up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

İnanç

Uzm.  Serdar T.

Uzm. Serdar T.

@lizbon

 paylaşım fotoğrafı
Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten. Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan gül yine de gülmekten vazgeçmez. Hale razı oluş şükürdür. Gül de daimi bir şükür makamındadır. Hem bilmez misin ki başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da başındaki belayı def ederler. O halde yüzün gülsün..
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
 paylaşım fotoğrafı
Ben Mesela Sıkıntıyla İmtihan Oluyorum Bazıları Gerçekten Rahatlıkla İmtihan Oluyor Hayatın Değerini Bilmiyorlar Bence O Yüzden İnsanlar Bir Değişik Bazıları Daha İyi İnsanlar Bence
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
 paylaşım fotoğrafı
Benim Başıma Geldi Aynen Öyledir Böyle İnsanlar Araya Kara Kedi Gibi Girmeye Bayılırlar
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
meysemitemar

meysemitemar

@meysemitemar

TOLUMSAL SONUÇLAR  paylaşım fotoğrafı
TOLUMSAL SONUÇLAR
A) Düşmanlığın oluşması: Bu davranışın ilk toplumsal etkisi, dostlukları düşmanlıklara çevirmesidir. Zira tartışan kimse, karşı tarafın nefretini uyandıracak mantık dışı hareketler sergiler. Bu durumda tartışan kimsenin haklı olup olmamasında fark yoktur. Zira haklı değilse, mantık dışı hareketlerinin temelsiz olduğu açıktır. Bu davranış muhatabın zihninde, tartışanın taassup ehli, baskıcı ve makul olmayan bir kimse olduğu fikrini oluşturur. Eğer haklıysa da düşmanca tavır takınmasından dolayı muhatabında kendisine yönelik nefret oluşturur. Çünkü bu tavırdan dolayı uygunsuz olan hareketler sergilediği görülecektir ve muhataba yönelik münasebetsiz davranışlarda bulunacaktır. Her şekilde bu davranış, dostluk ilişkisini yok eder ve yerini gittikçe düşmanlığa bırakır. Belki de bundan dolayı İmam Cafer Sadık (a.s) “Eğer birisini seviyorsan, onunla şakalaşma ve tartışma.”[1] buyurmuştur.
Zira şakalaşmak ve tartışma ferdin diğer insanların yanındaki konumunu ayaklar altına alır ve diğer insanların o fertten uzaklaşmasına neden olur. Hz. Süleyman’ın oğluna öğütlerinde şöyle geçmektedir:
“Oğlum! Tartışmaktan sakın, zira faydası olmadığı gibi kardeşler arasında düşmanlık da yaratır.”[2]
Bu davranışın hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi hatta insanların menfaatlerine de terstir ve muhabbet ve dostlukları yok eder. Emirülmüminin Ali’nin (a.s) Kumeyl’e öğütlerinde de bu nokta açıkça beyan edilmiştir:
“Ey Kumeyl! Tartışmaktan sakın. Zira böyle davranırsan sefihleri kendini aşağılamaya zorlamışsındır ve bu davranış dostlukları yok eder.”[3]
B) Nifak ve ikiyüzlülüğün oluşması: Bu davranışın topluma yönelik kötü sonuçlarından birisi de nifak çıkarmak ve fertlerin ikiyüzlü davranışlarıdır. Zira birlikte yaşayan insanlar, birbirleriyle dostturlar ve bu ilişkinin devamı için çaba sarf ederler. İnsanlar birbirine muhtaçtır ve bu dostluk şemsiyesi altında birbirlerinin sorunlarını birlikte çözerler. Bir kimsenin mantıksızca kendileriyle tartışıp çekiştiğini gördüklerinde ondan nefret eder ve onunla ilişkilerini kesmeyi isterler. Ancak bazı nedenlerden dolayı içten içe ondan nefret ederken görünüşte ilişkilerini devam ettirirler. Bu da insanları nifaka ve ikiyüzlülüğe sürükler. Hz. Peygamber (s.a.a) bir hadisinde bu kötü sonuca işaret etmekte ve insanlara çekişmeyi yasaklamaktadır:
“Tartışma ve husumetten sakının. Çünkü bu ikisi kalpleri kardeşlere karşı hasta yapar ve kalplerde nifakı yeşertir.”[4]
Bu davranıştan dolayı insanların kalplerinde birbirlerine karşı kin, düşmanlık, nefret, nifak ve ikiyüzlülük oluşur. Bu da insan için en kötü hastalıktır. Eğer bu hastalık insanlar arasında yayılırsa, toplumsal ilişkiler dağılır ve toplum emniyeti şiddetli bir tehlikeyle karşı karşıya kalır.
C) Başkalarına eziyet: Daha önce de zikredildiği gibi tartışmada, tartışan kimsenin kibri, gururu ve kendini üstün görme duygusu gibi dinî olmayan amaçlarla tartışmaya girişilmektedir. Bu tartışmada tek amaç da karşı tarafı susturmak, aşağılamak ve kendi sözünü kabul ettirmektir. Tartışma böyle bir amaçla yapılırsa doğal olarak karşı tarafı yenmek için her türlü kötü girişimden de geri kalınmayacaktır. Bu durumda da yapılan her şey karşı tarafa eziyetten başka bir şey değildir.
Şehid-i Sani Zeynuddin ibn Ali ibn Ahmed Amulî, Minyetu’l-Murid adlı eserinde başka birisine üstünlük sağlamanın ve ona (sözlü) saldırmanın, aşağılık ve helâk edici iki şehvet olduğunu söylemektedir. Tartışmanın da bu iki aşağılık özelliği takviye eden unsurlar olduğunu belirtmektedir. Bu konudaki sözleri şöyledir: “Tartışma, bu helâk edici sıfatın takviye edicisidir. Tartışma, başka birisine eziyet etmek ve nefret oluşturmaktan ayrı değildir. Bu davranış, kendisine itiraz edilen şahsı, itiraz eden şahsa karşı tüm gücüyle saldırmaya mecbur eder. Haklı olsun veya olmasın fark etmez (kendisini savunur), kendi konumunu takviye etmeye sevk eder ve itiraz edene karşı istediği gibi saldırmaya yönlendirir. Sonunda iki taraf arasında ihtilaf çıkar. Bu iki köpeğin arasında şiddet ve kavganın artması gibidir. Böyle bir durumda her iki taraf da ne kadar güçleri varsa hasmını yenmek için birbirine darbe vurmaya çalışır.”[5]
Eğer toplumda böyle davranışlar yayılacak olsa, kardeşlik ve yardımlaşma toplum arasında yok olur ve yerini düşmanlık, inat, karışıklık ve çatışma alır. Sonunda toplumsal sağlık ve emniyet, çok ciddi buhran ve zararla karşı karşıya kalır. Doğal olarak bu durum, toplum bireyleri üzerinde, özellikle de yaşı küçük ve tecrübesiz bireyler üzerinde istenmeyen etkiler bırakacaktır.
D) Örnek oluşturmak: Tartışmanın istenmeyen sonuçlarından birisi de öğrencinin eğitmenini örnek alarak bu kötü özelliği öğrenmesidir. Temelde ebeveyn ve eğitmenler, evlatlar ve öğrenciler için etkili ve sevilen örnekler sayılmaktadırlar. Onların hayatlarına en fazla etki eden örnektirler. Onlar tarafından sergilenecek her hareket, öğrenciler üzerinde özel bir etki uyandırmaktadır. Küçük yaştaki öğrencilerde ise daha fazla etki etmektedir. Zira onlar tecrübesizliklerinden, temyiz ve teşhis yetisine sahip olmamalarından dolayı eğitmenlerinin ve ebeveynlerinin hareket ve davranışlarını körü körüne taklit etmekte ve davranışlarını, örnek aldıkları ebeveyn ve eğitmenlerinin davranışlarına benzetme çabasına girmektedirler.
Öğrenci ileriki yaşlarda, her ne kadar temyiz ve teşhis yetisi gelişmiş olsa da ve bir noktaya kadar eğitmenin kötü ve iyi davranışlarını ayırt edebilse de, bu davranışın eğitmen tarafından yapıldığını gördüğünde az da olsa etkilenecek ve bu davranışın kötü olduğuna inancı azalacaktır.
Öğrenci, eğitmeninin kendisiyle tartıştığını gördüğünde, o da ya eğitmeniyle tartışır ya da başka birisiyle. Sonuçta örnek aldığı eğitmeni gibi davranacak ve ondan başka insanlara nasıl davranılması gerektiğini öğrenecektir. Aslında öğrenci tartışma ve düşmanca davranma anını görerek, benliğinde muhatabını susturma, aşağılama, kendini yüceltme ve övme gibi mantıksızca ve bencilce davranma temellerini atmakta ve kişiliğini buna göre oluşturmaktadır. Bu davranışlar, onun toplum tarafından dışlanmasına, bir köşeye çekilmesine ve yalnız kalmasına sebep olacaktır. Zira toplum, bencil ve mantıksız davranışlarını görünce ondan uzaklaşacak ve ilişkilerini kesecektir.

[1] Vesailu’ş-Şia, c. 8, s. 481, 3. Hadis.
[2] Biharu’l-Envar, c. 14, s. 134, 9. Hadis.
[3] Biharu’l-Envar, c. 77, s. 286, 1. Hadis. Başka bir hadiste de şöyle nakledilmiştir: “Tartışmanın meyvesi nefret ve kindir.” Şerhu Gureri’l-Hikem, Cemaluddin Honsarî, c. 3, s. 325. Bir başka hadis: “Nefret ve kinin nedeni tartışmanın çokluğudur.” Aynı kaynak, c. 4, s. 122.
[4] Biharu’l-Envar, c. 73, s. 299, 5. Hadis.
[5] Minyetu’l-Murid, s. 172. İhya-u Ulumi’d-Din’e de müracaat edilebilir: Muhammed Gazalî, c. 3, s. 114.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Burcu ERSÜ

Burcu ERSÜ

@aycuhan

Olmayacak duaya amin demeli miyiz yoksa...
2 beğeni · 1 yorum beğen ikon
I’am Flu (@iamflu)
Herşeye amin diyelim olmadıysa bir sebeb vardır ...
20.04.19 beğen 1 cevap
Müflis, şu kimsedir ki, kıyâmette, amel defterinde pek çok namaz, oruç ve zekât sevâbı bulunur. Fakat, bazılarına çeşitli yönlerden zararı dokunmuştur. [Meselâ kimini dövmüştür, kimine sövmüştür, kimini gıybet etmiştir, kimine iftirâ atmıştır.] Sevapları, bu hak sâhiplerine verilir. Hak sâhiplerinin hakları ödenmeden önce, bu kişinin sevapları biterse, onların günâhları, bunun üzerine yükletilip Cehennem’e atılır.” [Müslim]

Allahü teâlâ, insanların/kullarının îmân etmelerini, ibâdet yapmalarını, güzel ahlâka sâhip olmalarını, kendi aralarında kardeşçe yaşamalarını istemiş ve bunları emretmiştir. İnanan insanların da kardeş olduklarını Hucurât Sûresinde ilan etmiştir.
EK 1
Kul haklarını, Allahü teâlânın haklarından önce ödemek gerekir. Kul hakkı olan günâhların affı güç ve azapları daha şiddetlidir. 20.04.19
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
İşte Erkek Kadın Farketmez Bana Yapmış Gibi Hava Atar Ama Sonuçta Kötülüğü de İyiliği de Kendine Yapar
Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helâlleşsin! Çünkü âhirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sâhibinin günâhları buna yüklenir.” [Buhârî]
0 beğeni · 0 yorum beğen ikon
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Kuşatsın rahmet eli, Kuşatsın BERÂT bizi..    Berâât'e Niyaz ile..  Hayr ile… paylaşım fotoğrafı
"Kuşatsın rahmet eli, Kuşatsın BERÂT bizi.. Berâât'e Niyaz ile.. Hayr ile…"
Elimizde olmayan duygular kalbimizden gelir.

Elimizden gelmeyen şeylerde kalbimizin sahibinden istenir…

Mehmet Deveci

Mübarek Berâat Kandilimiz hayırlara vesile olsun…

Başta tüm İslâm aleminin, huzur ve kardeşliğine vesile olsun inşallah diyorum.
5 beğeni · 0 yorum beğen ikon
KaRaMaN

KaRaMaN

@karamanfaruk

Tüm mümin arkadaşların bu mübarek gecesinin hayırlara vesile olmasını yüce yaradanımızdan niyaz ederim.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Uzm.  Serdar T.

Uzm. Serdar T.

@lizbon

Berat gecesi  paylaşım fotoğrafı
Berat gecesi
Hz. işe (ra) den ,Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur:

“Cebrail as bana gelip şöyle dedi:"Bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gece cehennemden Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem'den azat eder. Ancak bu gecede Allah şu kimselere rahmet nazarıyla bakmaz. Kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asi olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. " Beyhaki,et-Tergb ve't-Terhib, II 471, V.162 ). (Tirmizi, Savm,39; İbn Mace. İkame,191).
EK 1
Yine Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

“Resulüllah (sav) geceleyin kalkıp namaza durdu. Secdeyi o kadar çok uzattı ki, ruhunu teslim ettiğini zannettim. Onu böyle hareketsiz görünce kalkıp baş parmağını hareket ettirdim, hareket edince yerime geri döndüm ve secdesinde şöyle dua ettiğini işittim: "Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınır, senden yine sana sığınır (iltica ederim). Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen kendini senâ ettiğin gibi yücesin." .( Müslim.Salat. 2229). Başını secdeden kaldırıp namazdan ayrılınca:

-Ey Aişe (Hümeyra) ! Resulullah (sav) in senin hakkını yerine getirmediğini mi zannettin? Buyurdu. Ben:

-Hayır, vallahi Ya Resulellah ! Secdeyi uzatmandan dolayı ruhunun kabzedildiğini zannettim” dedim. Bunun üzerine Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

-Bu gece hangi gecedir biliyor musun?. Ben:

-Allah ve Resulü daha iyi bilir” deyince, Peygamber (sav):

-Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allah (cc), Şaban’ ın on beşinci gecesinde kullarının haline muttali olur, bağışlanma dileyenleri bağışlar, yardım dileyenlere yardım eder, kin tutan kimseleri bu hallerinden vazgeçene kadar, mağfiretinden mahrum bırakır.” (Beyhaki, et-Tergb ve't-Terhib, II,472.473) 19.04.19
EK 2
Berat Gecesi Duası :

“Allah’ım ! şayet ismimi saidler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan, oradan sil Ya Rabbi ! Çünkü Sen buyuruyorsun ki “Dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz O’nun katındadır” (Ra’d su. Ayet 39) 19.04.19
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
İnanç
Dinler, inanışlar, manevi dünyamız üzerine paylaşım yapabilirsin.
ODA KURALLARI
  • Dinler ve inanışlar hakkında bilgi, fikir,görüş, tespit paylaşılabilir.
  • Kopyala-yapıştır eklenen sure, hadis veya özlü söz paylaşmak kuraldışıdır.
  • Dini olaylar, karakterler anlatılabilir, din felsefesi tartışılabilir.
  • Oda tüm dinlere ve inanışlara açıktır.
  • Din/inanç veya bu inançlara bağlı kişilere hakaret edilmesi yasak ve kuraldışıdır.