up
ara
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Yasaklanıp Toplatılmadan Yeniden Okuyalım paylaşım fotoğrafı
Yasaklanıp Toplatılmadan Yeniden Okuyalım
Duruşma yargıcı soruyordu:
'' Mahkemeye itimadınız var mı? ''
Cemil oğlu, 1947 doğumlu Erzurum, ılıca mahallesi, Öznü köyü nüfusunda kayıtlı, Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Deniz Gezmiş:
'' Mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum. ''
Duruşma yargıcı soruyordu:
'' Mahkemeye itimadınız var mı ?''
Beşir oğlu 1947 doğumlu, Yozgat ili Çekrek ilçesi, Kuşsaray köyü nüfusuna kayıtlı, Ankara ODTÜ fizik bölümü 2. sınıf öğrencisi Yusuf Aslan:
''Mahkemeye güvenim yoktur.''
Duruşma yargıcı soruyordu:
'' Mahkemeye itimadınız var mı?''
Hıdır oğlu, 1949 doğumlu, Kayseri Sarız ilçesi, Bahçeli Mahallesi Nüfusuna kayıtlı, ODTÜ' den ayrılma Hüseyin İnan:
'' Mahkemeye güvenim yoktur. Sıkıyönetim Mahkemelerini yargı organı olarak kabul etmiyorum.''
Ve Hüseyin sorgusunda, mahkeme ve dava konusundaki düşüncelerini açıklamaya devam ediyor:
'' Elli yılın bütün hesabını yirmi gençten soruyorlar. Bununla da kalmayacak, daha ileri gidiyorlar; üç ayda eşi görülmemiş zamların, vergilerin, hayat pahalılığının ve reformları engelleyen parti ve bakanların üstüne örtü çekilerek, dikkatler bizim üzerimde toplanıp, biz, bu yirmi genç topun ağzına sürülüyoruz. İddianameyi okuduğum zaman, cezanın suça değil, suçun cezaya uydurulmaya çalışıldığını gördüm. Cezamızı,biraz önce bahsettiğim pazarlık tayin edecektir. Böyle bir pazarlığın bize reva göreceği cezayı bağımsız yargı organlarından çıkarmak zor olduğu için Sıkıyönetim Mahkemeleri'ne çıkartılıyoruz.

Haklı olarak belirtiyorum; iddia makamını muhatap almıyorum ve mahkemeyi bağımsız yargı organı olarak kabul etmiyorum.Karanlık günler yaşadığımız Erim iktidarı döneminde sözlerimizin halktan gizleneceğini biliyorum. Fakat, hürriyetlerimizin alındığı bu ortamda, konuşma fırsatı bulmak dahi önemlidir. Cezamızın başka organlar tarafından verileceğini de çok iyi biliyorum.

Cumhuriyet döneminde ilk defa yirmi genç idam talebiyle yargılanıyor.
... Erim iktidarı üç aylık politikasıyla, sanayiciler ve büyük tüccarlar hariç, Türkiye halkını açlığın ve sefaletin eşiğine getirmiştir. Bu tehlikeli uygulamayı örtbas etmek için yirmi genci topun ağzına sürmek yetmeyecektir !
Tarih, asıl suçluları affetmeyecektir.
Asıl suçlular kurtulsa dahi, onları koruyanlar tarih önünde er geç hesap verecektir.
Bu mahkemenin sonucu adli bir skandal olabilir. Fakat, mahkemenin sonucu ne olursa dediklerimiz gerçekleşecektir !
... Ta ki Vatanı Amerika'ya satanların ve gericilerin sonu gelene kadar, bu kavga biz olmasak da devam edecektir ! Kısaca; anaların rahmine el atılamayacağına göre mutlaka devam edecek ve başaracaklardır.

Sayfa 21- Everest Yayınları

'' Yayınlandıktan sonra yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan '' kitabı yasaklanmadan yeniden okunulması gerekilen bir eserdir. O günlerde yaşanılanlar ile bu günlerde yaşananlar arasında bağ kurabilmek adına oldukça önemlidir. Bir darbe döneminde toprak altına saklanıp zamanla toprak altından çıkarılıp bu günlere miras kalan bir çok kitap, darbe karşıtı olduğunu söyleyenlerin uyguladıkları politikalar sonucunda günümüzde yeniden yargılanıyor. Darağacında Üç Fidan kitabının alıntıları, paylaşımları mahkemelerde suç delili olarak gösteriliyor. '' Tarih, asıl suçluları affetmeyecektir.
Asıl suçlular kurtulsa dahi, onları koruyanlar tarih önünde er geç hesap verecektir. '' tarih suçluları affetmedi sevgili Hüseyin, ama iktidarı yeni darbe politikalarının mimarlarına teslim etti. Yıllardır nefretle andığımız 12 eylül darbesinden sonra gelinilen nokta ülkenin siyasi koşullarının 12 eylül diktasını pek aratmadığını göreceksiniz. 12 Eylül politikalarının yarattığı zeminden bu günlerde de beslenenlere karşı olmak için bir yirmi yıl geçmesi mi gerekir bilemedim. Neden yirmi yıl dedim o günün darbecilerine bugünün darbe karşıtlarının verdiği destekler gözler önüne gelince !

Bana hiç yabancı gelmeyen Kenan Evrenin bazı sözlerine dikkat çekmekte fayda var.

''Teröristler, dış güçlerle işbirliği yapanlar ve vatan hainleri hayır diyor.

Asmayalım da besleyelim mi? (Erdal Erenin 17 yaşında idam edilmesinden sonra)

Vatandaş mührü eline alacak Evet yerine basacak ya. O mühür demirden yapılmış. Demiri ele bas Demirel olsun, onun için el işareti aldılar.

Ne demekmiş kadın kolu, gençlik kol? Bir de ihtiyar kolu. Böyle şey olur mu? (siyasi partiler hakkında) ''

Sayılarla 12 eylül - sayılarla günümüz Türkiyesi' ni araştırmakta size kalsın.

İster siyasi , ister askeri olsun darbe nereden gelirse gelsin karşısında onuruyla dik durabilen herkese selam ve saygılar.
ataç ikon Darağacında Üç Fidan
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 yorum
Milena (@masalperisi)
Lisedeyken elime geçen bir kitaptı sarsılmıştım,sonrasında da gülünün solduğu akşam ile devam etmiştim okumadınızsa bakmanızı öneririm.
02.07.18 beğen 3 cevap
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
Bu güzel paylaşım için ve yarattığın farkındalık için teşekkür ederim Mehmet abi.
02.07.18 beğen 3 cevap
samet damar (@sametdamar)
Hüseyin inanın uzun boylu olmasından dolayı dar ağacında cellad tarafından ayağının altındaki taburenin çekilmesiyle parmak uçları yere değerek HÜSEYİN İNAN boğazındaki iple acı içinde ve acı çektiğini belli etmeden düşman sevinmesin diye vahşi bir şekilde idam edilmiştir
— Kahrolsun faşizm
— Kahrolsun emperyalizm
— Yaşasın tam bağımsız Türkiye
✌️✌️✌️
02.07.18 beğen 1 cevap