up
ara

Öykü Odabaş

Kısaltılmaya çalışılmış bir biyografidir… 1979 doğumlu Anne, Eş, Etnomüzikolog (Hacettepe Üniversitesi), Yazar (Gitane Kitap), Kornist (İstanbul Üniversitesi), Öğrenci (Anadolu Üniversitesi – TDE), Kelt kültürü ve müziği uzmanıyım. Dolu dolu yaşadığım yıllar boyunca, ilhamın merkezinden (konservatuardan) aldığım yetkiyle, hayallerimi sadece notalara değil, kaleme de alabileceğimi düşündüğümde çıktım karşınıza… Bir kısmınız masallarımı sevdi, bir kısmınız illet etti, bir kısmınız ise henüz keşfetmedi. Hayatın intervallerinde yaşıyorum. Bir bakıp beş görüyorum. Bir hissedip beş özümsüyorum… Uçlarda duygularım; bir şeytan oluyorum bir melek… Bazen çarşaf gibiyim bazen dağlara vuruyor dalgalarım… Başka dünyalara ait, mutlu hayallere sebep olacak masallar anlatmayı seviyorum… Ama her şeyden evvel, insan olmayı daha çok seviyorum… Hayallerime hoş geldiniz… BASILMIŞ KİTAPLAR: **İntikamın Sırrı ( Sır Serisi 1. Kitap) - Postiga Yayınları** Tutkunun Sırrı (Sır Serisi 2. Kitap) - Postiga Yayınları** Aşkın Sırrı (Sır Serisi 3. Kitap) - Gitane Kitap/** Paluri / Ar Si Ar Ma - Postiga Yayınları** Peri - Teksas'ta Bir Türk Kızı - Gitane Kitap** Peri 2 - Teksas'ta Bir Türk Kızı - Gitane Kitap** Keltler - Son Esir - Arunas - Gitane Kitap** Gölge - Doğa Ana - Gitane kitap**
Doğum Tarihi : 1 Nisan Pazar
Katılım Tarihi : 11 Haziran Perşembe 2015 4:04 - 1559 gün
Cinsiyet : Kadın
Medeni Durum : Evli
Şehir : Sheffield / İngiltere (United Kingdom)
Lise : İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı
Üniversite :
Kısaltılmaya çalışılmış bir biyografidir…
1979 doğumlu Anne, Eş, Etnomüzikolog (Hacettepe Üniversitesi), Yazar (Gitane Kitap), Kornist (İstanbul Üniversitesi), Öğrenci (Anadolu Üniversitesi – TDE), Kelt kültürü ve müziği uzmanıyım.
Dolu dolu yaşadığım yıllar boyunca, ilhamın merkezinden (konservatuardan) aldığım yetkiyle, hayallerimi sadece notalara değil, kaleme de alabileceğimi düşündüğümde çıktım karşınıza… Bir kısmınız masallarımı sevdi, bir kısmınız illet etti, bir kısmınız ise henüz keşfetmedi. Hayatın intervallerinde yaşıyorum. Bir bakıp beş görüyorum. Bir hissedip beş özümsüyorum… Uçlarda duygularım; bir şeytan oluyorum bir melek… Bazen çarşaf gibiyim bazen dağlara vuruyor dalgalarım…
Başka dünyalara ait, mutlu hayallere sebep olacak masallar anlatmayı seviyorum… Ama her şeyden evvel, insan olmayı daha çok seviyorum…
Hayallerime hoş geldiniz…



BASILMIŞ KİTAPLAR:
**İntikamın Sırrı ( Sır Serisi 1. Kitap) - Postiga Yayınları**
Tutkunun Sırrı (Sır Serisi 2. Kitap) - Postiga Yayınları**
Aşkın Sırrı (Sır Serisi 3. Kitap) - Gitane Kitap/**
Paluri / Ar Si Ar Ma - Postiga Yayınları**
Peri - Teksas'ta Bir Türk Kızı - Gitane Kitap**
Peri 2 - Teksas'ta Bir Türk Kızı - Gitane Kitap**
Keltler - Son Esir - Arunas - Gitane Kitap**
Gölge - Doğa Ana - Gitane kitap**
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Mozart'ın masonlukla olası bütün doğrudan bağlantılarını koparma arzusu, (sadece) Nazilerden kaynaklanmıyordu....
....Esasen, Sihirli Flüt operasındaki masonluk çağrışımları hakkındaki kaygılar, Mozart'on 1791'deki ölümünü takip eden yıllarda ortaya çıkmaya başlamıştı...
... II. Francis, Jakobenlerin ajanları olarak görülen gizli derneklere karşı giderek katılaşan, kısıtlayıcı bir politika izledi...
... 1795 Haziran'ında, bütün faal locaların zorla kapatılmasına yol açan bir yasa çıkarılmasıyla doruğa ulaştı...
... Bu dönemde, Sihirli Flüt eoprasının popülerliğinin devam etmesine rağmen, Avusturyalı yetkilililer dikkatleri, operadaki masonluk unsurlarından uzağa çekmek amacıyla, 1794 yılında, Mozart'ın ve opera yazarı Schikander'in bu eseri, Jakoben karşıtı bir mesajla, Fransız Devrimi'nin alegorisi olarak bestelediğini iddia eden bir broşür yayınladı.

Sf:50-51

Not: Opera yazarına Librettis denir; operadaki sözlere de Libretto.
ataç ikon Mozart ve Naziler
10 (1 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Adol Hitler, siyasi vasiyeti Mein Kampf'ta Masonluğa, Yahudilerin gizli ittifak kurumu olduğu gerekçesiyle saldırıyordu.
sf:48
ataç ikon Mozart ve Naziler
10 (1 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Umarım kural ihlali değildir. Zira baktım ama göremedim.
Bu program telefonlar için. tablerler için de olabilir emin değilim. Barkodlu olan kitaplarınızı çok hızlı kaydedebiliyorsunuz, barkodsuzlar sizin titiziliğinize göre biraz uzayabiliyor.

https://discordapp.com/invite/Nk8BB8C

Kütüphane kurmaya meraklıysanız ve düzen seviyorsanız oldukça başarılı. :)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Klasik müzik her zaman klasik olmak zorunda değil :)
2 yorum
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
bu hatunlara da vivaldiye de bayılıyorum :)
31.07.19 beğen 1 cevap
Tuğçe (@adonis211)
Klasik müziğin her türlüsü nefes kesici ama bunlarla tam bir şölen :)
01.08.19 beğen cevap
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Bu da ilk üniversitem...
Öyle koftiden 4 sene, hadi tıpçılaırn 6 senesi gibi de değil üstelik. Mini miniydim İstanbul Üniversitesine ilk başladığımda. Tam olarak 11 yaşındaydım. E konservatuar sistemi o zaman öyleyi. İlkokuldan sonra başlıyordunuz.
Kadıköy'de merkezdedir efendim bizim binamız. Öyle bahçeis falan yoktur, çitle çevrilmiş değildir. Yarısını Haldun Taner sahnesiyle paylaşır. Buram buram elit bir kültür kokar... Aynı zamanda başka şeyler de kokabilir maalesef. Yetersiz oda sayısı sebebiyle tuvaletlerde enstruman çalışan çoluk - çocuk ve genç sayısı muazzamdır. Fakat o şartlarda yetişen pek çok müzisyen bugün dünyanın dört bir yanında orkestralara dağılmıştır. Hatta biri de lisesinden mezun olup Berkley College of Music'e kaçan Pınar Toprak'tır (bilen bilir kim olduğunu) ama tek o mu? Saymakla bitmez... Özellikle tiyatro bölümünden mezun olanların çoğunu Türk dizi izleyicisi bilmektedir. Onlar, bizden biraz daha şanslı olarak tuvaletlerde çalışmak zorunda kalmamış olsalar da, tiradlarını ya da ders öncesi ısınmalarını koridorlarda yaparken, yan tararfından ders olan sınıfın hocası tarafından bizim gibi kovulmuşlukları boldur. En rahat bale bölümüydü yalan yok... Zaten molasız şekilde canları çıkasıya çalıştırıldıkları için, koridorlardaki vakitleri, onları çalışmaya çekebilecek bir hocaya görünmemek amaçlı kısa sürüyordu... Değişik bir okuldu vesselam... Sınıfın birinde ortaokul 2. sınıf kültür dersi varken, onlar çıktıktan son dakika sonra Lisans II'ler başka bir kültür dersine giriyorlardı. Onlar daha çıkamadan bir oda müziği grubu sınıfa dalıp, "Biz ilk geldik biz çalışacağız burada," diye sınıfın apar topar çıkmasına sebep olabiliyordu. Küçücük binanın içinde binlerce hikaye...
Kampüs mü?
Yok yahu... Bir kere lisansa girerken kayıt olmaya gittiğimizde gördüm... O kadar. Onda da kaybolmayalım diye toplu gittik toplu döndük :D
Yaşadığım ve yaşattığımız hikayelerini asla unutmayacağım, gençliğimi bin kere baştan yaşasam bin kere orada yaşayacağım tek okuldur... :)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Az evvel, Sinekli Bakkal'ın bir başka baskının sisteme eklenmesini istedim. Ancak "tek baskı eklemesi" yapılmaktaymış buraya. İyi de tek baskı ama hangi baskı? Bir kitap haline getirilmiş, sadeleştirilmiş dili ve anlatımıyla ortaokul kitabından farkı kalmamış Savaş ve Barış da var üç hatta bazen 4 cilde sığabilen, neredeyse özgün anlatımına ve diline dokunulmamış Savaş ve Barış da...
Ha keza, yorum girebilmek adına istediğim Sinekli Bakkal, "Özgür yayınları Sahaf" yayınevinin baskısıdır ve Halide Edip Hanım'ın anlatımında neredeyse hiç oynanmadan basılmıştır. Bununla, platformdaki mevcut Sinekli Bakkal aynı değildir ki...
Bir kitap incelemesine bakarken, kitabın hangi versiyonuna ait inceleme olduğunun bir önemi olmaması mümkün mü? Özellikle, başta çeviri kitaplar ve Eski Türk Edebiyatı basımlarında bu çok önemli. Çevirmen, sadece lisan tercûmesi yapan kişi değildir. Aynı zamanda yazara, döneme ve yazarın diğer kitaplarına olan hakimiyeti, o çevirinin kalitesini ve yazarın kurgusundan size aktarılan hissiyat ve bilginin yoğunluğunu etkiler. Bu sebeple, farklı baskı ve çevirilerin de burada yer alması gerektiğini düşünüyorum. Buradaki mevcut Sinekli Bakkal kitabına yorum girmeyeceğim. Çünkü o kitabı okumadım. Okuduğum yukarıda, fotoğrafını internetten bulduğum Sinekli Bakkal. hali hazırda sayfa 41'in de aynı olmadığı belli. Biri 476 sayfa, biri 458 sayfa...
Ha keza Savaş ve Barış... Sadeleştirilmiş versiyonu ve orijinale en yakın haline ait yorumlar bir olabilir mi?
6 yorum
Leyla (@melankoli)
bunu ben de farkettim, ben çok takılmadım ama hak veriyorum size👍
Bilmiyorum belki teknik bir sebebi vardır. sitenin altyapısı kaldırmıyor geniş değil vb.gibi..
31.07.19 beğen 1 cevap
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

S1-B0 Bir sezonunu atlayarak izlediğim grip yapım.

İşin açıkcası başta, vaadettiği gibi bir dikdatörün bakış açısı serebilecek; baba ve oğul arasındaki ilişkilerin masaya yatırılıp, bir yandan da diktatörlük altında yaşayan bir devletin özgürleşme sürecini göstereeğini düşünmüştüm. Tabi ki bunu Amerikan kontrolü altında yapacaklardı o ayrı.

Fakat temelde bu başlıklara sahip olsa da bazı olayların işlenişindeki dengesizlik ve ara sahnelerin geçişlerdeki uzunluğu biraz sıkılmama sebep oldu. büyük sahnelere geçişlerde, arada tutaln o kısa aksiyonlar vardır hani; belli belirsiz izleyiciye subliminal gelecek olanı gösterirler aslında. Dizi, bu açıdan oldukça yetersizdi ve sıkılmamın sebeplerinden biri, yüksek eviyedeki tahminedilbilirlik oldu.

İşin aslı, sadece tahmin edilebilirlikle sınırlamak haksızlık olur. Dizinin en büyük eksiklerinden biri, insanı yürekten etkileyecek sahnelerin kısa tutulması; kadın tecavüzlerinin üstün körü ve sadece diktatörlerin yaptığı bir şeymiş gibi gösterilmesi; yozlaşmanın sadece, her iki diktatörün bizzat kendisiyle sınırlandırılması ve olayın asıl kahramanı olan küçük oğulun, yetiştiği "Amerikan" yaşantısı sebebiyle bunları hazmedememesinin sayıltı olarak geçmesi oldu.

Mesela, esas oğlanımızın kendi ailesiyle olan ilişkileri, geçiş sahenlerinde basit diyaloglarla sınırlanmıştı. Oysa orada bir baba oğul tartışması vardı ki ciddi ciddi bir bölüm üstüne çalışılabilirdi.

Dediğim gibi; her başladığım dizinin sezonlarını bir şekilde bitirmeye çalıştım ancak bundan o kadar sıkıldım ki bölümleri atlamak zorunda kaldım.

Umarım siz beğenirsiniz...
Tyrant
6.7 (3 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Daumer, Sihirli Flür operasındaki masonluk simgelerinin varlığını kabul etmekle birlikte, operaın aslında, Mozart'ın masonluğa bağlılığı ile derinden gelen Katolik geçmişi arasındaki mücadeleyi yandıttığını savunuyor; ikinci perdenin sonuna doğru yer alan Silahlı Adamlar Düeti'nde ("Der, welcher wodert diese StaBe voll Berschwerden") kullanılan ilahi bestenin, bunun müzikal kanıtı olduğunu belirtiyordu.

Sf: 51
ataç ikon Mozart ve Naziler
10 (1 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

.... 1931 yılında Nazi partisi yetkililerine, "Köylülerin yahudilere karşı yürüttüğü doğal düşmanlığın ve masonlığa karşı düşmanlığın çılgınlık düzeyine getirilmesi gerektiğini" söyleyen bir "Rehber ve Yönerge Mektubu" dağıtıldı.

Sf:49
ataç ikon Mozart ve Naziler
10 (1 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

- Aydınlanmanın batışının tuhaf alacakaranlığında ve Romantizmin doğuşunda -

Erich Schenk - 1941 (Kısa Makalesinden)

Sf:42
ataç ikon Mozart ve Naziler
10 (1 oy)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Pek çok sürpriz var böyle. Arada sevdiklerimi atacağım. Ancak bunu bu gece atmadan uyuyamazdım :)
2 yorum
Tuğçe (@adonis211)
Vavv süper yaa☺️ Tüylerim diken diken oldu Öykü hanım.
01.08.19 beğen 1 cevap
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Bir tarihi kurgu yazmak için ne ilham verebilir... İşte bu!
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Benim buraya bir paylaşım yazmam ne kadar doğru bilemedim. Kendisiyle son temasımız 2007 senesine denk geliyor ki ben o vakitler master programın yarım bırakıp İstanbul'a geri kaçmıştım.
Fotoğraftaki hastane kısmına pek aşina değilim. Beşevlerdeydim ben Ankara Konservatuarı'nda...
Kampüsü bir kere gördüm o sebeple. Bilenler bilir, konservatuar takımı kampüse okul bittiğinde gider... Ha... Pardon... Ben bir de dil sınavı için gitmiştim... İnşallah çok şey değişmemiştir diyeceğim ama... Gerçekçi olalım değil mi... :)
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

Pekâlâ itiraf ediyorum ki kitabını okumadım ve hatta bir kitabı olduğunu burada öğrendiğim dizi...

Seyredilebilir mi? Evet seyredilbilir. Zaman kaybı olmaz ve teknik olarak kurguya bakıldığında bir farklılık mevcut. Yani işin açıkcası kitabı okumak isterim. Fakat eğer senarist, yönetmen, görselci, bir şekilde kitabından esinlenerek bir sürü çizime, karakter görüntülerine ve dahi maceralardaki görsellere karar vermişlerse kitala da iligli büyük sıkıntı var demektir.

Zİra ben, şu uyanan karanlık yaratıkların niye Ork DNA'sı taşıyan, SG1'daki Unas'larla sevişmiş Star Trek'deki Klingonlar'dan olma gibi dolandıklarını anlamadım.

Bir canavar yaratmada özgünlük bu kadar mı boşverilir arkadaş? Sormadan edemiyorum. Dizi yapımına da sormak istedim ama sanırım derdimi İngilizce anlatmak yerine, gerçek fantastik dizi / film severlerin işi halledeceğini düşündüm.

Maşallah pek iyi halletmişler ki dizi ikinci sezon onaynı anlamış (inşallah yanlış anlamışımdır).

Bakın şunu itiraf edeceğim. Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme.

Dizinin kurgusunun yalın hali güzel bir ütopya kabul ediyorum. Fantastik olma hallerini sonuna kadar kullanıyor ve zaman zaman benim aklıma da gelmişti rmesela; hani Tolkien amca acaba dünyanın ilk oluştuğ zamanlara ulaştı da LOTR'i o zaman mı yazdı. Nasıl güzel olurdu öyle olsa diye. Kitabı yazan kişi, olaya ters açıdan bakmış ve ELf'ler karşımıza gelecekte çıkıyor.

Bu noktaya kadar; dünyanın dış etkenlerle değimesi, değişen koşular sebebiyle de üstünde yaşan canlıların değişmesi kabulüm.

Ama, Gondor'un Ak Ağacı gibi bir ağaç simgesini oraya koymaya ne gerek var? Zaten görsel efektçilerin durumunu anlattım. Hazır burada üç tane benzer yaratık var harman yapayım diye gereksiz bir karanlık orudsu görüntüsü yaratmış; bir de üstüne cüceler yerine gelen bir ırk, Urukhai ya da Troll'ler yerine başka bir ırk. Bir Hobbit'lerimiz eksik kaldı.

Kısaca; özünde güzel bir fantastik ütopya olacakken, dizi yapımcıları sayesinde LOTR'a görsel olarak iyice benzemiş bir çalışma olarak belli bir seviyede kalmış. Bir arkadaş, genel itibariyle Merlin'e benzetmiş olsa da, inanın bana o kadar bile özgün değil dizi olarak.

Dediğim gibi kitabından haberim yok. Sonuçta bu yorumu, dizi için yaptığım unutulmamalı.

Şans verilmemli mi?

İzleyecek bir şey bulamaıyorsanız, "olabilir" listenizin başına ekleyebilirsiniz.
0 yorum
Öykü Odabaş

Öykü Odabaş

@oykuodabas

İngilizlerin yazık ettiğine inandığım, inanılmaz güzel bir kurgudur.

Dizinin konusunu zaten okuduğunuzu var sayıyıorum. Görsel efektler olarak döneminin çok üstünde olmasa bile Stargate SG1 ile kıyaslanabilecek bir hayal gücüne sahipti.

Anladığım kadarıyla, görmediği ilgi sebebiyle bitirilmiş olan dizinin, Amerikalı yapımcıların elinde inanılmaz sezonlar devireceğini düşünmeden edemiyorum. Bunun sebebi, aslında İngiliz oyuncuaların yetersizliği değil. Bence oyuncular da yönetmen de senaristte oldukça başarılıydı. Sadece, başta da dediğim gibi görsel efektler ve müziklerinde sorun yaşandığını düşünüyorum. Bireysel olarak hoşuma gitmeyen ise, o meşhur İngilizfilmlerineki görüntü resminin hakim olmasıydı. Yani soluk renkler ve gerçek atmasferi, izleyene yaşatma çabasından kaynaklı puslu hava halleri.

Mevcut olan sezonları zevkle izleyeceğinize eminim.

Umarım yakında Amerikan sineması bu kurguya el atar.
Primeval
7.5 (2 oy)
0 yorum