up
ara

Reyhan Kurt

Aşka aşığım ben, leylaya değil.
Katılım Tarihi : 1 Mart Salı 2016 19:13 - 1210 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : Gaziantep / Türkiye (Turkey)
Aşka aşığım ben, leylaya değil.
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Kaçan kimsenin sırtı sitesine dönüktür. Oysa hicret edenin yüzü dönüktür sitesine.
ataç ikon Kent İlişkileri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Herkes kendindeki şeytana bir kurşun sıkarsa şeytanın gidecek yeri kalmayacak. Rabbimizin karşısında kibrimizin karşılığı yok. Ne kadar komik duruma düştüğümüzü bilmekte fayda var.
ataç ikon İçinizdeki Öküze Oha Deyin
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Değişmelerin mümesillleri batıyı üstün kılan özelliklerin neler olduğunu tam manasıyla tespit edememişlerdi. Pek çoğu orduyu kuvvetlendirmek suretiyle eski ihtişamlı ve debdebeli günlerin tekrar geleceğine inanmaktaydı. Çoğu güçlü orduların arkasında güçllü ekonomi olduğunun farkında değildi. Her ne kadar lisan, ilim ve fen tahsiline bu devirde önem verilmeye başlanmış ise de batı ile aramızda binlerce yılın mahsülü olan br düşünce, eşyaya ve kainata bakış ve onu manalandırış farkı olduğu pek anlaşılmamıştır ve hala da anlaşılmış değildir. Latin ve hristiyan kültünün şekillendirdiği batı insanı ile doğu ve islam kültürünün meydana çıkardığı Türk insanı arasında önemli farklar vardır. Bu farkı sadece ilmi düşünceye irca etmenin doğru olmadığı kanaatindeyiz. Çünkü bu düşünce türk-islam cemiyetlerinde en az 800 yıl hakim olmuştu. O halde batı ile doğu arasındaki asıl fark ne idi?Kanaatimize göre bu eşyaya bakış, onu yorumlayış biçimidir. İnsanın insanla insanın madde ile münasebetleri sırasındaki orrtaya çıkan tavır ve tutum farklılığıdır. Türk İslam medeniyetinin mahsülü olan insan tabiattan ve eşyadan istifade sırasında Kuranı Kerimin de yer yer ifade ettiği aşırı gitmeme ve ölçüyü bozmama düsturuna sadık kalırken batı insanı tabiatı insanı v eşyayı alabildiğine hiçbir sınır tanımaksızın sömürmüştür.
ataç ikon Tanzimat ve Türk Ailesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

18.12.17

Elma dersem çık armut dersem çıkma nedir?

Küçükken saklambaç oynarken söylerlerdi. Ebe bir türlü sobeleyemediği kişinin ortaya çıkması için meydana sesleniyor. Ben hiçbir zaman anlam veremedim buna. Yav zaten elma diyeceksin armut demeyeceksin ki. Armutu kullanıyorlar, armut orada sadece figüran. Hadi onu boşverdik. O kişi sen elma da desen çıkmıyorsa çıkmayacaktır. Acaba ben mi yanlış biliyorum?
Ne bileyim saçmaydı. Şimdi de 'elma dersem çık armut dersem çıkma' dediğimde bir şeylerin çıkacağını bilsem söylerdim aslında. Ama dediğim gibi o zaman da olmuyordu şimdi de olmaz.
Örn: Ey uyku nerdesinn? Elma dersem çık armut dersem çıkma. Armuttt.. Şaka şaka elma.
yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Cengiz Aytmatov ve Muhtar Şahanov arasındaki söyleşiden derlenen, karşılıklı sohbete dayalı, çok güzel mesajlar veren, zaman zaman sıkan bir kitaptı. Cengiz Aytmatov okumaya bu kitapla başlanabilir. Mesela Gün Olur Asra Bedel kitabında geçen olay, Cengiz Atmatov'un bu kitapta anlattığı çocukluğuyla bağlantılı. Gün Olur Asra Bedel kitabını yazarın çocukluğuyla bağlantılı olduğunu bilerek yeniden okumayı isterim. Yine Gün Olur Asra Bedel'den yola çıkarsak, Cengiz Aytmatov kitabın bir yerinde sevdiği bayan Babüsara ile bir yolculuktayken Babüsara'nın : ''Hayatta asra bedel bir gün oluyor.'' dediğinden bahsediyor. Bu da insana yazar acaba buradan mı esinlendi dedirtiyor.

Özellikle vatan, anayurt, tarihi hafıza, mankurtlaşma, bazı manevi değerler üzerine çok iyi tespitler sunuyor. Mankurtlaştırmanın günümüzde de üzerimizde oynanagelen ama farkında olmadığımız bir oyun olduğunu öğrenerek sarsıtıyor. Evet, bağlarımızdan koparılıyoruz. Tarihimizi bilmeyerek veya yanlış kaynaklardan öğrenerek köklerimizden yavaş yavaş kopuyoruz ve bu da bizi mankurtlaştırıyor. Ne kadar vahim bir durum ki, bu vehametin farkında değiliz.

Bazı yerlerde sıkılmıştım ama kesinlikle çok güzel mesajlar aldım.
ataç ikon Şafak Sancısı
kitaba 8 verdi
2 yorum
Duygu Ceylan (@duyguceylan12)
Mankurtlaştırıldık biz yavaş yavaş özümüzü, öz kültürümüzü köreltiyoruz. Farkında değiliz çünkü farkında olmak için araştırmak adına bir çaba sarf etmiyoruz. Her şeyi kendimizi bile yeri geldiği zaman bidon bir kavrammış gibi niteliyoruz, yaşamak için ölümü bekleyen canlılar gibi öylesine yaşanılıyor bazen. Hatta sadece günümü kurtarsam da ertesi günü öyle böyle geçiririm diye düşünerek yaşayanlardan aramızda milyon tane var. Ama bu milliyetçilik duygularının tamamen köreldiğini düşünmüyorum özellikle gençlerde var bu nadir de olsa kendini belli ediyor, doğru bir şekilde işlenmesi, uyandırılması gerekli.
10.12.17 beğen 1 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

KUŞ paylaşım fotoğrafı
KUŞ
"Niçin gül kokuyor kuş nefesin?
Sevdiğin biri mi oldu yanından ayrılan?"

-Mustafa Ruhi Şirin
Mustafa Ruhi Şirin
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

acılardır paylaşan çocukları...
Çocuklar acıları paylaşmaz demiştim omuz silkerek
acılardır paylaşan çocukları
gün geldi paylaşıldı acılar
çocuklar paylaşıldı.


İsmet Özel
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Beyazıt'ı her şeyiyle 152 sayfada gezme imkanı sunuyor. Bu gezide Kapalıçarşı'yı, Beyazıt Yangın Kulesi'ni, Sahaflar Çarşısı'nı, Küllük'ü, Çınaraltı'nı şairlerle beraber görmek mümkün. İstanbul'u hiç görmediği halde çok özleyen biri olarak bu sayfaların arasında yaptığım yolculuk bana çok iyi geldi. En azından Beyazıt'a aşinayım bu kitap sayesinde. Tavsiye edilesi. Bir sürü tarihi bilgi de elde ettiren, huzur veren ve eskiyi özleyen bir kitap.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

08.10.17

Kitap okurken koltukta sızmak nedir?

Giderek rahatımızı kaçıran, ve huzurumuzun ağzının tadını bozan bu dünyada yapmayı en çok sevdiğim şeydir. Tek kötü tarafı; bu eylemi mutsuzken yapamamam. Eğer huzurluysam, kitap beni bir yerden bir yere alıp götürdüyse ve tabiri caizse artık gözkapaklarıma on tane arap oturduysa genelde kaçınılmaz sondur. Beş dakikalık bir sızma yetecektir. Bazen daha fazlasını isteyeceksindir. Neyse... Kitap okurken yapılan her eylem güzel aslında. Dileğim odur ki güzel insanlara ve güzel kitaplara denk gelesiniz. İkisinin de değeri ölçülmez.
Örn: X kişisi: Yine kitap okurken sızıp kaldın, kalk git odanda uyu!
yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

25.08.17

Gece heyecanlanmak nedir?

Bazı geceler uyanılacak sabah için heyecanlanmak...Bu tam olarak bayram gecesi bayram sabahı için heyecanlanmaya benzer. Aynı his, aynı mutluluk. Muhtemelen ertesi gün güzel bir şey olacaktır ve bunun için geceden heyecanlanmaya başlanır. Hatta heyecandan uyunmaz. Karında tuhaf bir his olur böyle zamanlarda. Ara ara yoklar gider. Mükemmel bir histir. Çocukluğun bayram gecelerinin tadı vardır onda. Sanki sabah erkenden uyanıp bayramlık giyecekmişim gibi. Sanki evin bayan sakinleri bayram yemeği yaparken erkekler hutbe yapan imamın çağrısı için camide toplanacakmış gibi. Sanki pamuk pamuk insanların eli öpülecekmiş, yepyeni misafirler gelecekmiş gibi. Böyle heyecanlı geceler eksik olmasın hayatımızdan. Uyutmuyor mübarek.:))
yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Geçen yıl okul kütüphanesinde nöbetçi olduğum sırada öğretmenlerimden biri kütüphaneye gelmişti. Kitapları tanıtıyordum. O sırada elimde Posta Kutusundaki Mızıka kitabı vardı. Eline verdim ve mükemmel bir kitap olduğunu söyledim. Tabii o raflara bakınmaya devam etti. Sonra raflardan Üstadın Para kitabını çıkardı, ''Bunu okudun mu?'' dedi. Okumadım deyince cevap şöyle:

''Bunu okumadıysan kendini mükemmel bir kitap okumuş sayma.''

O gün bugündür bu ''mükemmel'' kitabı okumaya niyet ediyorum ama bir türlü okuyamadım. Belki de cesaret edemedim. Mükemmel cinsinden bir kitap çok çabuk israf edilmemeli. Erteledim, bugüne kısmetmiş. Öğretmenim haklıymış. Gerçekten mükemmeldi. Bir kere okunacak bir kitap değil, her yıl bir kere eline almaya değer belki de. Ne zaman okursam farklı bir şeyler anlyacağımı tahmin ediyorum.

Bazı kısımlarda kendimi gerilim okuyormuş gibi hissettim. Kalplerini parayla evirip çevirmiş insanlar ele alınıyor. Yalnızca bir kağıt parçası insanları ahlaktan nasıl uzaklaştırıyor ve kitapta ''O'' diye geçen şahıs ise bu kağıt parçası sayesinde ahlakı nasıl idrak ediyor? Yapılan iyiliğin, verilen şeyin karşılığında para olmayan bir dünya düşleniyor.

Kitabın beni en çok vuran kısmı şöyle:

<<<KATİL- (O'na) İstersen yatağına götüreyim seni! Fazla kaçırdın! Seni ancak uyku paklar!

O- Yatağımı gösteren olsa bir daha uyanmamacasına yatacağım amma... Nerede o yatak?

KATİL- Bir otele gidelim.

O- Gitmem! Para isterler; iki gün uyanmayınca da polise verirler.

KATİL- Otel olur da para istemez, polise vermez olur mu?

O- Nasıl olmaz? Öyle bir otel tanıyorum ki, yıllardır uyuyan müşterilerini ne para diye dürtükleyen var, ne uyanmıyor diye polise haber veren.! Ohh!!! Girmişler yorganlarının altında uyuyorlar.>>>

Burada fazla kaçırdın demekle bahsedilen şey esrar. Son kısımda bahsedilen de banka.
ataç ikon Para
kitaba 10 verdi
4 yorum
Mâverâ (@mavera)
Listeye eklendi ;) Teşekkürler..
01.01.18 beğen 2 cevap
Feyzanur (@vareste)
Bende de listeye eklendi, :)
01.01.18 beğen 2 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyetinde gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fani ve geçici gençliğini iffetle hayrata - istikamet dairesinde- sarfetse, onunla ebedi, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvi fermanlar müjde veriyor.
ataç ikon Asa-yı Musa
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

''Sıradanım'' diyen insan kalmadı. ''Ben sıradan bir insanım evet ama ön sıradan.''

Vay be!
ataç ikon İçinizdeki Öküze Oha Deyin
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Rüzgarı Yakalayan Çocukların Filmi
Film içinde görme engellilerin eğitim gördüğü bir okulda başlıyor. Orada eğitim alan bir çocuğun yaşamının sonuna kadar olan kısmını sunuyor izleyiciye.
İran filmleri net mesaj vermez. Mesajı çoğunlukla izleyiciye bırakır. Bence bu filmde sanatçının anlatmaya çalıştığı püf nokta yaratıcının her yerde oluşu. Sanatçı bu mesajı etraftaki hiçbir şeyi göremeyen, yaratıcıyı merak eden, ve onu dokunduğu varlıklarda arayan bir çocuk üzerinden anlatmış. Çocuk yanında eğitilmesi üzere bırakıldığı kendisi gibi göremeyen marangoza:
" Kimse beni sevmiyor! Ninem bile! Kör olduğum için herkes benden kaçıyor. Eğer görebilseydim, diğer çocuklarla birlikte köy okuluna devam edebilirdim ama ta dünyanın öbür ucundaki körler okuluna gitmek zorundayım. Öğretmenimiz, Allah’ın bizleri diğer kullarından daha çok sevdiğini söylüyor ama ben diyorum ki, madem öyle, bizi kör yaratmazdı ki böylece O’nu görebilelim. Öğretmenimiz dedi ki, ‘Allah görünmezdir. O, her yerdedir. O’nu hissedebilirsin. O’nu parmak uçlarını kullanarak görebilirsin.’ Allah’ı bulana kadar ellerimle her yere dokunacağım ve bulduğumda da, kalbimin bütün sırları dâhil, her şeyi anlatacağım" diyor.

Çocuk kuşa dokunuyor, rüzgara, suya, buğdaya...
Filmden çıkarımım şu ki: Gözün görmesiyle, gördüğü her şeyde yaratıcıyı görmesi aynı şeyler değil.

Çocuk filmin bir yerinde yolculuk esnasında elini camdan dışarı bırakıyor. Elini içeri koyması için uyaran babasına da "rüzgarı yakalıyorum" diyor.

Hiç rüzgarı yakaladık mı? Suya onu yaratanı hissederek dokunduk mu? Yaratıcıyı görmeyi bir çocuk üzerinden anlatan bu filmi beğendim. Majid Majidi iyi bir yönetmen ve senarist.
Cennetin Rengi
filme 9 verdi
4 yorum
kübra (@namtenahi)
Güzel inceleme. Listeye aldım. :)
21.12.17 beğen 1 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Çocuk, Su Ve Taş
"Çocuk suya bir taş attı
taş bir balığı uyandırdı
balık giderken bir oltaya takıldı
adamın teki akşamleyin oğluna
o gün nasıl balık tuttuğunu anlattı
oğlu ona
denize nasıl taş attığını."

(Şair tüm filistinli kardeşlerimize ithaf etmiş)


-Yusuf Şatır,Dergâh Dergisi, Haziran, 2005
25 yorum
Ka!?. (@nfk1)
Az havamız değişsin
03.04.19 beğen 2 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Aynı yazar, aynı dergi, aynı aylar, farklı yıllar, ne güzel düşünceler
Dünyevi iktidar sahalarını reddederek bugünlere geldik; geldiğimiz yerde ne kadar fani, seküler otorite varsa onları kurtarıcı belledik.

Anadolu'nun İslamlaşması sürecinde gözetilen hedefler, araçlar ve sağlam yürüyüş, İstiklal Harbi'nde yok olmaktan kurtaran "irade" Allah'ın takdiri ve kaderi bizim tarih boyunca kabul ettiğimiz yegane otoritedir; bu otorite milletini arıyor...Millet sahiden otoritesini arıyor mu?

Biz Türkler Allah'tan, Kur'an ve Peygamber yolundan başka otorite bilmemekle yürüyüşümüzü gerçekleştirdik; tarihte, zamanda ve mekanda kalacaksak yeniden Kur'an'a, Sünnet'e yalnızca Allah'ın kudretine sığınmak zorundayız...


-Ercan Yıldırım, Cins Dergisi, Aralık 2017


Dünya sisteminin oyuncağı haline gelen her bir Müslüman, İslam' bir ihanet vesikasıdır. Türkiye'de batılılaşma dediğimiz modernlik hamlesi boyunca pek çok grup, parti, birey, ulema, aydın dünya sisteminin çarklarını yağladı; pek çoğu da o dişlilerin arasında öğütüldü gitti.
+
Hayatı müslümanca düşünüp, sekülerce yaşayıp, laikçe savunarak idame ettireceğimizi itikadı mesele olarak görüyoruz. Gündelik hayatımızı İslami kılmanın yollarını kendi sorumluluğumuzdan alıp bir cemaate, tarikata gruba attığımız müddetçe İslami mücadele vermiş sayılmayacağız.

-Ercan Yıldırım, Cins Dergisi, Aralık, 2016
Ercan Yıldırım
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 yorum
Feyzanur (@vareste)
O zaman bu güzel paylaşım canlansin. Hala şu dergiyi alamadım, hala aklımda. :)
07.12.17 beğen 3 cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
burada 2 yorum yapılmış ve ben ikisini de göremiyorum :). Demek ki o kişiler tarafından engelliysem :))). Ama bu güzel yazılara kayıtsız kalamazdım. Yazanın da sizin de yüreğinize sağlık ...
07.12.17 beğen 1 cevap
ekar (@ekar)
Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir..
01.01.18 beğen 1 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Hilal'li zeytin paylaşım fotoğrafı
Hilal'li zeytin
Geceler var bir de iyi geceler
İyi geceler bayım hiç yittiniz mi
En az bir defa yitmeli insan
Nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi
Şarkılar bitti şarkılar bitti
Bir şey söylemedin kadınlar için
Devrimler için bir şey söylemedin
Yıldızlar için
İyi geceler bayım
Yine birisi ağlamış bak yeryüzü ıslak.
İçinde yalan olmayan bir cümle söyle bana
İçinde amerika olmayan bir cümle söyle
İçinde zulüm olmayan bir cümle
İhtiyacım var buna

Çok hırpalandım zeytin ağacı
Çok hırpalandım sevgilim
Bu vakitsiz değişen haritalardan
Kederli göklerden mübarek çocuklardan kapanmış çiçeklerden
Geldi geçiyor dünya
Elimi tut
Bir cümle söyle
İçinde yalan olmayan bir cümle
Göklere bakma anında dünyadan çıkma anında
Söyleyip kaybolayım söyleyip varolayım
Bir cümle bir cümle bir cümle

Lailaheillallah

~Mevlana İdris Zengin~
Mevlana İdris Zengin
ünlüye 10 verdi, inceleme eklemedi.
15 yorum
Feyzanur (@vareste)
Yine birisi ağlamış bak yeryüzü ıslak./Bir cümle söyle
İçinde yalan olmayan bir cümle
Göklere bakma anında dünyadan çıkma anında
Söyleyip kaybolayım söyleyip varolayım
Bir cümle bir cümle bir cümle

Lailaheillallah/// ilk defa okudum. Çok güzel. :)
18.11.17 beğen 9 cevap
erhan (@munzevi)
Pek sayın Reyhan, küstünüz mü siteye? 2 aydan fazla olmuş paylaşım yapmayalı. Zeytin zeytin fotoğraf da güzelmiş.
25.02.18 beğen 1 cevap
zeynep krmm (@lonelygrl)
muhtesem yaa..
25.02.18 beğen 2 cevap
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

11.11.17

Özü berk olmak nedir?

Dayanıklı olmak anlamına geliyor. İki üç ay önce bir teyzeden nasihat aldığımdır: "Acı biraz özün berk olsun gızıım. Hayatta her şey var." O günden bu yana herhangi bir acıda o sözü hatırlarım.

Acı biraz özünüz berk olsun :)
yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

09.10.17

sevi nedir?

Derviş Yunus'un: Ben gelmedim da'vi için benim işim sevi için'' dizesinde gördüğüm sonra da Tarık Buğra'nın Osmancık kitabında sık sık karşılaştığım kelime. Aşk, çok güçlü sevgi anlamına geliyormuş. Varoluşumuz. Düşünüyorum öyleyse varım'dan ziyade, seviyorum öyleyse varım'ı düstur edinmek. Sevmek...Çok sevmek... Başını kaldırdığında geçen kuş sürüsünü, geçtiğin yolu süsleyen yaprakları, seni sen yapan şiiri, dostu...Biz buraya sevi için gelmişiz. Görmeyi bilseydik sevi'den başka bir duyguya ömür tüketemezdik herhalde.
Örn: Ben gelmedim da'vi için benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim
Derviş Yunus Emre
yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt - Gaziantep

Son zamanlarda okuyup da en çok etkilendiğim kitap. Ali Ayçil'i dergide okuduğum yazılar haricinde ilk kez okudum. Zaman zaman Gerçek Hayat, İzdiham gibi dergilerde çıkan yazılarına hayran oluyordum fakat bir kitabını okumaya ilk kez giriştim. İlk sayfasından itibaren yazar beni küskün olduğum ruhumla barıştırdı ve yazarın içinde kendimle yolculuğa çıktığımı fark ettim. Çok hüzünlü bir günde kendinizi sokağa atarsınız da, hüznünüzü yollara dökerek yürürsünüz ya...İşte o tadı veriyor kitap. Kitaba başlamadan evvel kovulmuşların evinin neresi olabileceğini annemle tartıştık. Meğer dünyaymış. Biz kovulmuşların evindeyiz, evet. Biz gurbetteyiz, sürgündeyiz. Kitap bu sürgününe olan hüzünden ibaret. Kitap her cümlesiyle etkiledi ama bir cümlesi bilmeme rağmen ilk kez farkettiğim bir şeydi: ''Her yaprak yalnızca bir kere sararır.'' Sonbahardayız, nice sonbaharlar gördük, nasipse göreceğiz. Ama hiç her yaprağın bir kere sarardığını durup düşünmemiştim.
''Kendime seyyahlık'' diye bir ifade görmüştüm okurken. Tam da bu işte bu kitabın işlevi. Dünya şu sıralar sizin için de katlanılmaz gibi duruyorsa, içiniz bu kitabı arıyor yeni bir yolculuğa çıkmak için. Çocukluğa yolculuk, anneye yolculuk, babaya yolculuk, camiye yolculuk, ölüme, hayata, sonbahara, suya, en çok da kendine...
ataç ikon Kovulmuşların Evi
kitaba 10 verdi
3 yorum
Feyzanur (@vareste)
Kitap alinacaklar listesine eklendi, daha nice okumaların olsun :)
08.10.17 beğen 2 cevap