up
ara

Ece Eğilmez

İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Kitap okurken aşırı stres olur çünkü bir yandan hızlı hızlı okuyup bitirmek ister, bir yandan da yavaş yavaş, sindire sindire okumak ister. http://instagram.com/photosofvivired
Doğum Tarihi : 14 Mayıs Çarşamba
Katılım Tarihi : 26 Mayıs Cuma 2017 11:47 - 821 gün
İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Kitap okurken aşırı stres olur çünkü bir yandan hızlı hızlı okuyup bitirmek ister, bir yandan da yavaş yavaş, sindire sindire okumak ister.
http://instagram.com/photosofvivired
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

"Bu dünyada yoksul insanın hep ezilen, aşağılanan, kurban edilen insan olduğunu biliyordum..."
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

"Beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım."
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

"Sana, beni asla tanımamış olan sana."
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Daha izlemeden eleştirmiştim bu filmi ama o kadar da ön yargılı olmamak gerektiğini öğretti. Bir kere baş rolün kitap sevdalısı olması ve sürekli kitaplardan alıntılar olması mükemmel. Oyunculuklar da öyle. Sanırım şimdi 2. filmini izleyeceğim.
Kocan Kadar Konuş
7.6 (365 oy)
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Ama gerçektende "Vücudunun %70'i su olan bir canlının nasıl olurda içi yanar?" Sorarım size...
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

 paylaşım fotoğrafı
Aşkın ve acını kadını, Frida -Magdalena Carmen Frida-
Aslında babası Frida'ya "Frieda" adını vermek istemiş ama o isim azizler takviminde yer almadığı için geçerli değil diye papaz kabul etmemiş ve Frida'nın annesi de onun vaftiz olmasını istiyormuş ama baba Frieda isminden vazgeçmek istememiş çünkü o Almanca'da "Barış" demekmiş. En sonunda anneanne Isabel ortalığı yatıştırmış ve ilk iki ismi vaftiz gereğince son ismi de hayatı boyunca kullanılacak isim olmuş... MAGDALENA CARMEN FRIDA ?
1 yorum
yalnız adam (@kafkaa)
çok güzel bir kitap keyifli okumalar
03.09.17 beğen 1 cevap
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Bu kitaptan öylesine çok şey çıkardım ki anlatmaya gücüm yetmez.

Öncelikle kitabın bir soruyla (OLUP BİTENLERİ ÇOCUKLARA NİÇİN ANLATMALI?) bitmesi en alıcı kısımdı diyecektim başta ama sonrasında yazan "Gerçek, sevgili Portugam; bunları bana çok erken anlatmış olmalarıdır." cümlesi beni benden alan kısımdı.
Kitabın her sayfasının, neredeyse her cümlesinde Zeze'mizin dayak yediğini görebiliyoruz ve bu da beni deli eden kısım. Yanlış hatırlamıyorsam "İki unutulmaz dayak" bölümünde babasının attığı dayak kısmında öylesine ağladım ki hatırladıkça kusarak ağlayasım geliyor tekrar tekrar. Hiçbir ama hiçbir çocuk böylesine dayak yemeyi, küçük düşürülmeyi, değer verilmemeyi hak etmiyor. Adı üstünde "ÇOCUK". Zeze'nin çocuk olmadan büyümesidir onu böyle zeki, böyle ince ruhlu yapan. Evet "Günün birinde acıyı keşfeden, sevgiden yoksun bırakılan" bir çocuğun kendini başkasıyla tamamlama öyküsüdür bu. Portuga'dan başta nefret etse de kim bilebilirdi ki aralarında böylesi bir dostluğun, sevginin, baba-oğul ilişkisinin olacağını...
Ayrıca Zeze bize her şeyi sorgulamamız gerektiğini öğretiyor, yani en azından bana öğretti. Kitabın her yanını öyle çok çizdim ki sadece beğendim yerleri ya da düşündüğüm kısımları değil bilmediğim kelimelerin, şehirlerin, isimlerin altına kadar çizdim.
Bir ara okurken Şeker Portakalı'nı (Minguinho) bir arkadaşıma benzettim ve değeri de bin kat daha da arttı bu kitabın.
Kitabı ilk kez değil ikinci kez okudum çünkü ilkinde bir hayli küçüktüm ve Zeze'nin isminden başka hiçbir şey hatırlamıyordum. Bu okuyuşumda baya darbe yedim haliyle.
Okumayan herkese okumasını önerir, okuyan kişilerin de tekrarlamasını dilerim...
ataç ikon Şeker Portakalı
9.1 (2424 oy)
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

1 günde hatta 1 saat ya da 2 saat içerisinde rahatlıkla bitirilebilecek bir kitap. Kitabı beğenmeme rağmen beni rahatsız eden bazı şeyler oldu. Aslında belli başlı şeyler değil bunlar. Tamam kadının sevgisi şüphesiz ki en tutkulularından, en içtenlerinden fakat birazcık takıntı gibi geldi. Bütün sevgisi değil tabi ki takıntı olan, sadece bazı hareketleri. Bir de şöyle bir şey var, yanlış hatırlamıyorsam babası ölen bir kız bu kişi ve küçükken öldüğü için de biraz sevgisiz kalmış baba yönünden. Tabi kitapta o kısımların çok bahsi geçmiyor bilemeyiz orası ayrı. Demek istediğim şu ki kapının deliğinden her onu gözetlediğinde bir kadın görüyordu ya da başka bir şey ama içten içe gördükleri belki de sahiplenişiydi adamın. Bir gecelikte olsa o kibarlığı, centilmenliği sevdiriyordu belki adamı kıza...

Çok aşırı düşündürdü bu kitap. Sonundaki inceleme mi diyeyim yoksa başka bir şey mi bilmiyorum ama mesela orada birçok şey akla yatıyor fakat dediğim gibi kitabı okurken hem kadının acısını çektim ama hem de bir yönden bu kadarı acaba aşırı mıdır diye de korktum...
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

"... ve her birimiz ötekilere karşı nefret doluyduk..."
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

"Şimdi artık benim için yalnız sen varsın dünyada, yalnızca sen, benimle ilgili hiçbir şey bilmeyen sen... Evet, yalnızca seni, beni asla tanımamış olan ve hep sevdiğim sen."
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Hayat beklemek için çok kısa değil mi sizce de? Baksanıza bir gün düğünler oluyor, bir gün patlamalar. Yarın ne olacağını bilemeyiz ya da 2 dakika sonra ya da 1 saniye sonra.

Beklemeyelim, yıkalım duvarlarımızı, koşulsuz gidelim karşımızdakine. Kavuşalım. Sevelim. Sarılalım bir koala misali bir panda misali. Bırakmayalım.

Seviyor musun? Git söyle. En kötü ne olabilir? O seni sevmiyor olabilir tamam ama acısı zar da olsa zor da olsa geçecek en nihayetinde. Seni sevecek olan başka biri olur belki. Git onu sevmeyi dene. Annem bana her zaman der ki: Sevdiğinle değil, seni sevenle ol. Bu cümleyi ve onun mantığını ne kadar sevsem de uygulamaya geçiremiyorum ben de. Mesela birini özlemekten de pek haz etmem ama sürekli uygularım bu eylemi. Niye böyleyiz? Neden?

Kavga mı etmek istiyorsun? Git, yap kavganı. Gir laf dalaşına. Yaşamadan, görmeden hiçbir şeyi öğrenemezsin ya da sadece kitap okumakla olmuyor o işler. Ben olur sanırdım ama bir gram bile alakası olmadığını anladım. Gezeceksin, göreceksin ve okuyacaksın da.

Ağlamak mı istiyorsun? Ağla anasını satayım. Kim tutuyor seni? Herkes sana mı bakıyor yoksa ağlarken? Ağlıyorsun diye dalga mı geçerler yoksa seninle? Bırak baksınlar dik dik, bırak geçsinler dalgalarını. Sen o an onu yapmak istiyorsan yapmalısın. Hiçbir şey alıkoymamalı bundan seni.
Dalga mı geçmek istiyorsun biriyle? “Karşıdaki kişi için üzgünüm belki de ama ben dalgamı geçmek zorundayım çünkü şuan bunu yapmak istiyorum.” Diyebilirsin kendi kendine. Belki pişman olacaksın dalga geçtiğin için ama şartlar yüzündendir belki de bu. Belki de şartladığın içindir kendini. Belki de şartlanmışsındır birileri tarafından.

Karşınızdaki kişinin kalbi kırılmasın diye, kendin kırılmayasın diye vazgeçme bir şeylerden. En klasik örneğidir bunun “aşk.” Seversiniz birbirinizi ama birlikte olamayacağınızı da bilirsiniz. Bir taraf daha çok sever her zaman. Belki de bu yüzden olmayacağını düşünürsünüz. Belki de şimdi bu söyleyeceğim cümleye ne alaka diyeceksiniz ama yine de eklemek isterim. “PK” filminde görülür ki: Adam kızı seviyor, kızın haberi dahi yok en azından farkında değil çünkü başkasının farkında o. “Beni öylesine seviyordu ki hiç tereddüt etmeden bırakmıştı.” Der kız filmde. Bu replikle birazda olsa kendimle çelişmiş oldum. Neden mi? Başta dedim ki: Başkası yüzünden vazgeçme hiçbir şeyden. Ama şimdi de diyorum ki: Vazgeç. Annemin sözüne göre bir replik ama. Onu sevenle olmak için sevdiğini bırakıyor... Bu karmaşa nasıl çözülür dersiniz? Benim fikrim yok mesela bu konu hakkında. Eğer daha fazla olursa zaten daha da çıkmaza girerim. Bunu görebiliyorum. Fakat bunların hepsini özetlemek istersek şöyle diyebiliriz: Tükeniyor zaman. Hayatları son buluyor varlıkların. Değişiyor çağ. Beklemeyin. Gidin ve halledin bir an önce…
2 yorum
Uğur Çam (@ugurcam967)
Vakit, eninde sonunda ölecek bizler için en kıymetli şey olması gerekirken, en çabuk harcanabilen, gözden çıkarılabilen bir değer. Oysa geçen her saniye sona koşar adım gidiyoruz. Bu sebeple "Gidin ve halledin" önermesini çok doğru buluyorum. Aynı zamanda şu içinden çıkamadığın denkleme küçük bir katkı. Emin olduğumuz tek şey kendi duygularımızdır. Karşımızdakinin ne hissetiğinden emin olma şansımız maalesef yok. Bu sebeple şahsi olarak düşüncem emin olduğumuz şeyin peşinden gitmek ve kimse için kendimizden tüketmemektir. Bunlarda benim naçizane katkım olsun.
21.07.17 beğen 2 cevap
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
"Oysa mutluluk kendinde hakikati barındırır. Özünde bir sonuçtur. Mutluluk acıların aşılmasıyla serpilip gelişir."

Theodor W. Adorno, Max Horkheimer, Aydınlanmanın Diyalektiği, Kabalcı Yayınevi, s. 93.

***
Res severa verum gaudium.
(Hakiki sevinç zorlu bir şeydir.)

Theodor W. Adorno, Max Horkheimer, Aydınlanmanın Diyalektiği, Kabalcı Yayınevi, s. 188.
21.07.17 beğen 1 cevap
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Sen ve ben iki kelime ama yalnızlık içerir, parçadır, bütününü arar; biz'se tek kelimedir ama birlik içerir, bütündür...
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Öyle anlar oluyor ki deli gibi yalnız hissediyorun, degli gibi yabancı hissediyorsun herkese, her şeye... Her zaman haksız görülmeye başlıyorsun ya da agresif ya da ne bileyim belki de sıkıcı... Aklınıza gelen ne kadar kötü şey varsa o... Bir gün "yahu" dedim "madem ben bu kadar kötüyüm, madem herkesi kırıyorum" dedim o zaman "bu sefer de onların istediği gibi davranayım" dedim, dedim de... Demez olaydım. Yemin ederim ki ben kırıldığım kadar milleti kırmıyormuşum... Tamam eyvallah, kırmışım bir hayli ama böyle kırmamışım. Özrümü zar da olsa zor da olsa bilen biriyim ama hiçbir şekilde özür dilenen kişi değilim. Ulan bir kere diyorum ya bir kere...
Herkesin gösünde nasıl böyle agresif nasıl böyle kibirliyim bilmiyorum. Oysa ki bana göre alttan alan benim bazı zamanlar ya da ne bileyim haklıyım mesela diyelim o zamanlarda da bir şeyler oluyor sırf agresif davrandım diye suçlu duruma düşüyorum. Bu yazının içinde kendi kendime o kadar çok çeliştim ki biliyorum bunun da farkındayım ama ne yapacağımı bilmiyorum. Bazen hiç okumasam keşke diyorum. Boş boş saksı gibi yaşasam diyorum. Önüme gelen sallasam diyorum, boş boş milletle dalga geçeyim istiyorum ama en ince noktasına kadar düşünücem diye bir halt yapamıyorum. Niye böyle, nasıl düzelir, ya da sorun bende değil mi? Anlamıyorum...
0 yorum
Ece Eğilmez

Ece Eğilmez

@missvivianred

Öncelikle Karayip Korsanları film serisinin delisi olmama rağmen bu film beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Başta Johnny Depp çok geç gözüktü, sonra görüntü kalitesi değil de böyle efektler mi diyeyim bir tuhaflık vardı. Fantastik bir film, eyvallah ama çok aşırı gerçek dışı olmuş. Fantastik de bunu gerektirmez mi zaten? Öyle ama hoş gelmedi bana. Amaaa sonunda Will Turner ve Elizabeth Turner'ın kavuşması beni baya ağlattı :( Carina Smyth'in babasını bulması ama adamın ölmesiyle onu tekrar kaybetmesi de ayrıca bir üzdü... Genel olarak iyi ya da kötü diyemiyorum cidden sonuçta film serisi Johnny Depp'ten ötürü tanındı ve bu filmde yıldızı sönüktü, bu da üzdü :(
0 yorum