up
ara
Pta

Pta

@rasimk

 paylaşım fotoğrafı
Aslında bu bir inceleme ,incelemede foto ya da video eklenemiyor ama o yüzden etrafından dolanalım yine buraya ilk geldiğimde yaptığım gibi. Çünkü görsel olarak düşünüyorum ben, müzikte bile çoğu zaman canlı performansları tercih ediyorum, bunun basit bir nedeni olduğunu farkettim , çalarken görünce daha çok etkileniyorum yapılan işten. (Radiohead - in basement kaydı kulağımda şu an mesela, bu yazı için kollarımda olmayan gücü o veriyor ) Burası temelde bir kitap sitesi ,sözcükten görsele gidenlerin olduğu bir yer yani. Basit mantık,okuduğunuzu hayal gücü görselleştirir , oyüzden edebiyat sinemadan daha çok imkan verir insana derler. İyi sinemada (kötü sinema ders verir gibi davranır öğretmen tavrıyla) görselden sözcüğe gidersiniz , hatta cok iyi sinemada bunu bile yapamazsınız ,görsellik o kadar güçlü bir şekilde etkiler ki anlamlandırma çalışmanız saçmalamakla son bulur birçok Tarkovski filmi eleştirisinde karşılaşabileceğiniz gibi. Çünkü imge ve ya imaj sözcükten önce vardı.

Yukardaki görselde gördüğünüz iki kişi İsmail Merchant ve James Ivory. Hintli bir müslüman yapımcı ve Amerikalı bir yönetmen. Beraber kurdukları şirketle genellikle İngiltere'nin eski dönemlerinde geçen edebiyat uyarlamaları ile saygın bir kariyer inşa ettiler ve 40 yıl boyunca (Merchant 2005'te hayatını kaybedinceye kadar) gizledikleri bir aşk yaşadılar. Bu filmle 89 yaşında uyarlama senaryo Oscar'ı kazanan Ivory'nin bu kitabı niye seçtiği, hangi duygularla o senaryoyu yazdığı , filmin sonlarındaki baba monoloğunun nasıl bu kadar etkili olduğunu az çok anlamışsınızdır. Otantiklik yaşanmışlıktan geliyor maalesef ,bir olayın sizi nasıl etkileyeceğini ne kadar tahayyül etseniz de gerçekleştiğinde yaşanan çarpmanın yanından bile geçemiyorsunuz.

İnceleme yapmaktan vazgeçtim bu arada, Samsa adlı kullanıcının incelemesi filmi güzelce anlatmış ve ilginç şekilde seyretmenize bile gerek kalmayacak şekilde. Buradaki film incelemelerinin ciddi bir sorunu var. Ya çok kısa ve anlamsız ya da cok uzun ve spoiler dolu. Zaten anlamsızlık içinde yüzüyor şuradaki varlığımız ,buna mı takıldın diyecekler olabilir, algıda seçicilik bu maalesef ama haklısınız.İlk eleştirimi Burning'e yazmıştım yılın ilk günü ,filmi çok merak etmeme rağmen yılbaşına kadar bekletip onu seyrederek yeni yıla girmek istemiştim. Kendime yeni yıl hediyesi idi ve büyük beklentilerim olmasına rağmen hepsini karşılamıştı. Cok iyi sinema olduğundan anlamdırmak saçmalamak olacaktı ama yine de yapıp buraya birşeyler karaladım.

Bu sitenin bağımlılık yapıcı tarafı olduğunu hepimiz biliyoruz. Hepimiz olmasa da çoğu. Ben yaşayarak öğrendim, aynı kişlerin farklı hesaplarla tekrar tekrar döndüğünü gördüm ,bazıları aynı hesabı tutabiliyor (onları buranın mahkumları olarak görüyorum, en azından tünel kazıyor ötekiler) . Sonuçta vakit geçirme ve keyif alma deneyimi niye buna dönüşüyor sorgulamak gerekirse ülkemiz kültürel ve sosyal açıdan çöl olduğundan azıcık kafayı kaldıran böyle yerlere sarıyor. Saçma bir trafik var 1000 kitapla burası arasında, millet gidip geliyor yeni bir umutla, aynı sıradanlıkla karşılaşıp geldiği yere geri kaçıyor falan.Kafayı kaldıranlarında yüzde 5'inin filan gerçekten kafası çalışıyor gerçi. Arafta kalmış ruhlar olarak acı çekiyorlar burada.

Filme dönüp oradan bir replikle bitireyim de zihin akışı metoduyla yazılmış bu yakında silinecek yazı iyice karışsın. Bu yazıyı en sevdiğim filmi önerdiğim (İpucu : Wong Kar-wai) 3 kişiye ithaf ediyorum. İlki hala buradaymış, yeni farkettim ( ipucu : köstek butonunu düzenli olarak kullanan tek kişi gördüğüm). 4. bir kişi var ithaf ettiğim ama filmi önermediğim niyeyse ,o da seyretsin filmi :) (Bunu da seyredin tabii bu da güzel)

“Bizi yaralayan şeyleri gereğinden önce iyileştirebilmek için kendimizi parçalıyoruz, böylece 30 yaşımıza gelmeden tükeniyoruz ve yeni tanıştığımız kişilere kendimize dair sunabileceğimiz yeni bir şey kalmıyor.”
Beni Adınla Çağır
filme puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 yorum
Affinity (@biocide)
İşte bir tesadüf daha https://youtu.be/8mGBaXPlri8 parçayı dinleyip, klibi izleyip kapattıktan sonra göz gezdiriyorken siteye bir de ne göreyim?! :')) Madem geçmiş yad edilmiş şarkıyı ithaf edeyim paylaşıma adet yerini bulsun.
19.07.19 beğen 2 cevap
ayse gülce (@aysegulce)
Site hakkındaki düşünceleriniz çok isabetli. İncelemelere foto eklenemiyor olduğunu fark edince çok şaşırmıştım. Görselde sadece tek cümle bile dikkat çekiyorken çok daha fazla kişiye ulaşıyorken, incelemeler 5-6 cümleyi geçince okunmuyor malesef. Gerçi bu tamamen neokurun kullanıcı profili ile alakalı. İncelemelere kişisel not vs eklenme imkanı da olmadığından genel, yüzeysel yapılıyor çoğu inceleme.. Paylaşımınızı silmeyin bence. Böyle dolu paylaşımlar çok az ne yazık ki.
19.07.19 beğen 1 cevap