up
ara

Estetik İle İlgili Sözler ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Estetik geçen, Estetik temalı, Estetik tarafından söylenmiş veya Estetik hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Oysa kanaatimce, İslam’ın kadından örtmesini istediği yerler, erkeklerde cinsel cazibe uyandıran göğüs ve bacaklardır. Yani bölge olarak, boyun-bilek ve diz altıdır. Bu talebi, bir özgürlük kısıtlaması olarak görmek yanlıştır. Amaç, toplumsal ve bireysel ilişkilerde kadını,’’dişi’’liği aşırı vurgulanmış bir varlık olarak değil; onu ‘’kişi’’liği ile muhatap almaktır. Örtünme, neslin devamı ve evlenme-aile bağlamında anlam kazanan bir öneridir. Konuya estetik açıdan bakacak olursak, erkeğin saçı ve sakalı aslanın yelesine, kadının saçı da tavus kuşunun kuyruğuna, taraklı kuşun tarağına benzer. Yani her ikisi de estetik unsurlardır. Ahsen-i takvim olarak yaratılmanın ifadesidir. Kadının yüzü ile saçı arasında estetiklik açısından bir fark yoktur. Saçı ve yüzü yani başı cinsel bir bölge olarak görmek sapıklıktır. Estetik olan erotik olanı birbirine karıştırmaktır. İsteyen saçı ile isteyen de baş örtüsü ile şıklığını tamamlayabilir. Başörtüsü, Kur’an’ın indiği dönemde her kadında –hatta erkekte- varolan bir giyim unsurudur. Nur 21/31’deki ‘’Başörtülerini göğüslerine örtsünler’’ ifadesinin gerçek amacının –Allah doğrusunu bilir- göğüs dekoltesini örtmek olduğu kanaatindeyim; yoksa hem saç hem de göğüs değil. Bu nedenle saçların da o gün için ‘’görünen kısımlar’’ kapsamında değil, fakat hükmünde olduğu kanaatindeyim. Çünkü o günkü örf ve adet, hatta iklimsel zorunluluk dolayısıyla başlar örtülüydü. Ayrıca Tanrı’nın ‘’görünen yerler müstesna’’ şeklindeki atfı, O’nun makul örfe olan itibarını ve güvenini gösterir. Özetle, iffet İslami bir erdemdir. Örtünme (tesettür), bu erdemi pratize eden İslami bir hükümdür. Başın (saçların) örtülmesi, Müslüman alimlerin üzerinde icma ettikleri bir yorumdur. Bu yoruma ya saygı duyulur ve uyulur veya delil ile reddedilir. İffet kaygısıyla (niyet) başlarını örtenler sevap kazanır. Başlarını örtmeyenler günah kazanmaz. Cinsel saiklerle açılıp saçılanlar günahkar olur.

İlhami Güler, Direniş Teolojisi,’Peçe ve Çarşaf Neyi Örtüyor?’, Ankara 2011,s.123.
ataç ikon Direniş Teolojisi
10 (1 oy)
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Peçe ve çarşafa teolojik açıdan yaklaştığımızda, olayı salt dinsel bir yorum (içtihat) farklı olarak görüp saygı duyulacak bir mevzu diye bakmak doğru değildir. Olayın ciddi estetik ve ahlaki boyutları vardır. Dini düşünceden çok inanca, sorgusuz teslimiyete (dogmatizme) dayandığını iddia edenler bunu kabul etmeyeceklerdir. Kanaatime göre, peçe ve çarşaf kadın onuruna karşı girişilmiş ağır bir hakaretin ve aşağılamanın ifadesidir. Çünkü peçe, kadının yüzünü, çarşaf da onun bedenini toplumsal olarak inkar etmektedir. İkisi birlikte kadını insan olmaktan çıkararak onu organları belli olmayan garip bir ‘’mahluk’’ a dönüştürmektedir. Çarşafla vücut, peçe ile de yüz kaybolmaktadır. Yüz (vech), hem Arapçada hem Türkçede –hatta sanırım bütün dillerde- aynıyla bizatihi insanı, onun onurunu, değerini, şerefini simgeler. Örneğin Türkçede ‘’yüzsüz’’,’’iki yüzlü’’,’’yüzü yerde’’,’’yüzü kızarmak’’,yüzü tutmak’’,yüzünü kara çıkarmak’’,’’yüzünün akıyla çıkmak’’… daha bir sürü deyim ve ifade, insanın ‘’yüz’’ olduğunu ortaya koyar. Ünlü Fransız Yahudi filozofu Emmanuel Levinas,’’Tanrı’nın izi insanın yüzünden geçer’’ der. Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder. Kadının önemli iki değeri olan iffeti ve namusunu, sözüm ona koruma adına kadının (insanın) en yüce, kutsal, manevi ve değerli yerini salt cinsel bir uzuv olarak görüp onu örtmeye kalkışmanın ne büyük bir cinayet, ilkellik olduğu ortadadır.

İlhami Güler, Direniş Teolojisi,’Peçe ve Çarşaf Neyi Örtüyor?’, Ankara 2011, s.122.
ataç ikon Direniş Teolojisi
10 (1 oy)
0 yorum
Black Garden

Black Garden

@blackgarden

İyi karşılanmayan erkek ve kadın birleşmelerinde , fuhuşta, sapıklıkta ve tam çıplaklığın uygulanmasında olduğu gibi aşkı hafife almak ; aşkı yüceliğinden, parlaklığından ve bütün estetik cazibesinden uzaklaştırmak demektir.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Eğitim, ister genel anlamda (insan, vatandaş) isterse özel anlamda (meslek) olsun, mümkün olan erken yaşlarda insanlara belirli ideal, ülkü, amaç, hedef ve gayeler koyup bu uğurda onlarda tutku, ihtiras ve motivasyon yaratarak onları istendik bir niteliğe kavuşturma sürecidir. Genel eğitimin amaçlarından biri, bireye insan olmanın taşıdığı kabiliyetleri aktüelleştirme yeteneğini kazandırmaktır. Ancak bu, özgür toplumlarda başarılabilir. Totaliter ve katı muhafazakar toplumlarda eğitim, ya devletin resmi ideolojisini belletme sürecidir ya da tarihten devralınan kültürü yeni nesillere 'öğretme' sürecidir. Bir millete (dil, ırk, din, tarih, kültür vs.)aidiyetlk, miras alınan kimlik olarak yeni nesillere elbette verilebilir. Ancak birey olma, bu kollektif kimlikten farklı olarak 'biricik' olma,'ad' olmadır (Abdullah, Adornu, Belkıs, Brigitte...). Ad olmanın, biricik olmanın toplumla ortak olan yaı kollektif kimliğe aidiyettir (İngiliz, Türk, Müslüman, Hıristiyan...); biricik olan yanı ise, onun yaratıcılığı ve mesleğidir. Ad olmanın, biricik olmanın ortaya çıkması ve gelişmesi için özgürlük ortamı hava gibi gerek şarttır. Diğer türlü ne 'öz' olur, ne de bu öz 'gürleşir'. Orada sadece sürü vardır. Ancak bu özün yaratıcı olması için insanlara genel olarak merak etme, hayrete düşürme, şüüphe etme, sorgulama, eleştirme, karşı çıkma yeti ve imkanlarının da verilmesi veya bunların ortaya çıkması gerekir. Kıta Avrupa'sını 16.yüzyıldan sonra dünyanın önüne geçiren şey budur. Bu ruh 9-13.yüzyıllar arasında İslam dünyasında da etkindir. Bugün 'İslam Medeniyeti' diye övündüğümüz ticari zenginlik, bilim, felsefe, mimari, estetik ve şehircilik vs. o dönemde üretilmiştir.

Güler, Direniş Teolojisi,'Müslümanlar İngiltere'de En Alttakiler Peki Neden?',Ankara 2011, s.79-80.
ataç ikon Direniş Teolojisi
10 (1 oy)
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Yabancılaştırma estetiğinin pragmatik yönü ise, Bertolt Brecht'le tiyatro alanında kurumsallaşır. Brecht oyununu, dış dünyayı, yasal gerçekliği çarpıtarak kurar; izleyicinin kendini sahnedeki oyunun bir parçası olarak duyumsamaması, kendini oyun kişileriyle özdeşleştirmemesi için yapar bunu; çünkü onun, duygusallığın esrikliğinde edilginleşmesini istememektedir; çünkü gerçeğin izleyiciye dikte ettirilmemesini, izleyicinin kendisi tarafından bulgulanmasını amaçlamaktadır.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Yüce şeylere özlem duyan insanlardılar ve bu yüzden de, tarihi açıdan ilginç olsa da, dedikodu sayılabilecek şeylerle, genelde doğrudan estetikle veya erdemle bağlantılı olmayan herhangi bir şeyle ilgilenmeleri mümkün değildi.
ataç ikon Swann'ların Tarafı
8.7 (26 oy)
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Seyirci dünyanın en güzel köşkünde tuvalete gidecek olan kişidir. Onu tek ilgilendiren kendi ihtiyacıdır, sıkıştığında estetik değerler umurunda bile olmaz.
0 yorum
Uğur Altay

Uğur Altay

@uguraltay44

Düşünce ve sanat hiç bir zaman sıçrayarak ilerlemez. Her çağ, bir öncesi çağın sonucu olmaktan başka, bir sonraki çağın da tohumudur. Ancak bu yolla şimdiyi geçmişe bağlama olanaklıdır. Evrensellik ancak bu koşulla kabul edilebilir. Bir sev­gi, bir kin, bir özgürlük, bir adalet duygusu tarihsel bir taban ve kesintisiz bir oluş içinde olabilir.
ataç ikon Estetik
10 (1 oy)
0 yorum
H.Barış Beledin

H.Barış Beledin

@hbarisbeledin

Ölüm samimidir, estetik değil.
0 yorum
simba simba

simba simba

@idil46

"Müzik insani duyguları, insanüstü bir biçimde boyar. Çünkü müzik, akıp giden yaşam içinde bilmediğimiz, ne nasıl ne nereden öğrendiğimizi bildiğimiz, yalnızca meleklerin dili diye bilinen bir dili konuşur."
ataç ikon Estetik
0 (0 oy)
0 yorum
Asuman

Asuman

@pamukasuman

Estetik, birilerine güzel görünme kaygısından kaynaklanır. Güzellik, birilerini takdirini, hayranlığını almayı hedefler. Kimsenin görmediği yerde, kimsenin takdirinin olmadığı demde, estetik kaygısı da yitirilir, güzellik çabası da elden gider.
ataç ikon Söz Yangını
7.8 (24 oy)
0 yorum