem kaç milyar kere öpülmüş dudaklarına ‘Bu sefer başka!’ diyerek bir öpücükte biz konduruyoruz. Oysa Napolyon dahi bir küçük çizik atabildi bu yüze. Raskolnikov ’Napolyon muyum, yoksa bir böcek mi?’ diyerek bu bunak gözlerin küçümsemesine maruz kaldı. Görmezden gelinen milyarlarca insan, yerin yüzünü öpebilmek için çırpınıp durdular, kimileri kılıcı savurdu, kimileri yumruklarıyla onun dikkatini çekmeye çalıştı. Oysa o zarar verilemeyecek kadar güçlüydü. Hepimizi eskitmiş ve sinesinde yem etmeyi başarmıştı. O bakınca var oluyorduk, o varlığına varlık katacak olana bakıyordu. Varsak eğer bir kere bakmıştı gözlerimizin içine demektir. Bugün bakmıyor ama bir kere baktı. Yani artık var olmaya yazgılıyız, varlığa varlık katmaya. Direnemeyiz. Kibirle kuşandığımız zırhlarımız ve çok güvendiğimiz silahlarımız sayesinde kendimizi bu bunaktan kurtardığımızı düşünürken alçaltıcı şekilde bizimle dalga geçmeye başlar.
***
Yeryüzü, birçok düşünür için aşağılık olanı temsil eder. Bu dünyanın acı verici bitimsiz döngülerinden kurtulmanın yolu yeryüzüne ve onun değersiz uğraşlarına bir son vermekle mümkündür. Yeryüzünde en rahat yer toprağın altıdır filozofa göre. Toprağın altı dediğime bakmayın, sanatçıya sorarsanız o da gökyüzü diyecektir. İki farklı yerden bakarlar. İkisi de haklıdır. Biz şöyle dersek sanırım daha net anlaşılır: Toprağın altında gökyüzünün hayalini kuran canlıya insan denir.
Birçoğumuz kendimizi çoktan toprağın altına gömdük. Öldüğümüz söylenemez. Yerin yüzünde ayaklarımız tam da zemine temas ederek yaşıyoruz. Toprağın altına girmeden ve gökyüzüne çıkmadan bu birbirine karışmış iki kutuptan vazgeçerek yüzeyde yaşayabilir miyiz? Materyalist bir bakış açısıyla, Tanrı’nın bile içkin olanına taparak hayatta kalmak gerekmiyor mu?
Yoksa Sadi Şiraz-i’nin söylediği cümleler farklı kelimelerle dahi olsa hepimizin dilinde dolanmayacak mı?
Bir ömür daha lazım, vefatımızdan sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik.
Zihnimizde taşıdığımız kusursuz hülyalar, göğsümüzü sevinç ve heyecanla doldurabilir. Yeryüzüne inat ürettiğimiz tüm bu gökyüzüler, yeryüzüne dayanabilmek için bize güç verecektir. Umut ve inancın, en önemlisi gerçeği unutmanın kaynağı olan bu güç sayesinde kendimizi çok büyük bir felakete hazırlıyor olabilir miyiz? O kusursuz hülyalarımız gerçeklikle karşılaştığında ortada bir savaş bile olmayacak, düşlerimiz gerçeklik karşısında sanki hiç var olmamışçasına kaybolup gidecek.
Bizim düşlerimizin değil, yeryüzünün gerçekliğinin bile gerçek olup olmadığının ehlince tartışma konusu yapıldığı günümüz dünyasında, kendisine sunulan a priori önermelerin hiç birini kabul etmeyen ve fiziğin ötesinde bir gerçekliği aramayan bilim adamları bizim en doğal güdülerimize hitap ederek yeryüzünde var olmanın keyfini sunuyorlar bize. Yanılmayalım ruhumuza değil, bedenimize sunuyorlar. Onlara soracak olursak ruh-beden özdeşliği dolayısıyla bedenin hoşuna giden ruhun da hoşuna gidecektir. Ancak bizim gibi ruh hastaları bedensel var olma hazlarını bir çeşit utanç ve alçalma olarak algılayacak, ruhu bedenden çıkarmanın yani ölmenin yollarını arayacaktır.
Yeryüzü dediğimiz bu vasat varoluş hiç birimiz için yeterli olmamış olacak ki, aşk dediğimiz düşü kurmayanımız neredeyse yok gibidir. Âşık olmayanları ise ahmaklıkla suçladığımız bu zeminde en mesut varoluşu yaşayan bu insanlar adeta gün içine mahkûm vaziyette, beyinleri kulaklarından akmış halde etrafa boş gözlerle bakıyorlar. Selameti aptallıkta olan bu yeryüzünde eğilimimizin ne yöne olduğu tartışma konusu değil. Tartışmaya çalıştığımız nokta eğilimimizin tersine doğru bir hareket mümkün mü? Mümkün ise;
Nereye kadar peki?
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

mevlanadan bir şiir farsça. .
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

Divan şiiriyle ilgilenen var mı?
EK 1
-yok- 13.02.19
5 beğeni · 5 yorum beğen ikon
Lavinya (@lavinya279)
Bak şimdi bende merak ettim
13.02.19 beğen cevap
rahatsız (@rahatsz)
İskender pala okuduktan sonra ilgimi çekmeye başlayan alan
13.02.19 beğen cevap
zeyrek (@zeyrek)
Okumayı severim 😊
13.02.19 beğen 1 cevap
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

enerjinizi düşüren insanlardan uzak durun
10 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Nyx (@erebus)
Onu Einstein abimiz söylemiştir. ' Negatif insanlardan uzak durun. Onların her çözüm için bir problemi vardır. ' diye tabii onun söylediği daha mantıklı hahah
12.02.19 beğen 3 cevap
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
öyle değil o, herkes kendi frekansından insanları çeker kendine, yanınızdakiler enerji emen parçacık familyasındansa sizin de aynı türden olma ihtimaliniz, istatistiksel olarak yüksektir._öyle bir istatistiki çalışma olmayabilir, uydurmuşumdur bir ihtimal ama bu doğru olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmaz_
12.02.19 beğen 1 cevap
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

tehlikeli sorular-2
En nihayetinde bazı insanlar yetistikleri ortam ve mevcut koşullar itibariyle cehalete mahkumdur.Ustelik bu insanlar bu durum içerisinde gayet hallerinden memnun ve mutludurlar.Peki cehalete savaş açan entelektüeller yine yetistikleri ortam gereği ve mevcut koşullar sayesinde bir kaç birşeyler öğrenmiş ve devamını getirmişlerdir. üstelik mutsuzlukları günden güne artmış ve her zaman buldukları cevaplardan daha da fazla soruyla başları belada olmuştur. Bu kusursuz işkence yöntemini kim bulmuştur ve bu işkence yöntemine maruz kalan insanlar bunu hangi dönemde mesrulastirarak bile isteye bu işkenceyi kendilerine uygulamaya devam etmişlerdir. Hem de bir üst insan edasıyla..?
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

intihar etmek istiyor herkes lakin bir saliselik bu işi biraz abartıyorlar.uzun soluklu ölümler daha moda.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

kadına yönelik maddi ve manevi siddete dair
ülkemizde yaşanan olaylar neticesinde kadına şiddetin ve degersizlestirmenin fazlasıyla alt kültüre yani cahillere ait olduğu düşünülür:
1-hugo karısını aldattı
2-mozart sarayda kız kovalarken krala yakalanınca "ben bayağı biriyim ama eserlerim bayağı değildir"dedi
3-en pahalı tablonun sahibi gaugin güney Amerika da 14 yaşındaki kızlarla birlikte olmak için seks evi kurdu.
4-kafka genelev mudavimiydi keza tahminimce spinoza da
5-miller karısını satıyordu

şimdi tekrar düşünmeli.Acaba bu sorun sadece cahillerin sorunu mu?sanatçılar ve filozoflar neden hiçte yazdıkları gibi yasamiyorlar?...
4 beğeni · 15 yorum beğen ikon
iskoç (@iskoc)
Niye bizi bu yönde düşünmeye yönlendiriyorsun ki?
11.02.19 beğen cevap
mehmet (@coexistanbul)
Konu basligiyla icerik uyumsuz ana yinede eklemek istedigim noktalar var konuyla ilgili. Bu saydiginiz sanatci ve filozoflarin hicbiri 12 ile 18 arasinda evlilik yaptigi rivayet edilen Hz. Muhammet kadar ideolojik iddialarda degildi. Kadinlar sizin tarlanizdir ( bakara 223) diyen bir dininde mensubu degildi. Eger konu teori ve yasamsa yasadigimiz cografyaya daha uygun tartismanin burdan baslamasi bence.
11.02.19 beğen cevap
lelalpkos (@lelalpkos)
aklımda bunlar vardı paylaştım fikirlerinizi merak ediyorum aslında. kitapsever bir grup içerisinde yazarların kötü yanları ne kadar konuşulabilir veya bir kitapsever ne söyleyebilir bu durumlar karşısında onu merak ediyorum ama herkes suskun
11.02.19 beğen cevap
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

tehlikeli sorular-1
insanlık ailesinin doğurduğu ve bu türün en zekileri olarak övündüğü filozoflar 'kadin' konusunda neden olumsuz görüşler dile getirmişlerdir. 'Kadın'daki değerleri göremeyecek kadar aptallar miydi yoksa bizim göremediğimiz bir şeyler mi gördüler?
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

İnsan gözünü açtığı gibi 'tanrım benimle kastettiğin şey ne?' diye sorar mı?
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
lelalpkos

lelalpkos

@lelalpkos

sanat
katarsis mi yoksa mimesis mi bugünün insanına daha çok hitap ediyor?
1 beğeni · 12 yorum beğen ikon
BUKALEMUN (@karacurin)
"katarsis" ve "mimesis" bana hitap etmiyor çünkü ne olduklarını bilmiyorum!
11.02.19 beğen 1 cevap
iskoç (@iskoc)
Rüşvet
11.02.19 beğen cevap
/ 2