up
ara

Antisedan

gülmeyi seven, her şeyden biraz biraz hayatına katmak isteyen,tatlıdan vazgeçemeyen,meraklı, kıskanç, bazen deli bazen durgun
Antisedan

Antisedan

@mnks

http://www.resimag.com/

hayvan bilimi uzmanı
sarılma kutusunun mucidi
profesör
yazar
ve otizm aktivisti muhteşem bir kadın o...

Bu muhteşem kadınla tanışma hikayem çok sevdiğim bir arkadaşımın bana kendisiyle ilgili filmi seyretmemi tavsiye etmesiyle başladı. Bir veteriner hekim olarak muhakkak seyretmelisin dedi çok hoşuna gidecek. Filmin her saniyesini yalayıp yuttum desem yalan olmaz.Film biter bitmez bu harika kadının hayatını merak ederek araştırmaya başladım.
Nerede doğdu, annesinin babasının ismi ne gibi kısımları atlamak istiyorum,google amcaya yazsanız size soy kütüğüne kadar çıkartıyor çünkü. Size asıl anlatmak istediğim otizmli bir çocuğun annesinin çabasıyla nasıl yükseldiği.
Sürekli ağlayan ve sıkıntılı bir bebeklik geçiren Temple ilerleyen yaşına rağmen konuşamadığı için ailesi kendisini doktora götürüyor. 2.5 yaşına geldiğinde kendisine otizm teşhisi konuluyor. Sebep olarak yaşadığı bir travmadan bahsediyorlar. Annesi kendisiyle bebekliğinde ilgilenmediğini düşünerek kendini suçluyor. Herkes Temple'ın bir bakımevine kapatılmasını ailesine söylüyor fakat annesi pes etmiyor,konuşmayı öğretmek için ona nesnelerin bulunduğu kartları göstererek ,her birini saatlerce tekrarlayarak günlerce yılmadan devam ediyor.Temple 4 yaşında annesinin ve aldığı eğitimlerin sonucunda konuşmaya başlıyor. Kendisine dokunulmasından hoşlanmayan ve yüksek sesin çok rahatsız ettiği bu güzel kız sonunda günlük aktivitelerini yerine getirir duruma geliyor.Annesinin pes etmemesi Temple'ın hayatını değiştiriyor.
Okul dönemi Temple için biraz zorlu geçiyor. Herkesten farklı olması arkadaşlarının da dikkatini çekiyor,onunla sürekli alay ediyorlar. Çoğu zaman bu davranışlar Temple'da sinir nöbetlerine neden oluyor.Annesinin görsel yönünü kuvvetlendirmesi aslında bir nevi hayatının yönünü çiziyor. Her türlü bilgiyi tıpkı bir fotoğraf makinesi gibi kare kare dağarcığına alan bu genç kız kolaylıkla bunları bir çırpıda ezberleyebiliyor.Herkesin saatlerini alan bilgiler Temple'ın sadece saniyelerine mal oluyor. Lisede bir fen öğretmeni bu muhteşem kızı farkediyor ve onu üniversite konusunda yüreklendiriyor.
Üniversiteye gitmeden önceki yazını teyzesinin çiftliğinde geçiren Temple orada büyükbaş hayvanlarla tanışıyor.Bir gün hayvanlara aşı yapılırken onları soktukları bölmenin hayvanları rahatlattığını farkediyor. Bir sinir krizi esnasında kendisini o bölmeye kapatıyor. Bölmenin kendisine yaptığı baskı Temple'ın rahatlamasını sağlıyor.İşte bu durum ilerleyen yıllarda icat edeceği sarılma kutusunun temellerini atmasını sağlıyor.onların içinde kendini çok huzurlu hisseden ,kimsenin göremediği bir gözle hayvanları inceleyen Temple onların daha iyi koşullarda yaşayabileceği bir yer olması gerektiğine inanıyor ve bundan sonraki eğitim hayatında bununla ilgili bir de proje hazırlıyor.
http://www.resimag.com/
Hayvancılık sektöründe dikkat çekmesini sağlayan bu proje Temple için farklı bir kapının aralanmasını sağlıyor.Hayvan davranışları konusunda doktora yapıyor ve kendini bu yönde geliştiriyor.
Anlatımım biraz bozuk olsa da umarım bu muhteşem kadını size bir nebze olsun tanıtabilmişimdir. Otizmin bir kader olmadığını gösteren nadir insanlardandır Temple Grandin. Birçok programa konuk olan,kendisi hakkında bir belgesel ve film çekilen bu eşsiz insan otizmin büyük savunucularından birisidir. Kimbilir belki ailesi ve kendisinde görülen bu azim bir çok otizmli insanın umut ışığı olmuştur.denildiği gibi otizm bir eksiklik değil farklılıktır!
http://www.resimag.com/
28 beğeni · 4 yorum beğen ikon
ayse gülce (@aysegulce)
Filmin adını hatırlıyor musunuz?
09.03.16 beğen 1 cevap
Hilal Kaya (@hk13)
bi Temple Grandin bir de Helen Keller, bu iki kadın hayata ve engellere kafa tutmayı anlatan en net iki isim. Hayatım boyunca her zaman örnek alacağım ve saygı duyacağım iki insan. Tekrar hatırlamak güzeldi, teşekkürler :)
10.03.16 beğen 2 cevap
Antisedan (@mnks)
filmin adı Temple Grandin @aysegulce
10.03.16 beğen 1 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

http://www.resimag.com/
muhteşem stresli ve bir o kadar yoğun geçen bir günün ortasında suratım beş karış otururken kapıdan giren bir kargo kuryesinin beni bu denli mutlu edebileceği ve stresimi alıp uçurup göklere savuracağı hiç aklıma gelmezdi. gönlünün güzelliği davranışlarına yansıyan, bu sitenin yine yeni yeniden ömrüme kattığı nadide insan sevgili @orfe-sentinus a çok çook teşekkür etmek istiyorum huzurlarınızda. hepsi birbirinden güzel 3 harika kitabım oldu sayesinde :) ne diyeyim hep iyi insanlar olsun etrafımızda :)
28 beğeni · 1 yorum beğen ikon
ali akdemir (@orfe)
üçü de benim için çok değerli kitaplar, dedim ki benim için değerli biri olan @mnks de okumalı bu kitapları :) umarım keyifle okursun güzel insan :)
08.02.16 beğen 1 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Kedi dostlarımızdan sonra sırada köpek dostlarımızın bilinmeyen yönlerine geldi sıra :) bu sadık varlıklarla ilgili öğrendikleriniz sizleri de şaşırtacak..

Elma ve armut gibi meyveler az miktarda arsenik içerirler. Bu yüzden bu meyveler köpekler için zehir etkisi yaratarak onların ölümüne yol açar. Ayrıca kuru üzüm de köpeklerde böbrek yetmezliği sonucu ölümlere yol açabilir. Köpekler için diğer zararlı gıdalar ise çikolata, fındık, soğan ve kafein içeren bütün ürünlerdir.

http://www.resimag.com/

Köpeklerin vücutlarında ter bezi bulunmaz. Bu hayvanlarda ter bezi yalnızca parmakların arasındadır.
Köpekler üç göz kapağına sahiptirler. Üçüncü göz kapağı akdiken olarak da adlandırılır. Bu kapak gözün korunması ve yağlanmasında işlev yapar.
Bir köpeğin yüz şekli onun yaşam süresi hakkında bilgi verir. Köpeğin yüz hatları eğer kurtlara benziyorsa uzun ömürlü, daha düz bir yüze sahipse (bulldogs) genellikle kısa ömürlüdürler.

http://www.resimag.com/
http://www.resimag.com/

İran’da köpek edinmek ve beslemek yasalara aykırıdır.
Ünlü filozof Plato köpekler hakkında ‘’bir köpek bir filozofun ruhuna sahiptir.’’ demiştir.
Dalmaçya ırkı köpekler ilk doğduklarında tamamen beyazdırlar. Üzerlerindeki benekler sonradan oluşur.

http://www.resimag.com/

Yavru bir köpek ilk doğduğunda göz kapakları yoktur, işitemez ve dişleri henüz şekillenmemiştir.
Basenji adındaki tür dünyada havlayamayan tek köpek türüdür.

http://www.resimag.com/

Bir köpek sesin geldiği kaynağa saniyenin 1/600’ü kadar kısa bir sürede odaklanabilir. Ayrıca gelen sesi insana göre 4 kat daha uzak mesafeden duyabilir.
Dokunma duyusu köpeklerde ilk gelişen duyudur. Bütün vücutları ve parmak uçları dokunma duyusunu algılayacak olan reseptörler ve sinir ağlarıyla sarılmıştır.
Bir köpeğin işitmesi esnasında 18’den fazla kas hareket eder.
Dünya üzerinde yaklaşık olarak 400 milyon köpek yaşamını sürdürmektedir.
Köpeklerin burun izleri tıpkı kedilerde ve sığırlarda olduğu gibi her bir köpekte de farklıdır. Bu farklılık da insanların parmak izlerindeki farklılık gibidir.
Dedektif köpekler keskin bir koku alma duyusuna sahiptirler. Bu köpekler orta çağda suçluların izini sürmek için uzun süre kullanılmışlardır.
Köpekler de tıpkı insanlar gibi renkleri iyi görebilen hayvanlardır. Ayrıca köpekler ışığın az olduğu ortamlarda insanlardan çok daha iyi görürler.
Köpekler insanlarla birlikte 14,000 yıldan beri birlikte yaşarken, kediler sadece 7,000 yıldır insanlarla birlikte yaşmaktadır.
Bir dişi köpek ve bu köpeğin dişi yavruları 7 yılda yaklaşık 4,372 yavru köpek dünyaya getirebilirler.
En uzun yaşayan köpek 29 yıl 5 ay yaşamıştır. Bu insan ömründe 160 yıla karşılık gelir.
Yuvarlak kafalı ve büyük kulaklı köpekler (Saint Bernard gibi) çok düşük sesleri (subsonic) dahi duyabilirler.

http://www.resimag.com/

Köpeklerin koklama duyusu insanlardan yaklaşık 1000 kat daha hassastır. İnsanda 5 milyon koku reseptörü varken köpekte bu sayı 220 milyon kadardır. Ayrıca koku ile ilgili beyin bölümü köpeklerde insanlara göre 4 kat daha büyüktür.
Bazı köpekler suyun altında bulunan cesetlerin bile kokusunu alabilir. Termitlerin gizlendiği yerleri, toprağın 40 metre derinindeki yanıcı doğal gazları, hatta tıpkı bir doktor gibi akciğer kanserli bir hastanın nefesini koklayarak kanseri tespit edebilirler.
Köpeklerin tat duyusu kedilerden daha gelişmiştir. Kediler 473 tat tomurcuğuna sahipken köpekler yaklaşık 1700 tat tomurcuğuna sahiptir. İnsanda bu sayı yaklaşık 9,000 civarındadır.
Köpeklerin idrarı farklı kokular içerir. Köpekler idrarlarıyla diğer köpeklere mesaj verirler, köpeğin dişi ya da erkek olduğu, genç ya da yaşlı olduğu, hasta ya da sağlıklı olduğu, mutlu ya da kızgın olduğunu diğer köpekler anlayabilirler.
2 ya da 3 yaşındaki köpekler oldukça akıllıdırlar. Diğer bir deyişle bu yaştaki köpekler 150-200 kelime, bazı kelimelerin anlamları ile çeşitli el hareketleri ve uyarıları öğrenebilirler.
Beagle ve Collie ırkı köpekler en meraklı köpeklerdir. Akbas ve Basenji ırkı köpekler ise en sessiz köpeklerdir.

http://www.resimag.com/
http://www.resimag.com/
http://www.resimag.com/
27 beğeni · 12 yorum beğen ikon
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
hocam peki en iyi dövüşen köpek cinsi hangisidir?
26.01.16 beğen cevap
Burcu S. (@bs)
En zalim ve en pislik insanın yetiştirdiği köpek.
26.01.16 beğen 6 cevap
Antisedan (@mnks)
beyni az gelişmiş insan ırkında görülür hocam o dediğiniz, köpeğin ırkı burada asıl rol oynayan değildir .dolayısıyla benim uzmanlık alanıma girmiyor @kisibasinadusenmilligelir
26.01.16 beğen 5 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Ülkemizin hayvan sever politikası eşliğinde hemen hemen her gün sokakta bir tanesine rastladığımız,kimimizin evde baktığı bu güzel tüy yumakları kedilerin ilginç yönlerini öğrenmek istemez misiniz ? Duyduğunuzda şaşıracağınız bilgilerle dolu bir kedi dosyası :) iyi okumalar..

http://www.resimag.com/

-- Asya da her yıl 4 milyon kedi yenilmektedir.

--Ortalama bir kedi gününün ¾ünü uyuyarak geçirir. Bunun diğer anlamı 9 yıl yaşayan bir kedi, bütün ömrünün sadece 3 yılını ayakta ya da uyanık olarak geçiririr.

http://www.resimag.com/

--Köpeklerden farklı olarak kediler tatlıya düşkün hayvanlar değillerdir. Bilimadamları bu duruma tat reseptörlerinde meydan gelen mutasyonların kilit rol oynayabileceğini söylerler.

--Dişi kediler sağ pençesini erkek kediler ise daha çok sol pençesini kullanırlar. İlginçtir ki; insanların %90’ı sağ ellerini kullanırken %10’u sol elini kullanır. Bu %10’luk kesimin içinde erkekler sol elini kullanmaya daha çok eğilimlidir.

http://www.resimag.com/

--Kediler ağaçtan baş aşağı olarak inemezler çünkü pençelerinin yapısı tırmanmaya göre şekillenmiştir. Kediler ağaçtan inebilmek için geri geri adım atmak zorundadırlar

--Kediler 100 farklı ses çıkarabilirken köpekler yalnızca 10 farklı ses oluşturabilirler.

http://www.resimag.com/

--Kedilerin beyni biyolojik olarak insan ve köpeklerinkinden daha küçüktür ancak insanların ve kedilerin beyninde bulunan ve duyulardan sorumlu olan bölgeler benzerlik göstermektedir.

--Irkları bilinen yaklaşık 40 tür ve bu türlerle birlikte dünya üzerinde yaklaşık 500 milyondan fazla evcil kedi yaşamaktadır.

http://www.resimag.com/

--Kedi derisinden üretilen bir ceketin yapılabilmesi için yaklaşık 24 kedinin derisi kullanılır.

--Amerika’da her yıl yaklaşık 40,000 insan kediler tarafından ısırılmaktadır.

--Kediler köpeklerden daha iyi duyma yetisine sahiptirler ve bir kedi insana göre 2 oktavdan daha yüksek frekanstaki sesleri dahi duyabilir.

--Bir kedi kısa mesafede yaklaşık 49 km hızla koşabilir. Bu hayvanın boyutuna göre azımsanmayacak bir hızdır.

http://www.resimag.com/

--Kediler kendi boylarının yaklaşık 5 katı yüksekliğe zıplayabilir.

--Araştırmacılar kedilerin nasıl mırladığından kesin olarak emin değillerdir. Bunun yanı sıra birçok veteriner hekim kedilerin boğazının derinliklerinde bulunan vokal kıvrımların titreşmesiyle bu sesi çıkardıklarını söylerler.

--Günümüzde en büyük vahşi kedi Sibirya kaplanıdır. 3,6 metreden fazla boya, 317 kg civarında bir ağırlığa sahiptir.

http://www.resimag.com/

--Siam kedilerinden bazıları şaşı görürler. Çünkü bu kedilerde beynin sağ tarafından gelen sinirler genellikle sol göze, sol tarafından gelen sinirler ise sağ tarafa giderler bunun sonucu olarak çift görüntü oluşur.

http://www.resimag.com/

--Bir kedi yüzünün bir tarafında hemen hemen 12 tane bıyık vardır. Bıyıklar bu hayvanların radarları gibi işlev yapar. Kedilerin bıyıkları kesilirse çok fazla yaşayamazlar.

--Kedilerin çenesi yanlara hareket edemediğinden bu hayvanlar büyük partiküllü gıdaları yiyemezler.

--Bir kedinin omurgası oldukça esnektir. Çünkü kediler 53’den fazla ve birbirine gevşek şekilde bağlanmış omura sahiptir. İnsanda omur sayısı 34’tür ve kediler kadar esnek değildir.

--Kedi sahiplerinin yaklaşık 1/3’ü kedilerinin kendi düşüncelerini okuyabildiklerine inanır.

--Kediler dış kulaklarını hareket ettiren 32 kasa sahiptir. İnsanda bu sayı sadece altıdır ve bir kedi kulaklarını birbirinden bağımsız olarak 180 derece döndürebilir.

--Yavru kedilerin çok uyumasının bir sebebi büyüme hormonunu salınımının yalnızca uyku esnasında olmasından kaynaklanmaktadır.

http://www.resimag.com/

--Burun izi her bir kedide farklıdır. Bu durum insanların parmak izlerinin farklı olmasıyla aynıdır.

http://www.resimag.com/

--Bir kedinin kalp atışı insana göre yaklaşık iki kat daha hızlıdır. Dakikada 110-140 arasında atar.

--En pahalı kedi Asya leoparıdır 154.000 dolar civarında bir yatı vardır.

http://www.resimag.com/
EK 1
tekrar yüklemek zor geldi son kısımda fiyat yazacağıma bir yat olmuş artık orayı fiyat olarak değerlendirin :) 13.01.16
EK 2
çikolata ve çikolata gibi kafein içeren ürünler çocuklarımızın sağlığı açısından zararlıdır. yedirmeyelim lütfen :) 13.01.16
20 beğeni · 13 yorum beğen ikon
Bibliyofil... (@cas)
peki, kedilerin ve köpeklerin hamile olduğu çiftleştikten ne kadar zaman sonra belli olur; veterinere gitmeden en kısa nasıl anlarız?
13.01.16 beğen 2 cevap
Antisedan (@mnks)
sebep olur ama körlüğe sebep olması onların tatlı sevmesine engel değil :) @petenka-pokrovski
13.01.16 beğen 1 cevap
Antisedan (@mnks)
zaten çok kısa bir gebelik dönemleri var @cas 2 ay gibi. tam bir çiftleşme olmuşsa eğer çoğunlukla gebe kalıyorlar. onun dışında bir veteriner kliniğinden yardım alacaksın sen tek başına bilemezsin. ultrason ile bakarak gebe olup olmadığını sana söylerler.
13.01.16 beğen 1 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Organik ürünün ne olduğunu biliyor muyuz?
http://www.resimag.com/

Herkesin dilinde bir organik ürün modasıdır gidiyor. Çoğu ürün organik adı altında yüksek fiyatlarla pazara sunuluyor. Biz zavallı insancıklar da yediğimiz ürünlerin daha kaliteli olması için bu söylenenlere inanıp ürünleri alıp tüketiyoruz. Peki organik olarak satılan ürünlerin gerçekten organik olup olmadığını biliyor muyuz ?

http://www.resimag.com/

Bir ürünün organik olarak satılabilmesi için belirlenen kuralları yerine getirmesi gerekiyor. Bu kurallar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından çıkartılan organik tarımla ilgili yönetmelikte mevcut ve en ince detayına kadar açıklanmış. Ben size bu konuyu ana temel maddelerle kısaca özetlemeye çalışacağım. Aşağıda bitkisel ve hayvansal üretimin organik olabilmesi için hangi özellikleri barındırması gerektiğini ayrı ayrı yazdım dilerseniz beraber bakalım :)

http://www.resimag.com/
http://www.resimag.com/

Organik Hayvansal ürün üretiliyorsa;
⦁ Çevre koşullarına adaptasyon kabiliyeti yüksek ve hastalıklara dayanıklı ırklar seçilir.( bir güzel yanı da bu, yerli ırklarımız bu sayede koruma altına alınabiliyor )
⦁ Tabii tohumlama esastır ! Tamamen doğal yöntemlerle elde edilen ve saklanan spermalarla suni tohumlama da yapılabilir. (herşey organik :) )
⦁ Hayvanlar doğal ortamlarında mera ve açık gezinti alanlarına erişebilmelidir. Hayvanlar bağlı olarak tutulamazlar.
⦁ Kuyruk kesme, gaga kesme, diş kesme, boynuz köreltme gibi işlemler uygulanamaz. Yolma gibi yöntemler uygulanamaz.
⦁ Yavruların beslenmesi öncelilkle ana sütüyle sağlanır ve asgari süre büyükbaş hayvan ve taylarda 90 gün,küçükbaş hayvanlarda 45 gün ve domuzlarda 40 gündr.
⦁ Hayvanlar organik olarak üretilmiş kaba ve kesif yemlerle beslenir. Hayvanların zorla beslenmesi yasaktır.
⦁ Hayvanların refahı ve hastalanmamaları için tüm tedbirler alınmış olmalıdır. Uygulanan tedbirlere rağmen hayvan hastalanırsa uygun bir barınakta izole edilerek tedavi edilir. Bakanlığın belirlediği ilaçlar dışında ilaç kullanılmaz. Ancak ilaçların yetersiz kalması ve hayvanın acı çekmesi durumlarında bakanlıktan izin alınarak kontrollü olarak kullanımı sağlanır.
⦁ Aşı ve paraziter uygulamalar dışında çok yıllı yaşayan hayvanlarda hayvanlara 1 yılda üçten fazla kimyasal,antibiyotik; yaşam süresi 1 yıldan az olanlarda birden fazla uygulama yapılırsa organik olarak satılamaz.
⦁ Kanatlılar açık yetiştirilme koşullarında yetiştirilir ve kafeslerde tutulamaz

http://www.resimag.com/

Organik Bitkisel ürün üretiliyorsa;
⦁ Organik tarımın herhangi bir evresinde kesinlikle GDO* (Genetiği Yapısı Değiştirilmiş Organizma ) içeren, GDO’ lardan elde edilen veya GDO ‘lardan oluşan ürün kullanılamaz.( bir nevi zombi bitki :) )
⦁ Toprak yapısını bozacak, erezyona neden olacak, toprağın biyoçeşitliliğini azaltacak hiçbir teknik uygulanamaz.
⦁ Bakanlığın belirlediği** ve zararlı olarak görülen (pestisit-insektisit gibi )maddelerin organik tarım yapılacak toprakta asgari 3 yıldır kullanılmadığının tespit edilmesi şarttır. (bu durum aslında gerçekten çok önemli bilinçli-bilinçsiz bir çok kimyasal kullanılıyor ve biz ne kadar özen göstersek de yiyeceklerle vücudumuza bu zararlı maddeleri alıyoruz)
⦁ Gübre olarak kullanılacak materyal bile organik olmalıdır, kimyasal yöntemlerle elde edilmiş azotlu gübre kullanılamaz ve tarımsal kaynaklı azotun su kirliliğine neden olmaması için belirli miktarların üzerinde gübre kullanılamaz. (gübre deyip geçmeyeceksin fazlası ozon tabakasının bile delinmesine neden oluyor :) )
⦁ Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılamaz.
⦁ Üretimde kullanılacak tarım materyalleri (tohum-fidan) organik tarım metoduyla üretilmiş olmalıdır ve en az bir nesil üretildikten sonra ekimde kullanılabilirler.

http://www.resimag.com/

Diyelim ki organik tarım yapmak istiyorsunuz her şey hazır haydi ben organik ürün üretmeye başlayayım diyemiyorsunuz. Organik tarım faaliyeti yapılan alanlar bir geçiş sürecine alınıyor ve bu geçiş sürecinde oluşan ürünler organik ürün adı altında pazarlanamıyor. Bu süre bitkilerde ekim tarihinden itibaren en az 2 yıl, büyükbaş hayvanlarda 12 ay, küçükbaş ve domuzlarda 6 ay, et üretimi için beslenilen kanatlılarda 10 hafta ve yumurta üretimi için beslenilen kanatlılarda ise 6 hafta.

Gelelim bu işin pazarlamasına. Siz bir ürünün organik olup olmadığını nereden anlayacaksınız. Eğer bir ürün organik tarım metodlarıyla üretilmişse bir sertifikaya sahiptir ve aşağıdaki örnek gibi logosu bulunur. Bu logoları üzerinde bulundurmayan ürünler organik olarak iç pazara sunulamaz, reklam ve tanıtım yapılamaz veya kısaltmalarıyla patent için başvuramazlar.

http://www.resimag.com/
http://www.resimag.com/

Dememiz o ki dışarda organik olarak satılan ürünlerin çoğu organik değildir. Organik ile doğal koşullarda yapılan üretim bir değildir. Logosu olmayan ürünleri organik diyerek satın almayın. Bu yazıdan sonra bu şekilde pazarlama yapan kişilerden sertifikalarını göstermelerini isteyebilir organik tarımla ilgili bir parça havanızı atabilirsiniz Herkese keyifli yemek yemeler. :)

http://www.resimag.com/
EK 1
*GDO :Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş,insan dışındaki canlı organizma
** Bakanlığı belirlediği zararlı maddeler yönetmeliğin ek1 ve ek2 kısmında mevcut. çok fazla sayıda olduğu için buraya yazmak uygun olmayacaktı. incelemek isteyen arkadaşlar ilgili yönetmeliğe bakabilirler. 05.01.16
EK 2
çok kapsamlı bir konu genel başlıklarıyla anlatmaya çalıştım. Eksik olan bir yer veya kafanıza takılan bir soru olursa memnuniyetle cevaplayabilirim :) 05.01.16
8 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Antisedan

Antisedan

@mnks

Çoğumuz hayatımızda bir kez de olsa et reyonuna gidip oradan kendine leziz bir et bölümü almıştır diye düşünüyorum. Bu etleri alırken peki neye göre seçiyoruz ? Seçimleri kasaba mı bırakıyoruz, yoksa muhteşem et bilgimizi konuşturup kasabı mı afallatıyoruz? İşte tıpkı benim gibi şimdiye kadar bu konuyu öğrenmek isteyip kafasının ücra köşelerine savuran arkadaşlar için bu araştırmayı sunmaktan gurur duyarım 
Ne Okur sitesinin güzide üyeleri DİKKAT!! Bu araştırma ağız sulandırıcı ve karın acıktıran materyaller içerebilir. Hazırsanız başlıyoruz.
İlk olarak size alttaki resimde hayvanımızın genel et haritasını sunuyorum. Sonrasında bölümleri beraber hayvanın baş tarafından başlayarak teker teker inceleyeceğiz.
http://www.resimag.com/
GERDAN (13) : Adından da anlaşılacağı üzere hayvanın boyun bölgesinden çıkartılan ettir. Gerdan bölgesinden kıyma çeşitleri (az yağlı- yağlı), sotelik et, haşlamalık kuşbaşı hazırlanabilir. Lezzetine doyum olmayan tas kebabı işte bu bölgenin mahsulüdür.
http://www.resimag.com/
ANTRİKOT (8) : Dananın sırt kısmından elde edilir. Muhteşem leziz bifteğin birinci kalite halidir. Yağlı ve yumuşak bir ettir. Yumuşaklığından dolayı ki mangalların vazgeçilmezidir. E illa mangal mı olması gerekiyor tabi ki hayır soslayarak ızgarada da yapabilirsiniz. Kemiklerinden ayırmazsanız size pirzola denilen et ortaya çıkar.
http://www.resimag.com/
KÜREK (12) : Hayvanın kol kısmı da denir. Hareket mekanizmasına bağlı gerdan ile but bölgesinde kalan bölüm olduğundan çalışan bir kas grubuna sahiptir ve kuşbaşılık için idealdir. Bu kısmın but bölümüne yakın olan tarafından biftek çıkarılması da mümkündür.
http://www.resimag.com/
BODİGO (9) : İncik olarak da adlandırdığımız bölümümüz dananın diz ve dirsek altı eklemi altıdır. Buradan süper haşlamalık et çıkar. Kış aylarında muhteşem bir haşlamaya kimse hayır demez :)
http://www.resimag.com/
DÖŞ (10) : Hayvanın göğüs kısmındaki ettir. Yumuşacıktır. Belli bir kullanım alanı yoktur. Kıyma(yağlı), kuşbaşı olarak kullanılabilir
http://www.resimag.com/
KONTRAFİLE (1) : Hayvanın omurgasının üst tarafından çıkar. Her hayvanda 2’şer parça çıkar. Antrikottan daha yağsız olduğundan antrikota göre daha serttir. O yüzden çok kalın doğramamak lazım tavsiyem .Çöp şiş yapmak isterseniz bu bölümü kullanabilirsiniz.
http://www.resimag.com/
BONFİLE (2) : Bu güzide etimiz de hayvanın sırt alt kısmından çıkar. Hayvanın iki tarafında sağ-sol olmak üzere iki tane vardır. Çalışan bir kas grubudur yine, bu yüzden oldukça yağsızdır. Izgarada ya da tava da pişirebilirsiniz.
http://www.resimag.com/
T-Bone : Bu bonus bilgi diyelim. Asortik mekanlara gittiğimizde cahilliğimiz yüzümüze vurulmasın diye öğrenmeliyiz :) Bu et parçası kontrefileye bir alt kas grubu olan bonfilenin eklenmesi ve kemikli şekilde hazırlanmasıyla oluşur. Altta resmi mevcuttur.
http://www.resimag.com/
PENÇETA (11) : Karın boşluğundaki ettir. Pek bi özelliği bulunmaz. Kıyma olarak kullanılabilir.
http://www.resimag.com/
YUMURTA (7) : Hayvanın budundan kalçasına kadar uzanan yumurta biçimli kastır. Kavurma için mükemmel bir ettir.Bu etimiz de yine soslu sote ve tas kebabı için uygundur.
http://www.resimag.com/
SOKUM (5) : Hayvanın kalça kısmında bulunan ettir. Biftek eti çıkartılabilir. Şiş ve tas kebabı yapılabilir.
http://www.resimag.com/
TRANÇ (6) : Kalça kemiğinin üst kısmından elde edilir. Tas kebabı yapılabiliyormuş.
NUAR (3) : Hayvanın but kısmından karın boşluğuna doğru uzanan et parçasıdır. Sinir ve yağ içermez. Rosto yapımında bu et kullanılır. (Rosto da yapmadım demeyin :) )
http://www.resimag.com/
KONTRANUAR (4) : Nuarın alt kısmında yer alır. Dananın but bölgesinden elde edilir. Izgarada ya da tavada pişirildiğinde sert olacağından tercih edilmemektedir. Soslu biftekler için idealdir.
http://www.resimag.com/
PÖÇÜK : Kuyruk kısmıdır. Aslında pek tercih edilen bir bölüm değildir. Haşlama olarak kullanılır.
http://www.resimag.com/
EK 1
Eksiklerim olursa tamamlarsanız sevinirim :) 22.12.15
17 beğeni · 37 yorum beğen ikon
Antisedan (@mnks)
22.12.15 beğen 1 cevap
Adem ŞEN (@ultradem)
O değil de acıktık :)
22.12.15 beğen 3 cevap
Antisedan (@mnks)
bunu nasıl hazırladım bir de bana sor :D @ultradem
22.12.15 beğen 3 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Sevgili hemşerim pek muhterem insan @bku ' ye bu güzel kitaplar için teşekkür ediyorum :)
http://www.resimag.com/
40 beğeni · 5 yorum beğen ikon
BUKALEMUN (@karacurin)
Kitapları görür /görmez kesin Sn.B.K.U'dür dedim çünkü bu sitede pek dillendirmesede Türk Tarihiyle baya içli dışlı. ..:) sizde iyi okumalar Sn Antisedan..
21.12.15 beğen 4 cevap
Antisedan (@mnks)
Teşekkür ederim @karacurin :)
21.12.15 beğen 1 cevap
Korkmaz. (@kgk)
Bunlar yanlış mı gitti acaba :// :D Keyifli okumalar :)
21.12.15 beğen 1 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Köpek ve kedi tüyü kist yapar mı?
Belki de mesleğimde en çok karşılaştığım sorulardan bir tanesi de bu.
-Şimdi hocam iyi hoş da bu hayvanların tüyü kist yapıyormuş doğru mu ?
Cevabını hemen verelim tabi ki hayır, kedi ve köpeklerin tüyü insanlarda oluşan kistlerin nedeni değildir. İnsanlarda kist oluşumuna neden olan etken bir parazittir ve bu parazitin adı Echinococcus Granulosus’dur.
http://www.resimag.com/
Şimdi biraz bu parazitin çok sevdiğimiz kedi ve köpeklerimiz ile biz insanlar arasında nasıl bir bağ kurabildiğine bakalım.
http://www.resimag.com/

Her canlının olduğu gibi bu parazitin de bir yaşam döngüsü vardır. Bu yaşam döngüsünü farklı konaklar (insan-hayvan gibi) üzerinde tamamlar (adı üstünde parazit :) ). İşte parazitin yaşam döngüsündeki son evrede kedi ve köpeklerimizin bağırsakları devreye girer. Nasıl mı şöyle ki hemen konuya giriş yapalımm ;
Evcil hayvanlarımız kistlerin içindeki larvaları ağız yoluyla alırlar.(Peki bu kistler nerede azz sonra açıklayacağım :) ) Ağız yoluyla alınan larvalar bağırsaklarda ergin ( bildiğimiz solucan :) ) haline dönüşürler. Ergin hale dönüşen ve üç halkacıktan oluşan parazitin en son halkası gebe halka olarak adlandırılır ve içerisinde tam tamına 400-800 adet yumurta barındırır. Minik dostlarımızın dışkılaması esnasında da bu yumurtalar gebe halkayla birlikte dışarıya atılır.
http://www.resimag.com/
İşte bu süreçten sonra dışarıya dışkı yoluyla saçılan yumurtalar yaşam döngüsünü devam ettirmek için kendisine bir konak arar. Bu konaklardan biri de biz insanlardır. Dışkı ile atılan ve gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu yumurtalarla bulaşık sular, gıdalar (sebze-meyve ) ve yumurtalarla bulaşık ellerin yıkanmadan ağıza götürülmesiyle biz insanoğlu bu yumurtaları vücudumuza alırız. Alınan yumurtalar bağırsaklarımızda açılır ve ortaya çıkan embriyolar kan yolumuzla karaciğer ve akciğer gibi ( bazen başka organlara da sıçradığı görülür) organlarımıza gider.
http://www.resimag.com/
Karaciğer ve akciğere ulaşan embriyolar larva formuna dönüşerek kist dediğimiz yapıları oluştururlar. Bu kistler tıpkı içi su dolu baloncuk gibidir ve içinde larvalar bulunur. Sağlık açısından son derece önemlidir. Kistin bulunduğu organa bağlı olarak insanlarda karın ağrısı, bulantı, kusma ,sarılık, öksürük, baş ağrısı, işitme,görme, algılama ve koordinasyon bozuklukları gibi belirtiler görülebilir. Bazen vurma, çarpma gibi olaylarla kistler patlayarak anaflaktik şok* sonucu ölümler görülebilir.
http://www.resimag.com/
Dedik ki kedi ve köpeklerimiz kistlerdeki larvayı alıyor. E bizim akciğerimizle karaciğerimizi yiyecek halleri yok bu hayvancıkların, peki başka nasıl alıyorlar bu kistleri dersek işte bu evrede araya koyun ve sığır gibi et ihtiyacımızı karşıladığımız hayvanlar devreye giriyor. Tıpkı bizim gibi onların da organlarında kist oluşuyor ve bu kistli organları hayvanlarımız yediğinde bu larvaları vücutlarına alıyorlar.
Kendimi ders çalışan öğrenciler gibi hissettim bitiriyorum :) sonuca gelecek olursak…
Ülkemizde bu hastalık özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde sıklıkla rastlanıyor. Hayvanlarda tedavisi maalesef mümkün değil, bu da ekonomi açısından kayıplara yol açıyor. İnsanlar da ise zorlu bir süreci var operasyonla kistler alınıyor.
http://www.resimag.com/
Dememiz o ki, kedi köpek tüyleri üzerinde bulunan parazit yumurtalarından çok, bu hastalıkta risk grubunda olanlar temizliğe önem vermeyenler, sebze ve meyvelerini yıkamadan yiyenler (özellikle yeşillikler),ellerin temizliğine önem vermeyenlerde daha çok ortaya çıkıyor. Evcil hayvanlarımız da ise çözüm çok basit parazit ilaçlarını düzenli verdiğimizde hayvanlarımızın kist açısından hiçbir zararı bulunmamaktadır.
http://www.resimag.com/
Peki nasıl önlem alıcaz ?
- Hayvanlarımıza etleri pişirmeden vermemeliyiz (en en en önemlisi)
- Kurbanda kesilen hayvanların etlerini pişirmeden aman canım karınları doysun zavallıların diyerek hayvanların önüne atmamalıyız (bu yaptığınız resmen parazitin döngüsüne yardım ve yataklık)
- Temizliğimize dikkat etmeliyiz.( e artık onu da biz anlatmayalım )
- Muhakkak ellerimizi hayvanlarla temastan sonra yıkamalıyız. ( terzi kendi söküğünü dikemezmiş sen yapıyor musun diye sorarsanız sevimli bir gülücükle karşılık vererek ehh işte diyebilirim :) )


EK1: *ANAFLAKTİK ŞOK: Önceden tahmin edilemeyen, ani başlayan hızlı seyreden, tüm sistemleri etkileyebilen, ölüme sebebiyet verebilen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
EK2: Kötü görüntüler olduğu için hastalıkla ilgili görüntü yüklemedim. Merak edenler netten yardım alabilir.
EK3: Yazım hatalarım varsa affola :)
26 beğeni · 4 yorum beğen ikon
lililerle (@lililerle)
Arkadas veteriner :D
21.12.15 beğen 1 cevap
lililerle (@lililerle)
Bizde de sey var anaokulu ögretmeni degil okul öncesi ögretmeni :)
21.12.15 beğen 2 cevap
Antisedan (@mnks)
Teşekkür ediyorum @petenka-pokrovski terimleri kullanmadan anlatmak zor oluyormuş gerçekten. Çok sevindim bir meslektaşımın olmasına bu arada. Veteriner kelimesinin anlamı da tek başına hayvan anlamına geliyor ama bir süre sonra takmıyorsun o işleri :)
21.12.15 beğen 1 cevap
11 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Kemal Değirmenci (@kemaldegirmenci)
offf şarkıya gel
18.12.15 beğen cevap
Antisedan (@mnks)
Çok güzel olmuş gerçekten @kemaldegirmenci
18.12.15 beğen 1 cevap
Kemal Değirmenci (@kemaldegirmenci)
gönül yarası da müthiş öyle bir rüya da @mnk
18.12.15 beğen 1 cevap
Antisedan

Antisedan

@mnks

Neokur hediyeleştirir paylaşım fotoğrafı
Huuuu toplaşın milleeet hediyem geldi hediyemm :) :) :)
ne kadar şanslıyımmm mmmm, tesadüf eseri bulduğum bir sitenin bu kadar güzel insanlarla dolu olduğunu nerden bilebilirdim yahuu iyi ki Ne Okurla tanışmışım :) Bu benim ilk hediyem o yüzden yeri her zaman bambaşka olacak :) huzurlarınızda bana bu güzel hediyeleri gönderen sevgili @kisibasinadusenmilligelir e çok teşekkür ediyorum.
Hepiniz ayrı ayrı çok güzel insanlarsınız, bu devirde karşılıksız bir kuruşunu bile vermeyen insanların içinde böyle içten davranışlar gerçekten yaşama sevinç katıyor :)
2015 in sonu ilk hediyem, 2016 da da devam etsin inşallaaah :)

NOT: Kuru kuru koyuyorum fotoları neden bir konsept yapmadın kitaba ve filme yakışır deme ilk fırsatta bir rıhtım yanında otel bulup fotomu hazırlıciim yoksa içim el vermez insanlar ne yaratıcılıklar sergiliyor :P

#kisibasinadusenmilligelir
#neokurhediyelestirir
#ilkhediyem
36 beğeni · 3 yorum beğen ikon
kişibaşınadüşenmilligelir (@kisibasinadusenmilligelir)
güle güle oku. afiyet olsun.
08.12.15 beğen 2 cevap
Lotus (@lotus)
keyifli okumalar yokmuydu yanında kahve çikilota :)
08.12.15 beğen cevap
Antisedan (@mnks)
yoktu valla @lotus olsun bu da güzel artık bunun şerefine bi kahve yaparım kendime :)
08.12.15 beğen 2 cevap
/ 6