up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Tarih Meraklıları

Mustafa Kemal'in Askeri

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

Zübeyde Hanım paylaşım fotoğrafı
Zübeyde Hanım
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ı vefatının 96. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk
ünlüye 10 verdi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Adıyla yaşayan adam paylaşım fotoğrafı
Adıyla yaşayan adam
"Ne zaman yağmurların yağmayacağından, toprağa dökülen buğdayların tuzlu kumlar arasına sıkışıp sessizce öleceklerinden, arkalarında ağaçların boz kemiklerinden başka hiçbir şey bırakmayan o korkunç çekirge sürülerinden ve zaman zaman tepeme binen sebepsiz cinayet isteğinden korksam, kalkar buraya gelirim. Oysa burada Tanrı, çoktan yanmıştır, kendi ağırlığımı duyarım yalnızca. Gene de gelmek isterim. Aramızda görünmez bir bağ bulunsun, nerede olursa olsun, temelimde, yani ayaklarımı bastığım güçlü toprağın her adımında gürültüsüzce bu karanlık güveni yaşayayım isterim. Nereden bileceksin sen! Burada benden dinlediğin her şeyi unut. Biliyorum bana huzur veren şey, seni sadece rahatsız edecektir. Sen bana deli diye bak. Her şey çözülür."

Onat Kutlar 24 yıl önce bugün hayatını kaybetse de kitapları nefes almaya devam ediyor. Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.
ataç ikon İshak
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 2 yorum beğen ikon
kader.cmln (@naturmort)
Küçük alıntınız Peyami Safa'nın sözünü anımsattı;
° Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok !° :)
11.01.19 beğen 1 cevap
Necdet

Necdet

@necdet

Osman Hamdi Bey paylaşım fotoğrafı
Osman Hamdi Bey
Osman Hamdi Bey (30 Aralık 1842, İstanbul - 24 Şubat 1910, İstanbul) Osmanlı arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı
Osman Hamdi Bey
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Metin Göktepe - 8 Ocak 1996
Metin'in kafasında
bir darp var
Polis
karakolundan
morga kadar
Mosmor
Bir darbe var
yüreğimizde
beynimizde
Soruyor bir işaret
fişeği
Biz ölerek mi
yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ...

Can Yücel.

Bu ülkede bir gazeteci polisler tarafından dövülerek öldürüldü... Şişt, biliyor musunuz ?
12 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Metin Göktepe - 8 Ocak 1996 paylaşım fotoğrafı
Metin Göktepe - 8 Ocak 1996
'' Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996'ydı. Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy'e gitmişti. Ancak, "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte "ısrarcı" davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.
“İnsanca yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahipsiniz. Size hiç kimse işkence ve eziyet yapamaz; insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamazsınız!”

Bu satırlar Emniyet Genel Müdürlüğü"nün internet sitesinde yazar.

Peki Metin nasıl öldü?

Onun da ayrıntısı var:

O sırada Metin getirildi. Amirlerden biri "özel muamele" dedi. On kişi Metin"in üzerine çullandı. Cop, kazma sapı gibi şeylerle vuruyorlardı. Metin bayıldı. Su döküp ayılttılar. Tekrar dövmeye başladılar. Çok kan kaybediyordu. Tuvalete götürüp yıkadılar. İçlerinden biri "ölecek galiba, hastaneye götürelim" diyordu. Diğerleri "ölürse ölsün" diyerek dövmeye devam ettiler, Metin artık hareket etmiyordu.

Devlet İlk Kez Suçunu Kabul Etti

Göktepe'ye şiddet uygulayan beş polis ‘kastı aşan şekilde insan öldürmek’ (öldürme niyeti bulunmadan, taksirle) ve ‘faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek’ suçlarından yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir polis memuru ise Yargıtay'ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetinden uzaklaştırma cezası aldı.

Sanıkların bir kısmı bir buçuk yıldan az süre cezaevinde tutuldu, ancak 2000'de yürürlüğe giren Şartlı Af Yasası cezaların tamamlanmasına engel oldu.

Öldürülmesinden sorumlu polisler kamuoyunda "Rahşan affı" diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanarak toplam 1 yıl 8 ay yatmışlardır. ''

İşkenceyle adam öldürmenin taksiri de ne oluyormuş ?


Saygı, sevgi ve özlemle...
16 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Hasret Toptaş (@feraykilich)
:(
08.01.19 beğen 1 cevap
Hüseyin ÇELİK

Hüseyin ÇELİK

@huseyincelik129

KEMALİZM NE ATATÜRKÇÜLÜK NE  paylaşım fotoğrafı
KEMALİZM NE ATATÜRKÇÜLÜK NE
19 Mayıs 1919 da Samsun limanına ayak bastığında Milli Mücadelenin ilk fitilini ateşlemişti. 30 Ağustos Zaferiyle de sonuca başarıyla ulaştırmıştı. Anadolu topraklarında başlattığı bu hareketin adı Türk milletinde "Milli Mücadele" olarak adlandırılmıştır. Yabancılar tarafından ise (İngiltere, Fransa vb.)"Kemalist Hareket" olarak adlandırılmıştır. Bu harekete destek verenlere ise "Kemalistler, Kemalciler" denmiştir. Atatürkcü tabiri ise Cumhuriyet tarihinde siyasi partilerin çıkardığı bir tâbirdir.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon
iz'ah'sız

iz'ah'sız

@rabiazeyneparslan

Gölge Etme paylaşım fotoğrafı
Gölge Etme
İskender huzurunda ayağa kalkmayan Diyojen'e sordu:
" Sen yoksa İskender'i tanımıyor musun?".
Diyojen: "Tanıyorum, iyi tanıyorum." dedi.
İskender: "O halde söyle! Kimim, ben?"
Diyojen: "Bendemin bendesisin." dedi. (bende:köle, esir.)
İskender sarsıldı yerinde duramadı ve atından indi. "Ne demek bu dedi?"
Diyojen: "Sen toprak için insan öldürüyorsun. Dünya benim esirim, kölem. Sen de benim köleme köle olmuşsun. Kim kime ayağa kalkacak?" dedi.
İskender, Diyojenin büyük bir filozof olduğunu anladı ve Diyojen'e "Dile benden ne dilersen !" dedi.
Diyojen: "Gölge etme başka ihsan istemem."
EK 1
Nazım Hikmet: 'Güneşi İçenlerin Türküsü'nde:
"Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!" der
ve sonrasında
" Akın var güneşe akın!
Güneşi zaapteceğiz güneşin zaptın yakın!"
diye devam eder. 06.01.19
EK 2
Ben ise güneşin zaaptından yana değilim
Büyük İskender'leri kendi yüreğinin kabuğundan kıralım. 06.01.19
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Mustafa Kemal'in Askeri

Mustafa Kemal'in Askeri

@mustafakemalinaskeri

1500 yıl önceki kadın eşyaları paylaşım fotoğrafı
1500 yıl önceki kadın eşyaları
Türk usulü atıyla birlikte gömülmüç Türk kadınının tarağı ve çantası. Altay Dağları, 1500 yıllık.
14 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Canan

Canan

@cnnhni

Aristoteles nun ögrencisi Büyuk Iskender... paylaşım fotoğrafı
Aristoteles nun ögrencisi Büyuk Iskender...
Büyük İskender kadar hayranlık uyandıran pek az kahraman vardır tarihte. Makedonya hükümdarı İskender, MÖ 334-323 yılları arasındaki on bir yılda, büyük Pers İmparatorluğu'nu ele geçirip ordusunu Hindistan'a kadar götürmüştü. Daha da onemlisi bir efsane kahramanı olmus ve yüzyıllar boyunca tüm büyük strateji uzmanlarına, büyük fatihlere, tarihin belli bir döneminde büyük iktidar özlemi çekenlere örnek olmustur..

Büyük İskender gerçek kisiligiyle hareket eden bir lider degildi. O, pes pese ya da aynı anda farklı rollere bürünen bir lider ve fatihti...diyor Mosso,ahlakçı PLUTARKOS un" Iskenderin yazgisi"basligiyla yazdigi kitaplardaki bilgilerden yola cikarak..

İskender'in bütün suretleri arasında, üzerinde en fazla yorum yapılan kuskusuz Zeusun oglu olmasidir ,ki bu konuda ,Plutarkos kraliyet ailesinin mitolojik kökenleri oldgunu ve Heraklea soyundan geldiklerini yazar ,bazi kaynaklar da Iskenderin kral Philipos in oglu oldgunu savunur..(Bu konuda ki kapsamli bilgiler kitabin 78.ci sayfasinda mevcutur)

Plutarkhos'a göre İskender'in kisiligini açıklayan bu niteliklerin en ustunu, onun bir filozofa layık davranısidır. Kendine hakimiyeti, aynı şekilde zevklere karsı direnci, içlerinden çoğunun kapıldığı lüks
askına karsı dostlarını koruma endişesi de bundan kaynaklanırdı. Dostlarına aykırı gelen sitemlerini de "tatlılıkla, bir filozof tavrıyla" onları erdemli davranışlara yöneltmek için yapardı
Gerçeklik kaygısını açıklayan da onun bu "Filozofça" davranısidır. Dalkavukluklara ve tanrısal esinlere karşın, mantık dışına asla çıkmamıştır. Üstün olduğuna inandığı ve kendisi hakkında yüksek düşüncelere sahip olduğu halde, Filippos dışında başka bir baba istememiştir kendine.
Yaralanınca, çevresindeki dostlarına şöyle demiş:
.....Dostlarım, bu akan şey ichor (mutlu tanrıların damarlarında dolaşan sıvı) değil kandır....
Plutarkhos da şu sonucu çıkarır:
Az önceki sözlerimden, İskender'in, sözde tanrı olmasından ne heyecan duyduğu ne de kör olduğu açıkça anlaşılıyor, ama bu inanç ona göre bir egemenlik aracıydı.
Bu bilgelik Aristoteles'in eğitiminin bir ürünüydü kuşkusuz...

Hirkanlılara evliliği, Arakhoislılara tarımı, Sogdianalılara öldürmek yerine babalarına bakmayı, özen göstermeyi, Perslere analarına saygı göstermeyi, Scytheslilere ölülerini yiyecekleri yerde gömmelerini, Hintlilere tanrıların önünde yere kapanmayı, herkese Homeros'u ve Sofoklesi okumayı, Euripides'in trajedilerini yüksek sesle okumayı ögretti ve en büyük "felsefi" değeri tüm insanlığı tek bir topluluk olarak düsunmekti..

13 yilik bir iktidardan sonra 33 yasinda aniden ölmesi neyden öldugu ve mezarinin nerde oldgu hala cevap bulamayan sorular arasindadir..



Kaynak:Alexandre Le grand
la destine d'un mythe Claude Mosso-Büyuk Iskender..
24 beğeni · 8 yorum beğen ikon
kübra (@namtenahi)
Sakin kafayla okumak lazım. Canlıya.🎈
02.01.19 beğen 3 cevap
Ateş

Ateş

@bartender

Kızkulesi ve altındaki gizli tünel bilinmeyen gerçekler  paylaşım fotoğrafı
Kızkulesi ve altındaki gizli tünel bilinmeyen gerçekler
Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit
Kız kulesi Üsküdar’ın sembolü , İstanbulun simgelerinden en güzeli ve belki de en gizemlisi, Dünya mirasına geçmiş bir anıt hakkında anlatılan efsaneler, yapım amacı ve bulunduğu yer ile kendi içinde pek çok bilinmeyeni barındıran yalnız kule.

Üsküdar’da, Salacak’ın 150-200 metre açıklarında bulunmaktadır. Kız Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bazı kaynaklarda Kule’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341’e kadar indiği görülmektedir. Kız Kulesi’nin eski zamanlardaki isimleri, Damalis ve Leandros’dur. Damalis ismi, zamanın Atina kralı Kharis’in karısının adıdır. Damalis ölünce bu sahillere gömülmüş ve kuleye de bu isim verilmiştir. Ayrıca, Kule Bizans zamanı’nda “küçük kale” anlamına gelen Arcla olarak da anılmıştır.

877f1d50a94d1fb8d43939b78397a528 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçitimages - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

İstanbul’un fethinden sonra adadaki mevcut kule yıktırılıp yerine ahşap bir kule inşa edilir. 1719’da bu ahşap kule çıkan yangınla kül olur. 1725 yılında şehrin Başmimarı tarafından kâgir olarak yeniden inşa edilir. Kule üst kısmı değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe eklenir. 1857’de Kule’ye tekrar fener ilave edilir ve 1920 yılında fenerin lambası otomatik ışık sistemine kavuşur.Cumhuriyet’ten sonra bir süre deniz feneri olarak da kullanılan kule;1964 Savunma Bakanlığı’na, 1982 Denizcilik İşletmeleri’ne devredilir. Günümüzde özel bir şirket tarafından restore edildikten sonra, restoran olarak kamuya açılmıştır.Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır.

1aec4ebe 9416 486b 87ab 553a3152c228 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi, bir zamanlar, Boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak maksadı ile kullanılmıştır. Kule ile Avrupa Yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin Anadolu Yakası ile Kız Kulesi arasından geçişine izin verilmiştir. Bir süre sonra Kule, zinciri taşıyamamış ve Avrupa Yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içine bakıldığında yıkıntıları görülmektedir.

Antik Çağlarda farklı isimler ile anılan kule şimdi ise Kız Kulesi ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır. Klasik hikayeyi herkes bilir. Kendisine, çok sevdiği kızının on sekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenen kral çareyi yılanlardan uzak, denizin ortasında ki kuleyi onarmakta bulur ve kızını da oraya kapatır. Ama kehanete engel olunmaz. Kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan yılan prensesi zehirler. Prensese demirden bir tabut yaptırılır. Ayasofya’nın girişine defnedilir. Bugün, halâ daha bu tabutun üstünde iki delik vardır.

1280px Imperial Gate Hagia Sophia 2007 010 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Kuran-ı Kerim’de, Kehf suresinde Hz. Hızır’la Musa’nın buluşmasından ve yol arkadaşlığına ait sırlardan bahsedilir. Hz. Hızır mahlukatın sırrına eşyanın görünmeyen ilmine vakıftır. Hz. Musa ise dış aleminin rehberi ve bilgesidir. Bu ayetlerde Hz. Hızır’la, Musa Aleyhisselamın buluştuğu iki denizin birleştiği yerden bahsedilir. Ancak coğrafya, açık bir şekilde belirtilmez. İsrail Kohenleri’nin de bildiği bir sır şu ki Hz. Musa ile Hz. Hızır bu Kızkulesi’nin bulunduğu bölgede buluşuyor. Karadeniz ve Marmara’nın buluştuğu; yani iki denizin birleştiği yer burası. Ayrıca Hz. Hızır Batın ilimde bir denizdi, Hz. Musa ise zahir ilimde. “İlmin deryası iki adam ve iki deniz” iki sır bir noktada cem oldular.

686990215app icon - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Bir de bu birleşmenin mührü gerekiyordu. Zamanla kulpuna oturtturulup bu mühür, Boğaz’ın bu mutena yerine dikildi. Hikayesi ne olursa olsun Kızkulesi de işte bu mühürdür, Kızkulesi onun bahanesidir. Hz. Musa’nın yardımcısı askeri deha Hz. Yuşa’nın makam kabri, kulenin teğetini alan tepededir.

yusa4 e1398866342731 1024x565 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Gelelim bu sırrı ortaya çıkartan hikayeye ,büyük bir antika koleksiyoneri olan İngiliz Sir Francis Crick’in malikanesinin kapısını gizemli bir adam çalar adamın son derece bozuk bir aksanı vardır ve muhtemelen Araptır. Elinde bir defter göstererek defteri Sir’e satmak ister deftere göz atan Francis Crick içinde bazı teknik çizimler ve arapça yazılar olduğunu görür adamın ısrarı üzerine birkaç sterlin vererek adamı gönderir sonraki günlerde çizimlere baktığında gözüne tanıdık geldiğini fark eder ve kısa bir süre sonra çizimlerin kız kulesine ait olduğunu anlar. Ancak bir farklılık vardır kule 3 katlı olarak resmedilmiştir. Kule ile alakalı bulabildiği tüm bilgileri toplayarak karşılaştırır ilk başta çizimlerin yanlış olduğunu düşünür fakat sonra merakına yenik düşerek notları tercüme ettirmeye karar verir.

judeo arabic2 1024x768 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Notlara göre kız kulesinin mahzeninde aşağıya inen bir geçit vardır ve bu geçitten deniz tabanı altında bulunan bir başka yapıya ulaşılmaktadır, yapı eski bir mağaranın içerisine inşa edilmiştir. Geçidi açan anahtar ise tam olarak tasvir edilmiştir. ayrıca bu yapının bazı odalarını farklı amaçlarla kullanmak için tasarlanmış suyu doldurup boşaltma prensibi ile çalışan birde antik mekanizmadan bahsedilmektedir.

Sir Francis Crick’in öğrendikleri sır ile iyice meraklandırır ve bu defteri kendisine satan o gizemli adamı araştırmaya başlar hatta bunun için özel bir arama emri dahi çıkarttırılır ancak bir sonuç alınamaz. Bunun üzerine sir notlarda tarif edilen anahtarın aynısını bir demir ustasına yaptırır. İleri ki yıllarda “Anahtarı elime aldığım da İstanbul’a gitmekten başka hiçbir şey düşünemiyordum” diyecektir. Anahtarını yaptırmasının ardından İstanbul’a gelip yapıyı yakınen incelemek hatta mümkünse ve eğer gerçekse altta bulunan bu saklı bölümün fotoğraflarını çekmek istemektedir. Sir yüksek bağlantılarını kullanarak İngiltere’nin Türkiye büyük elçiliği vasıtası ile dönemin Türk hükümetinden Mimari İnceleme adı altında 5 günlük bir izin alır ancak yanına birde koruma memuru verilecektir.

1200px Francis Crick crop 932x1024 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

1960 Ağustosun’da yardımcısı ile İstanbul’a varır kısa bir hazırlığın ardından koruma memuru, sir ve yardımcısı kuleye varırlar. Sir hemen etrafı dolaşmaya başlar defter de söylenen giriş tam kulenin tabanındadır. Buraya vardığında yerde koca bir kayadan başka bir şey göremez ilk gün keşif çalışmaları ile geçer gider. Akşam otelinde kayayı kırması gerektiğini daha sonra tekrar örebileceğini düşünür ancak bunun için koruma memurundan kurtulmalıdır. Ertesi günü tekrar kuleye gitmek için Üsküdar da memurla buluşurlar memura işlerinin ölçüp biçmek olduğunu onun gelmesine gerek olmadığını yalnızken daha rahat çalışacaklarını söyler fakat memur vazifesi icabı bunu kabul etmez bunun üzerine sir’in yardımcısı memura daha önceden kararlaştırdıkları çok yüklü bir miktarda altını memura verir bu rüşvet memurun neredeyse 1 ömür alacağı maaş kadardır ve bu teklifi kabul eder. Franchis Crick o günden şöyle bahsetmektedir; “memur ona verdiğimiz çantayı aldı ve ardınca yürümeye başladı bizde hemen sandala bindik yardımcıma sürekli kürekleri daha hızlı çekmesini söylüyordum, nihayet kuleye varınca artık benimsin diyerek küçük bir sevinç çığlığı attım.”

67ce6152b32236dca3044ac652fa39a0 istanbul bir zamanlar - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Sir hemen girişin olduğu yere gider ve buradaki yaklaşık 20cm kalınlığındaki kayayı kırmaya başlar birkaç saatin ardından kaya kılır fakat büyük bir hayal kırıklığı yaşanır. Çünkü kayanın altında bekledikleri gibi anahtar deliği olan bir giriş kapısı yoktur bunun yerine daha da büyük ikinci bir kaya vardır. Bu ikinci kayayı da parçalarlar onunda altından bir başka kaya çıkar bu arada yorgunluktan bitap düşmüşlerdir ve artık gitme vakti gelmiştir. basit bir alçı harcı hazırlayarak oyuğu kapatırlar.

100492924 3857831 26 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Ertesi günü 3. Kayayı da parçalarlar ve nihayet demir kapağa ulaşırlar ancak yüzyıllardır orada bulunan bu kapak öylesine bir hal almıştır ki anahtar deliği dahi eğrilip bürülmüştür ve ne kadar uğraşsalar da bir türlü açmayı başaramazlar böylece 3.gününde sonuna gelirler. Otellerine döndüklerin de Sir kapağı nasıl açabileceği dışında hiçbir şey düşünememektedir yardımcısı bir şekilde yüksek ısı ile açabileceklerini söylemişse de bu hem çok dikkat çekici hem de çok zahmetle bir yöntem olacağından kapağı kuvvetli bir asit kokteyli ile eritmeye karar verirler.

Yine kuleye vardıklarında bu yöntemle akşama doğru kapağı eritmeyi başarırlar ancak geç kalındığından içeri girme kısmını bir sonra ki güne bırakarak kız kulesinden ayrılırlar.
Sabah erkenden yine kuleye rutin şekilde hareket edilir. Geçit son derece karanlık ve dardır ip yardımı ile aşağıya kadar sarkar derinlik neredeyse 35 metre civarındadır. Geçitten sarkarken su damlalarının sesleri duyulmaktadır. Aşağı indiğinde lambasını yakar ve kendisini büyük bir girişte bulur biraz daha dolaştıkça kemerli ve kubbeli olan bu yapının neredeyse 500 m2 genişliğinde olduğunu anlar. Yapı bir çok bölüm ve odadan oluşmaktadır. Duvarlarda freskler vardır ancak bunlar yıllar içerisinde okunamaz hale gelmiştir.

logolu1 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit logolu2 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit logolu3 1024x683 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit logolu4 1024x768 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit logolu5 1024x768 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit logolu6 1024x683 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Yerlerde daha önceden masa, sandalye, kitaplık olabilecek çürümüş tahtalar vardır. Ana oda da duvara oyulmuş bir sembol görür ancak bu sembol Osmanlı yada Bizans’a ait değildir. Yapının bazı odaları çökmüştür. Çok eski bir kılıç bulur kılıcın boyu kısa kabzası ise çok ufaktır. O anda bu kılıcı ancak bir cücenin kullanabileceğini düşünür. mekanı elinden geldiğince aydınlatır ve şu anda bazılarını gördüğünüz fotoğrafları çeker. Kılıcı’da yanına alarak tekrar yukarı çıkar ve çimento ile söktükleri taşlarla geçidin ağzını yeniden kapatırlar. 90 lı yıllar da kılıca karbon testi yaptırılır test sonuçlarına göre kılıç 1600 ila 2000 yıl öncesine aittir. Sembolse kime gösterildiyse çözümlenemez yahut bir uygarlıkla bağdaştırılamaz. Bu konu Francis Crick’in 2004 yılında ki ölümüne kadar saklı kalır ölümünün ardın dan bir bankada kiralık kasada Defter, Crick’in konu ile ilgili notları, Kuleden aldığı kılıç ve kulenin gizli kısmına ait 30 tane siyah beyaz fotoğraf torunu tarafından bulunur.



5 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Peki kız kulesi altındaki bu gizli mabed neden yapılmıştır? Ani saldırılarda kuledekilerin saklanması için bir korunak mı? Yoksa daha fazlası mı ? Ben şahsen bundan daha fazlası olduğuna ve bu gizli yapının bir şekilde gizli bir tünele bağlandığını ve buranın bir bağlantı noktası olduğuna inanıyorum. Bunu destekleyen bazı eski kaynaklarda da kız kulesinden geçen bir yeraltı tünelinden ve bu tünelin gizli bir ağ oluşturduğundan bahsedilir.

Barınma, gizli görüşmeler, kuşatmalardan kaçma, ibadet, şehre su temini. Yapılış nedeni ne olursa olsun İstanbul şehrinin altını gerçekten adeta bir örümcek ağı gibi saran tüneller bilmediğimiz bir uygarlığın işaretleridir. Ancak erken Bizans dönemlerinde temiz su ve atık su kanalı amaçlı kullanılan bu tüneller yine o dönemin uygarlığına mal edilmiştir. Daha da ilginci bu labirentlerin Trakya, Marmara ve Anadolu istikametine devam ettiği iddialarıdır.



20140422 155746 1024x768 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

“İstanbul’un Yedi Harikası” adlı 100 yıllık bir kitapta, Çemberlitaş’ın hemen yakınında ve onunla bağlantılı Yerebatan Sarnıcı yönünden Ayasofya’yı da takip edip Marmara’ya bağlanan, oradan da Kınalıada’daki Papaz Manastırı’na ulaşan uzun bir yol izleyen ve “Köpek Öldüren Kanalı” olarak anılan bir tünelden bahseder. Bir başka varsayım da bu dehlizin Yerebatan Sarnıcı’ndaki gizli bir girişten kuzeydoğu yönünde ilerlediği, oradan Marmara’ya açıldığı, Kız Kulesi’ne uğrayarak Üsküdar’a ulaştığı, buradan düz bir hat halinde Kadıköy sahilini müteakip Moda sahilinden Marmara’nın altına uzandığı ve Kınalıada’daki manastıra ulaştığıdır.

598092021500007d208b4843 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

Bu olaydaki en önemli ve belki de en gizemli kısımlardan bir tanesi de bahsi geçen durumun Ubisoft tarafından geliştirilen ve yayımlanan Assassin’s Creed serisinin parçası olan Assassin’s Creed: Revelations isimli oyunda işlenmesidir. Yavuz Sultan Selim döneminde geçen oyunda kız kulesine ayrı bir yer verilmiştir. Ve kız kulesinin altındaki kısım neredeyse Francis Crick’in defterinde geçen kesimlerdeki gibi canlandırılmıştır. Acaba bu sadece basit bir tesadüf mü? Yoksa oyun yazarlarının hayal gücü mü? Ya da bilmediğimiz çok daha derin bir gizemin parçası mı ?

3779747c6c465f7623a26c0ae193b392 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçitkapak2 300x169 - Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit

İstanbul sürekli yıkıma ve yağmaya uğradığı için tılsım, efsane ve gizemlerle dolu bir şehirdir. Kimbilir belkide bu gizemlerin anahtarı yüzlerce yıllık terkedilmiş tünellerde bizi bekliyordur ?
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Tarih Meraklıları
Tarihi olaylar, karakterler ile alakalı bilgi ve fikir içerikli paylaşımlar yapabilirsin.
ODA KURALLARI
  • En az 20 yıl öncesinden bahsedilmek zorundadır.
  • Tarihi olaylar ve karakterler paylaşılabilir.
  • Copy-Paste makaleler, metinler kuraldışıdır.
  • Tarihte önemli rol oynamış mekanlarla ilgili bilgilendirici paylaşımlar yapabilir.
  • Tarihi karakterlere hakaret kuraldışıdır.
  • Politika kuraldışıdır.
  • Link paylaşmak kuraldışıdır.