up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Felsefe Yapalım

ahmet muti

ahmet muti

@ahmetmuti

1974 yılında canlandırılan performansın adı Rhythm 0. paylaşım fotoğrafı
İnsan Türünün Canavarlaşmakta Sınır Tanımayacağını Gösteren Bu Sosyal Deney Herkesi Dehşete Düşürüyor!

erformans sanatı denince akla ilk gelen isimlerden biri Sırp asıllı Marina Abramoviç yaptığı gösterilerle kendi dalında tarihe geçmiş bir isim. Abramoviç'in birçok canlı performansı hem takipçilerini hayrete düşürecek şekilde yaratıcı hem de canlı performanslar olduğu için aslında bir nevi de sosyal deney statüsünde değerlendiriliyor.

Sırp asıllı sanatçının onlarca başarılı performansından en iyi on tanesini burada derlemiştik.
ncak içeriğimizin konusu olan performans sanatı insanı dehşete düşüren sonuçlarıyla diğerlerinden ayrılıyor.
O dönem sanat çevrelerinde çok tanınmamış bir isim olan Abramoviç bu performansında altı saat boyunca olduğu yerde hareketsiz kalarak hiçbir şeye tepki vermemeyi amaçlamış. Gösterinin işleyişi olduğu yerde sabit kalmaktan ibaret.

Bununla birlikte sanatçının hemen yanındaki masaya da yetmiş iki adet nesne dizilmiş. Gösteriye gelenlere de bu nesneleri istedikleri gibi kullanabilecekleri söylenmiş.
Masanın üstünde kekten çiçeğe, bıçaktan zincire kadar rastgele dizilen eşyalar vardı. İnsanoğlunun romantizmini ve vahşiliğini ölçecek şarap ve jilet gibi nesnelerde masaya dizilmişti. Hatta bunların arasında bir silah ve bir de kurşun bulunmaktaydı. Ziyaretçiler bu eşyaları istedikleri gibi kullanabileceklerdi.

6 saat sürmesi planlanan gösteride Marina Abramoviç bir cansız manken gibi sabit kalacaktı.
Ancak hayatının en zor gününü yaşayacağını gösterinin başında tahmin etmiş miydi? İşte bunu bilemiyoruz.

Abramoviç'in üzerinde "Ben 6 saat boyunca burada ayakta duracağım. Bu objelerle bana istediğinizi yapabilirsiniz, olacakların hepsinden ben sorumluyum." yazan bir kağıt vardı.
Abramoviç'in çaresiz ve hareketsiz bir insana diğer insanların tepkilerini gözlemlemeyi amaçladığı gösterinin ilk başlarında ziyaretçiler sanatçıya karşı oldukça insancıl davrandı. Gül verenler, saçını okşayanlar, kek yedirenler bile performansın nereye gideceğini tahmin edememişti.
Dakikalar geçtikçe işler bir sanat performansından çok vahşete dönmeye başladı.
Seyircilerden birinin kadına tokat atması ve hiçbir tepki almaması diğer göstericileri de cesaretlendirdi. Abramovic’in gerçekten de, hiçbir reaksiyon vermediğini farkeden topluluktan bazıları kadına daha sert bir biçimde vurmaya başladı. Az önce kadının elini sıkan, ona gül uzatan insanlar karşılarında gerçekten savunmasız birinin olduğunu kavradıklarında şiddet eğilimi göstermeye başladılar. Ancak olaylar bununla da sınırla kalmadı.

İzleyicilerden birisi masada bulunan dolu silahı Abramoviç'e doğru dayadı. Basit bir performans sanatı gösterisi dehşet gösterisine dönmüştü.
Vücudunu jiletle çizenler, kadını darp edenler, cinsel tacizde bulunanlar hatta tecavüze yeltenenler bile oldu. Bu basit gösteri insanoğlunun içinde nasıl bir canavar olduğunu gösteriyordu.

İş bazı ziyaretçilerin sanatçıların jilet darbesiyle boynundan akan kanı emmesine kadar gitmişti. Gösterinin sonlarına doğru birkaç duyarlı insan araya girdi.
Kalabalık dehşet dolu eylemlerden vazgeçti ve kadının çıplak fotoğraflarını çekmeye, bazılarını da eline tutuşturmaya başladılar. Bu esnada kadın gözyaşlarına boğuldu.

Kalabalıktan bir kadın sanatçının gözyaşlarını sildi ve ona sarıldı. Yapılanlardan rahatsız azınlık da araya girdi.
Bazıları sanatçının yaralarını temizlerken, bir kısmı da üstünü örttü. Sakinlemesi için kadına sigara uzatıldı.

Altı saatlik gösterinin bitmesiyle Abramoviç kan revan içinde hareket etmeye başladı ve sanat galerisinde bulunan insanlar korku içinde sağa sola koşuşturmaya başladı.
Basit bir fikirle başlayan sıradan bir performans sanatı, insanların kötülük konusunda birbirlerinden cesaret aldıklarında ne kadar vahşileşebileceğini gösteren bir sosyal deneye dönüştü.

ilgili link:
https://onedio.com/haber/...usuruyor-795310
11 yorum
Müşerref (@mavisever)
Ahh bunu çok önce sanırım Mynet’te izlemiştim ve önce insan ve sonra kadın olduğum için kendilerini insan zanneden bu,hımmm söyleyecek kelime bulamıyorum bu yaratıklardan çok utanmıştım.
Gerçekten çok çirkin ve acınası bir durum..😠😠😠
07.09.19 beğen 2 cevap
Pınar (@dreamerr)
İnsanlardan her şeyin bekleneceğini bu kadına biri söylese idi keşke. Ayıp etmiş kendi insanlığına. Üzüldüm :(
07.09.19 beğen 1 cevap
DENİZ (@deniz84)
İlk tokatı atan kişiye tepki verilseydi diğer insanlar buna cesaret edemeyecekti belki de. İnsanoğlunun kıpırtısızlığının ne boyutlara ulaştığınıda test etmiş. Güzel paylaşım teşekkürler👏👏👏
07.09.19 beğen 1 cevap
ibrahim Ykr

ibrahim Ykr

@uzayedebiyati

Şimdi, bu konuyu ele almadan önce. Realizm ile konumuzun alakası yok. Realizm'i de çok yakın zaman da ele alacağım..

Şimdi gelin kafa patlalım, önce sıralı bir sistem indirgenmesi yapalım, ve listemizi dizelim. Kısaca İndex yapalım

1 - Realist nedir?

Cevap : ad, veyahut ; gerçekçi demektir.
Örnek ; sen ne kadar realist birisin ("gerçekçi)

Konumuza gelelim, günümüz de bu kavramlar artık Sosyolojik olarak, uzaklaşmış durumda. Realistik'lik duygu sentezi olarak yer alabilir lakin. Meta, veyahut sinerji olarakta artık. Kıstaslar dışında. Sanal alem duygusuz bir alemdir bu yüzden realist bakış açısı ile konuları ele alamıyoruz. Duygu-Düşünce bize yakın gelmiyor.

Realist bakış açısı neden önemlidir?
Öncelikle bir insanda olması gereken vasıfları ele alalım.
1 - Vakur olmalı
2 - İnayetli olmalı (İnayet; yardımcı, şevkatli)
3 - Dürüst
4 - Gerçekçi olmalı (Realist).

Peki biz ne kadar gerçekçiyiz?
Eskisi kadar doğruları söyleyip, doğru şeyleri ele alıp işlemiyoruz. Bazı duygularımız yadsımaz bir biçimde kayboluyor ve biz hiç bir şey yapmıyoruz.. ve hepimiz birbirimizle müshetezi bir şekilde dalga geçiyoruz.

Sizce insanlar ne zaman eskiye dönüp gerçekçi olacak?
0 yorum
Karakalem

Karakalem

@karakalem

Biliyormusun ? bu hayatta senden sadece BİR TANE yok senden ve benden onlar,yüzler,binler,milyonlar,belki milyarlarca var.
Kendimizi özel hissetmemiz sadece okuduğumuz kişisel kitaplardan kaynaklımı. Yada dinlediğimiz bir şarkı veya izlediğimiz bir film ?

Kendimizi özel hissetirmek için senin sende özel olman yetermi ?
Bu yeterliliğe sahip insanları kendini beğenmiş olarak yargılamadın mı ?

Benim sende özel olmam için olması gerekenler nereye kadar sınırlı ?
En ufak bir hatanın ortaya çıkacağı ana kadar mı ?
Senin sende olmasını istediğinin bende olacağı zamana kadar mı ?
Yoksa sen ölene kadar mı ?

Bu hayatta özel insanlar kim sana söyliyeyim mi ?
Bu hayatı kolaylaştıracak icadlar var edenler veya bir topluma bir fayda sağlıyanlar. Değildir ki bir toplumu yöneten. Bir toplumdan ziyade insanlığa kendini vermiş ve tarih sayfalarında ismi silinmeyecek olandır ölümsüz olan
işte budur özel olan.İyisi ile kötüsü ile o insan iyiliğini kendine has kötülüğüde kendine has yapıp özelleşmiş ve asla unutulmayacak durumda olmuştur.
Anılmak sadece anlaşılmak ise sen iyi anarsan o iyidir kötü anarsan o kötüdür.

Amerika için;albert einstein hep iyidir peki japonyada ki masum vatandaşlar için ? ÖRNEKLER ANLAŞILMAYI KOLAYLAŞTIRDIĞI İÇİN ÖRNEK OLMAYA BAK.
6 yorum
Bilgisever (@caglaozgur)
Benim sende özel olmam nereye kadar? Güzel. Kesinlikle katılıyorum. Fikrimin kaleme alınmış hali.
03.09.19 beğen 1 cevap
Bearded Angler (@beardedangler)
Abi sende bu tarz yazıları yazmaya tetikleyen hal ne ola ki 🙄🙄
03.09.19 beğen 2 cevap
Bilgisever

Bilgisever

@caglaozgur

Gerçeklik kişiden kişiye değişir mi? Herkesin bir olayı yaşadığı vakit, verdiği tepkinin birbirinden apayrı olduğunu, bir konunun ağırlığı, iyiliği, kötülüğü hakkında birbirinden ayrı düşüncelere sahip olduğumuzu, birbirimizi bu yüzden anlamanın epey zorlaşmasında katkısının azımsanmayacağını düşünürsek, böyle düşünmek yerinde olur fikrimce.
İletişim birbirimizi anlamak, aramızdaki anlaşmazlığı önlemek için var olsa da, iletişim denen ve birçok türe ayrılan bu tuhaf yöntem sizce işe yarıyor mu? Her yöntem herkes için uygun olmasa da, kendimize uyan yöntemin etrafımızdaki insanlar tarafından kabul görüp görmeme durumu da iletişim kurup kuramama durumumuz üzerinde oldukça büyük bir tesire sahip.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

SOPRANOCULUK (M.S. Yirmi birinci yüzyıl)
Başkasını hallederken, seni hallettiklerinde göstermelerini bekleyeceğin saygıyı göster. Kapiş?

BAHAÎ (M.S. On dokuzuncu yüzyıl dolayları)
Sana yüklenmesini istemediğini başkasına yükleme ve sana söylenmesini istemediğini başkasına söyleme. Buyruğum budur, öğren.—Bahaullah

İSLAM (M.S. Yedinci yüzyıl dolayları)
Kendiniz için dilediğinizi başkaları için dilemediğiniz sürece hiçbiriniz mümin değilsinizdir. —Hadis

KONFÜÇYÜSÇÜLÜK (M.Ö. Altıncı yüzyıl dolayları)
Sana yapılmasını istemediğin şeyleri başkalarına yapma. —Konfüçyüs

BUDİZM (M.Ö. Altıncı yüzyıl dolayları)
Sana can yakıcı gelecek şekilde diğerlerinin canını yakma.
—Tibetli Dhammapada

ZERDÜŞTLÜK (M.Ö. On ikinci yüzyıl dolayları)
İnsan yalnızca kendisi için iyi olmayanı başkasına yapmadığında iyidir.
—Dadistan-ı Dinik

JUDAİZM (M.Ö. On üçüncü yüzyıl dolayları)
Sana kötü olanı komşuna yapma; Tevrat'ın özü budur; gerisi yorumdur; öğren.—Babil Talmudu

HİNDUİZM (M.Ö. On üçüncü yüzyıl dolayları)
Kendine yapılmasını istemediklerini başkalarına yapma...Dharma budur. Dikkat edin.—Mahabharata

"Başkalarına, başkalarının sana yapmalarını istediğini yapma; farklı zevkleri olabilir."
Bernard Shaw
Bernard Shaw
0 (0 oy)
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Üniversite eğitim kadrosunun toplantısında birdenbire bir melek belirir ve felsefe bölümünün başkanına,

"Şu üçünden hangisini seçersen sana onu bahşedeceğim," der.

"Bilgelik, Güzellik veya on milyon dolar."

Profesör hiç düşünmeden bilgeliği seçer.
Bir ışık parlamasının ardından profesör değişiyormuş gibi görünür ancak parlama bittiğinde diğerleri adamı masaya çöküp
kalmış bomboş bakarken bulurlar. Hocalardan birisi,

"Lütfen, bir şey söyle," der.
Profesör gözlerini masadan ayırmadan,

"Parayı almalıydım" der.
Daniel Klein
0 (0 oy)
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

DIMITRI: Son zamanlarda canımı sıkan bir konu var, Tasso.
TASSO: Neymiş?
DIMITRI: Tüm bunların anlamı ne?
TASSO: Tüm bunlar derken?
DIMITRI: İşte... Yaşam, ölüm, aşk... Şu aşurenin içine koyulabilen ne varsa...
TASSO: Bunların bir anlamı olduğunu da nereden çıkardın?
DIMITRI: E, olmalı çünkü. Yoksa yaşam şey olurdu...
TASSO: Ne?
DIMITRI: Ben iki tek atayım...
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Bu kadim Yunan diyalog parçası, felsefede sonsuz gerileme denilen kavramı ne de güzel örnekliyor.

DIMITRI: Dünyayı Atlas taşıyorsa,Atlas'ı ne taşıyor?
TASSO: Kaplumbağa.
DIMITRI: İyi de, kaplumbağa neyin üstünde duruyor peki?
TASSO: Bir diğer kaplumbağanın.
DIMITRI: Peki, o kaplumbağa neyin üstünde?
TASSO: Sevgili Dimitri, ondan sonrası ta dibine kadar hep kaplumbağa işte!
0 yorum
Yaser

Yaser

@serserimsi

Aksiyoloji etik ve estetik olmak üzere ikiye ayrılır.
Etik, insanların ahlaki değerlerini sorgularken estetik ise neyin güzel olduğuyla ilgilenir. Neyin etik, neyin estetik olduğunu açıklamak ise çok zordur.
Bunların hepsi değerler ile gelir.
Peki değerlerin kaynağı nedir? (Var mıdır ?)
29 yorum
munis (@munis488)
Bana göre inanç ve gönül gözü ile bakabilmektir kaynakları :)
26.08.19 beğen 1 cevap
Eseflal (@eseflal)
🤔 toplum
26.08.19 beğen 1 cevap
Bilgisever (@caglaozgur)
Son zamanlarda gerek kitaplar, gerek düşünceler olsun bu konu üzerinde çok kafa yoruyorum. Tam olarak ne düşüneceğimi, derinlere indikçe bilemediğim bir düşünce. Eğer kişi sorgulamayan, kalitesiz, düşünmemiş ve muhtemelen düşünmeye itseniz bile düşünmeyecek bir insansa, sadece ahlaki değerlere bağlayıp zamanını ziyan edecek. Fakat konu oldukça derin.
27.08.19 beğen 1 cevap
BaroN

BaroN

@golgeadam

Mutlu kişi henüz doğmamış olandır.
0 yorum
Felsefe Yapalım
Toplam Paylaşım : 12
Benim Paylaşımım : 0
Herhangi bir felsefi konuyu tartışmaya açabilirsiniz lütfen özlü söz paylaşıp çekilmeyin!
ODA KURALLARI
  • Bir düşünürü veya fikrini tartışmaya açabilirsin.
  • Felsefe ile alakasız paylaşımlar kuraldışıdır.
  • Küfür, hakaret içeren paylaşımlar kuraldışıdır.