up
ara
METİN ODALARI
FOTO ODALARI
VİDEO ODALARI

Kalemimden

Tuğba Bal

Tuğba Bal

@tugbabal

Yalnız Kalmak
Yalnızlığın gerçek anlamı bir başına kalmak olsa da, asıl yalnızlık, pek çok kalabalığın arasında farkedilmemek ve sesinin duyulmamasıdır.
Uzun süre yalnız kalmış bir insanda zamanla ses yoksunluğu, düşünce bozukluğu ve kendini ifade etmekte güçlük görülebilir. Bilindik tarafıyla sadece bir tür duygu olarak görünse de bilinmedik anı yaşayan pek çok kişi tarafından bir yaşam biçimidir, yalnızlığın tarifsiz adı. Tarifi yoktur çünkü küçük tarifelere sığacak türden bir kelime değildir. Yalnız kalmak yaşanılası bir şey de değildir. İnsan yalnız kaldığında hayata küsebilir. Yaşamayan bilemez anlayışıyla yaşayan da yaşadığı gibi kalmaz. Günden güne azalır ve gücünü kaybeder. Arkadaşlarının, dostlarının belkide ailesinin onu yok saydığını düşünebilir. Bir nevi depresyon fonksiyonları devreye girer. Ağlamalı haller, konuşmama halleri yalnızlığın gösterdiği bir gerekçedir. Kişiyi olması gerektiği değilde olmaması gerektiği bir yaşam biçimine kadar götürebilir. Hatta intiharların çoğu da farkedilmemekten ileri gelir.
Yalnızlık belki basit bir kelime olarak bilinir ama ana yapısını incelediğimizde meydana getirdiği etki büyüktür. Bu etkilerden kurtulmanın yoluysa kendine bir uğraşı bulmaktır. Herhangi bir şey olabilir. Kitap okumak, alışveriş yapmak, spor yapmak, dua etmek gibi. Bu örnekleri çoğaltabiliriz kısaca yalnızlığınızı paylaşın. O an ruhunuzu ve kalbinizi neyin rahatlatacağına inanıyorsanız onu yapmanızda fayda var. Peki şu an için kendimizi yalnız hissetmiyorsak ne yapmalıyız? Mutluluğumuzu kendini yalnız hisseden biriyle paylaşabiliriz. Bunu nasıl yaparım diye soracak olursanız. Etrafınıza zaman zaman bakın, mutsuz birini gördüğünüzde onun yanına gidin ve sadece nasılsın deyin. Bu bile o kişi için mutlu olmaya yetebilir.
Yalnız insanları yalnız bırakmayın. Unutmayın bazı mutluluklar küçük sandığımız ayrıntılarda gizlidir..
Tuğba Bal
4 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Okunmayan barkod (@karamelmerii)
Aisopos (Ezop) evinde çalışırken, bir asil kapıyı vurmadan içeri girer ve kitaplarına eğilmiş filozofa, ''Böyle yapayalnız nasıl oturabiliyorsun?'' der.

Aisopos başını kaldırır ve ''Ben yalnız falan değilim, ama sen içeri girdiğin andan itibaren ne kadar yalnız olduğumu anladım'' der.

Anonim

Özgür Bacaksız, Bilgelikle Yaşama Sanatı syf.138 (Destek yay)
19.01.16 beğen 1 cevap
Kalemimden
Kendi yazdığın şiir, hikaye , deneme vb. yazılarınızı paylaşabilirsin.
ODA KURALLARI
  • Kendine ait edebi metinleri ( Şiir, deneme, hikaye, özlü söz, makale, köşe yazısı vb.) paylaşabilirsin.
  • Başkasına ait metinleri paylaşmak kuraldışıdır.
  • Link paylaşmak kuraldışıdır.
  • Metnin yazılma tarihi, varsa hikayesi eklenebilir.
  • Küfür, hakaret içeren paylaşımlar kuraldışıdır.