up
ara

mustafa şenyurt

anladığın kadar yaşarsın
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Sefihler anlayamadıklarından, âlimler hasetlerinden, devlet adamları zulmü İslâm adına meşrulaştırmadığından Ebu Hanife'ye zulmetti. Millet huzurunda kırbaçlandı; hakarete uğradı. Ders okutmasına, fetva vermesine engel olundu. Fakat metanetinden, azminden hiçbir şey kaybetmedi. Desiseler, komplolar cesaretini kıramadı. Zindanda kırbaç yemeyi bol paralı devlet memurluğuna tercih etti. Sarsılmaz iradesi ile her şeyi kuvvet zanneden idarecileri şaşkına çevirdi.Ömrü mücadele ile geçti. Hayatını ilim ve ibadete hasretti. Dünyada köprüden geçen bir yolcu gibi yaşadı. Ebu’l-Ahves O’nun vakti kıymetlendirişini anlatırken şöyle demişti: “Ebu Hanife’ye 'üç güne kadar öleceksin' denseydi, yaptığından daha fazla ibadet yapamazdı. Çünkü boş anı yoktu.”

Bu kitap, bürokrat olmak için araya adamlar koyan bazı akademisyenlerin fetva verdiği ve “büyük müftü” olarak anıldığı bir çağda, ictihatları zan altında kalır ve kendisi üzerinden Şeriat’a muhalif meseleler meşrulaşır korkusuyla devlette vazife almayı reddeden, bu yüzden kırbaç yiyen İmam-ı Âzam Hazretleri’ni anlama ve anlatma vazifesine taliptir. Bütün noksanlıklarına rağmen gayesi, seksen üç bin mevzuda içtihad yaparak Ümmet’in yolunu açan İmam-ı Âzam’ı, ictihatlarını ve ictihat usûlünü yeniden keşfederek genç ilim talebelerine mustagriblerin tuzaklarına düşmeden büyük İmam’ın izinde nasıl yürüyeceklerini göstermektir.
ataç ikon İmam-ı Azam'ın İzinde
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Akide’nin sem‘iyyât bölümündeki ahkâm ya ayet-i kerimeler ya da mütevatir hadislerle sabittir. Nüzûl-i İsa da bu mevzulardandır. Delillerinin hem vürûdu hem de delâleti kat’i olan bir konuda aklın arkasına sığınarak hüküm vermek, sem‘iyyâta ait daha pek çok hususun inkârına kapı açar. Zira Kelam İlmi’nde “belhüm edal” derekesindeki akılların idrak edemediği daha yığınla mevzu vardır. Güneş sistemini boşlukta tutan, dünyayı binlerce hususu bir araya getirerek yaşam merkezi kılan, bir et parçası olan dile konuşma hususiyeti veren, kemik ve et karışımı olan kulağa duyma sistemini koyan Allah Azze ve Celle Hz. İsa’yı (a.s.) bedeniyle huzuruna almaya, orada yaşatmaya, Kıyamet’in öncesinde tekrar dünyaya indirmeye elbette kadirdir.

“Eğer Hz. İsa (a.s.) yaşıyorsa nerededir ne yer ne içer?” gibi soruların temelinde, İslam’ı, ideolocyaları esas alarak sorgulama denâeti vardır. Oysa İslam’la küfür, Batıyla Doğu iki zıt kutuptur ve hep öyle kalacaktır.

İki ana başlık altında mütalaa ettiğimiz Nüzûl-i İsa meselesi eserin ilk bölümünde ayetler bağlamında, ikinci bölümünde ise daha çok hadisler zaviyesinden tahlil edilmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Adalet ve Hakimiyet
Allah'ın ayetleri, Peygamberimizin (salat ve selam olsun) hadisleri, alimlerimizin hükümleri varken kendi nefislerine göre hüküm veren hakimler, dava açan savcılar, avukatlar ve yasa çıkaran millet vekilleri bu yazı sizin için!
İslam bu dünyaya hakim olmamızı ve adaletli olmamızı emreder. Kendi ülkemizde adaleti sağladıktan sonra amacımız komşu ülkelerden başlayarak dünyaya adalet götürmek için hakim olmalıyız. Bu cihad yeryüzüne hakim olana kadar devam eder.
Adil olursanız yeryüzüne hükmedebilirsiniz. Adil olmak için ise İslam’ın hükümlerine harfiyyen uymak gerekir.
İslam’la hükmetmeye şöyle bir örnek vererek konuyu netleştirelim. Mesele Kuran’a göre belli bir miktarın üstünde ve ihtiyaç haricinde birisi hırsızlık yaptı ise o kişinin eli kesilir.
"Hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerini kesiniz." (Maide, 5/38)
eğer hırsızın elinin kesilmesine hüküm verdiyseniz bu karar adaleti sağlar ve hırsızlığı bitirir. Hırsıza mesela 3 yıl hapis cezası verirseniz o kişiye ceza vermiş olursunuz ancak bu karar adaleti getirmez ve hırsızlığı bitirmez. Hırsıza hiç ceza vermezseniz günaha girmiş ve adaleti yıkmış olursunuz.
ikinci örnek ise islam’da cezası olmayan bir konuda ceza vermektir ki bu duruma göre kişiyi imandan dahi edebilir.
mesela islam’da şahsa küfür etmek yasaktır ancak bunun belli bir cezası yoktur. bir kişiye küfür ettiği gerekçesi ile hapis cezası vermek zulümdür
ancak küfür konusunda Allah’a, İslam’a ve peygamberlere küfür edenlerin cezası islam’a göre ölümdür.
başka bir örnek ise İslam’ın helal kıldığı bir şeye ceza vermektir ki işte kişiyi imandan eden ve yasaklanan hüküm verme ve yasa koyma budur. maalesef bugün Türkiye’de bunun bir çok örneğini görmekteyiz. Mesela islam’da sakal bırakmak sünnet iken yani sakal bırakan kişi sevap kazanırken ve sakal bırakmak tavsiye edilirken. sakalı yasaklayanlar islam düşmanlığı yapmış olurlar
başka bir örnek ise evlenme yaşıdır islam’da evlilik yaşına bir kısıtlama getirilmemiştir. kişi buluğ çağına erdikten sonra anne baba ve kız ya da erkeğin evlilikte rızası varsa ve imamda bu nikahta dini bir sakınca görmedi ise nikah geçerlidir. devletin bu konuya karışma hakkı yoktur ancak mesela 16 yaşında küçükler evlenmezse daha iyi olur diyebilir ancak 16 yaşında küçüklerin evlenmesini yasaklamak islam düşmanlığıdır.
hakimler, savcılar, avukatlar ve millet vekilleri eğer Allah’a inanıyorsanız ALLAH’TAN KORKUN!
5 beğeni · 4 yorum beğen ikon
FiloWay (@filoway)
Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz...
20.01.19 beğen 1 cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
İnandığın din hakkında kulaktan dolma bilgilere sahipsin anlaşılan. Kuran’da ölüm sadece kısas için vardır, o da mağdurun ailesi isterse yoksa kan parası verilir. Evlilik çağı ise buluğ değil rüştür. Kimse hakaret etti diye öldürülmez. Bu sadece islamla ilgilide değil tevratta, incilde, vedalarda da böyledir. Toplumsal yaşamı düzenlemeye çalışan kitaplar toplumda infial davranışta bulunacak kurallar koymazlar. Tabi bu onları vahiy ürünü olarak görüp görmemeye göre değişir.
20.01.19 beğen 7 cevap
deniza (@deniza261)
Alimlerimiz diyorsun; alim olduklarına nasıl karar veriliyor ; kriter nedir ?, zorlama , gerek yok , evrensel kurallar var insanlık için belli hırsızlık yapmayacaksın vs vs senin dediklerini bak Araplar yapıyor gördüler mi hayrını..
20.01.19 beğen 1 cevap
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

sistemi düzeltmek için
bütün memur maaşları eşit olmalıdır! insanların paraya olan ihtiyacı eşit olduğu için farklı maaş fitneye sebep oluyor
farklılık şu şekilde olmalıdır;
evlilere bekarlardan daha fazla ücret verilir ve her çocuk için ek ücret verilir
7 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Yolcu (@yolcu571)
👍👍
25.11.18 beğen cevap
soil smell (@soilsmell)
Maaşların eşit olması için öncelikle verilen eğitimin eşit olması gerekir.
26.11.18 beğen 2 cevap
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Ak partinin en büyük yanlışı;
kadınları çalışmaya teşvik değil, evine anneliğe teşvik etmeliler
anaokulu ancak ROBOT yetiştirir
anne şefkati olmadan çocuk ruhsuz, sadist bencil olur
kadınlar çalışsın deyip hemde 3 çocuk yapın demek samimi değil
aile biterse, ahlakta biter!
14 beğeni · 36 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt (@mustafasenyurt)
seviyeli çözüm üreten yorum yapalım lütfen
24.10.18 beğen 1 cevap
deniz (@deniz56)
devlet kadın erkek ayrımı yapmamalı hiç bir konuda, bir kadın ya da bir erkek ne isterse onu yapmalı. isterlerse kadın çalışsın kocasına baksın. bu insanların kendi problemi. ama anaokulu konusunda kısmen haklısın, kalite o kadar düşük olup, çocuklar çocukluğunu arkadaşlarıyla yaşayamazsa sıkıntı oluyor.
24.10.18 beğen cevap
Valdezgeliyor (@valdezgeliyor)
Kadınları evlere hapsetmek doğru değil. Hele ki günümüz ekonomik koşullarında bunu yapmak çok zor. Türkiye'nin kadını ile erkeği ile birlikte çalışması, erkeğin de bu çalışmada kadına bir anne ve bu ülkenin bir ferdi olarak koruması ve sahip çıkması gerekir. İslam dini de bunu emreder. Eğer devlet kadına verdiği değerde samimiyse o zaman şartları iyileştirsin ve çalışma sürelerinde özel sektörde dahil olmak üzere iyileştirme yapsın. Anaokulları robot yetiştirmez, bir öğretmen olduğum için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Anaokulu eğitimine karşı iseniz. mevcut çalışma düzeni ile ilgili düzenleme yapmalısınız. Bunu yapacak bir baba yiğitte bu ülkede yok maalesef. Zaten anaokulunda sürenin büyük kısmı oyun ve uyku ile geçiyor. Aile biterse türk toplumu biter. Ama bu ne devletin, ne de insanımızın umurunda değil...
24.10.18 beğen 3 cevap
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

KİTAP TANITIMINDAN
el-Edebü'l-Müfred Müslüman ferdin Edeb ve Ahlakı
İmam-ı Buharİ
Allah (cc), indirdiği her kitabı bir peygamber ile beraber göndermiştir. Peygamber, o kitabı en iyi anlayan ve yaşayan örnek insandır.
Her kitabın, peygamberin yorumladığı ve yaşadığı şekilde kabullenilmesi gerekir. O’nun hadisleri Kur’an’dan süzülen gerçeklerdir. Kur’an’ın hayata uygulanmış şeklidir. Hadisler okunup anlaşılmadan Kur’an ve onun öngördüğü yaşam tarzı eksik anlaşılmış olur.
İmam Buhari’nin Ahlâk Hadisleri olarak bilinen bu güzide eseri 643 konu başlığında 1322 Hadis-i Şerifden oluşmaktadır.
ataç ikon el-Edebü'l-Müfred
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Dünya düzeni İslam’a muhtaçtır
Bugün insan aklı bilimle Allah’ın varlığını kabul etmek zorunda kalmıştır. Gelişen bilim bu dünyanın yoktan var olamayacağını yani bir “Yaratıcının” varlığını kabul etmiştir.
Yaratıcı (Allah) bu dünyayı amaçsız yaratmadığına göre bize düşen ne yapmamız gerektiğini bulmaktır.
Bugün dünyada Allah’ı kabul eden üç din bulunmaktadır. Ancak ilk iki din yahudilik ve hristiyanlık kitaplarını ve dinlerinin ilk şeklini bozmuşlardır hatta her iki din mensupları da peygamberlerini haşa “Allah’ın oğlu” diye tanımlamaktadırlar bu ise Tevhid inancına ters bir düşünce olduğu için artık bu iki dinde batıl dinler arasına girmiştir (aslı batıl değil bozulduğu için batıl olmuştur)
Geriye ise değerlendirilebilecek tek din kalıyor o da İslamdır. İslam’ın değerlendirilmesine yine dinin kitabı olan Kuran’la başlayalım. Kuran bugüne kadar tek harfi bile bozulmadan gelmiş tek kitaptır hatta 1500 yıl öncesinden bozulmadan ulaşabilen herhangi bir kitap yoktur. Aslında bu bile başlı başına bir mucizedir ve İslam’ın hak din olduğunu ispata yeterli bir delildir
Peki Kuran bizden ne istiyor?
Kuran ve peygamberimiz (salat ve selam ona olsun) bizden ilk önce samimi bir iman istiyor
Aslında bu dinin en önemli ve en çok ihmal edilen özelliği samimi bir şekilde inanmaktır
hatta devletlerin yıkılmasının birinci sebebi halkın ve liderinin İslam’la hükmetmemesi ve İslam’ı yaşamayan bir millet olduğu için devletlerin yıkılmasına sebep olmuştur olacaktır.
ben Müslüman oldum diyen kişi ilk önce dış görünüşünden başlayarak içine doğru İslam’ı yaşamakla mükelleftir
İslam’ı tek emrini kabul etmeyen diğerlerini yapsa bile kafirlerden sayılmıştır işte samimiyet burada devreye giriyor yani samimi kişi acaba demeden fakat demeden hatta aklı almasa bile dinin emrini kabul etmek zorundadır
Dış görünüş neden önemlidir? Çünkü şeriata göre bir kişi başka kişinin kalbini bilemiyeceği için dış görünüşü ile hüküm verir
mesela Müslümanlardan ölen bir kişiye başka samimi Müslümanlar iyidir diye şahitlik yaparsa kişinin cennete gitmesi umulur(1) Müslümanlar dinin emir ve yasaklarına uymakla birlikte dışarıdan bakıldığında da bu kişi Müslüman gibi yaşıyor dedirtmelidir burada önemli olan ise desinleri diye değil ama Müslüman olduğu belli olacak şekilde bu dini yaşamalıdır
şöyle bir örnek verelim farz olan zekat mutlaka başka bir Müslüman’ın şahit olacağı şekilde verilmelidir ancak nafile ibadet olan sadaka mümkünse gizli verilmelidir yani zekat açıktan verildiğinde sadaka gizli verildiğinde daha çok sevap kazanmaya neden olur tabiki içine haram ve şirk, gösteriş gibi helak edici şeyler karışmadı ise!
İslam dış görünüşle başlar çünkü helal olan ve kıyafetlerin terki yani çıplaklık toplumu bozan birinci unsurdur
İnsan nefisli olarak yaratılmıştır yani kötüye meyletme özelliğine sahiptir bu imtihanın bir parçası olduğu için kişinin samimi Müslüman olduğunun kanıtı yasaklardan kaçmak ile belli olur
Dikkat ederseniz Hazreti Adem ile Havva’nın ilk suçu çıplak kalmaktır. Çıplaklık melekten üstün insanı hayvandan daha aşağı dereceye düşürerek(2) cennetten kovulmalarına neden olmuştur
Yani tabiri caizse insan “0” sıfır noktasına ulaşmak için ilk önce İslam’ın emrettiği kıyafetleri giymelidir
Bu konuda özellikle kadınlar için büyük bir imtihan meselesidir ( maalesef kadınların büyük bölümü bu suçtan kaybetmektedirler) Kadın yaratılışındaki nefisden dolayı kendini beğendirme isteğine sahiptir. kendini beğendirmek için de en güzel yanlarını ön plana çıkaracak kıyafetler giymek istemekte ve maalesef pek çoğu nefsi için giyinmektedirler. ve tabi olarak nefse yani şeytana uyan kıyafette İslam’a uymuyor.
Bugün kadınlar İslam’ın emrettiği kıyafeti giyse emin olun pek çok sorun kendiliğinden çözülecektir.
Kıyafet sorununu çözdükten sonra İslam’da ibadet kısmı geliyor bu da kişiyi sıfırdan zirveye çıkaracak ameldir, unutulmamalıdır ki kişinin amelinin çokluğundan ziyade samimi bir şekilde yaptığı ibadetler önemlidir.
ibadetler bizzat Kuran’ın yani Allah’ın emirleridir. ibadet inadım diyen ile gerçekten iman eden Müslüman’ı ayırmak için vardır
Namazdan başlayacak olursak öncelikle 5(beş) vakit olduğunu belirtelim bugün maalesef bazı hadis inkarcısı müsteşrikler namazın beş vakit olduğunu bile kabul etmiyor tabi ki namazın beş vakit olduğunu inkar eden dinin 1(bir) hükmünü inkar ettiği için dinden çıkar.
namaz insana her istediğini yapamayacağını söyler
mesela sarhoş birinin namaz kılması kuran ile yasaklanmıştır hatta “içki içenin 40 gün namazı kabul olmaz” diye bir hadis var( bu hadis şöyle anlayabiliriz içki içen kişinin geriye doğru 40 günlük namazı iptal olur doğrusu Allah bilir diyoruz) ancak içki içtikten sonra gerçekten pişman olduktan ve tevbe ettikten sonra içki içmeden önceki kırk günlük namazını kılmış olsa bile kaza etmelidir bu takvaya daha uygundur
yani “hem içki içerim hem namaz kılarım” demek ne kadar aptalca geliyorsa dinin her hükmü aslında böyledir işte samimiyet böyle belli olur yani Mümin namaz kılar, içki içmez
bugün Müslümanlardan yok denecek kadar az kişi domuz eti yemiştir ki hatta devamlı domuz eti yiyen bir Müslümana rastlayamazsınız bu kişi ya bilmeden ya da merak ettiği için yemiştir
bir Müslüman’a “sen domuz eti yedin mi?” diye sorsanız anasına sövülmüş gibi kızar hatta sizi dövmeye bile kalkabilir ama maalesef aynı kişi düşünmeden diye haramları yemekte hatta bundan pişmanlık bile duymamaktadır
domuz eti yemeyen Müslümanlar ondan daha büyük haram olan faizi neden yerler!
Faiz kişinin haşa annesi ile zina yapmasından daha büyük bir günahtır(3) yani çok büyük günahlardan biridir faiz yemek.
Kuran’ın ifadesi ile faiz yiyenler “Allah’a ve resulüne savaş açmışlardır”(4)
faiz’in büyük günahlardan sayılmasının sebebi kul hakkıdır ve toplumun bozulmasının sebeplerinden biri de faiz yani haksız kazançtır
mesela bir tüccar kredi çekerek bir mal alsa o kredi borcunu ödeyebilmek için normalde 10 liraya satacağı ürünü 15 liraya satmak zorunda kalıyor böylece malı fiyatını durduk yerde 5 lira arttırarak hak etmediği bir ücreti müşteriden isteyerek öncelikle müşteriden fazla para alarak müşteriyi kandırmış oluyor işte bu bir kişinin kul hakkıdır
bu tüccar büyük bir şirketin sahibi ise kaç kişiyi kandırdığını siz düşünün ve bunun neticesi olarak malın piyasa fiyatını yükselterek enflasyonun da yükselmesine dolaylı yoldan sebep olarak ekonominin bozulmasına neden oluyor işte burada bir ülkede yaşayan her insanın hakkına girmiş oluyor ki kişi pişman olmadan ve hatta Allah’ın rahmeti olmadan bu günahın hesabını veremez!
ve bankacı boyutuna bakacak olursak 100 lira kredi alıp 180 lira geri ödeyen kişi bankacıya 80 lira para kazandırıyor
bankacı da Allah’ın düzenine savaş açan hainlerden olduğu için daha çok kar yapmak için gelecek sene 100 lira kredi alan kişiden 190 lira istiyor işte bu da ülkedeki faiz oranının artmasına dolayısı ile enflasyona neden oluyor işte masum sanılan bir kredi ülkenin ekonomisine bu kadar zarar veriyor ve yine krediyi veren de krediyi alan kişide bir ülke halkının hakkına giriyor ne kadar büyük bir günah olduğunu umarım anlamışsınızdır!
Yani şunu diyebiliriz ki Allah’ın düzenine savaş açarak faiz yiyenlerin namazı yatıp-kalkmaktan ibarettir
Tesettür hakkında da yine aynı mantıkla şunu söyleyebiliriz peygamberimizin tesettürün hakkını vermeyerek tesettürü oyuncak edenlere “giyinik çıplaklar”(5) diyerek lanet ettiği hadis hatırlayın ve tesettür namaz kılanların yani peygamberimizin lanet ettiği kişilerin namazları da yatıp kalkmaktan ibaret olduğunu sanırım söylemeye gerek yoktur
zina ve fuhuş olaylarına değinmek istemiyorum çünkü bunlar bir kafirin bir ateistin bile ahlaksızlık olarak kabul ettiği çirkin günahlardandır
unutulmamalıdır ki bir günahı büyüten şey kul hakkıdır
çünkü kul hakkını Allah affetmiyor!
Yani bu toplumu gerçekten düzeltmek istiyorsanız İslam’a harfiyen uymak gerektiği bilinmelidir.


(İyiliğine dört Müslümanın şahitlik ettiği mümini Allahü teâlâ Cennete koyar.) [Buhari]
(Bir Müslümanın iyi olduğuna dört komşusu şahitlik ederse, Allahü teâlâ, “Ben sizin şahitliğinizi kabul ettim. Onun bilmediğiniz [kötü] şeylerini de affettim” buyurur.) [Ebu Ya’la]
(Bir müminin cenazesinde, kırk Müslüman bulunursa, Allahü teâlâ o kırk kişiyi bu Müslümana şefaatçi kılar.) [Müslim]

(2) “Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.” FURKAN Suresi 44. ayeti

(3) İbn Mesud’dan rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (asm) şöyle buyurdu:
“Faiz yetmiş üç kısımdır / çeşittir. En hafifi kişinin annesiyle zina yapması gibidir...” (Hakim, Müstedrek, 2/43).

(4) “Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.” BAKARA Suresi 279. ayet

(5) Bana Zuheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Cerîr Suheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hurayra'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki:
«Cehennemliklerden görmediğim iki sınıf vardır. (Biri) Yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir kavim! (Diğeri) Giyinmiş çıplak, sallanarak yürümeyi öğreten kırıtkan, başları Horasan develerinin eğilmiş hörgüçleri gibi bir takım kadınlar! Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Halbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır.»
(Sahih-i Muslum, Libas, Bab, 34, hadis no : 125, (2128), 1958 , Cennet 53, (2857), 52, (2128); Ahmed b. Hanbel, Musned, 2/355, 440; Kutub-i Sitte, 5933)
"Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır.
(Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)
19 beğeni · 123 yorum beğen ikon
E.A. (@ea)
Tek harfi bile bozulmadan gelmiş ama okuyan herkes başka bir şey anlıyor.
17.07.18 beğen 7 cevap
Vüsat (@vayacondios)
"Gelişen bilim bu dünyanın yoktan var olamayacağını yani bir “Yaratıcının” varlığını kabul etmiştir." derken kaynak olarak gösterdiğiniz araştırmaları eklerseniz sevinirim. Aksi takdirde bu cümleniz mesnetsiz olacak.
17.07.18 beğen 7 cevap
yttt (@yumurtlayanyumurta)
Vicdanı, iyiyi kötüyü ayırt etmek için dine ihtiyaç yoktur. Din hukuksal düzenin olmadığı zamanlarda insanları düzene sokmak için uydurulmuş kocaman bir yalandır.
17.07.18 beğen 2 cevap
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Terğib ve Terhib
Faziletli ameller, adab, güzel ahlak, helal ve haram konularıyla ilgili hadislerin derlendiği eserler, "Tergib ve Terhib" ve "Fezail" konulu eserlerdir. Bu konudaki meşhur eserlerden biri, İmam Münziri (ö. 656/1258)'nin et-Tergib ve et-Terhib mine'l-Hadis adlı eseridir.

İmam Münziri, bu eserinde sahih ve hasen derecesinde olan hadisler yanında; ahlak ve fezail babında olması sebebiyle "çok zayıf" ve "mevzu" olmayan "zayıf" hadislere yer vermiş, sahih, hasen ve makbul hadisleri (an) harf-i cerriyle zikretmiş, zayıf hadisleri zikrederken (rüviye) mechul sigasım kullanmıştır.

Meşhur hadis hafızı İbn Hacer el-Askalani (ö. 852/1449), bu eserdeki sahih, hasen ve makbul hadisleri seçerek eseri özetlemiş bulunmaktadır.

İbn Hacer el-Askalani'nin üzetlediği bu eserde Sevgili Peygamberimiz'in manevi hayatımızı ve güzel ahlaki takviye etme anlamındaki hadisleri yorumsuz ve açıklamasız sunulmaktadır. Tergib (teşvik etme, özendirme) başlığıyla nebevi tavsiyeler sunulmakta, Terhib (sakındırma) başlığıyla bu konudaki yanlışlıklara temas edilmektedir.

İmam Nevevi'nin Riyazu's-Salihin adlı güzel eseri gibi bu eser de özellikle halkın istifadesi için telif edilmiş olup Arapça metninde hadislerin sadece ana kaynakları ve kısmen dereceleri belirtilmiştir.

Elinizdeki tercümede hadislerin derecelerine yer verilmemiş, sadece hadis metinlerinin tercümelerine yer verilmiştir. Kitaptaki hadislerin tamamı sahih, hasen ve makbul hadislerdir. Ahlak konusunda kabul edilebilir derecede zayıf hadisler nadiren bulunsa da çok zayıf ve uydurma hadisler bulunmamaktadır.

Gerek Arapça orijinal metinde, gerekse tercümede yanlış ve eksik ifade tesbit eden kardeşlerimizin ilmi emanete riayet ve İslami sorumluluk gereği mütercim veya musahhihe ya da yayınevine ulaşmalarını temenni ediyoruz.

Eseri manevi alanda kendi yetiştirmek isteyen her müslümana, özelikle genç kardeşlerimize tavsiye ediyoruz. Rabbim, hepimize rızasını kazanmaya vesile olacak çalışmalar ve başarılar ihsan eylesin.
ataç ikon Muhtasar Terğib ve Terhib
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Cemil Meriç
Tanzimat aydını İstanbulludur, İstanbullu ise, "insanlığın nazenin ve çelebi bir cinsi"dir. "Kış bahçelerinde, saksılar içinde, yapma bir hararetle yetişip gelişen" bir nebat. Kötümser, halkını tanımaz ve neredeyse bozguncu. "Sodom ve Gomore", işgal altındaki İstanbul'un işbirlikçi burjuvazisini tüm sefaletiyle sergiler.
Vatan haininden aydın olmaz.
İnsanlık haysiyetini bütünü ile kaybeden bu zavallılar hiçbir devrin ve hiçbir medeniyetin ölçüleriyle aydın sayılamazlar.
ataç ikon Jurnal Cilt: 2 (1966 - 1983)
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Bir Ayet paylaşım fotoğrafı
Bir Ayet
HADİD Suresi 14. ayet
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
/ 149