up
ara
ÜYELER
DİĞER

Ev Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Ev geçen, Ev temalı, Ev tarafından söylenmiş veya Ev hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Dünyalı

Dünyalı

@dunyaliperizan

İki binli yıllardaydık. 21 kere yüz yılı geride bırakmıştır. Mağaralarda yaşamıyor oluşumuzu modernlikle ifade ediyor, akrabalarımız la övünüyor, üst üste evler inşa etmemizi gelişmişlik sayıyorduk. Fakat tüm o görsel ve teknolojik gelişmelerin yanında insanın insana verdiği değer bakımından ilkel zamanları aratmayacak acımasızlıklarla örülüydük. Hâlâ küçücük kız çocuklarını bozuk paralar gibi harcıyor, çocuk gelinler faslını atlatamıyorduk. (S. 17-18)
ataç ikon Dokunulmamış Kadınlar
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
İbrahim

İbrahim

@ksfh

Yoksul evlerinde, sokaklarda dolaşan bu insanlar gerçekte topluma birer engeldiler, kendilerine bir faydaları olmayacağı gibi, başkalarına da yararlı olamazlardı. Onların birer engel olmaktan çıkmaları en isabetli yoldu. Bu güçsüz, dayanıksız insanlar, mikropları da çok kolaylıkla kapabilirlerdi. İnsan bir kez düştü mü,düzen onun işini bitirmek için aceleci davranır.
ataç ikon Altta Kalanlar (1. Hamur)
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Kadın kalbinin çalışmasındaki farklar konusunda yanlış anlamalar,
midelerindeki bir ağrıdan yakındıkları vakit belki de kalp krizi geçirmekte olan kadınların doktorlar ^rafından evlerine gönderilmesiyle sonuçlanıyordu. Erkekler üzerinde test edilen ilaçlar kadınlara da yazılıyor, sonuçta da bu ilaçlar kadınlardaki belirtileri daha da alevlendiriyordu. Özetle, farklılıkları görmezlikten gelmek doktorların haralar işlemelerine neden oluyordu.
1 beğen · 0 yorum
Ahminel

Ahminel

@ahminel

" Gerçekleri öğrenmelisiniz. Hayata bakış açınız bu bilgilere göre belirlenecektir. Boş bir kafayla nasıl bir bakış açınız olabilir ki? Kafalarınızı doldurun. Tıka basa doldurun. Sizin en büyük hazineniz kafalarnızdır ve yeryüzünde hiç kimse kafalarınızın içindekilere karışamaz. Diyelim, piyangodan para çıktı ve muhteşem bir ev aldınız. İçini neyle dolduracaksınız? İşte, kafalarınız da böyle! Ne kadar güzel şeylerle doldurursanız, o kadar güzelleşir. Ama sinemalardan öğrendikleriniz, sokaktan duyduklarınız sadece kafalarınızı boşa kullanmaktır. Gerçekte, öyle muhteşem evleriniz olmayabilir. Hatta, üstünüz başınız bile olmayabilir. Ama kafalarınız sizin hazinenizdir. "
ataç ikon Angela'nın Külleri
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
4 beğen · 0 yorum
Onur Tüzüngüven

Onur Tüzüngüven

@onurtuzunguven

" Sanki İstanbul bir güzel bahçe olup bu evler de onun güzel çiçekleriydi. Bu çiçekler sonbahar rüzgarlarıyla soldu. İstanbul güz mevsiminde yalnız yeşillikten oluşan bir çayıra dönüştü."
ataç ikon Boğaziçi Şıngır Mıngır (Salah Bey Tarih...
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
J

J

@jack

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
ataç ikon Sevda Sözleri - Bütün Şiirleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
gulbin

gulbin

@gulbin

sen bir rota çizmiş olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. yolculuğun gizi budur: kaybetmezsen yolunu bulamazsın aslında.
bir soru’n olmalı mutlaka. o soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. sarsılmamışsan, soru’nu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
düzenin bozulmalı. evden çıkmak budur aslında. yolculuk, bir düşmek ve kalkmak meselesidir. eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir…
sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerinin kokusunu. yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. yola ait cümleler, yazıktır ki hep yolda kalır. onlar, yolun cevaplarıdır. döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz hikayedir. cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. bu, sana böyle gelir. oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
göz doyar mı? ne kadar görse, doyar? bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? belki akıl, cevapladıkça çoğaltır soruları. kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? son nefesini verdiğinde mi?...
bazısı insanların, durulmadan ölür. kimisi yosun tutmaz hiç. dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyilesir...
ataç ikon Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
yağmurokyanus

yağmurokyanus

@yagmurokyanus

…isim günlerini asla atlayamazsınız. Bu kutlamalar kaçınılmaz olarak sizinle aynı ismi paylaşan bir sürü insanla aynı gün yapılıyor olsa da isim günleri doğum günlerinden bile daha büyük önem taşır. Birçok insan isim günlerinde evlerinin kapısını herkese açık tutar.
ataç ikon Atina'da Bir Kadın
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
yağmurokyanus

yağmurokyanus

@yagmurokyanus

*…genel evleri, bir okul, meydan, kilise, frontistirio (dershane)ya da çocuk bahçesinin 200 metre yakınına bir “ev” açmak mümkün değil…
ataç ikon Atina'da Bir Kadın
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

'Bir başlangıç bu, dünya yeniden boyanacak,
Çayır yeşil olmak istiyor, bakışlarınıza gerek duyacak;
Yaşadığımız evler, yürüdüğümüz yollar,
Bahçeler, gemiler, parmaklıklar,
Gerçek cennetlerine girmek için beni bekliyorlar.'
Jean Tardieu
ataç ikon Resim ve Ressamlar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
kitap pınarım

kitap pınarım

@kitappinarim

Andrey Voznesenski’nin dizeleri gelir kulağınıza
"Sevgi, o süslü ocaklar mıdır eski evlerdeki,
Kopmak mı gerekir bütün bunlardan şimdi?
Yaşamak ne büyük mucize
Ama nasıl anlatırsın bunu yaşamasızın birine?..."
ataç ikon Sonsuzu Paylaşanlar (Sanat Yazıları)
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Gülşah Hamzaçebi

Gülşah Hamzaçebi

@Gulsahhamzacebii

"Şairlerin evlerinde uzun sürmez ağlaşmalar;
böyle şeyler yabancıdır bizlere.."
ataç ikon Sapfo'nun Bütün Şiirleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Hilal Özdemir

Hilal Özdemir

@cokfuzuli

Burada, şu karşıki evlerde, başka semtlerde, hatta uzak yerlerde, denizaşırı memleketlerde, İstanbul'da ve dışarısında yaşayan bazı genç kızlara: "Heyy.. Yollarını şaşıranlar.. Vazifelerini unutanlar.. Ne yapıyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Bir adım ilerinizde sizi bekleyen çukurları ve kuyuları görmeden nereye? Nereye?" diye avazım çıktığı kadar uzun bir çığlık koparabilsem...
ataç ikon Sözde Kızlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Cem AKTAŞ

Cem AKTAŞ

@xyansekiz

Satılmadık değerli bir eşyanın kalmadığı evlerinde, babasının tek mirası olarak bir abide gibi duran o kocaman kütüphaneden tek bir parçayı eksiltmemek ve her hafta yeni bir kitabı ekleyerek büyütmek için gece gündüz çalışan annnesinin sağlığı bozulunca çalışarak tüketeceği yıllarla tanışmıştı. Sonunda ev de satılmış ve kütüphane, kiraladıkları o ağır o yapışkan sabun kokulu apartmanın zemin katına taşınmıştı. Kitapların evin neredeyse tamamını kapladığı küçücük, az eşyalı, her yağmur yağdığında girişini su basan küf kokulu evin nemli duvarları arasında geceler boyu kitaplar, kitapların içinden hayatlar ve hayatların içinden de işte şimdi bir hizmetçi gibi görünmemesini sağlayan bilgileri çekip çıkararak donatmıştı kendini. Gündüz bir hastanın kirli bezlerini yıkamış, problemli bir çocuğa gün boyu göz kulak olmuş, gece bir kitabın içinde yazarın satırları arasında dünyaları gezip görmüştü. Madam Bovary de olmuştu, Anna Karanina da...
ataç ikon Kan Ağacı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Göçebe

Göçebe

@gulkurusu

BİLİYORUM SANA GİDEN...
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hicbir zaman sevmedin beni
Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini
Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olamam bu derde düşeli
Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kisiyim aslinda, inan ki
Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
Kac kez sana baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söyleiş sanki
Tek yanlı aşk kisiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğni
Cocukça seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
Raslaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizligin bir adı olur, bir anlamı olur belki
İnan belli etmem, seni hic rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bu geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
ataç ikon Sevda Sözleri - Bütün Şiirleri
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Doğa Sev

Doğa Sev

@dogasev

Dostoyevski, Avrupa seyahati dönüşünde fikirlerini soran arkadaşlarına, bütün o gelişmişlik göstergelerine karşın Avrupa’nın mühim bir eksikliği olduğunu söylemiş: “Bizim kadar iyi çay demleyemiyorlar!”

İşte ben de, yıllar sonra Selda’nın o toy (yahut müzik endüstrisi görmemiş) sesiyle söylediği türküleri dinlerken, bir yere takılıp kalıyorum: “Kalk gidelim çayhanaya…”

Bir içecek bir milletin ruhuna bu kadar siner, bu kadar benimsenir. Gurbete düşenler usulünce demlenmiş bir çayı nasıl özler, bilirim. Onun buruk tadından öte bir şey vardır bu özleyişte. O buruk tadın üzerinde tüten buhar kaç kez dostların, sevdiklerin arasında dolaşmış, kaç kez bir kalp sıcaklığı halinde bize dönmüştür. Çay dost sıcaklığının, memleket toprağında olmanın, kendisini belalardan emin hissetmenin sembolü gibidir.

İdareli olsun diye az demli doldurulan, orijinali ‘tavşan kanı’ rengini tedai ettirse de öğrenci evlerinde sarıya çalan sıvının lezzeti, kimyasında değildir; o lezzet, bir arada olmanın, bir şeyleri paylaşmanın lezzeti olsa gerektir ve bütün öğrenci evlerinde, şiirin çay meclisine bilirkişi olarak katıldığı, memleketin kurtarıldığı o dumanlı bekâr evlerinde daima lezzetli olması bundandır. Çay, yerlilerin meşru içeceğidir ve işte bu yüzden onların kalburüstü adamları bir çayhane etrafında toplanırlar. Yerli düşünce, Anadolu’nun bütün şehirlerinde, kendisine düşünce üssü hizmeti veren çayevleriyle kök salmıştır. Çayevlerinin, kahvehanelerin birer medreseye dönüştüğünü, oralardan nice şiirler devşirildiğini, nice dergiler kotarıldığını yerliler iyi bilir. Çay sıcak içilir ve aramızı ısıtır.

Dostlarımızı bir çay içmeye çağırırız. Tuhaf şeydir bu, bir sıvıyı içerken mutlaka hoşbeş edeceğimiz anlamına gelen bir şeydir. Çay birbirimizi anlamanın, birbirimizi dinlemenin, kalplerimizi birbirimize açmanın sembolüdür.

O yüzden, ihvanın olduğu yerde yirmidört saat fokurdayan bir çaydanlık mutlaka vardır. Çay ihvan içinde öyle itibarlıdır ki, ona ‘küçük derviş’ payesi verilmiştir. İftar saatlerini bir şölene çeviren şeylerden biri, belki de bunun için, yemekten sonra sofraya konuk edilen çaydır. Böylelikle sohbet için başlama işareti verilmiş olur.
Doğu ve Batıyı çayla olan münasebetlerinden de okuyabilirsiniz. Poşet çay Batının bireyci vurgusuna hayli uygun bir mamuldür, onu yapmak için ne zahmete ne de ustalığa gerek vardır, fonksiyoneldir ve bir sohbetin hamisi olamayacak kadar soğuktur. Oysa Doğuda çay içmenin bir âdâb-ı muâşereti vardır, o yüzden demlenen çayın üzerine titrenir, çay içmek bir şölene dönüşür ve sohbet koyulaştıkça çayın lezzeti artar. Doğu, çaydaki burukluğa meftundur, o buruklukta ruh iklimiyle imtizaç edecek bir şey bulur; oysa Batı, o burukluğu gidermek davasındadır, sütlü çay çayın aslî tabiatına müdahaleden başka bir anlama gelmez.

İçtiğimiz çayın memleket meseleleriyle de yakın alakası vardır. Çay madem yerlilerin meşru badesidir, bir çaydanlığın kaynadığı her yerde kalpten kalbe bir yol var demektir. Evet, dost elinden gel olmayınca gidilmez; ama bir hanede çay demleniyorsa, bir gün oraya da gidilebilir, konuşulabilir, anlaşılabilir demektir.
Türkiye, çayın demlendiği her yerdedir.
ataç ikon Olmak Cesareti
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Mustafa Başaran

Mustafa Başaran

@basaran

Aşk törendir, bir çeşit varoluş törenidir, varoluşunu size veren, verici, varlıkların birbirine kendisini sunduğu tören. İşte bu nedenledir ki bunları ta başından düşünmesi gerektiği geliyordu şimdi aklına; insan kendisine sahip olamadan bir başkasına sahip olamazdı ve gerçekte de varlığına sahip olan kim vardı sözün gerçek anlamında? Sahi kim kendini yanlış yoldan çevirebilmişti ki, kim yalnızca kendisiyle arkadaşlık etmeyi bile istemeyecek kadar salt yalnızlıktan kaçıp kurtulabilir ve sinemalara atılmaktan, genelevlere dost ve arkadaş evlerine gitmekten, kendini bir mesleğe vermekten ya da öbür insanlar arasında kendini daha az yalnız hissetmek amacıyla evliliklerden alıkoyabilir? Böylelikle, iki karşıt açıdan bakıldığında, yalnızlığın en üst noktası yine de insanı dosdoğru insan çokluğunun tam ortasına atıyor ve arkadaşlık düşlerine, aynalarla ve kim kendini yankılanan seslerle dolu salonlardaki yapayalnız insana götürüyordu. Böylelikle evet, onun gibileri, yani kendilerini oldukları gibi kabul etmiş olanlar (ya da çok yakından tanıyınca yadsıyanlar) aykırıkların en belalısının karşısında buluyorlardı kendilerini, belki de sınırı aşma gücünü kendilerinde bulamayarak, düşüncede bambaşka biri olabilmenin kıyıcığında kalakalmak gibi. Çevreyle hassas ilişkiler ve olağanüstü uyumlar sonunda "bambaşka biri oluş" tek bir yoldan gerçekleşebilirdi, o da uzatılan ele, dışarıdan bir başka elin, bir başkasının elinin uzanarak karşılık vermesiyle ancak.
ataç ikon Seksek
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Kıymet Ceviz

Kıymet Ceviz

@kiymetceviz

"Sakın diyeyim. Çingene sanırlar bak sonra." E n'olmuş, ne güzeldir Çingene olmak. Özgürlüktür, ağzı bozukluktur, kahkahadır, gökkuşağı evlerde yaşamaktır.
ataç ikon Bebek Arabasında Ayvalar
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
Uzakta çok uzakta bir köy gördü, güneşin kavurucu sıcağı bu kurak köyde daha etkiliydi sanki.
Köye araba çıkmadığı için 45 dakikadır yürüyordu, elindeki bavul gittikçe ağırlaşmıştı. Sonunda köy meydanına vardı...
Etrafta sıra sıra dizilmiş kerpiçten yapılmış toprak damlı evlerinin önünde oturan köylülere selam vererek geçiyor, bir taraftan da köyünün bakımsızlığından, fakirliğinden dem vuruyordu kendince...
ataç ikon Saklı Satırlar
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
Snem

Snem

@snemeslem

Kağıttan bir kent... Kağıttan evlerinde yaşayan bütün bu kağıttan insanlar, kendilerini ısıtmak için geleceği yakıyorlar. Bütün kağıttan çocuklar, bir serserinin kağıttan bir büfeden onlar için aldığı birayı içiyor. Herkes bir şeylere sahip olma çılgınlığıyla kendini kaybetmiş. Bütün bu şeyler kağıt inceliğinde ve kağıt kırılganlığında. Ve bütün insanlar da.
ataç ikon Kağıttan Kentler
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
1 beğen · 0 yorum
/ 2