up
ara
ÜYELER
DİĞER

Ankara Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Ankara geçen, Ankara temalı, Ankara tarafından söylenmiş veya Ankara hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Kübra Gözde Elikçioğlu

Kübra Gözde Elikçioğlu.

@kubragozdeelikcioglu

Sevda Sözleri - Bütün Şiirleri
Biliyor musun başkentim nedense
Birbirimizden çekiniyoruz ikimizde,
Sen yasalarına hiç yaslanmaz oldun
Ben acılarıma yeterince.
ataç ikon Sevda Sözleri - Bütün Şiirleri
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
hk

hk

@haticeee

"Ankara'da üç dal fidan; ellerinde bıçkılarla gelenlerin ayak seslerini dinliyor."
ataç ikon Darağacında Üç Fidan
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
S.E.Ç

S.E.Ç

@sec

"Ecnebilere bu kadar hürmet edilen bir memleket görmedim!" diyordu. "İsviçre bile, refahını ecnebi seyyahlara borçlu olduğu halde, böyle değildir. Halk her yabancıya adeta zorla evine girmiş biri gibi bakar... Halbuki Türkiye'de herkes, bir ecnebiye bir kolaylık yapmak için sanki fırsat bekliyor; sonra Ankara pek hoşuma gidiyor!"
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Hangi kesimden gelirse gelsin, devlete yönelik tehditleri bertaraf etmek için büyük çaba harcıyordu. Örgütler kadar belli partilerin ya da grupların devlet içinde yapılanmalarına da karşı çıkıyordu. Bu düşüncesini açık açık söylediği için de Ankara'nın üst düzey isimleriyle çoğu zaman ters düştüğü oluyordu. Özellikle emniyet teşkilatındaki Fethullah Gülen cemaatinin yaygınlaşmasından çok rahatsızık duyuyordu. Stratejik noktalara Gülen'e yakın insanların atanması üzerine teşkilatın önde gelenleriyle zaman zaman ters düştüğü de oluyordu. İddialara göre bu konuda kızgın olduğu kişilerin başında da Saadettin Tantan geliyordu.
ataç ikon 3310 Öldürüldü!
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Edith Weigert, Türkiye'de yaşadığı zamanlarda Ankara halkıyla Çankaya yamaçlarında oturan yabancılar arasında sosyal bir ilişki bulunmadığından söz etmiştir. Yukarıdan gelen bir kültür devrimini sezmiş, bu devrimin özellikle kadınlar üzerindeki etkisiyle ilgilenmişti. Edith Weigert'e göre o günlerdeki Ankara'da kadınlar, kendilerine tuhaf bir güvenlik hissi veren peçeleri olmaksızın kendilerini açığa vuruyor olmaktan genel olarak kaygılı ve mutsuzdular. Bir Türk subayıyla evli olan ve peçe takmaya alışmış Alman bir hanım Edith Weigert'e peçenin korumasını kaybettiği için mutsuz olduğunu söylemiştir. O dönemlerde Türk kadınları arasında intiharın çok yaygın hale geldiğini gözlemlediğini aktarmaktadır. Bu ifadenin lehinde ya da aleyhinde bir veri bulunmamakla birlikte olası görünmektedir.
ataç ikon Atatürk
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

27 Aralık 1937'de yemek masasında Adile'nin babası Sadri Maksudi, Mustafa Kemal'in önerisine karşı çıktı ve "Denizbank"ın Türkçenin dilbilgisi kurallarına uymadığı için uygun olmadığını öne sürdü. Türkçe'de bir isim başka bir ismi belirlediğinde ilk isim iyeyi ikincisi iyeliği belirtir, ilk adla olan özel ilişkisini ifade etmek için ikinci öğe iyelik eki denen bir ek alır. Sadri Maksudi'nin eleştirisinin Mustafa Kemal'in hoşuna gitmediğini görüyoruz. Sadri Maksudi bir daha Cumhurbaşkanı'nın sofrasına davet edilmeyecekti. Bunun yanı sıra, sohbette bir duraksama yaşandığı bir anda radyo istasyonunun hala yayına kapanmamış olduğunu fark eden Atatürk kendi özsevgisini korumak için, hemen Ankara radyosunun her zamanki gibi gece on buçukta kapanmayıp yayına devam etmesi için haber verdi. Radyoya "Denizbank" ismi ve arı Türkçe'yle olan ilişkisi hakkında konuşmak üzere masasından bazılarını gönderdi. Falih Rıfkı da bu konuklardan biriydi. Ertesi gün Ankara'nın günlük gazetesi ve Atatürk'ün siyasi partisinin resmi yayın organı Ulus'ta baş sayfada "Denizbank Arı Türkçe'dir" manşeti altında uzun bir yazı yayınlandı.

Babasına karşı gelişen bu ezici saldırıdan sonra Adile radyoya karşı, oldukça abartılı sayılabilecek bir fobi geliştirdi. 1975'teki görüşme sırasında Adile radyo sesinin evine girmemesine büyük dikkat gösteriyor, pencerelerini sımsıkı kapalı tutuyordu.
ataç ikon Atatürk
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Volkan Türkiye'deki araştırması sırasında çocukluğunda veya gençliğinde Ankara'da Mustafa Kemal'i gören insanlarla konuştuğunda, çoğu Atatürk'ün gözlerine doğrudan bakamadıklarını söylemişlerdir. Onun mavi gözlerine bakamamayı güneşe bakamama metaforu ile anlatmışlardı. Volkan'ın bu konuyu paylaştığı ve o dönem Ankara Üniversitesi'nde bir psikiyatri profesörü ve Atatürk'ün yaşamı hakkında derin bilgi sahibi olan Dr. Fuat Göksel, Mustafa Kemal'de muhtemelen hafif bir şaşılık olduğu teorisini öne sürmüştür. Bu, gözlerine bakınca insanın tuhaf bir hisse kapıldığına yönelik efsaneye "gerçek bir temel" vermektedir. Profesör Göksel'in teorisinin doğru olma ihtimali büyüktür çünkü Mustafa Kemal bu bozukluğun farkında olmuş olmalıdır ki çektirdiği fotoğraflarda her zaman "iyi" taraftan profil vermekte ısrar etmiştir.
ataç ikon Atatürk
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, başbakan ve öbür bakanlar Ankara'yı terk ederek vilayet vilayet okuma-yazma kurslarında öğretmenlik etmişlerdir. Bununla birlikte, Falih Rıfkı Atay'ın anlattığına göre, yeni harflerin kabulünde Maarif Vekili olan Necati Bey bu harfleri ölünceye kadar öğrenememişti.
1 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

24 Kasım 1925 - Erzurum'da da şapka inkılabına karşı gösteriler yapıldı. Tutuklananlardan 13'ü idama mahkûm oldu ve Erzurum'da 1 ay sıkıyönetim ilan edildi.
24 Kasım 1927 - Ankara'da, Heinrich Krippel tarafından yapılan Zafer Abidesi açıldı.
24 Kasım 1928 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk'e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanını verdi.
24 Kasım 1934 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Meclisten çıkan kanunla Atatürk soyadını aldı.
24 Kasım 1981 - Türkiye'de, Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü olan 1981 yılında, 24 Kasım'ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.

Gazi Mustafa Kemal 1 Kasım 1928 de Osmanlı'nın kullandığı Arap harflerini kaldırıp yerine Türkiye'nin kullandığı Latin harflerini getirdiği için 24 Kasım 1928 de Başöğretmenlik ünvanını aldı!
ataç ikon Harf İnkılabı ve Millet Mektepleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hemen hepsi Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda Kırıkkale yapımı silahlar, toplar ve binlerce mermi vardı. Ben beş kez gittim Lübnan’a. Kıbrıs üzerinden gittik hep. O zaman Kıbrıs, İngiltere kontrolünde. Hava sahalarından geçmek zorundayız. Biz havalanmadan önce, “Korkmayın, İngilizler size uyarıda bulunurlarsa parolayı söyleyin” derlerdi. Parola, Viktorya’ydı!…

Kıbrıs üzerine geldiğimizde İngiliz uçakları bizi çevirdi. Ancak Viktorya deyince bırakırlardı. Silahları Beyrut Havaalanı’nda Müslümanlarla çarpışan Hıristiyan milislere teslim ederdik. Müslümanlar o yıllarda giderek güçlenen Nasır taraftarıydılar. Arap milliyetçiliği çığ gibi büyüyordur.

Ankara bize hep uyarıda bulunurdu: “Aman dikkatli olun, Hıristiyanların içinde Ermeniler var. Uçağınızın başından ayrılmayın, yakıtın içine şeker koyarlar.” Silahlar boşaltılırken uçağın yanında sandviç ve kolalarla karnımızı doyurup hemen Ankara’ya dönerdik.
ataç ikon Bay Pipo
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Halimi anlatacak sözler yazamam artık
Bu kavruk mektuba
Rüzgârdan yan yatmış otlar koydum
Gerisini sen anla.

Ankara,
Kekliğinim, boynumda bir siyah halka
ataç ikon Y'ol
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
8 beğen · 0 yorum
Merve Ceydanur Özcan

Merve Ceydanur Özcan

@merveceydanurozcan

İstanbul’da gün boyu dolaşırken dünyanın haline üzüldüm. Ankara’da insan sadece Ankara’nın haline üzülüyor.
ataç ikon Sinek Isırıklarının Müellifi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Görünen o ki; 1958 yılı Türk dış politikası açısından hayli hareketli geçiyordu…

Ankara Etimesgut’taki 12. Üs’te hava kararmaya başlarken, C-47 uçaklarına büyük bir gizlilik içinde sandıklar yükleniyordu. Malzemelerin yüklenmesine DP iktidarının Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu bizzat nezaret ediyordur.

Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalar da, hep “yiyecek içecek taşındığı” yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübnan’ın Beyrut Havaalanıydı:
ataç ikon Bay Pipo
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Gölge

Gölge

@golge2010

Madaline, Ankara'da Kuğulu Park denen bir yere gidip suda süzülen kuğuları seyrettiğini söyledi. Su göz kamaştırıcıymış.
ataç ikon Ve Dağlar Yankılandı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Ülkü Ediz

Ülkü Ediz

@deli

Gerek Erzurum Kongresi'nde, gerek Sivas Kongresi'nde Türkiye'nin ulusal sınırını saptamak için çağdaş bir deyime dayanmak gerektiği zaman, ben, Türk süngülerinin işaret ettiği bu hattı esas kabul ettim. Biliyorsunuz ki, Ulusal Andı (Misak-ı Milli) en sonra Ankara'da saptamıştım. Sorunun yabancısı olan birtakım zatlar kendi görüşlerini benimsetmek istediler ve ulusal sınırlar söz konusu olduğu zaman gerçeği bilmedikleri içintürlü türlü aldanışlara kapıldılar.
Açıkça söylerim ki, ben de Ulusal Sınır'ı, biraz Vilson prensiplerinin amaçlarına göre söylemeye çalıştım. Hemen açıklığa kavuşturayım:
O insancıl prensiplere dayanaraktandır ki, Türk süngülerinin ve saptadığı sınırları savunmuşumdur.
Zavallı Vilson, anlamadı ki, süngü, kuvvet, onur ve saygınlık duygusunun savunamadığı hatlar, başka hiçbir prensiple savunulamaz!
ataç ikon Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

Şehirdeki gezintilerinin yerlerini ömrünün son yıllarında deniz banyoları almağa başlamıştır. Selanik gibi bir kıyı şehrinde doğmuş olduğu halde, o zamanki softalık yüzünden Atatürk denize hiç girmemişti. Yüzmeyi, kendi eseri olan Florya'da öğrendi ve halkın arasında yüzdü. Zaten halk arasında, kalabalık içinde yaşamak isteğinde olduğu için İstanbul'u bu işe daha elverişli bulur ve Ankara'dan çok İstanbul'u severdi.

İstanbul'da bulunduğumuz bir yaz müzeleri dolaştı, eski yapıtları inceledi. Topkapı Sarayı'nda ne var, ne yok hepsini birer birer gözden geçirdi. Topkapı Sarayı Müzesi'nin kurulması da Atatürk'ün isteğiyle olmuştur.

Mecidiyeköşkü'nü gezerken, Millî Eğitim Bakanlığı'nın emriyle Topkapı Sarayı'nda toplanan, fakat ne hikmetse halkın gözünden saklanan Hükümdarların portrelerini görmüş ve bunların sergilenmesi emrini vermişti. Atatürk ayrıca halkın içeri alınmasını da istemiş, o sırada Gülhane Parkı'nda bulunan bir çok kimseler, çevresini kuşatmış olarak Saraya alınmıştı.

Atatürk, daha sonra Hırka-i Saadet Dairesi'ni gezdi. Her biri birer hazine değerindeki eşyaları sandıklardan çıkartıp teker teker gözden geçirdi. Sonra tekrar bunların sandıklara yerleştirilmesine gözcülük etti. İçlerinde Emanat-ı Mukaddese'nin de bulunduğu 80.000 parçayı aşkın bu tarih ve sanat hazinesinin çok iyi saklanması ve en kısa zamanda halka açılması için emir verdi.
0 beğen · 0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

1930-1931 yıllarında büyük bir ekonomik bunalım baş göstermişti. Ürün fiyatları düşüyor, devlet bütçesindeki açık genişledikçe genişliyordu. Genel bir ulusal ekonomi seferberliği olmadıkça bu hal düzelemezdi. Her gün bir yada birkaç tüccarın iflâs ettiği duyuluyordu. Huzursuzluk son haddini bulmuştu. Bu durumu gören bütün milletvekilleri, Atatürk'ten bu hastalığa bir çare bulmasını istediler. Hatta Nuri Conker:
— "Paşam, vaziyet kötüdür. Böyle giderse, memleket mahvolur," diyordu.

O gün sofrada bulunan Yunus Nadi ve Hikmet Bayur:
— "Paşam, bu işe ancak siz çare bulabilirsiniz," deyince Atatürk şu cevabı verdi:
— "Ben askerim. Vazifem olan şeyleri bilirim. Gerisine karışmam. Bu memlekette Yüksek Ticaretten mezun dünya kadar genç yetişiyor. Bunların arasından seçin bir tanesini, İktisat Vekili yapın."

Fakat Hikmet Bayur'un dediği dedikti:
— "Paşam, bizim hiç bir işe sizin kadar aklımız ermiyor. Onun için her şeyi siz yaparsınız. Buna da siz çare bulacaksınız," dedi.

Atatürk bir-iki saniye düşündükten sonra Nuri Conker'e dönerek:
— Bu millet çok çabuk kurtulur ama, usulünü bilmek lâzım. İsterseniz sizi misâl alalım. Siz Selanik'ten Türkiye'ye gelirken Ankara'ya ne getirdiniz? Tabii hiç bir şey. Şimdi neniz var? Yüzbin liralık bir apartman, Kütahya'da ikiyüzbin liralık bir kiremit fabrikanız. Hepiniz bütün mallarınızı millete verirseniz, bu dâva kendiliğinden halledilmiş olur. İşte sana kurtuluş yolu..."

Sonra Yunus Nadi ile Hikmet Bayur'a dönerek:
— "Ne buyrulur?" diye sordu. Daha onların vereceği cevabı beklemeden ekledi: "Ben askerdim. Allah'ın inayeti, milletin yardım ve çalışmasiyle bugüne ulaşabildik. Memleket ve millet artık kurtulmuştur. Ben bir şey yapmadım ki... Benim vazifem çekilip bir yana oturmak olmalıdır. Reisicumhurluğu bile üzerime almamam lâzımdı. Ne çare ki, hiç istemediğim halde bu vazife her yıl benim üzerimde kalıyor. Benim kalmam bu millet için belki zararlı olur," dedi.
1 beğen · 0 yorum
Mehmet Ali Nalbant

Mehmet Ali Nalbant

@mehmetalinalbant

Tank taşıyabilen kargo uçakları, İncirlik'e inip kalkmaya başlamıştı. Amerikan basını, Ankara'yla Washington'ın el sıkıştığını, 40 bin Amerikan askeri ile 350 uçağın Türkiye'ye konuşlanacağını yazıyordu.
ataç ikon Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

"Bütün lüksünüz, bütün danslarınız, çaylarınız, kahkahalarınız ruhunuzun sefaletini örtemiyor." dedi. "Bazı siz gülerken, ben, hıçkırdığınızı hissediyorum."
ataç ikon Ankara
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Şapka bize hâkim değil, biz şapkaya hâkim olmalıydık.
ataç ikon Ankara
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
/ 2