up
ara

Mehmet Yağız

Öğrenci
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

YABANCILAŞMAK
albert camus'u hepiniz sıkça duymuşsunuzdur.Nobel Edebiyat ödülünün de sahibi bir yazar kendisi.En çok bilinen eseri de Yabancı.Bende Camus'u sık duymama rağmen okuma fırsatım olmamıştı.İlk kez bu kitapla kendisini tanıma fırsatım oldu ve hayran kaldım.Daha erken tanımamış olduğum için de hayıflandım.Kendisi bir edebiyatçı olmanın ötesinde bir filozofturda.
Bu kitap 110 sayfalık ve Can Yayınlarından çıkanı aldım.Dili oldukça sade ve harika bir çevirisi var.Sizi kesinlikle yormuyor ve kelimeler akıp gidiyor.Bu kitapta yazarın hislerini,düşüncelerini nasıl güzel anlattığına hayran kalacaksınız.Bir film izler gibi akıp giden kitaba dalacaksınız.Bu kitapta toplumun değer yargılarını paylaşmayan,bu değer yargılara yabancılaşmış birini bulacaksınız.Toplumsal değer yargılarının insanların inançlarını,fikirlerini,duygularını nasıl kuvvetli bir şekilde etkilediğini göreceksiniz.Tüm bu toplumsal değer yargılarından,toplumsal ahlaktan azade olan ve kendisini soyutlamış bir ''yabancı''nın ruh haline tanıklık edeceksiniz.Eğer siz toplumsal değerleri paylaşıyorsanız ''var'' olursunuz aksi halde bir ''yabancı'' dan öteye gitmezsiniz insanların gözünde.Özetle kitap kısa ve akıcı bir dili var,herkesin okumasını tavsiye ederim,pişman olmazsınız.Pişman olacak olan zaten kitap okumayı bıraksın.
ataç ikon Yabancı
kitaba 9 verdi
4 beğen · 0 yorum
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

METAMORFOZ VEYA DEĞİŞİM
Kısa ve okunulası bir kitap.Bir sabah uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa'nın hikayesi.Bu dönüşümden sonra,ailesinin kendisine olan yaklaşımının ve davranışlarının nasıl değiştiğini anlatıyor.Samsa, her nasılsa bir böceğe dönüşmüş olsa dahi ruhu ve aklıyla hala bir insandır ve ailesinin kendisine karşı olan değişimini, çaresizce ve yüreği sızlayarak kabullenmekten başka yapacağı bir şey yoktur.Samsa burada bir simgedir.Toplumdan ve aileden dışlanmışlığın simgesi.Toplumda, hastalıklı veya evsiz veya engelli insanları çoğu zaman görmezden geliriz, onlar yokmuş gibi davranırız,onların duygularını hesaba katmayız.Kitap bu açılardan okunursa daha bir anlamlı hale gelecektir.
ataç ikon Dönüşüm
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

EV SAHİBESİ
kısa bir kitap,bir iki gün içinde okuyabilirsiniz.Dostoyevski'nin ilk kitaplarından birisi, çıraklık eseri denebilir.Kitapta hastalığa tutulmuş bir gencin ruh hali ve kederi ve bu kederle birlikte aşk acısı da tasvir ediliyor.Bu tasvirler insanı karamsarlığa sürükleyebilir.Ruh hallerine ilişkin güzel tasvirlerle karşılaşılsa da genel itibari ile oldukça sıkıcı ve boğucu bir kitap.Olay örgüsünde kopukluk var ve akıcılık yok.Bana oldukça yavan bir kitap geldi.Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz ama Dostoyevski'ye özel bir ilginiz varsa, onun betimlemelerdeki ustalığını,ruh tahlillerindeki başarısını görmek isterseniz okuyabilirsiniz.
ataç ikon Ev Sahibesi
kitaba 5 verdi
2 beğen · 0 yorum
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

GELECEĞİN DÜNYASI GEÇMİŞTE SAKLI
elimdeki kitabın basım yılı 2008 ve çevirisi turhan ılgaz tarafından yapılmış.Çevirmenin dili biraz ağır olmuş ve bu durum kitabın okuma akışkanlığını zedeliyor.Yazar tarihin analizinden hareketle geleğin dünyasının tasvirini yapmış,birtakım öngörülerde bulunmuş.Tarihin yasaları olduğunu ve dünyanın geleceğinin de bu yasalara göre şekilleneceğini belirtiyor.2050'lili yıllara gelindiğinde ABD'nin parçalanacağını ve çokmerkezli bir dünya düzenine geçileceğini anlatıyor.Kitaptan anlatmaya devam edersek;kapitalist düzen 2035'li yıllara kadar olanca hızıyla ilerlemeye ve gelişmeye devam edecek.Kapitalistleşmenin ve kapitalist zenginliğin tüm dünyada yaygınlaşması diktatörlüklerin ve otoriter rejimlerin sonunu getirecek.Zenginleşen insanlar özgürlüklüklerine daha düşkün hale gelecekler,2035'lere doğru Çin'deki komünist parti diktatörlüğü,Rusya'daki otoriter yönetim yok olacak.Tüm dünyada evlilikler giderek azalacak ve doğum oranları düşecek,insanlar eğlenceye daha düşkün hale gelecek.Sinema,futbol,oyunlar vs... giderek yaygınlaşacak.Su krizleri yaşanacak ve petrol tükenecek..Buna benzer birçok öngörüsü var ve bunların bır kısmı daha şimdiden meydana gelmiş durumda.Gelecek bilimi ile ilgili kitaplara ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim,yalnız kitap biraz sıkıcı ve gelecek öngörülerinde derinlemesine analiz yapılmamış.
ataç ikon Geleceğin Kısa Tarihi
kitaba 7 verdi
2 beğen · 0 yorum
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

DOĞANIN BOZULMASI VE MEDENİYETLERİN SONU
Kitap ''Nereden geldik,neyiz ve nereye gidiyoruz'' soruları ile başlıyor.İnsanoğlunun tarih sahnesine çıkışını ve kurmuş olduğu medeniyetleri inceliyor.Tarihin analizinden kim olduğumuzu ve nereye doğru gittiğimizi bulmaya çalışıyor.İlk medeniyetler Mezopotamya(Sümerler),Mısır,Çin ve Amerika Kıta'larında farklı tarihlerde ve birbirinden bağımsız olarak kurulmuşlardır.Medeniyet veya uygarlık ne anlama geliyor?Medeniyetin kesin bir tanımı olmamakla birlikte, herkesin uzlaşmış olduğu birtakım nitelikler vardır.Bir medeniyette yazı olmalı böylece kültür ve bilgi birikim gelecek nesillere aktarılabilsin,araç gereç kullanımı yaygın olmalı ki doğaya hükmedilsin,üretim olmalı ve üretim fazlası ürün pazarlanmalı ki zenginlik olsun,insanlar salt karınlarını doyurmak için çalışmasın.Şehirleşme olmalı,ticaret,yönetici sınıf ve işbölümü..Tarihte ilk medeniyet MÖ. 4000 yılında Mezopotamyada, Fırat ve Dicle Nehirleri arasında Sümerler tarafından kurulmuştur.Geniş ormanlarla ve verimli topraklarla kaplı olan mezopotamyada,medeniyet geliştikçe nüfüs artmış,ormanlar tahrip edilmiş ve tarım alanları için doğa yok edilmiştir.Sonuc olarak Sümer medeniyeti ortadan kalkmış ve şu an oralar kurak ve çöl haline gelmiştir.
Günümüze bakıldığı nükleer silahlanma,doğayı hiçe saymak,ormanların yok edilmesi..ve 7 milyara yakın insan nufusu düşünüldüğünde dünyamız bir felakete doğru gitmektedir.Gıda sorunu başgöstermiştir.Çeşitli salgın hastalıklar,sera gazı salınımı yavaş yavaş doğanın yok olmasına yol açmakta.Geçmiş medeniyetlerin doğayı tahrip ederek nasıl kendi sonlarını getirdiklerini biliyoruz öyleyse dünyamızın sonunu getirmeden önce doğaya sahip çıkmalıyız.Yoksa tüm insanlık için sonuç felaket olacaktır.Doğanın korunması tüm insanların sorumluluğudur.
ataç ikon İlerlemenin Kısa Tarihi
kitaba 7 verdi
1 beğen · 0 yorum
Mehmet Yağız

Mehmet Yağız

@mehmetyagiz

otoriter yönetim eleştirisi
Yazar aslında sosyalist olmakla birlikte, Stalin yönetimindeki Sovyet Rusya'nın otoriter ve totaliter sosyalizmini eleştiriyor.
İtalyan düşünür Robert Miehels'in ''Oligarşinin Demir Kanunu'' adlı kuramı vardır.Bu kuramda, örgütlenmenin olduğu her yerde oligarşinin ortaya çıkacağını belirtiyor hatta daha geniş bir ifade ile yöneten ve yönetilen ilişkisinin olduğu her yerde oligarşik yönetimlerin ortaya çıkacağını belirtiyor.Kitapta, Miehels'in bu teorisinin doğrulandığını anlıyoruz.Daha özgür,daha zengin ve daha mutlu olmak idealleri ile çiftlik yönetimini ele geçiren hayvanlar arasından, daha zeki olan küçük bir sınıf(domuzlar) yönetici kadrosunu oluşturuyor.Tüm kararlar ve uygulamalar bu domuz grubu tarafından alınıyor.Kısacası oligarşik bir yönetim oluşturuluyor.
Kitapta yer alan ikinci çıkarımım ise şudur:Eğitimsiz ve cahil bir halkın idaresi daha kolaydır.Bu halk sorgulamaz ve siz ne derseniz ona inanır ve itaat eder.Kitapta eğitimin önemini anlayan liderlerden Napolyon,birkaç yavru köpeği alarak onları uzun süre kendi ideolojileri doğrultusunda eğiterek kendi iktidarını sağlamlaştırıyor.Kitapta da belirtildiği üzerine domuzlar kusursuz bir okuma yazmaya sahipler.Ayrıca yeni doğan domuz yavruları için de bir sınıf yapılıyor ve yalnızca bu yavrular bu sınıflarda eğitime tabi tutuluyor.Devrimden sonra 7 kural belirleniyor ve duvara yazılıyor.Bunlardan birisi ''hayvanlar asla öldürülmeyecek''.İlerleyen zamanlarda hayvanlar casus olduğu gerekçesiyle öldürülüyor.İlk 7 emiri hatırlayan ancak okuma yazma bilmeyen birkaç hayvan itiraz etmeye,homurdanmaya başlıyorlar.Domuzların sözcüsü geliyor ve şöyle diyor:
-Siz bu duvarda ne yazdığını okuyabiliyor musunuz?
Diğer hayvanlar bilmediklerini söylüyorlar.Ve sözcü şöyle devam ediyor:
- Burada ''hayvanlar asla öldürülmeyecek,yazmıyor.Hayvanlar gerek olmadıkça öldürülmeyecek,yazıyor.Öyleyse biz o hayvanları casus oldukları için öldürdük ve emire aykırı davranmadık'' diyor ve diğer hayvanlar bu açıklamayı kabul ediyorlar.
Üçüncü olarak ise, otoriter rejimler halkı şiddet ve baskıyla yönetirler.Hayali düşmanlar yaratılarak rejimlerinin devamını sağlarlar.Kitapta bu durumu da açıkça görüyoruz.Napolyon çiftlikte meydana gelen tüm sorunlarda Snowball'ı suçluyor.Ahırın anahtarı kayboluyor, bunu kesin Snowball çaldı diyorlar, anahtar daha sonra samanların altında çıkmış olsa dahi.Burada Snowball'ın hayali bir tehdit olduğunu görüyoruz.Türkiye'de de benzer ''hayali tehditlere'' rastlayabilirsiniz.Ayrıca casus olduğu düşünülen hayvanlar, diğer hayvanların gözü önünde köpeklerce parçalanıyor ve böylece diğer hayvanlara bir mesaj verilmeye çalışıyor.'' Bakın bizim yönetimimize karşı gelenlerin sonu böyle olur ''.Diğer hayvanlar da böylece sindirilmiş oluyor.Bakınız İran'daki idam cezaları tüm halkın görebileceği geniş meydanlarda gerçekleştirilir böylece halka, iktidarin caydırıcılığı ve gücü gösterilmeye çalışılır.
Daha birçok mesaj barındıran bu kitapta şimdilik bu kadar açıklamakla yetiniyorum.
ataç ikon Hayvan Çiftliği
kitaba 9 verdi
5 beğen · 1 yorum
ayşe (@abb)
İncelemeniz çok iyi. Fakat bir konu da size katılmıyorum. İranın idam cezası uygulamasının iktidarın gücünü pekiştiren bir etkisi su götürmez bir gerçektir. Ama çıkış itibariyle bu ceza iktidar tarafından ortaya atılmıştır diyemeyiz. Dini bir referansla ortaya çıkmıştır ve asıl amacı toplumsal huzuru ve eşitliği sağlamaktır. Tek taraflı olarak yönetimi koruyan değil, kişiler arası dengeyi, hak ve hukuku koruyan bir yapısı vardır.Kitapta uygulanan idam cezası ise yönetime karşı olan herkes için kullanılmıştır.
19.01.17 beğen cevap