up
ara

Rue

Ben tedavisi olmayan bi deliyim bu dünya üzerinde..Deli olduğum oranda yalnız..Yalnız olduğum oranda aklıma sahip....
Rue

Rue

@rue

Nazan Bekiroğlu’nun denemelerinin toplandığı bir kitap Mor Mürekkep. Beş bölümde toplanıyorlar. Bir deneme okuyup kendinizi derin düşüncelere dalmışken fark edebilirsiniz. Kitabın ilk bölümlerinde bir sürü yazar ve onların alıntıları ile karşılaşabiliyorsunuz. Birçok cümlede geri dönüp tekrar okuma isteği de gelebilir  Altını çizeceğiniz cümlelerin sayısı da oldukça fazla. Her ne kadar birbirinden farklı görünse de bu denemeler, kitabı tümden ele aldığınızda aslında hepsinin bir bütüne işaret ettiğini anlayabilirsiniz. Derin anlamları iliştirmek istiyorsanız, aklınızın bir köşesine bu kitabı yazabilirsiniz.
ataç ikon Mor Mürekkep
kitaba 6 verdi
5 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Sayfa sayısı az olsa da içeriği ile beni kendine bağlayan bir kitaptı diyebilirim. Yıllarca kitapları biriktirmek ve onlardan koca bir kütüphane yerine bir ev yapmak. Kitaplara olan tutkunun ölümlere yol açabileceği ile ilgili bir giriş. Bir şiiri okurken ölmek gibi birçok örneği mevcut olan ölümler. Aradığınız bir kitabı bulabilmek için koca bir evi devirmek. Hep kitap daha çok kitabı bulabilirsiniz burada. Kitaplardan yola çıkıp yine kitaplara dönmek. İçeriğinde başka kitaplara da oldukça yer verilmiş. Hatta ben ‘Gölge Hattı’ isimli kitabı oldukça merak ettim. Sizde benim gibi kitaplarını biriktiren biriyseniz kendinize bir soru yöneltebilirsiniz. Ben de sona geldiğimde böyle mi olacağım?
ataç ikon Kağıt Ev
kitaba 8 verdi
7 beğen · 3 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Kitapları biriktirmek mi? Çok severim kitaplarımı ama onları birilerinin okumasını isterim doğrusu."Ben de sona geldiğimde böyle mi olacağım?" sorusunu soramayacak mıyım ben şimdi eseri okuduğumda?
21.12.16 beğen cevap
Rue (@rue)
Yöneltebilirsiniz yani ihtimal dahilinde söylemişim. İlla soracaksanız diye bir şey söylememişim. Okuduktan sonra sizde soruyu sorup sormayacağınızı belirleyebilirsiniz Semih bey
23.12.16 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
:) Şaka ile karışık sormuştum zaten Rue!..Sağ ol önerin için.Kitabı dün akşamüzeri Tuna Caddesi üzerindeki kırtasiye ürünleri ve kitap satan bir mağazaya girip baktım ama yoktu.Forum İstanbul'daki D ve R'ye gitmem gerekecek.
23.12.16 beğen cevap
Rue

Rue

@rue

Kitapta Joy bir taraftan ölümle mücadele ederken, diğer taraftan hayatı boyunca asla yaşamadığı bir mutluluk yaşıyor. Ölümle burun buruna gelmeden önce yaşadığı ihaneti atlatmaya çalışırken, başkalarının hayal olarak nitelendirdiği kendisinin ise gerçeği olduğuna inandığı şeyin peşinden gidiyor sonunda ise gerçekten bir mucize bekliyor sizi. Kristin Hannah kitaplarını seven biri olarak bu kitabı okuyup bitirdiğimde şunu söyledim. Gerçekten olmayacak bir şeyi yazmış olsa da gerçekliğine inandırabilir. Diğer kitaplarında sonu çoğu zaman tahmin etsem de bu kitapta oldukça şaşırdım. Okurken Joy’un hayali dünyasına adım atsam da gerçeklik en güzelinden yakaladı beni ve kitabı sıkılmadan birkaç gün içinde okuyup bitirdim. Kitap kitaplığımda :)
ataç ikon Mucizeler Yağarken
kitaba 7 verdi
7 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Tarihte bir yolculuğa çıkartıyor. İçeriğinde birçok karakter olsa da olaylar Bünyamin üzerine yoğunlaşıyor. Kitapta oldukça fazla detaylı tasvirler bulunuyor. Eski kelimelere de biraz fazla yer verilmiş. Kitabı okurken zihninizde canlandırabiliyorsunuz o eski İstanbul’u. Bünyamin babasının atlası üzerinden çıktığı yolda oldukça ilginç karakterlerle karşılaşıyor. Karakterlerin yaşadıkları olaylarda geniş bir yer kaplamış. Karakterlerin geçmişte yaşadığı olaylar birbirine bağlantılı bir şekilde verilmiş. Ayrıca tarih ile ilgili bilgilere de kitapta yer alıyor. Yazar kitaplarında karakterlerinden birine kendi adını veriyormuş diye okumuştum. Ne kadar doğru bilmiyorum ama kitapta Uzun İhsan Efendi diye bir karakter var.
ataç ikon Puslu Kıtalar Atlası
kitaba 7 verdi
2 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Kitabımızın kahramanı Athena. Athena’nın içsel dönüşümü anlatılıyor. Kitap Athena’yı tanıyan kişiler tarafından anlatılarak okuyucu ile buluşuyor. Oldukça gizemli bir kadın Athena. Olaylar gizemini son sayfalara kadar koruyor bu da kitabı daha çok sevmeme neden oldu. Athena’nın yaşadığı olaylar sonucunda ortaya çıkarmış olduğu kurtuluş yolu oldukça başarılı bir şekilde aktarılmış. İnsanlara etki eden bir müzikten tutunda, asla tanışılmayan bir sevgilinin varlığına inanıp inanmamak arasında kalan birçok kişinin anlattıkları, yetenekleri ile insanları etki altına alan sıra dışı bir kadın sizi de etkisi altına alabilir. Ayrıca yazarın ‘Elif’ isimli kitabını okumuştum. Portobello Cadısı’nı daha çok sevdim. Kitap kitaplığımda.
ataç ikon Portobello Cadısı
kitaba 8 verdi
3 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Yapılan mars yolculuğunda bir kaza sonucu 6 kişilik mürettebatın üyesi olan Mark Marsta mahsur kalıyor. Tabi ekip onu öldü sanıyor. Mark yaşam mücadelesine başlıyor. Aylarca Marsta kalıyor. Nasa ise Mark’ın yaşadığının farkındadır. Mark ise bunu bilmiyor. Düşünün sizi görüyorlar ama iletişim yok. Aylarca yaşam mücadelesi verirken tabi ki sorunlarda peşini bırakmıyor. Uzun bir zaman geçirdikten sonra Dünya’ya dönüş yolunda olan mürettebat Marsa geri dönme planları yapıyor. Okursanız sizde bu mücadeleye tanık olacaksınız.
Kitabın başından sonuna kadar sürekli halde kullanılan terimler gözünüzü korkutmasın. Bence kitap gerçekten güzel ve gözünüz o kelimelere çok takılmayacak. Kitap kendini bana oldukça kısa bir zamanda sıkılmadan okutturdu. Kitabından sonra filmini izleme isteği uyanmadı desem olmaz. Gerçekten filmini de merak ettim. Marslı bakalım görsel olarak nasıl etkili olmuş. Bu arada kapak fotoğrafının Nasa’ya ait olduğunu hatırlıyorum yine de emin olamıyorum. Kitap kitaplığımda..
ataç ikon Marslı
kitaba 6 verdi
8 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Bir tarafta her türlü işkence diğer tarafta hayatın güzellikleri inançlar ne olursa olsun. Aynı topraklarda bir tarafta açlık sefalet bir tarafta güzel bir hayat. Belki de ilk önce bu tarafı kaldırmalıyım. Güzel şeyler yazmayı isterdim ama birbiri ardına yaşanmış tüm kötü olaylar varken bu pek de mümkün olmuyor. Yıllarca süren bir savaş var hatta sürmeye devam ediyor. İşin içinde savaş varsa anlatılacak pek bir şey kalmıyor geriye. Kitabın ilk sayfalarında yaşanan acıyı okuyunca kim bilir ilerleyen sayfalarda neler vardı? Diye içimden geçirdim. Ahmad’ın yaşadıkları hüzünlendiriyor. Baba acısı, kardeş acısı sanırım daha doğrusu bu hayat acısı derinden etkileyebiliyor. Ahmad’in matematiğe olan ilgisi belki de en güzeliydi. Bir şeyleri başarabilmek için gerçekten onu başarabileceğimize büyük bir inanç gerekirdi. Ahmad için bu inanç vardı ve başardı da. Hayatında geride bıraktıklarını bir bir topladı her seferinde farklı acılar yaşayarak. Yine de bir yerden tutundu hayata. Hayatla mücadelesi hiç bitmedi.
Bu tarz kitaplarda anlatıma çok önem verdiğimden midir bilmiyorum. Bu kadar yaşanmışlığı ve acıyı böyle basit cümlelerle anlatılmasını ya da çevrilmesini sevmiyorum. Daha önce de İncir Kuşları’nda aynı duyguyu yaşamıştım. Böyle konulara böyle anlatımları yakıştıramıyorum. Cümleler daha derli toplu olmalıydı. Anlatım ile konu birbirine eşdeğer olmalıydı diyor ve kitabı okumama ön ayak oldukları için, kitap okuma etkinliğindeki arkadaşlarımı selamlıyorum. Kitap kitaplığımda.
ataç ikon Badem Ağacı
kitaba 6 verdi
2 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Öldürülen bir anne babanın çocuğu olan Yusuf’un hikayesi anlatılıyor. Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan kitabını okuduktan sonra bu kitabı elinize aldıysanız İçimizdeki Şeytan'da bulduğunuz vurdumduymazlığı burada bulamayacaksınız. Bu kitapta acılar, acılar üstüne kurulmuş, üzerine bir de sevgi eklenmiş. Sade göründüğü kadar derin bir sevgi. Aynı evde kardeş gibi yaşayan iki çocuğun birbirini seven iki gence dönüşmesi sizi de saracak. Yusuf’un anlamadığı her şey bir gün gözünün önüne serildiğinde her şey için geç kalınmışlığa şahit olacaksınız. Muazzez’in sessiz çığlığına karışan büyük sevgiyi siz de göreceksiniz.

İlk başlarda biraz zor gibi görünse de ilerleyen sayfalarda bu dile hemen alışıyorsunuz. Kitabın sonundaki yazıyı da es geçmek istemiyorum. Siz de bu biyografiyi okumadan kitabın kapağını kapatmayın derim. Şimdiden keyifli okumalar. Kitap kitaplığımda.
ataç ikon Kuyucaklı Yusuf
kitaba 8 verdi
5 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Kendi adıma yazabilen kadınlara karşı özel bir ilgim var. Yazmak bir kadın için, içinden çıkamadığı her şeyin ya da içine atabildiği her şeyin dışa vurumudur. Kitabı sevdim. Sayfalarda gerçekten sizi bekleyen birçok ah var. Acıyı anlatan şiirleri beğendim demek saçma geliyor bana. O yüzden beğendim diyemeyeceğim. Acıdı, içimde bir yerlerde kocaman bir acı hissettim. Didem Madak bir söyleşide söylemişti. Ahlar Ağacı bir şiir değil bir ağıttır diye. Sanırım bu yüzden bu kadar acıyı hissettim. Şiirleri ütüsüz ve buruşuk gezdirdiği ruhunun diyeti olduğunu söyleyen bu kadın okunmalı.
ataç ikon Ah'lar Ağacı
kitaba 8 verdi
5 beğen · 0 yorum
Rue

Rue

@rue

Sinan Sülün’ün yazmış olduğu ilk kitap. Üç farklı öyküden oluşuyor. Açıkçası ilk öyküsü olan ‘Aralık’, gerçekten hoşuma gitmişti. Hayatta kendini yavaş yavaş tüketen insanlar vardır. Rıfat da onlardan biri. Yaşadığı kötü bir olayın ardından yaşanan daha kötü olaylar. Öykü bence depresyonda kalmış gibiydi. Sonu olmadı. İkinci öyküye geçişimde heyecanlanmıştım. ‘Mavi Pelikan’ Öyküde Pelikan ve Numan’ın aşk hikayesi anlatılıyor. Gerçek sevgiye örnek oluşturabilecek birçok cümle mevcut ama ben yine de zihnimde bir pelikan ile insanın aşkını canlandıramadım. Bu yüzden çok etki bırakmadı bende. Son öykü ise kitaba ismini veren ‘Karahindiba’. Açıkçası bu öykü de bende sıradanlıktan öteye geçemedi. Hatta bende ‘Dublörün Dilemması’ tadı bıraktı. Yine de bir günde bitirdim. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine alınmış bir kitaptı. Pişman olmadım. Kitap kitaplığımda.
ataç ikon Karahindiba
kitaba 4 verdi
0 beğen · 0 yorum
/ 6