up
ara
Şehir Tiyatroları – Macbeth Üzerine; paylaşım fotoğrafı
Şehir Tiyatroları – Macbeth Üzerine;
Geçen haftalarda Şehir tiyatrolarında oynamaya başlayan ve büyük heyecanla izlemeğe gittiğim William Shakespeare'in Macbeth adlı güzel eseri üzerine yazmak istedim.

Macbethle ilk lise yıllarında idealist Edebiyat öğretmenim Hakan hocanın yazılı sınava konu olarak seçmesi ile tanıştım, bundan kaynaklı bu eserin yeri bende ayrıdır.Konu itibariyle hırsın ve tutkunun insanı nasıl esir aldığını ve bu uğurda neler yapabileceğini , nelerden vazgeçebildiğini anlatan bir eser. Gel gelelim ki Şehir tiyatroları oyunu katletmekle kalmamış birde Postmodern yorum getirmişler ellerde kuklalar arkadan gelen motor sesi (Macbeth 16.yy. yazılmış motor sesi ne alaka anlayamadım ) hadi bunları da geçtim oyun yarım kaldı şak diye kestiler oyunu ve bitti. Metin kırpılabilir ama bu kadar kötü kırpılmaz , Layd Macbeth ve Kral Macbeth bir kurdele yardımıyla beraberce öldüler .( Shakespeare mezarında ters döndü). Oyunu hiç okumamış bilmeyen biri belki bu sona inanırdı ama o kadar kopuk kopuk olmuş ki oyun neresinden tutsan fiyasko. Emeğe saygım varda bir oyuncu çıkıp dememiş böyle güzel bir oyunu bu kadar basite indirgemeyelim sonu en azından kitaba sadık kalsın . Ticari amaç mı güdülmüş bir oyun çıksın da nasıl çıkarsa çıksın mı denmiş bilemiyorum ama olmamış.

Oyuncu performanslarına değinmek istedim bence performansı en kötü Lady Macbethdi, kitapda iktidar hırsıyla yanan kararlı güçlü karakteri olan bir kadın görüyoruz oyunda ise pasif kalmış arada elinde kovayla sahneye (burası daha trajikomik ) gelip devamlı elini yıkıyan bir kadın. William Shakespeare yazdığı metne göre Lady Macbeth Kralı öldürtmek için kocasını gaza getirmiş sonuç olarakda öldürtmüş kraliçe olmuş ama zaman ilerledikçe vicdan azabından kafayı yemiş bir kadın. Halüsinasyonlar görüyor kralın kanının elinde olduğunu zannedip ellerini yıkıyor kitapda olay bu şekilde. Oyunda ise oyunun en başından neredeyse sonuna kadar devam eden bir ritüele dönüşen sahne de şöyle ; sahne kararıyor ve bir anda Layd Macbeth beliriyor elinde kova ve hep aynı replik “çık ellerimden çık , çıkmıyor. Kim derdi ki yaşlı birinde bu kadar kan olsun” en az altı kere tekrarlandı bu sahne pes dedim. Esas oğlan Macbeth ise vasat bir oyunculuk sergiledi güçlü karakterlerin olduğu bu oyunda Macbeth gibi hırslı tutkulu bir karakter hafifletilmiş. Oyunda en çok gözüme batan noktalar bunlar. Kendimce oyunu yorumladım kusurum varsa affola :)
10 yorum
Nisf (@nisf)
Kurdele hakikaten ne alaka? Ben öyle bir son okuduğumu hatırlamıyorum. Adını değiştirselermiş bari ?
18.04.17 beğen cevap
Nisf (@nisf)
Cadılar nasıldı cadılar onlardan haber ver merak ettim bak şimdi ?
18.04.17 beğen 1 cevap
Cihan Yıldız (@cihanyildiz)
Ben, Macbeth adlı eser hakkında hiçbir bilgisi olmayan biri olarak gittim ve izledim. Bu yüzden eserle oyunun arasında bir ilinti kurmaya çalışmayacağım. Oyun ilk sahneden itibaren dikkatinizi çekmeyi başarıyor, fon müzikleri, duman ve diğer efektlerle oluşturulan atmosfer gayet iyiydi. Son ana kadar tedirginlik hissettim, bunu iyi başardılar. Macbeth'in büyük bir savaşçı olduğunu henüz oyunun başında anladım fakat Macbeth'i canlandıran oyuncuyu karakterle pek bağdaştıramadım. Hızlandırılmış bir oyun olmuş, konunun yarım kaldığı aşikar.. Oyunun sonundaki tango ne amaçlaydı anlamış değilim. Seyrettiğim diğer Shakespeare oyunlarındaki tadı alamadım. Favorim hâlâ 'Bir Yaz Gecesi Rüyası.'
18.04.17 beğen 2 cevap