up
ara

Özg'ür

dağda duman yeri var.
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

Mine Söğüt'ün dili; hikayeleri, içindeymişiz gibi, az sonra hemen önümüzde açılacak karadelikten içeri, o kadınların yanına düşecekmişiz gibi etkileyici kılıyor. Kadınlığın farklı hallerini anlatıyor, 21 kadının 21 halini.. Aslında hepsinin de ortak kara yazgılı bir halini.. Bu şehir erkektir ve kadınları sevmez.. Bahadır Baruter'in çizimleri de kitapta anlatılanları perçinliyor.
ataç ikon Deli Kadın Hikayeleri
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

Bernard, Vahşi ve Helmholtz.. Kitapta çelişkisiyle derinden etkileyen üç karakter. Bernard fiziksel farklılığından mütevellit dışlanmış, yabancılaşmış bir karakterdir. Fiziksel farklılığı onda zihinsel temelli toplumsal aykırılıklar olarak da baş gösterir. Helmholtz'un ise zihinsel ayrılıkları kendini toplumdan ayırmasını ve birey olduğunu fark etmesini sağlamıştır. Helmholtz ''güzelliğin'' peşindedir. Kelimeleri x ışınları gibi kullanmak ister ama kelimeleri böylece kullanmak anlam olmadığında mümkün değildir. Vahşi'nin ayrılığına ve sebepleri ise yetiştiği toplumdan yabancılığı -ten rengi ve annesi-; cesur yeni dünya'dan ise içinden geldiği toplumun, bireyselliğinin farkında olması ve de şartlandırılmamış olarak yetişmesidir. Üç karakter de uyumsuzdur, mutlu değildir ve yabancıdır. Yani, toplum düşmanlarıdır. Aldous Huxley, Cesur Yeni Dünya'da uygarlığın temel sorununu -birey/toplum ve mutluluk/özgürlük ilişkisini- köklerinden yakalamış. Toplumsal kurumların ortadan kalkması, özel mülkiyetçiliği kaldırmak problemleri çözmüş gibi görünsede, aslında, insanlar en az George Orwell'in 1984'ündeki kadar özgür değildir. Burada ''Büyük Birader'' in izlemeleri ve kısıtlamaları yoktur fakat direkt olarak bilince yapılmış saldırıyı ve şartlandırmayı görürüz. İnsanların mutluluğunu tercih ettiklerini söyleyen Mustafa Mond, Vahşi'nin de söylediği gibi, Tanrı'yı, şiiri, günah'ı ve mutsuz olma hakkını elden almıştır. Diğer yandan işçi sınıfının boş zamanları bile onlara külfet olmaya başlamıştır. Herkes mutludur ve kimsenin mutsuz olmaya zamanı yoktur. Görünen o ki, insan, bilinci ve fikri özgür olmadıkça, önceden verilmiş kararlara ve yaşamında süregelen baskılara adapte oldukça, uygarlığın her türlüsü tahakkümün farklı bir yansıması olacaktır. Bu, sonsuza dek mutlu olacağımız ve soma tatillerine çıkacağımız mükemmel bir dünya görünse bile.
ataç ikon Cesur Yeni Dünya
kitaba 9 verdi
5 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

Beckett'a göre, tüm hayat bir ölüm sürecidir. Beckett'ın karakterleri de onun ussal boyutuna eş olarak ölüm süreçlerini tamamlamaya çalışır ve hareketi bazen nefes almakla sınırlayan ve kendi için dar yaşam alanları oluşturur, örneğin bir teknenin içi gibi. Beckett'ın bu kitabında da olduğu gibi fiziksel varlık kişinin ussal boyutunun dışında bir varlığı olması olarak görülür ve Beckett hiç için metinler yazar, art arda ara vermeden, sıkılmadan ve bıkmadan okumanın imkansız olduğu metinler. Beckett okuru bunaltmak daha çok bunaltmak istiyor ki okuyanda karakterlerle hiçliğin muğlak düzleminde kaybolabilsin. Okuyunuz efendim, her ne kadar bitirmesi zor olsa da.
2 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

waldo emerson'un vaaz verir bir dil kullanmasından ve üzerine kitapta çeviri, cümle hatalarının yapılmasından ötürü okunması oldukça zordu. buna rağmen emerson'un tarihe, evrensel akla ve insan olmanın bütününe bakış açısı okunmaya değer kılıyor. Nietzsche 'nin felsefesine yakınlığı ile de "üst insan" kavramını yorumlamak isteyenlere de emerson'un denemeleri faydalı olacaktır.
ataç ikon İnsanın Görkemi
kitaba 6 verdi
2 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

"Hepimiz Gogol'un platosundan çıktık" demiş, Dostoyevski. Yazıldığı zaman itibari ile "küçük insan" ın yaşamını ve en temel toplumsal çatışmaları göz önüne serer Akakiy Akakiyeviç. Kitabın ortalarına doğru, artık kaybedeceği bir şeyi olan insanın başka bir deyişle "paltosuna alışan akakiyeviç'in," paltosu olmayan akakiyeviçe varışı büyük bir incelikle, sade bir dille ve yergiyle anlatılmış. Okunmalı listesinde baş sıradaki öykülerden Gogol'un Paltosu.
ataç ikon Palto
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

Sadık Hidayet'in bilindik zaman ve mekanlardan uzakta, yalnız onun gölgesinin tesiriyle anlaşılan Buf-i Kur'u.. Okuduğum ilk Sadık Hidayet romanı olmasına rağmen Hidayet'in edebiyatın öncülerinden olduğuna ikna olduğum romanıdır. Kör Baykuş, yasaklı bir yaşamın izlerini açıkça gösteren bir roman. Yasağın, yaşamın ve insanların, nihayetinde bizi gölgemize ikna ettiğine bir kez daha inandım.
ataç ikon Kör Baykuş
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Özg'ür

Özg'ür

@ozgur99

A. Hamdi'nin Türkçe ile ne kadar ileri gidilebileceğini gösterdiği romanıdır. Özentisiz ve pürüssüz bir dil.. Kurgu bakımındansa A. Hamdi'nin ayrıntı ve karakter dengesi gözler önünde, okuduğum ve büyük tesir bırakan romanlardan. Bir romandan da öte, dönem ve gelenekleri ile ilgili güzel ipuçları olduğuna inanıyorum. Türk edebiyatının başyapıtlarından biridir bence.
3 beğen · 0 yorum