up
ara

Entelektüel Sözler ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Entelektüel geçen, Entelektüel temalı, Entelektüel tarafından söylenmiş veya Entelektüel hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

"Entelektüel, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenen kişidir. Örneğin mesleği kimyacılıktır ama coğrafya veya tarihle de uğraşır, resim yapar. Kendi dünyasının dışıyla ilgilenendir entelektüel."
ataç ikon Bir Ömür Nasıl Yaşanır
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Guapo

Guapo

@ilay

....Aşka ihtiyaç duydukça, dostluğa ihtiyaç duydukça, bilinmezi keşfetmeye ve gerçekliğin sınırlarını aşmaya gereksinim duyuldukça, aşk var oldukça, şiir bizim en önemli kaynağımız olacaktır. Daha iyi görmek ve daha iyi yaşamak için tek entelektüel silah ve güç, şiirdir. s.30
ataç ikon New York'a Mezar
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Çağımızın kadını, bir taraftan özgür olma, diğer taraftan korunma ve sevilme ihtiyacı hisseder. Fakat kadının, hem iş kadını, entelektüel düzeyi yüksek biri olma arzusu taşırken, hem de psikolojik ihtiyaçlarını karşılayamadığı görülür.
ataç ikon Kadın Psikolojisi
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Ilımlı İslam projesine benzer bir taktik, daha önce 12 Eylül darbesinden sonra askeri rejim tarafından Türkiye'de uygulanmıştı. Askerler, yurt dışından yapılan çevirilerle nispeten politikleşmiş İslami grupların ve ülkücülerin önünü almak için -illegal olmasına rağmen- eski ''miilitan''ları Adıyaman'da (Menzili) ilmi ehliyeti olmayan allahlık bir ''şeyh''e otobüslerle taşıyarak onları iradesiz ''mürit''lere dönüştürmüştü. 28 Şubat sürecinde de ''Siyasal İslam''a karşı Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Mevlana üzerinden bir ''Türk Müslümanlığı'' inşa edilmeye çalışılmıştı. Şeriatı ve siyasal İslam'ı ''Arap işi'' gören bazı Türk allameleri; ''Arap'ın kelamı ve şeriatı varsa, Türk'ün de tasavvufu var'' türünden inciler saçma(lama)ya başladılar. Neredeyse her kasabası bir ''yatır''a, her köşesi bir ''baba''ya sahip olan Anadolu'nun adı geçen bu üç büyük ''veli''sine, olağanüstü büyük tazim göstermeye başlandı. Bu arada, bunların ''pir''i sayılan Maveraünnehirli Ahmet Yesevi'ye de Türki Cumhuriyetler için ''örnek'' ve ''model'' Türk peygamberi işlevi yüklendi. Kerbela'nın, İranlı Şiilerin ikinci Kabe'si haline dönüştürüldüğü gibi, Hacıbektaş ilçesi ve Konya vilayeti de Türklerin ikinci ''Medine''sine dönüştü. Tarihte bazılarınca ''Farsça Kur'an'' ünvanı verilen Mesnevi-i Şerif''in Kur'an-ı Kerim'e benzer lüks cilt baskıları ve yeni çevirileri yapılmaya başladı. Medya ve edebiyat dünyası, harbi Mevlanacı oldu. İlahiler, çok sesli müzik koroları tarafından seslendirilmeye, sufi ve mistik besteler ve klipler yapılmaya başlandı. Msitik ve platonik versiyonlarını birleştiren ''aşk'' romanları bestelenir oldu. Ünlü senaristlerimiz, mistik içerikli film çalışmaları denediler. Anadolu'nun Şaman-mistik genetiği tekrar yeşermeye başladı. Cumhuriyet döneminde teoloji (ilahiyat), saygınlığını kaybettiği için, antropolojik ve sosyolojik açılardan ''normal'' olarak görülebilecek bu dindarlık ve din yorumu, teolojik kritiğe tabi tutulamıyor. Mevlana hazretlerinin ünü, Hz.Muhammed'i solladı. Oysa, örneğin Kur'an, genel olarak peygamberlerin dışında yaratılan ve büyütülen dinsel kişilikleri ve imajları kutsama anlamında (din-adamı, din-ulusu) kategorik olarak reddeder:''Allah'tan size indirilene uyun; ondan başkasını evliya (dostlar) edinmeyin'' (7/3). Putlaştırılan bu tip kişilikler:''... insanların kendilerinin veya atalarının yarattığı ''isimler''den başka bir şey değildir;Allah, onların doğruluğu hakkında hiçbir delil indirmemiştir'' (7/71). İlim sahiplerine olan itibar ise, aslında onların ortaya koyduğu delil ve burhanadır; yoksa evliyada olduğu gibi, onların keramet ve sezgileri ile yaratıldıkları sırlı karizmaya değil,, Alim tipi, ayakları yerde ve şeffaftır; veli veya şeyh ise, etekleri havada ve esrarengizdir (kuddise sirruhu). Sanki, otoritelerini mantık ve Arap dilinin gramer kuralları içinde meşru olarak üreten onca fıkıh, kelam (teoloji) ve felsefe ekollerine sahip İslam'ın ana Sünni/Şer'i ekseni (ortodox), yüzyıllarca İslam dünyasıında hakim dini görüş değilmiş gibi, otoritesini her türlü akıl dışılığı, sırrı, gizi, rüyayı, vehmi, hayali ve ruhsal çöküntüyü gizleyen, onlara kılıf oolan yaldızlı ''gönül'' ve ''kalp''ten alan Türklerin tasavvufu,''hakiki-es-öz'' İslam oluyordu. Bu bağlamda ''milli'' özelliği ile Türk dinselliğinin, ahlaki ve politik bağlamda evrensel bir ''ümmet'' veya ''kardeşlik'' nosyonundan hayli noksan olduğu açıktır. Entelektüel çizgi olarak da İbn Haldun'un realite ve akla dayanan ''umran ilmi'' çizgisinden daha fazla, İbrahim Hakkı Hazretlerinin simya ile kimyayı, astronomi ile astrolojiyi, sihir-büyü ile keramet ve mucizeyi birbirine karşıtıran sentezine dayanır.

İlhami Güler, Direniş Teolojisi,'Hz.Muhammed (Adalet) Mi, Yoksa Hz.Mevlana (Aşk) Mı?', Ankara 2011, s.130-132.
ataç ikon Direniş Teolojisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Maloptukusta

Maloptukusta

@maloptukusta

"Gerçek güzellik, entelektüel ifadenin başladığı yerde biter."
ataç ikon Dorian Gray'in Portresi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Vaktiyle İslam'ın erken dönemlerinde Hz.Ali, İslam'ın adalet ve hakkaniyet davasında ısrar etmesine rağmen;Muaviye, halkı ''güzel yiyelim, güzel içelim'' vaadiyle bugünün deyimi ile 'real politik' yaratarak kendi yanına çekmişti. Bugün de ABD ve AB, Müslüman dünyanın halkını, siyasi elitlerini -hatta bir zamanların ''İslamcı'' entelektüellerini''-''kârı maksimize etmek'' (güzel yemek-içmek) için kolayca ayartabiliyor. Şiddetin zuhurundan özünü gizleyen bu insanın ''Hevasını ilahlaştırmasını''(25/43) önce görmek, daha sonra da ona direnmek ve alternatifini ortaya koymaya çalışmak zorundayız. Marifet (Müslümanlık), bu feleğin (liberal kapitalizm) çarkının dönmesine el vermek, destek olmak değildir; çomak sokmaktır. Ama siz arabaya güle oynaya binmişseniz, çarkına nasıl çomak sokarsınız? Ve arabanın sürücüsüne durun bakalım:''Nereye gidiyorsunuz?''(81/26) sorusunu soramıyorsanız,''Tanrı size ne diye değer versin?''(25/77).

Güler, Direniş Teolojisi,'İktisat İtikattır:Çağdaş Ekonominin Metafizik Kritiğine Giriş', Ankara 2011,s.64.
ataç ikon Direniş Teolojisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
zeynep

zeynep

@zeynepkorucu

...bu kitapları okumayı düşünüyordum. Ah, şu entelektüellerin üç milimetrelik iris aralığından beynin içine tüm bu bilgileri aktarmak için sarf ettikleri bitip tükenmeyen çabalar.
ataç ikon Nietzsche Ağladığında
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

...İstasyonda genç bir hamal eşyanı alacak. Sana birkaç defa, kadın sesi işitmek için, bir sözü tekrarlatacak. Sen ona parayı vermeyi unutacaksın. Kocaman sırtlı bir arabacı döndüğü zaman, on üç yaşında bir köylü çocuğu yüzüyle karşılaşacaksın, sonra arabacı arabadan inmiş de, bir başkası yerine oturmuş gibi aynı sırt manzarası karşısında peyda olacak. Kasabanın ölü çarşılarını seyre dalacaksın. Belki hava yağmurlu olacak. Sonra ağabeyim… Gözleri, özlenen ve alışılan çirkinliği, entelektüel siması. Bana söz… Muhakkak gidip bir gece bizim otelde yatacaksın değil mi?
ataç ikon Semaver
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Valdezgeliyor

Valdezgeliyor

@valdezgeliyor

Daha önce anlattığım gibi, çocukluğumdan beri her koşul altında okurum. Yatılı okulda, yorganların battaniyelerin altında, el feneriyle okuduğum olurdu. Yeterince okuyamayınca, afyondan yoksun kalmış bir esrarkeş kadar tedirgin olurum. Kimisi bir iskemleye oturup kitabı masanın üzerine koyar, eline kalem alır, öyle okur. Çünkü okumak entelektüel bir uğraştır onun açısından. Benim için ise bir keyif olduğundan kendimi divanlara atarak, rahat koltuklara gömülerek ya da yatağıma uzanarak okurum.
ataç ikon Bir Dinozorun Anıları
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Korhan İstanbul

Korhan İstanbul

@korhanistanbul

Edebiyatın öldürülüşü, saflıktan, aymazlıktan ya da sadece züppelikten gelmiyor. Edebiyat bilinçli olarak öldürülüyor. Çünkü "önce söz vardı" kuralı gereği söz sanatları, kitleleri düşündüren harekete geçiren ya da isyan ateşini körükleyen en köklü sanat. Tanrı bile insanlara kitaplar yoluyla seslendi. Darwin, Marx, Freud, Einstein dünyayı kitaplarla değiştirdi. Bu yüzden gerçek edebiyat "kapitalist diktatörlük" için tehlikeli bir tür. Sadece tüketici olarak gördükleri bireyler düşünmesin, soru sormasın, ayaklarına blue jean geçirip kafalarına jöle sürerek mutlu olsun istiyorlar. Kitapların yaydıkları hümanist fikirlerden hiç hoşlanmadıkları için edebiyatı, varlıklı ve züppe entelektüeller arasında oynanan içi boş bir oyuna çeviriyorlar. Hitler'in kitap yakması kadar vahim bir gelişme bu.
ataç ikon Edebiyat Mutluluktur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Süveyda Seyyah

Süveyda Seyyah

@suveydaseyyah

Gerçek entelektüel bir devrin şuuru olmak zorundadır.
ataç ikon Bu Ülke
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum