up
ara
ÜYELER
DİĞER

Kuzen Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Kuzen geçen, Kuzen temalı, Kuzen tarafından söylenmiş veya Kuzen hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Seyda Özmen

Seyda Özmen

@seydaozmen

İnsan doğumundan önce babasını seçemez. Ama seçmek elimde olsaydı seni isterdim.

Doğru mu bu, sivrisinek?

Yemin edebilirim. Hem sonra, evden de bir boğaz eksilir. Bir daha sövmeyeceğime, kıç bile demeyeceğime söz veriyorum. Pabuçlarını boyarım, kuşlarına bakarım. Her zaman uslu otururum. Okulun en iyi öğrencisi olurum. Her şeyi çok iyi yaparım.
Ne diyeceğini bilemiyordu.
Beni alabilirsen, evde herkes sevinçten çılgına dönerdi. Onlar için büyük bir rahatlık olurdu bu. Antonio ve Gloria'nın arasında bir kızkardeşim var, Kuzey'de bir yere verdiler. Okumak ve önemli biri olmak için çok zengin bir kuzenimizin yanına gitti...

Sessizlik sürüp gidiyordu. Gözleri yaşlarla dolmuştu.

Beni vermek istemezlerse satın alabilirsin. Babamın hiç parası yok. Beni satacağından eminim. Çok para isterse, Bay Jacob'un dükkanında müşterilerine yaptığı gibi birkaç taksitte ödersin...
ataç ikon Şeker Portakalı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Kuzen, "Bizler Hz.Peygamber'in soyundan geliyoruz, onun etinden kemiğindeniz," diye devam etti. "Ama sen sadece onun arkada bıraktığı dokuz karısından birisisin. Ve ona köklü bir aile bırakmadın."

Savaşta yenilmiş olan Ayşe için, Hz. Peygamber'in dokuz karısından sadece biri olduğunu duymak ve bu kadar acı ifadelerle duymak korkunç bir şeydi. Her zaman Hz. Muhammed'e yakınlığıyla övünen bir kadın için büyük hakaretti, aşağılanmaktı bu sözler. Ve o anda köklü bir ailesi, çocukları bile olmadığı da acı bir ifadeyle yüzüne vurulmuştu. Ayşe bunu asla affedemez ya da unutamazdı.
ataç ikon Peygamberden Sonra
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

Hapsedildikleri yerlerde hayvanlar, vahşi doğadaki kuzenlerinden her zaman daha düşüncelidirler. Bunun nedeni; içlerinde en sığ olanın bile bu hayat tarzında çok yanlış bir şeyin olduğunu sezmeden edememesidir. Daha düşüncelidirler derken muhakeme gücüne sahip olduklarını kastetmiyorum. Fakat yine de kafesinde çılgınca gezinen kaplan bir insanın kesinlikle bir düşünce olarak tanımlayacağı bir şeyle meşguldür. Ve bu düşünce bir sorudur: Neden? neden, neden, neden, neden, neden? Kaplan kafesinin parmaklıkları arkasında sonu hiç gelmeyen yolunu yürürken her saat, her gün, her yıl bu soruyu kendisine sorar. Soruyu analiz edip üzerinde durarak ayrıntılara inemez. Eğer bir şekilde ‘ne neden?’ diye sorabilseydin, sana yanıt veremezdi. Buna karşın bu soru, beyninde söndürülemez bir alev gibi, iç dağlayan bir acı vererek yanar ve bu durum hayvanat bahçesi bakıcılarının ‘geri dönüşü olmayan biçimde yaşamı inkar etme’ olarak tanımladıkları nihai uyuşukluk haline girinceye kadar da yok olmaz. Ve tabii ki bu sorgulama, hiçbir kaplanın doğal ortamında yaptığı bir şey değildir.
ataç ikon İsmail
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 beğen · 0 yorum