up
ara

ruhadam

Yarınlar kalleş dolu, mert olan her düne yan
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

VE ŞİİR - YAŞAMAK BUNDAN SONRA paylaşım fotoğrafı
VE ŞİİR - YAŞAMAK BUNDAN SONRA
YAŞAMAK BUNDAN SONRA
Yaşamak bundan sonra, katlanılmaz eziyet!
Bir şey istemiyorum artık ne zevk ne para,
Kaybolmuş baharıma beni götür hatıra,
Hafızam avut beni, beni kurtar ey şiir!

Yaşamak bundan sonra, katlanılmaz eziyet!
Bir şey istemiyorum, ne teselli ne umut!
Hareket edeceğiz!.. Kalbim, dünyayı unut,
Dağlar, taşlar, elveda; gün, hakkını helal et!
ataç ikon Cümlemiz - Bütün Şiirleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

MÜZİK NE BÜYÜK BİR İCAT
Affet beni, ey aziz içim, afet- nasıl fakat, ruh radarlarının ve sayısız his intikallerinin ince delaletlerine ve hele nasıl bazan en haykıran işaretlerin şakağımdan itercesine ihtarına rağmen, şüphesiz derinden derine anlamadığım, anlar gibi olduğum halde, nasıl ve niçin ona düştüm? Boğuluyorum, haykıracağım, dur bak, sakin ol... (Peyami Safa)
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
Bu kitabı @firdevssahin'e ithaf ediyorum.

Atım kalk gidelim aşağıdan yukarı
Şöyle dağlar koç yiğide dağ olmaz
Yedi yerden yaralarım sızılar
Bu yarayı çeken yiğit sağ olmaz

---------

Düşünüp düşünüp de fikir'eyledim
Şu duman şu dağa ne güzel uymuş
El bağladım Hakk'a niyaz eyledim
La'net kör şeytana ne güzel uymuş

---------

Kulak verdim dört köşeyi dinledim
Ardım sıra gıybet eden çoğ imiş
Çok yaşayup mihnet ile ölmeden
Az yaşayup devran sürmek yeğ imiş

---------

Uyandırman kömür gözlüm yorgundur.

---------

Karac'oğlan ki her sözüm haktır
Yiğit olan erin yalanı yoktur
Cehennem dediğin hiç ateş yoktur
Herkes ateşini bile getürür

---------

Sabahtan uyandım bülbül sesine
Bülbül bir yanını güle getirir
Yiğit olan yiğit sırrın söylemez
Kötü kalbindekin dile getirir

Körlerin gözüne girsen de görmez
Namussuza öğüt versen de almaz
Bir kötü dilim var hiç halden bilmez
Kötü dil de başa bela getirir

---------

Haşarı da deli gönül haşarı
Akıttıkça ala gözler yaşarı
Çıkarma zülfünü fersten dışarı
Esen yeller de zülüfünden tel alır

---------

Ferhad derler şu dağları delene
İtibarım yoktur yüze gülene
Kefen kısmet olmaz güzel sarana
Beni yarin mendiline saralar

---------

Çıktım yücesine seyran eyledim
Yar ile gezdiğim dağlar perişan
Kulak verdim dört köşeyi dinledim
Bir ben değil cümle alem perişan

---------

Eğlen turnam eğlen haber sorayım
Kanadın altına name sarayım
Ağlama sevdiğim ben de varayım
Yol ve dağlar ben sılama gideyim

Her nereye yağmur yağsa toz kalmaz
Gönül muhabbetli yardan ayrılmaz
Çıkarım bakarım sılam görünmez
Yol ve dağlar ben sılama gideyim

Hezeli hey deli gönül hezeli
Güz gelince döker bağlar gazeli
Sen temelli gurbet ilde gezeli
Yol ve dağlar ben sılama gideyim

Karac'oğlan bunu böyle söyledi
Dahi aşkın deryasını boyladı
Sılada sevdiğim şimdi ağladı
Yol ve dağlar ben sılama gideyim

---------

Bre ağalar bre beyler
Ölmeden bir dem sürelim
Gözümüze kara toprak
Girmeden bir dem sürelim

Aman hey Allah'ım aman
Ne aman bilir ne zaman
Üstümüzde çayır çimen
Bitmeden bir dem sürelim

Buna felek derler felek
Ne aman bilir ne dilek
Ahir ömrümüzü helak
Etmeden bir dem sürelim

Karac'oğlan der ki canan
Güzelim sözüme inan
Bu ayrılık bize heman
Yetmeden bir dem sürelim

---------

Gönül ne gezersin sarp kayalarda
İndir aşağıya yola gidelim
Benim gönlüm bir güzelle eğlenmez
Gel güzeli bolca ile gidelim

---------

Siyah saçın hilal kaşın üstüne
Darayıp düzelden el incilir mi

---------

Sen seher yelisin her yellerin başısın
Uğrun uğrun dosta selam taşırsın
Atıver yorganı da gerdan üşüsün
Gerdanda benleri say seher yeli

---------

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Şimdi ne hoş olur yol yola karşı
Sen o yandan ben bu yandan sevdiğim
Söyle konuşalım dil dile karşı

Ak eline al kınalar yaktırmış
Ak göğsüne düğme daktırmış
Cevahir irenkli toplar döktürmüş
Mercanlı bilekler kol kola karşı

Kekliğim turacım öter kafesten
Tutiyi kumruyu aldırdım sesten
Yüzükler döktürdüm kaşı elmastan
Kınalı parmaklar el ele karşı

Karaca'oğlan der ki ol Bari Tanrı
Ölürüm de geçmem gerdanı benli
Bir siyah zülüflü minare boylu
Taramış zülfünü tel tele karşı

---------

Yel estikçe kokun gelir
Yar oturmuş yele karşı

---------

Der Karac'oğlan da hele
Bülbül konar daldan dala
Gideceğini bilseydim o yola
Ayıklardım taşlarını

---------

Eğlim eğlim yol olanın
Seferine kul olanın
Ak gerdanda ben olanın
Yanakları al olma mı

---------

Ala gözlerin sevdiğim dilber
Kuğuya benzettim dallar içinde

---------

Kara bulut gibi göğe ağarım
Sulu sepken gibi yere yağarım
Olanca ömrümü sana sınarım
Kız seni yutarım ağu isen de

---------

Kara kuşum göğde uçar
Göğüsün giriftar açar
Kara gündür gelir geçer
Gönül gamlanma gamlanma

Yavru şahinde baz olur
Kanatları beyaz olur
Kara günün ömrü az olur
Gönül gamlanma gamlanma

Deve de devenin eşi
At da yiğidin yoldaşı
Sağlık alayının başı
Gönül gamlanma gamlanma

Deve deveyi yeder mi
Deve de sarpa gider mi
Bin kaygu bir borç öder mi
Gönül gamlanma gamlanma

Koyun meler kuzu meler
Su gelir hendeğe dolar
Ağlayanlar bir gün güler
Gönül gamlanma gamlanma

---------

Sana derim sana kaşı kemanım
Büküldü kametim geçti zamanım
Gidiyorum yedi benli ceranım
Yarim gitti diyü yanıp ağlama
ataç ikon Karacaoğlan - Anadolu Aşıkları-ı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 yorum
Firdevs Şahin (@firdevssahin)
En kısa zamanda bu kitabı temin edeceğim, çok teşekkür ederim @ruhadam sevgiler, saygılar.
16.08.19 beğen 1 cevap
PİP! (@nusretk)
Pek hoş, paylaşım için teşekkürler. Yeni bir betik daha ne dersiniz :)
16.08.19 beğen 1 cevap
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

VE ŞİİR - DUMANLAR SENFONİSİ - ÖZKER YAŞIN paylaşım fotoğrafı
VE ŞİİR - DUMANLAR SENFONİSİ - ÖZKER YAŞIN
DUMANLAR SENFONİSİ
Hoyrat bir rüzgar uçurdu saçlarını,
Kadın son defa “elveda” dedi,
Yüzünde umutsuz günlerin hüznü vardı
Ve dumanlı dumanlıydı gözleri..

Vapur yavaş yavaş uzaklaşırken
Yaman bastı gariplik yaman.
Bir çaresizlik sardı dört yanını
Ufukta yalnız kara bir duman..

Bu dumandaydı her şey bu dumanda,
Bu dumandı sevgiliyi götüren;
Vapur dumanlar içinde gitmişti,
Dumanlar içinde gidecekti tren..

Adam hatırlıyordu bir bir
Öpüşlerle dolu dolu geceleri.
Cigarasından dumanlar çıkıyordu,
Dumana takıldı düşünceleri..

Kutu gibi evleri olacaktı birgün,
Bacasından dumanlar tütecekti.
Bahçesinde nur topu gibi
Gürbüz çocuklar büyüyecekti..

Gel gör ki kadın alıp başını gitti.
Cümle hatıraları bırakıp arkasında.
Adam böyle yalnız, ölünceye dek,
Kaldı mı dumanlar ortasında...
Özker YAŞIN
2 yorum
Leyla (@melankoli)
Dumanlar mumanlar ne şimdi yaa 😜
Detokstayız.. No nicotin🚭
09.08.19 beğen 1 cevap
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
Bu kitabı @deniz56'ya ithaf ediyorum

Varoluş Tanrısal bir dolandırılıcıktan başka birşey değil.

---------

Tanrım, hayal ne güzel şey! Yoksulların tek tesellisi.

---------

Eğer dost olmamızı istiyorsan Aristo'nun zehrinden çok Sokrat'ın asaletine imrenmeye çalış.

---------

Çevremde ve her yerde sadece yaşamak ve üremek için yaşayan sıradan insanlardan başka kimse görmüyorum.

---------

Ey aşk denen geçicilik! Sen hiçlikten, geçici bir hevesten başka bir şey değilsin!

---------

Eski Yunanlılar doğru söylüyorlar: Sadece Tanrılar ve şairler yaratırlar. Ve böyle yaratıcılar dünyaya yüz yılda bir gelir. Daha fazlasına da dünya dayanamaz.

---------

Hamlet'i tanıyan birinin mumla arandığı bir kentte benim hayatımın ne değeri vardı?

---------

Düşünceden yoksun bir huzur, rahatlık... Mezarlık gibi. İşlek bir zekanın cazibesinden yoksun bir iyiliğin bile lezzeti yoktu. Tok bir karın ve uyku. Demek, insanlığın size ekmek vermesi, aklını biraz karıştıracak bir soruya cevap vermesinden daha kolaymış.

---------

Hey Tanrım! Sabahleyin kalkınca güzel bir karısı, sarılacak güzel çocukları, yapacak küçük bir işi, koruyacak huzur ve refahı olan bir adam için havanın açık ya da kapalı olmasının ne önemi olabilir ki?

---------

İnsan varlığını zehirleyen iki afetten; açlık ve soğuğun sadece birisinden haberdardır Akdenizliler. Müthiş bir şey bu! Büyük bir mutluluk.

---------

Bu adamlar nasıl o kadar haşin davranabilmişler? Bana öyle uysal, öyle mütevekkil görünüyorlar ki... Onları bu kadar cansız, lakayt görünce Viyana kapılarında dehşet saçan o ağır yatağanları bile kaldırmaya mecalleri olmadığını sanırsınız. Türkçe, Musa'nın Romence ve İbraniceden sonra üçüncü ana dili olduğundan onlarla havadan sudan yarenlik ediyor.
Ben bu adamları sevdim! Bilmiyorum acaba sadece muzaffer oldukları günlerde mi acımasız oluyorlar? Ama Musa'nın deyimiyle, onların "hali hazırdaki felsefesi" benim hoşuma gidiyor. Hayatın zorluklarına aldırış etmiyorlar ve maddi rahatları için kendilerini yiyip bitirmiyorlar. Rahatlarına çok düşkünler. Bunu anlıyorum.

---------

Başkaları yaşasın diye ötekileri öldüren bütün topluluklar kahrolsun! Kim olursa olsun, kimse uğruna ölmeyi kabul etme! Kollarını kavuştur! Hepsini engelle! Tüm heybetinle otur. Kim olurlarsa olsunlar o beylere söyle, hepsi birbirine benzeyen ve her yüzyıl icat ettikleri bütün o topluluklar için gitsin kendileri ölsünler. Sen çıplak insan, zavallı kollarından ve zavallı başından başka bir şeyi olmayan insan, her şeylerini, her şeylerini reddet; fikirleri gibi tekniklerini de, sanatları gibi rahat konforlu ayaklanmalarını da.

---------

Ben bir insanım yani bütün hayvani yaratıklar içinde benzerlerinin acı çektiklerini görmekten acı çeken yegane yaratık. Beni, zavallı bir atmacayla karıştırmamak gerekir.
Öyleyse? Mademki, ölüm cezası, yani hemcinsinin kanıyla yaşama cezası henüz yasaklanacak kerteye gelinmedi, bütün bu bilimleriniz, bu sanatlarınız, bin yıllık felsefe süprüntünüz neye yarıyor? Mademki, uygulamada sonuncuya kadar hepiniz atmacanın biyolojik yasalarına uymaktan başka bir şey yapmıyorsunuz, neden yüksek ahlak ve din kürsülerinizden Güzellik, İyilik, Adalet vaazları veriyorsunuz?

---------

Tanrım! Erkeğe veba ver, cüzzam ver, hayattaki bütün yıkımları ver ona, ama "güçlü kişilik sahibi" bir kadın verme!
ataç ikon Akdeniz
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
bu kitabı @elnino'ya ithaf ediyorum

Milletimiz tarih yapar, evet ama maalesef tarih bilmez .

---------

İSTANBUL FETİH KUTLAMALARI HAKKINDA
1950'lerde başlandı şenliklere. Milliyetçiler başladı; Nihat Sami Banarlı ya da öyle fundamentalist politikayla pek bilgisi olmayan Atsız gibi düşün adamları başlattı. Ondan sonra bir başka muhafazakar, tarihçi ve dışişleri bakanı Fuad Köprülü tarafından durduruldu.

---------

O kadar ki Batı düşüncesinde Türk demek, aynı şekilde dini sapkın demektir. Kimi kitaplarda anlatıldığı üzere, mesela Protestanca fikirler edinen, Protestanca inançlara sapan ya da kilisenin egemenliğine karşı çıkan bir insana engizisyon mahkemesinde "Türkleşmiş, Türkleşen fikirlere ve inançlara sahip" diye suçlama yapılıyordu.

---------

Daha 1100'lerde, yani 12. asırda İtalyanların dilinde, artık bu memleketin adı "Turkiya" yahut "Türkmenya" (Turchia-Turcomania) olmuştur.

---------

...marifet iltifata tabidir evet; ama edepsizlik de iltifattan cesaret alır.

---------

Tarihi reddeden bir ideolojinin bize has bir şey olduğunu düşünüyorum. Örneğin İngiltere'nin kendine has bir tarih anlayışı vardır. Bizde ise kimlik sakatlığı mevcut. Sakatlık beraberinde parçalanmayı da getiriyor.

---------

Osmanlı padişahı 15. asırda artık Oğuz boylarının başkanlığından çok, bir Roma kayzeri olmayı benimsemiştir.

---------

Timur'un devri bilim, edebiyat ve medreseler bakımından İslam dünyasının son parlak devridir.

---------

II. Viyana Kuşatması yıllarında bile Osmanlı'nın müttefiki İsveç, Avrupa'nın müttefiki ise İran'dır.

---------

Karşımızda dünya tarihinin en sade, fakat en ince, en güzel renklerde giyinen bir hükümdarı var. Fiyatının ucuzluğu nispetinde karşısındaki insanları ezen bir giyimdir bu. O gün eziyordu, bugün eziyor ve hep ezecektir. İnsanlar Fatih'in ardında kalan kaftanlarına baksalar, karşılarında evrensel çapta bir hükümdar görecekler.

---------

Arif Nihat Asya'nın şiiri olmasa, çocuklarımız belki Fatih'in İstanbul'u 21 yaşında aldığını bile bilmeyecek.

---------

Tuna Nehri çağdaş Türk tarihinin akıp geçtiği önemli bir podyumdur.

---------

Aniden, Gebze savaş kampında ölmeseydi mutlaka fethetmek istediği bu kıtayı adamakıllı tanımaktaydı. Fatih kadar İtalya'yı ve İtalyan kültürünü tanıyan ve bilen ikinci bir Osmanlı hükümdarı yoktur. Bırakın Osmanlı hükümdarını ne Doğuda ne de Batıda hiçbir hükümdar Fatih kadar bu kültürü ve dünyayı tanıyamamıştır. Bununla birlikte o çok iyi tanıdığı dünyanın ekonomisini çökertip kökünü eriten de aslında Fatih Sultan Mehmed'tir.

---------

Anatolia, Yunancada "doğu" anlamına gelir. Küçük Asya da yine Yunanlıların tabiriyle Büyük Asya'nın bir uzantısı anlamındadır. Bizse buraya geldiğimizde, bu topraklara "Diyar-ı Rum" dedik, yani "Roma ülkesi". Zaman içinde Diyar-ı Rum'a "Anadolu" demeye başladı. Ama buralara daha çok Diyar-ı Rum kaldı. Balkanlar'a geçtikten sonra, bu sefer Balkanlar'a "Rumeli" dedik. Bu da Roma ülkesi anlamına gelen bir isimlendirmeydi. Bu arada "Balkan" isme de Türklerin bıraktığı coğrafi bir tabirdir.

---------

Timur'u karalayan, onu yerli yerine oturtamayan bir bakış açısı var. Bu bakış açısı, Timur'u, Osmanlı'nın gelişimini en azından 50 yıl engelleyen bir bela olarak ele alır. Öte taraftan bir başka kesim de Timur devletini ve medeniyetini göklere çıkarır. Mesela Atatürk bunların başında... Timur'un mareşallığına hayran olduğunu biliyoruz.

---------

Biz imparatorluktuk, Osmanlı Türklerin imparatorluğuydu. Bugün cumhuriyetiz, bu da Türklerin cumhuriyetidir. Rejimi değiştirdik, rejim değiştirmek kolay bir iş değildir. Bu değişimi mümkün olan en az tahribatla ve çok onurlu yaptık. İmparatorluktan cumhuriyete geçişi bir hür direniş, direniş savaşı vererek gerçekleştirdik, başardık ve buraya geldik. Hiçbir müessesemizde gerileme yok. Gerileyen tek şey söyleyeyim, dilimiz.

---------

Osmanlı İmparatorluğu çökmedi. Osmanlı İmparatorluğu bir rejim olarak, imparatorluk, monarşi (mutlakiyet), sonra meşrutiyet ile bir rejim olarak kendini feshetti. Çok açık bir şey. Son padişah bu feshi kabul etti. Yani milletin içinden çıkan bir umumi meclis monarşiyi lağvetti, padişah da bu feshi kabul etti. Çünkü hadise çıkarmadan kendisine sadık olabilecek kuvvetlerle direnebilecekken direnmedi, bunu da çok açık bir şekilde ifade etti. Kanlı bir çatışma çıkmasın diye sığındığı Malaya zırhlısıyla ülkeyi terk etti, bu kadar açık. Bunu da fazla büyütemezsiniz. Gitti orada parasız, sıkıntı içinde, neredeyse sefalet derecesinde yaşadı, öldü. Cesedini bakkal, kasap haciz altına almaya kalktı. Çünkü borcu vardı. Sabiha Sultan pırlantalarını verdi, hacizi kaldırdı. Bu sefer kim gömecek kavgası başladı. Ülkelerden biri, "ben gömmem" diyor, öbürü, "ben almam" diyor. İngiltere, "sokmayız" diyor (koloniler ve manda bölgesi dahi). Fransızlar başta "evet" derken sonra vazgeçtiler. Ne varki o vakit Suriye'de Ayşe Sultan'ın o zamanki eşi, Sultan Abdülhamid'in damadı olan Ahmet Nami Bey (yaverandan) idi, Suriye cumhurbaşkanı olmuştu. Na'şı kabul etti. Lübnan üzerinden (Beyrut) Şam'a nakledildi ve defnedildi. Bu olayı anlamak görüldüğü kadar basittir. Tabii çeşitli şekillerde yorumlayabilirsiniz, süsleyebilirsiniz, ama bu tarihçilik olmuyor.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
EL_NINO (@elnino)
Teşekkür ederim abi ithaf için, keyifli okumalar :)
18.07.19 beğen 1 cevap
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

Ve Şiir
BAHT OCAĞI
Kerkük Türklerine

Balam Kerkük, yeller düşmüş bağrına;
Boz baharda tozar tozar gidersin
Yel neme ne, eller düşmüş bağrına;
Lokmalanır azar azar gidersin

"Ele kalma,
Bele kal, ele kalma,
Özüm özüne kurban
Menim ol, ele kalma"

Kaderin bir kara çizgide kırgın,
Oban bir karışık dizgide kırgın,
Umudun içli bir ezgide kırgın;
Hoyratlanır uzar uzar gidersin.

"Oba hanı
Ev göçüp, oba hanı?
Yoluna verirem can
Ki verem o bahanı."

Yiğidin yarası can üzerine;
Tasalanma, şandır şan üzerine;
Gün olur kuruyan kan üzerine
Sınırını çizer çizer gidersin.

"Kurula
Göz yaşını kurula,
Bayraksız bağrın üzre
Baht otağı kurula."

Yetik Ozan
Yetik Ozan
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
bu kitabı @gulsahsonmez'e ithaf ediyorum

Ey insan! bu kitabı sana ithaf ediyorum. Başının üstünden büyük bir rüzgar geçiyor. Yalancı bir fecirle başlayan asır kararıyor ve sana tek ümit ışığı olarak en kuvvetli kaynağı uranyumda değil, senin ruhunda sıkışmış maddeden koparak çıkardığın korkunç tahrip aletinin patlayışından yükselecek alevi bekletiyor.
Ey bahtsız! Tarihinin hiç bir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. Laboratuarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin her şey arasında yalnız ruhun yok. Onu beyin hücrelerinin bir üfürüğü sanmakla başlayan müthiş gafletin otuz yıl içinde gördüğün iki muazzam dünya harbinin kan ve gözyaşı çağlayanlarında en büyük dersi arayan gözlerine bir körlük perdesi indirdi. Bırak şu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını. Kendine dön, kendine bak, kendine gel. Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerinin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara. İnan mânevîlere ve mukaddeslere, inan! Onlar hakkında bu kadar küçükçe düşünmekten utan! Her sezilen derinliğin ifşa ettiklerini düşünmekten bile seni alıkoyan tabiatçı metodlarını fırlat ve bitlenmiş elbiseler gibi at. Ortaçağ papazında haklı olarak ayıpladığın dar kafalılığın anlayış sınırlarını daha fazla darlaştıran beş duyu idrakinin kapalı dünyası içinde kalma:

Arşı geç , ferşi atla , sidreyi aş,
Gör ne var maverada ibrethiz.

---------

Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.

---------

Artık yalana güvenmiyorum. Kendi yalanlarım başkalarından evvel beni aldattılar.

---------

Sustum. O da bir şey söylemiyordu. İkimiz de susturan tereddütler arasındaki farkı merak ediyordum.

---------

Affet beni, ey aziz içim, afet- nasıl fakat, ruh radarlarının ve sayısız his intikallerinin ince delaletlerine ve hele nasıl bazan en haykıran işaretlerin şakağımdan itercesine ihtarına rağmen, şüphesiz derinden derine anlamadığım, anlar gibi olduğum halde, nasıl ve niçin ona düştüm? Boğuluyorum, haykıracağım, dur bak, sakin ol...

---------

Birisi beni öldürse dünya düzelir gibi geliyor bana

---------

Hayranlık mağlup olmuş bir kıskançlıktır.

Zihnini boşalttı ve dikkatini ruhunun karanlık atmosferine daldırıp çıkardı. Öfkesi devam ediyor. Nefretten başka ikinci his yok. Demek müsbet alakalar, öfkenin yorulduğu anı beklemek için, şuurun altına siniyorlar. Belki bu stratejik bir çekiliş. Sonra taarruza geçecekler.

---------

En çirkin merhamet, hedefini şaşırandır.

---------

Millet, insan, gurur, vicdan, aile, baba saygısı ve bana olan bağlılığın birdenbire nasıl yok olmuştur? Bu yıkılışın sırrını bul, kendini çöz, içini ayıkla, şuurundan utanan ve ruhunun izbelerinde kaçacak delik arayan suçlu hislerini yakala, getir, ikimizin de gözümüzün önüne koy, onları ezmen için sana yardım edeyim. Kurtul, ferahlar, günahının zevkini değil, çirkinliğini paylaştığın bir mahlukun arkadaşlığından üstüne sıçrayan lekeleri temizle!

---------

Mümkün müdür, bütün bu insanlar, asla mevcut olmamış bir maziyi tamamen bilsinler? Mümkün müdür; bütün hakikatler onlar için bir şey olmasın? Mümkün müdür, hayatları boş odalardaki saat gibi her şeyden alakasını kesmiş geçsin?

---------

Hakkı var Samim'in. Zaten onun en büyük kusuru haklı olmak. Beni anlamayanlara karşı soğuğum; fakat bu kadar anlayanlardan da ürküyorum. Beni kendi gözümle hudutlandırıyor, içimde hürriyet sahası daralıyor. Hürriyet! "Ya aşk, ya hürriyet!" demek istiyor Samim.

---------

Ben malumum. Yani sayısız imkanlar arasında gerçekleşmiş ve donmuş bir imkanım. Ben bir şeyim, meçhul her şeydir. Fakat... unutma ki, ben varım; meçhul, yoktur. O, sadece olabilir, fakat olmayabilir de! Ben bir realiteyim, o bir imkandır. Bu farkı anlamayan bir aşka sen beni inandıramazsın.

---------

Kendine aşktan başka bir gaye arayan aşkın kendi kendine yetersizliği.

---------

Yine salon tenha ve karanlık. Yine gözleri yaylı kapıların buzlu camlarında uzayıp kısalan gölgelere dikili. Yine onların arasında sağa sola kayan donuk pırıltılar. Yine ikide bir sallanan kanat, hafifi bir gıcırtı ve beklenenin yerini alan yabancılar. Yine arzuyu fırçalayan ve gururu buruşturan bir sabırsızlık. Camda uzayan ve genişleyen gölgenin, tam ona benzemek üzere iken, anlaşılmaz hangi bulanık çizgi ve kımıldanış farkiyle ondan ayrılmasının verdiği hayal kırıklığı. Birbirinin üstünden kayıp giden sıkıntı anlarının bazan tükenmezlik ihtimalini düşündüren sonsuzluk vehmi ve dehşeti

---------

Yalancılığa da, doğruculuğu da tahammül etmeyen bir dünyadayız. Sırasına göre yalanla doğruyu combine eden bir cemiyet ve ruh yapımız var. İnsan realitesi tezatlıdır. Sen şimdi bunu anlamazsın. Bazan hakikat vahşidir, insanların arasına salıvermeye gelmez. Fakat o hakikatlere tasma takmak dururken yerlerine yalanları sürmek, neticeleri bakımından, daha tehlikelidir.

---------

Bu inat nedir bilir misin? Şahsiyetsizliğin yerini alan kör ve karanlık bir benlik duygusudur. İnsanı saadete de, felakete de götürebilir. Önünü görmediği için düzlükle uçurum arasındaki farkı, adımını attıktan sonra anlar. Sen bu eksiğini tamamlamak için daima hesaplı hareketi de seviyorsun. Kadınların hemen çoğu böyledir, fakat senin kadar değil. İdraklerine ve iradelerine ait noksanları hesapları ve hileleriyle telafi etmek isterler. "Kadının fendi..." hikayesi. Bu "fend" kelimesinin sonundaki lüzumsuz "d" harfi yok mu? Bu harf onların cehaletini ve sırf iç güdüleri ile elde ettikleri iptidai hile tekniğini yüksek bir "fen" zannettiklerini gösterir.

---------

İki tarafta da arzuyu gurura hesap vermeğe çağıran iç muhasebe anları olmasaydı, kendi kendini yiyen aşkın işkenceleri ne kadar azalırdı.
ataç ikon Yalnızız
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Yalnızız romanı. Çok beğendiğim bir roman. Bana “Neden daha önce Peyami Safa okumamışım” dedirten kitap. Alıntılarıma göz attım nazik ithafınızı gördükten sonra.
“unutmak için en iyi çare unutmaya çalışmak değil, çalışmamaktır.” Düşündüren, derinleştiren bir roman Yalnızız. İnsanın o anki ruh haline göre istifade edeceği geliştiren bir kitap. Çok teşekkür ediyorum beni andığınız için @ruhadam. Sayenizde bu güzel kitabı hatırlamış oldum. Sağ olun, var olun...
11.07.19 beğen 1 cevap
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

 paylaşım fotoğrafı
@lacrima etiket için teşekkür ederim ve pasına cevap veriyorum. Geçen yaz ağırlıklı olarak Balıkesir ve Çanakkale tarafındaydım. Defalarca gitmeme rağmen tadına doyamıyorum ve o coğrafyayı çok seviyorum, gerçi son dönemlerde inanılmaz bir kalabalık var eskisi kadar heyecanlı ve zevkli olmasada yine gideceğimden eminim. Aslında bir okuduğum kitapta yazar şöyle diyordu 1940'larda;

"Türkiye, bugün ecnebilerin değil, asıl kendi çocuklarının ziyaretine, tanımasına muhtaç hemen tek vatandır. Bu itibarladır ki "İç turizm" diyeceğimiz "vatanın, kendi çocukları tarafından tanınması işi"ni büyük bir dava olarak almak şarttır. Bu vatanı bütün değerleriyle, imkanlarıyla ve korkunç yoksulluğu, eksiği ile ta iliklerine kadar tanımak, sevmek saadetini, iç turizm yayacaktır."

Bu düşünceyle bahsettiğim kalabalığı olumlu karşılıyorum:)

ben de pası @handec, @aysegulce, @reyhann, @ruhhassasi ve @gulsahsonmez'e atıyorum
22 yorum
Nebukadnezar™️ (@nebukadnezar)
@ruhadam sen bu tasarımları nasıl yapıyorsun? Bana da öğretsene.
05.07.19 beğen 1 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Harika bir paylaşım 👏🏻👏🏻👏🏻Etiket için de teşekkür ediyoru m.
05.07.19 beğen 1 cevap
Nemesis (@lacrima)
Ne güzel bir kolaj mı denir bişi olmuş :) İcabet için teşekkür ediyorum 😊
05.07.19 beğen 1 cevap
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
bu kitabı @buderinnbirtutku'ya ithaf ediyorum.

Bozkır başka bir yer. Bozkırın ruhu var, canı, kanı ve aşkı ve sevdası ve hasreti ve bereketi. Bozkır dediğin herhangi bir şey değilmiş anladım ben onu. Bozkır sadece coğrafya değilmiş.

---------

Bu dünya o kadar kibar ki ipini çekerken bile teşekkür ediyorlar insana.

---------

Sen sokakta olsan, ben şiddetli bir yağmur gibi yağsam üzerine... Aksam saçlarından, kirpik uçlarından...

---------

Kıskanmak, değer vermenin en üst katıdır. Aşkın en yüksek, en kırıldan noktasıdır.

---------

Tüm acı, bütünüyle keder, hepsi yerli yerinde. Yeri yüreğim...

---------

Orta Anadolu'nun ortasında, o başı dumanlı dağa sırtını vermiş, kadim zamanların başkenti. Kitaplara konu, sevdalara beşik, ayrılıklara yuva, hasretlere mabet olmuş bir şehir. Özgür açısından eski sevgili. Terk edilen, unutulan, tekrar dönülmeyen yahut dönülemeyen... Kök salmamak için, köksüz kalmak için, öksüz ve yetim yaşamak için terk edilmiş bir şehir. Binlerce yıldır aynı yerde abide gibi durduğu halde, yok sayılan, adı anılmayan, rüzgarı, karı, yağmuru, havası hatırlanmayan ama hep kalbi kanatan o şehir.

---------

Turna demek aşk demek, vefa, sadakat, bereket demek. Turna, cesaret demek. Ne yazmıştı bu adam bir yerde, "Turnalar çift çift uçar, turna aşıktır eşine, biri öldü mü öbürü yaşamaz. Önce katarın en ardına geçer, turna avazı derler acı bir çığlığı vardır, yürek parçalar o feryatlar. Ağıt yakar turna sevdiğine. Sonra bir kayalıkta bırakır kendini ölüme. Döne döne iner kanat çırpmadan, döne döne, döne döne... Eşinden ayrı yaşamaktansa bırakır kendini ölümün koynuna. Düşer turna keskin kayaların üstüne. Turna kan içinde teslim eder ruhunu. Turna sadakattir. Ben bir turnadan ödünç aldım sevdayı.

---------

Sıkılan insan harcıdır okumak.
ataç ikon Bozkır Kuş ve Balık
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 yorum
Hande Ç. (@handec)
Bu kitabı bütün güzel kızlara ithaf etmelisiniz.
04.07.19 beğen 1 cevap
Müzeyyen (@buderinnbirtutku)
@ruhadam ithafi rastgele yaptığını söylemiş olsan da tesekkur ediyorum 😊 ne kadar güzel alıntılar ne kadar güzel bir fotoğraf. Şu sıralar kitabi çektiğin yerlere ihtiyaç duyuyorum. Yalnızca kafa dağıtmak doğayla ic ice olmak istiyorum. Ve öyle yerlerde kitap okumak. Yakin zamanda gerçekleştireceğim inşallah. Kim bilir belki ben de bir kitabi sana ithaf ederim. 🎈
09.07.19 beğen 1 cevap
/ 71