up
ara
Katılım Tarihi : 11 Kasım Pazar 2018 14:27 - 280 gün
Ders almayanların için ''Tarih tekerrürden ibaret''
Komünist Marx’ın Fransız üçlemesinde yer alan bu kitabı, tahminen 20 yıl önce okumuşumdur. Hemen şaşırmayın!! Olayın arka planını yanlış anlaşılmamak için kısaca aktarayım. O zamanlar arkadaşların kurduğu M.Ş. Gençlik Topluluğuna benzer Milli Şuurumuzu geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya yönelik birçok gençlik topluluklarından birine mensuptuk. Hem de sadece bugünün örgütleri gibi tabelada kalmazdık. Elimizden geldiğince koyduğumuz hedeflere ulaşmak için çaba gösterirdik. Bizim zamanımızın gençlerinin bilinçlerinin sadece görünüşleri parlak değil, altı da doluydu. Şimdiki topluluklara bakıyorum. Çocuklar alınmasın ama fasaryadan, yalnızlığına derman arayanların gruplarına dönmüşler. Ayrıca biz sadece şuurlu değil aynı zamanda bu şuura besin de sağlayacak girişimlerde bulunurduk. Hey gidi be! Zamanında az mı kızıl avlamadık kampüslerde, az mı teorik yöne yönelip dirsek çürütmedik ilim yuvalarında. İşte böyle bir ahval içinde sadece milli benliğimize katık olacak kitapları değil, aynı zamanda tuzak kuran dış ve iç mihrakların yazdıklarını da okumaya karar verdik bir vakit. Çünkü bu şer odaklarının taktiklerini bilmek ve ona göre savunma geliştirmek önemliydi gözümüzde. Şimdiki gençler gibi sadece bir kalıptan çıkmışçasına üretilmiş kitaplardan beslenenlerden değildik nihayetinde. Tabii bu ahlaka, dine, milli benliğimize mugayir neşriyatları mimlemiş ve biliyorduk önceden. Ama okumaya henüz karar vermemiştik. İşte böyle bir durumda herkesin payına düşenler gibi. Benim payıma Komünist Marx’ın Fransız üçlemesi düşmüştü. Umarım yanlış anlaşılmalara mahal vermeyecek bir açıklama yapmışımdır.

Üzerinden 20 küsur yıl geçince insan doğal olarak hatırlayamıyor bazı şeyleri. Boşuna dememiş ceddimiz: Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür diye. O yüzden yanlış hatırladıklarımı arkadaşlar düzeltirse gocunmam. Hatta talep eder, memnun olurum. İşte üçlemeden en sevdiğim kitap ‘Der achtzehnte Brumaire des Louis Napoleon’ idi. Niye derseniz, bir komünistin gerçek yüzünü açıkça gösterdiği için olsa gerek :) Tabii bazı komünistler bu kitabı sevmeyip. Üstüne üstlük her şeyin ayan olduğu bu kitaba şeytan ayetleri muamelesi yapmaya devam ededursunlar. Biz inkâr edenlerden olmayalım!
Onca yıldan aklımda kalan iki kısmı: Komünistlerin iki yaklaşımından bahsedip okuyacaklara kitap hakkında önyargı oluşturup bitireceğim yazımı.

İlki, ‘’demokratların hal-i pürmelali’’
Hatırladığım kadarı ile komünist Marx mealen diyor ki; bu demokratların tek işi konuşmak konuşmak konuşmak. İş icraata gelince ortadan toz olmak. Bir iş yapılacaksa her zaman sağcılar yapmıştır zaten. ‘Solcu konuşur sağcı eyler’ diye Rusya’da bir atasözümüz boşuna yok değil diyor. Tabii şakası bu işin ama buna getiriyor lafı. Sonra diyor: Bu demokratlar kendi zümresinin, destekleyenlerin haklarını genişletmeyi bırak; o hakları koruyamazlar diyor. Tabii bunlara dönemi anlatarak çıkarımlarla ulaşıyor. Boş konuşmuyor. Bunun yüzden önceden dönemsel kısa tarih bilgisi edinmeniz okumanızı zenginleştirir. Diyor, bu demokratlar yeğen Napolyonun gasp ettiği hiçbir hakkı savunamadı. Yeri geldi vergilerde oynadı yeri geldi baskıyı arttırdı vs vs inim inim inletti bunları ama demokratlar ne yaptı? Önemsiz bir şeyler için yaygara kopardı ve eğer o önemsiz bir şeyi geri kazandıysa da. Diğer önemli, rejim için hayati şeylerin değişmesine, ortadan kaldırılmasına sustu. Bakın şimdi yazdıkça hatırladım: bu demokratlar aynen böyledir diyor; ‘’ zart hakkımıza dokunsun engelleyeceğiz!! Zurt özgürlüğümüzü kaldırsın da görelim!! Hadi sıkıyorsa onu da yapsın, yemez!!’’ diye diye adamların en sonunda oy kullanma hakkını da alıyordu yeğen. Bunlar da hala, ‘’böyle bir şey olabilir mi, böyle bir şey olabilir mi!?’’ şeklinde sayıklamalarına devam ediyorlardı. Sanırsın Chp’yi anlatıyor Komünist Marx. İşte bu kitabı yok sayan Komünist tayfası da bu cihangir solcusu komünistleri olsa gerek. Bilirsiniz bunlar çeşit çeşittir. Bizim zamanımızda sadece kürt ırkçıları komünist olurdu. Şimdi baktılar ortalık lümpen kaynıyor. Verdiler bu lümpenlerin eline bayrağı. bağırın evladım halkların kardeşliği diye bunlara gaz veriyorlar. Bunlar da lümpen olduğu için lapin gibi atlıyorlar. Yazık vallahi acıyorum bunlara.

İkinci dikkatimi çeken nokta, ‘’Komünistlerin Halk düşmanlığı’’
Şimdi hepiniz bilirsiniz Ulu Önder Atatürk'ümüzün ‘’Köylü milletin efendisidir’’ lafını. Ve Türk köylüsünün ne kadar saf ve iyi niyetli insanlar olduğunu. Şimdi bu aklımızın köşesinde olsun. Bu Komünist Marx, Atamızın efendi olarak gördüğü köylüyü sınıf bilincine sahip değil, solcu zehrine bulanmamış, komünist tuzaklara düşmemiş diye hakir görüyor. Küçümsüyor. Patates diyor. Evet hatırladığım kadarı ile o vicdanı saf, milli şuuru sağlam köylüye patates diyor. Niye çünkü komünist değil diye? Ben böyle zehir saçan, kıskanç bir yaklaşım görmedim. Sen bu köylüyü hakir görür! işçileri küçümseyip şunu yapın bunu yapın sınıf bilincine sahip olun zincirlerinizi kırın, hadi birleşiverin de göreyim ne kadar solcusunuz dersen!! (zaten hep bu küçümsemeden, adam yerine konulmamaktan, itilip kakılmaktan, kölelikten bıkmadık mı!) Böyle ikiyüzlü yaklaşırsan ne demokratların boş laflarına kanarız ne de komünistlerin tuzaklarına düşeriz. Deyip halk seçimini yeğenden yana koyuyor. Millet seçimini yapıyor. Sanırsın 2018 Türkiye’si. Ve yıllar geçiyor bu demokratlar, komünistler, geziciler hiç akıllanmıyor. Ne tarihten ders alıyor ne milletinin reflekslerini biliyor. Bir adam çıkıyor. Bir milleti tanıyor bir milletin psikanalizini yapıyor, röntgenini çekiyor. Ve halk onu seviyor.
Eğer solcular, komünistler, sosyalistler işçi, köylü, halk devrimi görmek istiyorsa. Açıp gözlerini baksınlar umutla bekledikleri günleri yaşıyoruz yıllardır. Bir işçi-köylü, ezilenler devrimi gerçekleşmişse bunu Akp gerçekleştirmiştir!.. Sağ olun, bu sizin eserinizdir geziciler. Gurur duyun şimdi!
ataç ikon Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'i
kitaba puan vermedi
16 yorum
Nizam-ı Âlemci (@poli)
Tabii hak dilinden konuşunca komünistlerin bol oldu yerde gerekli önemi göremedik. Varsın bizi bilmeyen ne bilsin, bilenlere selam olsun deriz biz de... Ayrıca haklarını vereyim bu adamlar marşlarda bir başka: https://www.youtube.com/watch?v=myg8Q0r8JnQ
14.11.18 beğen cevap
kader.cmln (@naturmort)
Abi ben hepsini okudum ama sen biraz haşin birisin yumuşak dil yok sende insanlarda önyargı oluşturuyorsun ya da gominist diyerek tuhaf bir yaklaşımla sert eleştiriler yapıyorsun tepki aldığında da vay efendim sizler zaten ne anlarsınız ayakları yapıyorsun. Keşke insanları kırmasan..
14.11.18 beğen 2 cevap
Baran (@baran330)
ALLAHIN . Koministi ! 😊ALLAH_ın muhafazakarı olmasanda sağcısı Diyelim Sana Kardeş ! Önce Sen kominizmi öğrenip anlayıp algıladığın zaman Aceba Düncelerini Yazarmıydın Kardeş ? 😊 Haciii Sen Neyin Kafasını Yaşiyorsun Daaaaa😊😊😊
14.11.18 beğen 1 cevap
Edebi At (@edebiat)
Yine yıkıcı eleştiri yapmışsın.
14.11.18 beğen cevap
Nizam-ı Âlemci (@poli)
Sen @baran330 asgari derecede anlaşacak kadar Türkçe öğrenirsen!! neden olmasın ben de komünizmi senden öğrenebilirim :)) @edebiat kardeşim eleştiri bu: Yıktım da, yaptım da. Böyle olmaz mı eleştiri ? Ama senin hafiften komünizme kayan gönlünü yapmak için sana bu linki hediye ediyorum: https://www.youtube.com/watch?v=uqccaYkr0E8 umarım beğenirsin.
Hamiş: Ayrıca arkadaşlar haberiniz olsun. belki bilmiyorsunuzdur. incelemeyi beğenince bana şu şahıs beğendi diye bildirim geliyor. Sonra bakıyorum beğenisini geri çekmiş. Profiline bakıyorum. Bana demediğini bırakmamış şahıslar ile eş-dost. Tabii günahlarını almayayım ama sanki fitne fesat çetesinin işi gibi bu. Uyarmış beğenisi sunan üyeyi bu çete . O da bu komünist tuzaklarla ketenpereye getirilmiş olduğundan beğenisini çekmek zorunda kalmış gibi. neyse, Allah gönüllerine göre versin. Ben burada beğeni için bulunmuyorum nihayetinde. Bu çete tarafından sömürgeleştirilmiş üyeleri özgürleştirmektir tek gayem... Kalın sağlıcakla.
14.11.18 beğen cevap
Baran (@baran330)
Poli ! Çok komiksin :)) asgari zihniyet te olduğunu açık açık beyan etmişsin sen :)) takıldığın duruma bakarmısın kardeş !
14.11.18 beğen cevap
Nizam-ı Âlemci (@poli)
Allah akıl fikir versin size @baran330 . Ben ne diyorum siz ne anlıyorsunuz. Doğrusu duyardık komünistlerin zekadan yana yoksunluk yaşadıklarını ama bu kadarını da beklemiyordum doğrusu :) Haydi kardeşim hayırlı gecelerin olsun. İş güç sahibi bir insanım ben. Yatarken bir bakayım demiştim şu siteye. Haydi kal sağlıcakla.
15.11.18 beğen cevap
Baran (@baran330)
ALLAH sana akıl fikir versin kardeş ! Bellili çok egoist yapı karakterin var ! Sen iş güç sahibiysen millet iş güç sahibi değilmi !
15.11.18 beğen cevap
Mehmet (@yoldas)
Üçlemeyi ezbere bilirim. 21 yaşında bir kuzenim var , o da okumuştur ve ona günümüzle bağlantısını sorduğumda bana verdiği cevap şu olur; Louis Banaparte ve Napolyon, Tayyip Erdoğan ve Kenan Evren… Bu üçlemeyi okuyup bu sonucu çıkaramayan insan ya okuduğundan hiçbir şey anlamıyordur, ya da bu kitabı okumamıştır. Fransa devrimlerini bir incelemeniz gerekir. Barikat savaşlarıyla kazanılan devrimler burjuvaziye teslim edilince, burjuvazi de iktidarı elinde tutamaz, bir darbeyle cumhuriyet çökertilir. Tek adam rejimi kurulur, hükümet darbesiyle Fransa adım adım diktatörlüğe götürülür. Buradaki ifşa komünistlerin ifşası değil, günümüzün ifşasıdır. “Bugüne kadarki tüm devrimler, belirli bir sınıf egemenliğinin yerini bir başkasının almasıyla sonuçlandı; ancak, bugüne kadarki tüm egemen sınıflar, hükmedilen halk yığınları karşısında yalnızca küçük birer azınlıktı. Hükmeden bir egemen azınlık bu şekilde devriliyor, bir başka azınlık onun yerine devlet iktidarını ele geçiriyor ve devlet kurumlarını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden biçimlendiriyordu.” Yani burjuvaziye teslim edilen cumhuriyet feodaliteye karşı bir devrim gerçekleştirdiyse değişen sadece kılıf olmuştur, maraba yerini, modern işçiye bırakmış, ağa yerini patrona bırakmıştır. Ezenler ve ezilenler sadece kılıf değiştirmiştir. Sömürenlerin değiştirdiği kılıfın ilerici olmasıyla, gerici olması arasındaki çelişkiden bir adım ötesi yoktur. '' Bir işçi-köylü, ezilenler devrimi gerçekleşmişse bunu Akp gerçekleştirmiştir!.. '' Dünyada hiçbir lider sermayeye köle olmuş bir sistemde işçi sınıfı ağzına alarak kirletemez. '' Biz ohalle işçinin grev hakkını engelledik '' diyen bir insan mı işçiler için devrim yapmıştır? https://www.youtube.com/watch?v=u8jiLt5Iajc
15.11.18 beğen 2 cevap
Nizam-ı Âlemci (@poli)
Bu sitenin solcusunun, komünistinin gerçekten anlayışları sorunlu. Bunu iki üye; baran ve @yoldas üyeleri sayesinde iyice idrak ettim. Lütfen daha fazla örnek çıkmasın ortaya :D Ha dinci ha solcu al birini vur ötekine. Aynı tornadan çıkmış gibiler. Dikkatli bak @yoldas kardeşim. Ben de zaten senin dediklerine benzer şeyler söylememiş miyim? İlla aynı frekanstan çalmak için solcu ağzıyla mı konuşmam lazım? Allah korusun!! Zaten siz benim yazdıklarımı okuduğunuz gibi komünist marx’ı da aynı şekilde okuyorsanız, boşuna kürek çektiğinizi biran önce fark etmeniz gerekiyor :D Ya diyorsun ya, Sayın Erdoğan ile Yeğeni bağdaştırmayan bu kitabı okumamış ve anlamamıştır. Bu ifşa günümüzün ifşasıdır demişsin filan. Acaba ben ne anlatmışım?? Hadi solcu ağzıyla yazmadığım için anlamamazlıktan gelmişsin. Ama a bre gafil, insan başlığa bakar en azından da bir işkillenir. Acaba diye… Kardeşim ben zaten mister Evren benzerliği kuracak kadar olmasa da, kitabı günümüze uyarlamaya çalışmamış mıyım? Peki o zaman senin bu beni tekrara alman, laf kalabalığı yapman ne hacet? Tekerrürden ibaretse de sizin gibi laftan anlamazlar için ibaret. Bire bir uyma diye bir söz konusu filan değil. Her neyse kardeşim @yoldas umarım gözlerindeki ideolojik perde kalkar. Kalkar da insanların ne yazdıklarını iyice idrak edersin.

Gelelim dış mihrak zehri komünizmin ifşasına!! Ben kitabın böyle bir gayesi ve amacı olduğunu belirtmedim. Benim komünist ifşasına dair yazdıklarım komünist marx’ın anlattığı tarihsel akışa dair değil. Marx’ın tarihsel akıştan çıkardığı çıkarımına dair bir çıkarımımdı. Umarım bu yazdığımı idrak edebilmişsindir. Yine de örnekleyeyim ben. Belli olmaz sizin kavrayışlar arada bir sekteye uğruyor sonuçta :) . Misal, alırsın bir kitabı okursun. Yazar Avusturya İmparatorluğunun son demlerinden iki önemli günümüzü etkileyen kişisini tarihsel arka plan üzerinden anlatır. Arada karşılaştırır vs. Ama bazen yazar kendini tutamaz. Belki birini sevmediği, kıskandığı için diğerini yüceltir vb. kimi zaman bu açıkça gözükür, kimi zamansa sen satır aralarından çıkartırsın. Ya da komünist marx’ın yaptığı gibi direkt yazarın konuya komünistçe yaklaşımında şahit olursun. Doğrusu ben seviyorum böyle kitapları. Diğer türü çok soğuk geliyor. İşte benim komünizm ifşam da bu sayede ortaya çıktı. Tabii perdelenmiş gözlerinden bunu ilk anda anlamanı senden bekleyemezdim. Umarım anlayışın sayemde biraz olsun kuvvetlenmiştir. Ve anlarsın hak ağzıyla konuştuğumu. Bu sayede de biraz olsun öz eleştirini sunarsın ilgili mercilere.

Ayrıca tekrar baktım yazdığıma. Ben ‘’işçiler için’’ dememişim ki. Niye böyle tuzaklar kuruyorsunuz bana :/ Vallahi sana laf anlatmaktan yoruldum. Daha da anlayışsızlık edersen kulak asmayacağım laflarına kardeşim, kusura bakma. Ben ne demişim? Ezilenlerin devriminin Akp eliyle yapıldığını söylemişim. Yoksa Akp’nin işçi ‘’için’’ devrim yaptığını söylememişim. İkisi çok farklı şeyler. Ee komünist marx’ın medet umduğu ve utanmadan patates dediklerinden de böyle bir şey çıkıyor ortaya. Fazla kasmamak lazım. Bence hiç bel bağlamamak lazım bunlara ya, neyse. Her halde işçiye, köylüye, hor görülmüşe liderin kim diye sorsan. Alacağın cevabı ben senden daha iyi bilirsin sanırım. Gün gelir biri sömürür bunları gün gelir diğeri. Bunların kaderi bu. Eğitimdir, sınıf bilincidir filan bunlar boş laf. Gün gelir senin sloganını atar yarın senin tam zıddının. İnanır mısın bilmem bitirme tezlerimden biri belli bir dönemin köleliğine dair bir şeylerdi. Gördüm ki, sömürü insan topluluğunun özelliği. Belki sömürü diyerek kötü bir şey gibi lanse ediyoruz ama yararlarını da unutuyoruz sanırım. Güç emek toplaşması demek daha doğru sanırım. Aç bak insanlık tarihine. Emek toplaşması ne zaman artıyorsa gelişim ve refah artmış; icatlar, sanat eserleri baş göstermiş. Mezopotamya uygarlıklarında da, Mısırda da. Yaklaşalım antik yunanda, Roma’da. Hatta ortaçağda yakın çağda. Hep böyle olmuş ve görünen o ki böyle de devam edecek. İnsan topluluğunun yaşamın zorluğu karşısında kendi iç dinamikleri ile oluşturduğu bir savunma mekanizması bu anlaşılan. Bu sayede daha ‘’insani’’ bir hayata ulaşabiliyor. Hah tabii bu refah dağılımı bu emek toplaşmasının gerekliği yüzünden doğal olarak eşit şekilde olamıyor. Emeği ortak ülkü için ellerinden alınanların –belki tahteşşuur olarak emeğinin bir başka hedef için taşınmasına gönüllü olanların- payına sayılarının çokluğu nedeniyle kişi başına daha az refah düşüyor. Mesele burada para, zenginlik meselesi değil anlamışsan, mesele yaşamla savaşmada cephe kazanma meselesi. Sömürülene ortak ilerlemeden daha az pay düşüyor ve bu sebeplerle de gelişimi daha yavaş, kağnı hızında oluyor bu sömürülenlerin. Ha bakarsan yine de bir Osmanlı köleliği Roma’dan daha yaşanası, günümüz sömürülenlerinin de Osmanlı kölesinden hali bir nebze daha iyi. Ve yine de birbirine yakın ve benzerler senin de belirttiğin şekillerde. Çünkü dediğim gibi onların, bizlerin payına düşen ilerleme az ve yavaş. Belki şimdi, son emek toplaşmalarıyla yeni teknolojiler sayesinde biraz umutlanabiliriz. Hiç anlamam ama. Makineler görecek işlerimizi diyorlar. Biz görmeyiz ama işte dediğim gibi Tesla felan komünist rejim ürünü değil sonuçta. Son emperyalistlerin, emek toplayıcılarının ürünü olsa gerek. Bu yüzden de olası bir sonuç gibi de geliyor gelecek görüşleri duyduklarımın. Makineleri sömüreceğimiz günler gelecekse bile de, biz şansızlar göremeyeceğiz. En azından benim ömrüm vefa etmez buna. Olsun, gelecekteki insan kardeşlerimiz için, emek toplaşmasında elimizden geleni; cedlerimizin bizim için yaptıkları gibi biz de ilenerek de olsa yapmaya devam edeceğiz. ne yaparsa insanlık iyi kötü kendisi kendisi için yapıyor nihayetinde.

@baran330 hangi hayvanat bahçesinden kaçtın bilmiyorum ama hayvanat bahçelerine karşı olduğumu bilesin orangutan kardeşim.

Bu nasıldı @edebiat ? Bence üslup yumuşamasında baya bir gelişim gösterdim sanırım.
15.11.18 beğen cevap
Nizam-ı Âlemci (@poli)
İncelemelerde yorum altına yazınca bildirim gelmiyor galiba. Bakmasam fark etmeyecektim yazdığını @yoldas . Tamam bir dahakine ‘’sanırsın X ‘’sanırsın 2018 Türkiye’si’’ filan yazmam direkt denktir işareti koyarım. Hatta yazmadığım şeylerden dolayı itham edilmemek için de, sakın yazdıklarımdan bunları bunları bunları bunları bunları ve bunları yazdıklarımdan çıkarmayın, çünkü ben öyle şeyler demedim diye de ekleme yaparım. Ve girişte de ideolojik gözlüklerine el koyarım okuyacakların. Gevezelik yapmamayı da senin şu son yorumundan feyz alarak öğreneceğim, inşallah. Hadi insafa gelip kinayeyi, ironiyi bir kenara bırakayım: 2 günde anladığıma göre bu sitenin ahalisinin çoğunluğu herhangi bir matbu eser okumuyor. Hatta sitedeki yazıların birçoğunu da okumuyor. Hele site için uzun (!) olacak yazıları hiç, ki gayet 3-5 dakikada okunacak yazılar olmasına rağmen.

--- yazdığını okuyarak yazıyorum o yüzden dağınık olacak bu yorum kusura bakma---
Kapalı cümleler demişsin. Normalde ben uzun cümleler yazmayı tercih ederim işimde. Ama bu sitenin durumunu düşünerek olduğunca kısa, bol noktalı, yüklemli cümleler kurmaya gayret ediyorum. Kapalı derken tabii ki biçimi değil, içeriği kastetmişindir. Şimdi incelemeyi tekrar okumak istemiyorum ama anlaşılmayı zorlaştıracak bir edebi sanat kullandığımı hatırlamıyorum. Aldığım geri dönütlere göre de olabileceği kadar anlaşılmışım. Arkadaşların ve seninle anlaşamamamız problemi; geldiğimden beri uyuşamamamızın, birbirimizi elimizde hazır bulunan kalıplara göre yaftalama kolaycılığına kaçmamızın ve tabii ki ideolojik perdeleriminiz sonucu. Yoksa benim anlatımımda biçime ve öze dair bir sorun sanırım yok. Sorun yaratan üsluptaki kuşanmış olduğum milli şuurcu anti-komünist ideolojik cübbem ve tabii ki sizin görüşünüzdeki perdeleriniz. ----yorumunu okuyarak yazıyorum demiştim--- Benden daha eskisindir bu sitede. Şimdi yukarıda belirttiğim gibi direkt ‘’x denktir y’dir’’ yazsam bile, ne anlar bu lümpenler. Bakar millet nasıl tepki vermiş. Bakar üslubum kulağına nasıl geliyor; solcu gibi mi geliyor, dinci gibi mi geliyor, nefret mi saçıyor, sevgiler mi üfürüyor; ona göre yorumlar. Çünkü bunlar patates. Sayın Komünist Marx az bile söylemiş. İşkillenmeyecekleri bir üslupla kutsallarına küfretsen bile anlamaz bunlar. Umarım bu dağınık yorumumda biraz olsun bu kısımda ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.

---- kimsenin bir şeyden anlamadığına dair yazdıklarına gönülden katılıyorum; ben de dâhil güdüleniyoruz, güdülüyoruz.---- Anlayışsızlığı sürdürmede benim bu yaptığımın zarar verici olduğunu söylemişsin. Nereden bu kanıya vardın bilmek isterim. Sanırım kutuplaştırıcılığa katkı sağladığımı bu nedenlede kulakların iyice tıkandığına mı varmak istediniz bilmiyorum. Belki olabilir, doğrudur. Ama bence haksızlık ediyorsun. Bir nebze olsun okuyanda ‘’ulan kadının üslubu hoş değil ama haklı olduğu kısımlar mevcut’’ dedirtiyor bu üslup. Demese bile içten içe katılığı kırılıyor, farkına varmadan bir daha aynı mevzuyla karşılaştığında yaklaşımı hafif de olsa değişmiş oluyor. Yani ben kendimi yararcılık konusunda savunsam böyle savunurdum ama benim zaten bir faydacılık, işe yararcılık, mesaj verircilik gibi bir gayem yok. En azından bu site için yok. Sen de takdir edersin ki, böyle bir ortamda o dediklerin olmaz. Hele hele onu anlat bunu anlat oraya bağla tipi eğitim tarzı hiç olmaz kanımca. Çünkü bunlar okumaz. Şimdi ben senin dediğini yapsam. Kimin için yapmış olacağım? Akp'li vatandaşlarımızın uyanışı, bilinçlenişi için mi? Yani öyle olması gerekir. E peki ben senin dediğin şekilde yapsam adam direkt akp’ye yaklaştırdığımı hissettiği an okumayı bırakacak. Ki zaten bir paragrafı geçen yazı okuyanı mumla aradığımız bu yerde bu boşa kürek çekmek. Hatta daha kutuplaştırıcı bana kalırsa. Ha diyorsan akpliler için değil diğerleri için yazacaksın böyle bir eğitimsel şeyi; o zamanda körler sağırlar oluyor durum zaten. Ama benim şimdi yaptığımı eğer okuyan bir AKP’li ise, okuyacak; hatta ellerini ovuşturarak okuyacak ama senin kapalı dediğin şeyleri de okuyacak. Belki pek umursamayacak o kısmı, sadece küffarın ağzına çaktığım kısımdan zevk alacak ama yine de okuyacak, az önce karşı (sol-komünist-kemalist vs vs) yönelimin nasıl içsesinde bilinçaltında, yavaş yavaş hoşuna gitmeyen kısımları kabul etmeye başlamışsa; patatese dönmüş AKP’li kardeşim de uyanacak. Gelelim zurnanın zurt dediği yere; benim bu Sayın Komünist Marx’ın patates dediklerine ya da kıyafeti farklı diğer yobaz zümrelere yönelik herhangi bir bilinçlendirme niyetimin bu site için olmadığını söylemiştim. Şimdi, yalnız site için değil her düzlem için olmadığını da ekleyeyim. ---okudukça ekliyorum--- beni lümpen solcu burjuva filan mı sandın bilmiyorum ama ne viskiye verecek param var ne de sokaklarda kahrolsun neokurun neokumazları diye slogan tutacak bir tıynetim.

-----dağınıklığa devam ediyorum; kusura bakma gerçekten---- kendimi az çok anlatabilmişimdir sanırım; bu halk için oğuz atay tarzı bir ironik yakınmaya bile düşmem, çünkü ben de öyle bir gerçek duygu yok dediğim gibi. Ama yine de konu dallanıp budaklanmasın diye kısa keserek bir iki şey daha söyleyeyim şu salak patates halk sınıfının bilincine varamamasına.
''Ahh halkımız''ın üzerine etraflıca düşünmeyi gerek görmedim şimdiye kdar, ne de bireyci, toplumcu, tutucu, ilerici teorik yazılar okudum pek; bu yüzden diyeceğim saçma gelebilir ilkin ama yine de sanki bir gerçekliğe temas edecek gibi. Bizim ülkede sınıfsal bir düzen yok. --- hadi oradan deme, lütfen okumaya devam et-- Zamanında şimdi adını çıkaramadığım Fransız birini okumuştum: Roma’da sınıf mı yoksa statü mü var? Konulu bir makaleydi. O zamana kadar sınıfsal bakış açısı ile yaklaşılmış ama uymuyor Sayın Komünist Marx’ın sınıf tanımına; hatta şimdi biraz hatırladım yalan olmasın Sayın Komünist Marx’ın kesin bir sınıf tanımı da yokmuş, ardıllarının çıkarımları mıymış. Neyse varmak istediğime varayım. Roma’da bahsedilen anlamda bir sınıf tanımına uyacak topluluk çıkmıyor görünüşe. En fazla bir özelliği uyuyorsa diğer sınıf olma gereksinimleri uymuyor, boşa düşüyor ele alınan topluluk. Ve işin içine statüyü sokunca gerçekliğe dokunan bir kategorileştirme gerçekleşiyordu. Tabii tam %100 statüye dayalı denmiyordu: %80 statüyse %20 sınıfsal düzen gibiydi. Şimdi varmak istediğim noktayı anlamışsındır zaten: Günümüz Türkiye’sinde de, babamın Türkiye’sinde de, Dedeminkinde de durum buna benzer. Tabii her ülke aynı demiyorum ben. Mesela, İngiliz sosyal tabakalaşması bizden çok farklı ve bu sınıfsal bilinçlendirme gayesi orada tutar. Ama bizde tutmaz ve tutmadı da. Bence sol düşünce bu topraklarda bir şeyler umuyorsa, sınıf yaklaşımını bırakmalı; statü üzerinden bir politik yaklaşım üretmeli. Çünkü bizde statü üzerinden sadece politik bilinç yürümüyor; birçok şeyimiz, paramız, dinimiz, imanımız, milliyetçiliğimiz, ahlakımız, ahlaksızlığımız, evliliklerimiz vb.leri hep statünün etrafından boy vermiş gibi. Bir de buna halkçı kostümü geçirdik mi, %50 alırız vallahi :D

---- neyse okumaya devam ettikçe şekerim çıkacak gibi hala solcu molcu demişsin, halktan uzak filan demişsin, yine geveze demişsin, konuşmayı bilmezsin demişsin, çöp demişsin, bak bak bir de anlaşılacak bir yol bulsan demişsin, vallahi şeker zıp zıp en iyisi ben sinirlenmeden yazmayı burada bırakayım, gideyim iki üç keferenin boynuna kılıç urayım, kal sağlıcakla @yoldas kardeşim---
15.11.18 beğen 1 cevap
Bunlar niye böyle?
https://www.resimag.com/d8d370512f.jpeg

Geçen öğle molasında Kemalist arkadaşla tarihi gelmiş geçmiş liderlerin halka hizmetlerinden bahsediyorduk. İskender’den Fatih’e, Hitler’den Ulu Önder Atatürk’e ve benzeri liderlerin başarılarının ardından hem halka hizmet hem de tarihe not düşmek amacıyla yaptırdıkları yapılardan vs. Güzel güzel anlaşırken. İş günümüze gelip de ben konuyu Çamlıca Cami’den açınca birden bu Kemalist arkadaşa bir haller olmaya başladı. Yok israfmış, ne gerek varmış, yeteri kadar cami mi yokmuş, doğaya ihanetmiş tarzı tipik gezici herze merzelerini okumaya başladı. Ben bunların tek tek izahatını yapınca da sustu tabii :) Sonra durdu durdu başka camilerden oraya malzeme taşınıyor gizlice, hatta tadilat adı altında bir cami minaresini söküp götürdüler bile demez mi :DD Ben şok. Tabii ben o anda kestim yobaz kadınla muhabbeti. Ona yapabileceğim tek iyilik buydu çünkü. Utandırmayayım şimdi herkesin içinde restorasyon işlerinin nasıl yürüdüğünden bahsedip de dedim içimden.

Tabii ben o anda Kemalist arkadaşın sıkışınca uydurduğunu şahsına ait bir saçmalama olarak görmüştüm bu durumu. Ama akşam yemekte ajansı dinlerken fark ettim: Gerçekten böyle bir solcu hurafesi dolaşıyormuş ortalıkta.
https://tr.sputniknews.co...ii-restorasyon/
‘’ 'M3' adı verilen minareden sökülen taşların bazı iddiaların aksine yapımı devam eden Çamlıca Camii inşaatına götürülmediği ve şantiye içinde bulunduğu belirtildi.’’
Tamam, millet olarak hurafe uydurmaya teşne bir milletiz. Ama bazı kesim gerçekten bu işin piri :)
0 yorum
Sayın üyeler bu kitabı sitede bulamadım. Nasıl ekleyebilirim acaba?

https://www.resimag.com/465935e06f.jpeg

Gün gelecek komünist faşist Çin ve Rusya hegemonyasından kurtulacak bu millet. Selam olsun o kutlu güne, selam olsun soydaşlara, selam olsun Turana!!

https://www.youtube.com/w...h?v=MdLII-xyLFI
108 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
yeni olduğunuz için siz ekleyemiyorsunuz. üzerinden anladığım kadarı ile 1 ay geçmesi gerekiyor. Ha üyelerden biri çıkar derse ki insanlık olsun ben ekleyeyim olur. Dersen ki sen ekler misin kitabı bir inceleyeyim ondan sonra :) :)
13.11.18 beğen 1 cevap
Emre (@emretr2)
Sanırım bazı arkadaşlarımız , komunist ve emperyalist tuzakcıları karıstırıyor ... :D
13.11.18 beğen 1 cevap