up
ara

Millet Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Millet geçen, Millet temalı, Millet tarafından söylenmiş veya Millet hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Büşranur Koç

Büşranur Koç

@busranurkoc

''Ulan,''dedim, ''bu miletin tarih kitabına ihtiyacı yok. Şarkıları peş peşe diz, koya kasete, ver radyodan...'
ataç ikon Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
gamzemaraz

gamzemaraz

@gamzemaraz

Bir kez gönül yıktınsa bu kıldığın namaz değil,
yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.
ataç ikon Aşkın Gözyaşları 5 - Yunus Emre
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Dünyanın en çok sırtından hançerlenen, çocuklarını büyüttüğü komşuları tarafından en çok ihanete uğrayan milletin çileli, sessiz, sedasız ferdiydi Nazlı.
ataç ikon Kadın
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Günümüzde etnik kimlik meseleleri göz önünde tutularak, 1930'un Milliyetçilik kavramının etnik kimliklere karşı saygısızlık içeren bir kavram olduğu söylenmektedir. Oysa ki yeni Türkiye'de yaşayan halkı Milliyetçiliğin kurtardığını unutmamak gerekir. O zamanki Milliyetçilik kavramı homojen yeni bir milletin ortaya çıkmasını öneriyordu.
ataç ikon Atatürk
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Sanayi devrimi ve teknoloji, Avrupa'nın eseri olduğu gibi, bu ilişkin meslekler de burada doğmuştur. Buradaki eğitimin doğal bir parçası, insanlara bir meslek kazandırmaktır. Osmanlı'nın son döneminde zanaat (meslek) sahiplerinin genellikle gayrimüslimler olması dikkat çekicidir. Avrupa'da ve uzantılarında (ABD ve Avusturalya) kolektif olan din ve millet kimliğine oranla meslek kimliği daha öndedir. Bu nedenle ''kim' olduğu sorgulandığında genellikle mesleğini söyler. İslam ülkelerinde ekonomik ve bilimsel-düşünsel yetersizlikten dolayı, eğitim bireyleri ad olma, biricik olma ve bir mesleği olma tarzında bir süreç olarak işlemiyor. Bu nedenle bu ülkelerde miras alınan kolektif kimlik (Müslüman, Arap, Türk vs.) daha ön plandadır.'Abi ne iş olsa yaparım' niteliksizliği (amele) Türkleri Almanya'ya, Arapları Fransa'ya, Pakistanlıları da İngiltere'ye götürmüştür ve buralarda hala en alttadırlar.

Güler, Direniş Teolojisi,'Müslümanlar İngiltere'de En Alttakiler Peki Neden?',Ankara 2011, s.81.
ataç ikon Direniş Teolojisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Bizim milletimiz alim değildir; ancak ariftir. Dostunu ve düşmanını tanır.''Ayıdan post, gavurdan dost olmayacağını'' bilir. Bu söz, dostumuz olmayan herkesin düşmanımız olduğu anlamına gelmez.''Gavur'' kavramı da, milletimizin hafızasında ve yorumunda ''gayrimüslim'' demek değildir. Bu millet (Türkler) bin sene gayrimüslimlerle beraber onları incitmeden yaşadı. Gavur -ismen Müslüman da olsa-zalimler, emperyalistler, işgalciler ve gasıplardır. Ötekini aynileştirmeden ve yok etmekten başka türlü kabul edemeyendir. Ötekini kendi aynasında yamultarak görendir. Bu tanıma göre ''Müslüman'' olduğunu söyleyen de gavurlaşabilir. Halk arasında ''Gavurluk yapma!'' sözü bunu ifade eder. Birçok Türk-sivil asker bürokratın ve siyaset esnafının ABD muhibbiliğine rağmen, Türk halkının ABD politikalarına karşı oluşu, salim vicdanının bir sonucudur. Yine, ekonomik ve çağdaşlık (hukuk devleti, insan hakları, demokrasi vs.) kaygılarıyla AB taraftarlığına rağmen, Türk halkının temel çıkarlar, kimlik ve onur kaygılarıyla AB'nin Kıbrıs, Ermeni ve PKK sorunlarındaki politikalarına aleyhtarlığı, halkımızın sağduyusunun bir göstergesidir. Sonuç olarak Batıcıların, liberallerin ve son olarak da muhafazakarların ABD ve AB nezdinde şeref, onur, onay ve dostluk aramaları boşuna, beyhude ve ayıp bir şeydir. Herkesle eşit ilişki, alışveriş, ticaret, antlaşma ve ittifaklar yapılabilir.Bu;Türkiye'nin neredeyse bir asırdır kendini kimlik ve kişilik olarak inkar ederek, aşağı görerek Avrupa'yı ve ABD'yi kendine örnek veya kıble edinmesini; kültürel anlamda orayı her türlü insani değerin ve gelişmenin doruğu ve tarihin sonu sanarak ona perestij etmesini gerektirmez. Alternatif modernlikler yaratmak, asaleti olan herkesin hakkı ve sorumluluğudur. Burada bireysel dostluk ve arkadaşlıkların değil, kültür politikalarından bahsettiğim sanırım yeterince açıktır. Son gelişmeler, bu gerçeği Türk aydın, bürokrat ve siyaset esnafının kafasına vura vura öğretecek.

Güler, Direniş Teolojisi,'Kürt Sorunu ve Türk'ün ABD ve AB Aynasında Kimlik ve Onay Arama Serüveni',Ankara 2011, s.70-71.
ataç ikon Direniş Teolojisi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

4. ‘Ordu milletin gözbebeğidir.’ ‘Gözbebeği’ insanın en fazla ihtimam gösterdiği en önemli organıdır. Orduyu illa da vücutta bir organa benzetmek gerekecekse, bu göz bebeği olmamalı. Daha uygun, doğru bir benzetme onun ‘yumruğumuz’ olmasıdır, olduğudur, olması gerektiğidir. Daha doğrusu o silahımızdır. Hukuk, ahlak, insan hakları, özgürlükler gibi insan olmamızı sağlayan kültürel-manevi şeyleri ‘gözbebeği’ gibi saymak ve korumak daha doğrudur. Çünkü orda kendini koruyabilir.
Prof.Dr.İlhami GÜLER, Özgürlükçü Teoloji Yazıları, Darbeseverliğin Kültürel Kodları, s.134.
ataç ikon Politik Teoloji Yazıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ayşen canberg

ayşen canberg

@aysencanberg

İnsanları yönetme sanatını düşünmüş olan herkes, devletlerin, milletlerin, toplumların kaderinin gençlerinin eğitimine bağlı olduğunu bilir. Eğitim taklitçi, ezberci, kopyacı kullar yerine yaratıcı, uygulayıcı, bağımsız düşünebilen yurttaşlar yetiştirmelidir. Eğitimsizlik bireyi de toplumu da yarım ve sakat bırakmaktadır. Eğitimin temel hedeflerinden biri yurt sevgisi olmalıdır. Yurt düşüncesi ve sevgisi her türlü bayağılaşmaya karşı en korunaklı kaledir.
ataç ikon Akıllı Ol!
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

1930-1931 yıllarında büyük bir ekonomik bunalım baş göstermişti. Ürün fiyatları düşüyor, devlet bütçesindeki açık genişledikçe genişliyordu. Genel bir ulusal ekonomi seferberliği olmadıkça bu hal düzelemezdi. Her gün bir yada birkaç tüccarın iflâs ettiği duyuluyordu. Huzursuzluk son haddini bulmuştu. Bu durumu gören bütün milletvekilleri, Atatürk'ten bu hastalığa bir çare bulmasını istediler. Hatta Nuri Conker:
— "Paşam, vaziyet kötüdür. Böyle giderse, memleket mahvolur," diyordu.

O gün sofrada bulunan Yunus Nadi ve Hikmet Bayur:
— "Paşam, bu işe ancak siz çare bulabilirsiniz," deyince Atatürk şu cevabı verdi:
— "Ben askerim. Vazifem olan şeyleri bilirim. Gerisine karışmam. Bu memlekette Yüksek Ticaretten mezun dünya kadar genç yetişiyor. Bunların arasından seçin bir tanesini, İktisat Vekili yapın."

Fakat Hikmet Bayur'un dediği dedikti:
— "Paşam, bizim hiç bir işe sizin kadar aklımız ermiyor. Onun için her şeyi siz yaparsınız. Buna da siz çare bulacaksınız," dedi.

Atatürk bir-iki saniye düşündükten sonra Nuri Conker'e dönerek:
— Bu millet çok çabuk kurtulur ama, usulünü bilmek lâzım. İsterseniz sizi misâl alalım. Siz Selanik'ten Türkiye'ye gelirken Ankara'ya ne getirdiniz? Tabii hiç bir şey. Şimdi neniz var? Yüzbin liralık bir apartman, Kütahya'da ikiyüzbin liralık bir kiremit fabrikanız. Hepiniz bütün mallarınızı millete verirseniz, bu dâva kendiliğinden halledilmiş olur. İşte sana kurtuluş yolu..."

Sonra Yunus Nadi ile Hikmet Bayur'a dönerek:
— "Ne buyrulur?" diye sordu. Daha onların vereceği cevabı beklemeden ekledi: "Ben askerdim. Allah'ın inayeti, milletin yardım ve çalışmasiyle bugüne ulaşabildik. Memleket ve millet artık kurtulmuştur. Ben bir şey yapmadım ki... Benim vazifem çekilip bir yana oturmak olmalıdır. Reisicumhurluğu bile üzerime almamam lâzımdı. Ne çare ki, hiç istemediğim halde bu vazife her yıl benim üzerimde kalıyor. Benim kalmam bu millet için belki zararlı olur," dedi.
0 yorum
Melis Cengil

Melis Cengil

@meliscengil

Dünya üzerinde büyük kargaşa, birtakım milletler yeryüzünü fethetmek için değil de yenik halkları "özgürlüğe kavuşturmak" için savaşa girdiği zaman başladı.
ataç ikon Uzayda Dehşet Tora
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Milletler dostumuz, hükumetler düşmanımız olmuştu.
ataç ikon Ateşten Gömlek
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
kitap pınarım

kitap pınarım

@kitappinarim

Eşref’in en müstehcen kıt’alarında bile banalite’nin zerresi yoktur. İşte Eşref’i öteki hiciv şairlerinden ayıran en önemli nokta budur. Sonra Eşref, hicvinin konusu ve içeriği bakımından da ötekilere benzemez. Kişisel kırgınlıkları, pek az kıt’asına konu olur. O en çok millet ve memleket hayatında gördüğü düzensizlikleri, aksaklıkları, bunlara yol açan kişileri diline dolardı. Fakat burada kişi, birey olmaktan çıkar; bir karakter, bir tip olarak belirir. Bunun birkaç istinası vardır ki, asıl kuralı bozmaz elbet. (Hikmet Dizdaroğlu)
ataç ikon Çeşitli Yönleriyle Şair Eşref Hayatı Sa...
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
hatice Yaltır

hatice Yaltır

@haticeyaltir

...nasıl tahammül ediyorsunuz? Türkler kadar bani (bina yapıcı) bir milletin cami mimarisi, çeşme mimarisi, türbe mimarisi olur da; ev, bahçe ve han mimarisi nasıl olmaz.
ataç ikon Zeytindağı
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
0 yorum
elif aydoğdu

elif aydoğdu

@elifaydogduhotmailcom

Tanrılardan meydana gelen bir millet olsaydı kendini demokrasiyle yönetirdi.Bu kadar mükemmel bir yönetim insanin becerebileceği iş değildir.
ataç ikon Toplum Sözleşmesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Muhammed Ali Kasırga

Muhammed Ali Kasırga

@muhammedalikasirga

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarını ortaya çıkaran Tanzimat aydınıdır.
ataç ikon Vatan Yahut Silistre
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum