up
ara
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
bu kitabı @gulsahsonmez'e ithaf ediyorum

Ey insan! bu kitabı sana ithaf ediyorum. Başının üstünden büyük bir rüzgar geçiyor. Yalancı bir fecirle başlayan asır kararıyor ve sana tek ümit ışığı olarak en kuvvetli kaynağı uranyumda değil, senin ruhunda sıkışmış maddeden koparak çıkardığın korkunç tahrip aletinin patlayışından yükselecek alevi bekletiyor.
Ey bahtsız! Tarihinin hiç bir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. Laboratuarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin her şey arasında yalnız ruhun yok. Onu beyin hücrelerinin bir üfürüğü sanmakla başlayan müthiş gafletin otuz yıl içinde gördüğün iki muazzam dünya harbinin kan ve gözyaşı çağlayanlarında en büyük dersi arayan gözlerine bir körlük perdesi indirdi. Bırak şu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını. Kendine dön, kendine bak, kendine gel. Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerinin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara. İnan mânevîlere ve mukaddeslere, inan! Onlar hakkında bu kadar küçükçe düşünmekten utan! Her sezilen derinliğin ifşa ettiklerini düşünmekten bile seni alıkoyan tabiatçı metodlarını fırlat ve bitlenmiş elbiseler gibi at. Ortaçağ papazında haklı olarak ayıpladığın dar kafalılığın anlayış sınırlarını daha fazla darlaştıran beş duyu idrakinin kapalı dünyası içinde kalma:

Arşı geç , ferşi atla , sidreyi aş,
Gör ne var maverada ibrethiz.

---------

Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.

---------

Artık yalana güvenmiyorum. Kendi yalanlarım başkalarından evvel beni aldattılar.

---------

Sustum. O da bir şey söylemiyordu. İkimiz de susturan tereddütler arasındaki farkı merak ediyordum.

---------

Affet beni, ey aziz içim, afet- nasıl fakat, ruh radarlarının ve sayısız his intikallerinin ince delaletlerine ve hele nasıl bazan en haykıran işaretlerin şakağımdan itercesine ihtarına rağmen, şüphesiz derinden derine anlamadığım, anlar gibi olduğum halde, nasıl ve niçin ona düştüm? Boğuluyorum, haykıracağım, dur bak, sakin ol...

---------

Birisi beni öldürse dünya düzelir gibi geliyor bana

---------

Hayranlık mağlup olmuş bir kıskançlıktır.

Zihnini boşalttı ve dikkatini ruhunun karanlık atmosferine daldırıp çıkardı. Öfkesi devam ediyor. Nefretten başka ikinci his yok. Demek müsbet alakalar, öfkenin yorulduğu anı beklemek için, şuurun altına siniyorlar. Belki bu stratejik bir çekiliş. Sonra taarruza geçecekler.

---------

En çirkin merhamet, hedefini şaşırandır.

---------

Millet, insan, gurur, vicdan, aile, baba saygısı ve bana olan bağlılığın birdenbire nasıl yok olmuştur? Bu yıkılışın sırrını bul, kendini çöz, içini ayıkla, şuurundan utanan ve ruhunun izbelerinde kaçacak delik arayan suçlu hislerini yakala, getir, ikimizin de gözümüzün önüne koy, onları ezmen için sana yardım edeyim. Kurtul, ferahlar, günahının zevkini değil, çirkinliğini paylaştığın bir mahlukun arkadaşlığından üstüne sıçrayan lekeleri temizle!

---------

Mümkün müdür, bütün bu insanlar, asla mevcut olmamış bir maziyi tamamen bilsinler? Mümkün müdür; bütün hakikatler onlar için bir şey olmasın? Mümkün müdür, hayatları boş odalardaki saat gibi her şeyden alakasını kesmiş geçsin?

---------

Hakkı var Samim'in. Zaten onun en büyük kusuru haklı olmak. Beni anlamayanlara karşı soğuğum; fakat bu kadar anlayanlardan da ürküyorum. Beni kendi gözümle hudutlandırıyor, içimde hürriyet sahası daralıyor. Hürriyet! "Ya aşk, ya hürriyet!" demek istiyor Samim.

---------

Ben malumum. Yani sayısız imkanlar arasında gerçekleşmiş ve donmuş bir imkanım. Ben bir şeyim, meçhul her şeydir. Fakat... unutma ki, ben varım; meçhul, yoktur. O, sadece olabilir, fakat olmayabilir de! Ben bir realiteyim, o bir imkandır. Bu farkı anlamayan bir aşka sen beni inandıramazsın.

---------

Kendine aşktan başka bir gaye arayan aşkın kendi kendine yetersizliği.

---------

Yine salon tenha ve karanlık. Yine gözleri yaylı kapıların buzlu camlarında uzayıp kısalan gölgelere dikili. Yine onların arasında sağa sola kayan donuk pırıltılar. Yine ikide bir sallanan kanat, hafifi bir gıcırtı ve beklenenin yerini alan yabancılar. Yine arzuyu fırçalayan ve gururu buruşturan bir sabırsızlık. Camda uzayan ve genişleyen gölgenin, tam ona benzemek üzere iken, anlaşılmaz hangi bulanık çizgi ve kımıldanış farkiyle ondan ayrılmasının verdiği hayal kırıklığı. Birbirinin üstünden kayıp giden sıkıntı anlarının bazan tükenmezlik ihtimalini düşündüren sonsuzluk vehmi ve dehşeti

---------

Yalancılığa da, doğruculuğu da tahammül etmeyen bir dünyadayız. Sırasına göre yalanla doğruyu combine eden bir cemiyet ve ruh yapımız var. İnsan realitesi tezatlıdır. Sen şimdi bunu anlamazsın. Bazan hakikat vahşidir, insanların arasına salıvermeye gelmez. Fakat o hakikatlere tasma takmak dururken yerlerine yalanları sürmek, neticeleri bakımından, daha tehlikelidir.

---------

Bu inat nedir bilir misin? Şahsiyetsizliğin yerini alan kör ve karanlık bir benlik duygusudur. İnsanı saadete de, felakete de götürebilir. Önünü görmediği için düzlükle uçurum arasındaki farkı, adımını attıktan sonra anlar. Sen bu eksiğini tamamlamak için daima hesaplı hareketi de seviyorsun. Kadınların hemen çoğu böyledir, fakat senin kadar değil. İdraklerine ve iradelerine ait noksanları hesapları ve hileleriyle telafi etmek isterler. "Kadının fendi..." hikayesi. Bu "fend" kelimesinin sonundaki lüzumsuz "d" harfi yok mu? Bu harf onların cehaletini ve sırf iç güdüleri ile elde ettikleri iptidai hile tekniğini yüksek bir "fen" zannettiklerini gösterir.

---------

İki tarafta da arzuyu gurura hesap vermeğe çağıran iç muhasebe anları olmasaydı, kendi kendini yiyen aşkın işkenceleri ne kadar azalırdı.
ataç ikon Yalnızız
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Yalnızız romanı. Çok beğendiğim bir roman. Bana “Neden daha önce Peyami Safa okumamışım” dedirten kitap. Alıntılarıma göz attım nazik ithafınızı gördükten sonra.
“unutmak için en iyi çare unutmaya çalışmak değil, çalışmamaktır.” Düşündüren, derinleştiren bir roman Yalnızız. İnsanın o anki ruh haline göre istifade edeceği geliştiren bir kitap. Çok teşekkür ediyorum beni andığınız için @ruhadam. Sayenizde bu güzel kitabı hatırlamış oldum. Sağ olun, var olun...
11.07.19 beğen 1 cevap