up
ara

Peygamber Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Peygamber geçen, Peygamber temalı, Peygamber tarafından söylenmiş veya Peygamber hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

"Baban, Hz. Peygamber'in, kendisine, 'İnsanı bedenen olduğu gibi kalben de öldürecek bir fitne olacak ve sen o zaman yaşıyorsan, öldüren değil, ölen ol,' dediğini söylemedi mi sana?"
Hz.Peygamber köylünün babasına gerçekten de söylemişti bunu ve çiftçi korkudan titreyerek anlattı onlara, bu adamlardan yana olduğunu söylemezse, gerçekte de öldüren değil, ölen olacağını biliyordu. Ama adamlar onu sıkıştırmaya başlarken, çiftçi bütün cesaretini topladı ve "Hz. Ali Allah'a sizden daha yakın," dedi.
Bunu söyleyerek kaderini de belirlemiş oldu çiftçi. Retçiler için Hz. Ali bir kafirdi ve bir kafiri koruyan kişi kendisi de kafir ve demek ki ölümü hak etmiş oluyordu. Çiftçiyi yakalayıp bağladılar ve hamile karısıyla beraber nehir kıyısındaki bir hurma bahçesine, bir hurma ağacının altına götürdüler.
Anlatılanlara göre, o sırada bir ağacın dalından kopan bir hurma yere düştü ve Retçilerden biri onu alıp ağzına attı. Ama grubun lideri olan adam arkadaşına, "Bahçe sahibinden izin almadan ve parasını vermeden hurmayı yiyemezsin, çıkar onu ağzından!" dedi. O sırada onlardan biri etrafı korkutmak için kılıcını çekip sallayarak birkaç kez döndü ve kılıcı tesadüfen bir sığıra vurup hayvanı öldürdü. Diğerleri ona, gidip sığırın sahibini bulmasını ve hayvanın parasını ödemesini söylediler. Adam gidip hayvanın parasını ödedi ve o zaman hepsi, hayvan ve hurma konusunda haksızlık yapmadıklarını düşünüp çiftçiyi cezalandırma konusuna geri döndüler. Çiftçiyi yere diz çöktürüp, gözlerinin önünde karısının kamını deştiler ve kamındaki çocuğu çıkarıp parçaladılar. Sonra çiftçinin başını kestiler. Olayın tanıklarından biri, "Adamın kanı oluktan akar gibi aktı," diye anlattı. Böylece, adalet yerini bulunca -hurma ağızdan çıkarıldı, ineğin parası ödendi ve çiftçiyle hamile karısı öldürüldü- adamlar aldıkları yiyeceklerin parasını ödediler ve Nahravan'a döndüler.
Bunları yaparken vicdanları rahattı adamların. Söylediklerine göre, hamile kadının karnındaki çocuğun öldürülmesi bile Allah yoluna yapılmıştı, çünkü kadınlar ve çocuklar da babalarının günahını paylaşırlardı. Orada masum olan kimse yoktu. Ve böylece, yedinci yüzyıl harici Retçileri, soylarından gelecek olan kuşakların yolunu çizmiş oldular.
ataç ikon Peygamberden Sonra
8.3 (12 oy)
0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Kuzen, "Bizler Hz.Peygamber'in soyundan geliyoruz, onun etinden kemiğindeniz," diye devam etti. "Ama sen sadece onun arkada bıraktığı dokuz karısından birisisin. Ve ona köklü bir aile bırakmadın."

Savaşta yenilmiş olan Ayşe için, Hz. Peygamber'in dokuz karısından sadece biri olduğunu duymak ve bu kadar acı ifadelerle duymak korkunç bir şeydi. Her zaman Hz. Muhammed'e yakınlığıyla övünen bir kadın için büyük hakaretti, aşağılanmaktı bu sözler. Ve o anda köklü bir ailesi, çocukları bile olmadığı da acı bir ifadeyle yüzüne vurulmuştu. Ayşe bunu asla affedemez ya da unutamazdı.
ataç ikon Peygamberden Sonra
8.3 (12 oy)
0 yorum
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Kuzeni ona, insanları Osman'a karşı kışkırtanın o olduğunu hatırlattı. Ayşe, Hz. Peygamberin mestini kaldırıp sallamamış mıydı Osman'a? O hareket Hz.Muhammed'in desteklediği her şeye ihanet demekti. Kuzeni olan adam ona, "Eğer sende Hz.Muhammed'in saçının bir tek teli olsaydı, onunla övünür, ondan faydalanırdın," diye konuştu. Ayşe ayrıca, Müslümanı Müslümana öldürterek Allah'ın kelâmı Kuran'a karşı da suç işlemişti. Hepsinden kötüsü, Hz. Muhammed'in ailesi Ehlibeyt'e nasıl meydan okurdu Ayşe?
ataç ikon Peygamberden Sonra
8.3 (12 oy)
0 yorum
Mesut Serdar

Mesut Serdar

@mesutserdar

Bazı yarım müslümanların dil uzatmaktan utanmadıkları, büyük dahi ve siyasî Hazret-i Muaviye'nin hem nefsi ve hem de Hazret-i Osman hakkında bir sözü var:
- Ne Ebubekir dünyayı istedi, ne de dünya onu... Dünya Ömer'e yöneldi ama, Ömer onu kovdu. Osman'a dünyadan bir parçacık bulaştı. Bizse büsbütün dünyaya bulaştık.
Bu hikmeti dile getirebilen ve nefsini hesaba çekmeyi beceren; Peygamber kâtibi bir sahabiye toz kondurmamak sünnet ve cemaat ehline mahsus edeblerin başında gelir.
0 yorum
serpil çakır

serpil çakır

@serpilcakir

Mevla(efendi)kimdir?Seni azad eden,(nefse) kulluk prangasını ayağından çözendir! Hürlük yolunu gösteren peygamberliktir! Müminler, peygamberlikten azatlık bulurlar.
ataç ikon Mesnevi Terapi
7.6 (38 oy)
0 yorum
Derya Y.

Derya Y.

@deryasin

... Mahmut Usta, Yusuf Peygamber ile kardeşlerinin hikayesini anlattı. Babaları Yakup'un oğulları içinde en çok Yusuf'u sevmesini, diğer kardeşlerin kıskançlığını ve Yusuf'u yalan dolan ike kandırıp karanlık bir kuyuya atmalarını dikkatle dinledim. Aklımda en çok Mahmut Usta yüzüme bakıp "Evet, Yusuf güzel ve çok akıllıydı, ama bir babanın oğulları arasında ayrım yapmaması gerekirdi" demesi kalmış. "Bir baba adil olmalıdır," diye de eklemişti sonra, "adil olmayan baba evladını kör eder."
0 yorum
Kamil Kurt

Kamil Kurt

@kamilkurt

İslam ordusundaki binek hayvanlar az sayıdaydı. Bu nedenle onlara ikişer, üçer ve dörder kişi binildi. Bu şekilde dinlenen sahabiler, daha sonra inerek yürümeye başlıyor ve onların yerine başkası biniyordu.
Peygamberimiz de devesine Hz. Alia, Zeyd ve Mersed ile birlikte nöbetleşe olarak bindi. Yürüme sırası kendisine gelince, "Ya Resulallah! Siz yürümeyin! Biz sizin yerinize yürürüz." dediler. Peygamberimiz:
"Siz, yürüme hususunda benden daha güçlü değilsiniz. Sevap ve mükafat noktasında da, ben sizden daha az muhtaç değilim." dedi.
‪#‎SEVAPVEMÜKAFATNOKTASINDASİZDENDAHAAZMUHTAÇDEĞİLİM‬ !
0 yorum
S.

S.

@siiravcisi

"Ahirette peygamberimizin yani Islâm sancağının altında Türk, Kürt, bütün Müslüman kardeşlerimizle birlikte olmak istiyoruz."
0 yorum
ahraz

ahraz

@ahraz

Peygamber (s.a.v.) Bureyre'ye haber gönderdive ''Ey Bureyre, şimdiye kadar aişe'de ondan şüphelenmeni gerektirecek hiç bir hareket gördün mü?'' diye sordu.Bureyre bu soruyu şöyle cevapladı:''Seni Hak'la gönderene yemin olsun ki, onun sadece iyiliğini biliyorum.Eğer aksi olsaydı Allah, Rasulüne bunu bildirdi.Aişe' de hiç bir kusur bulamam.O daha küçük bir genç kız.Onda gördüğüm tek hata her seferinde uyardığım halde, ben hamur yoğurduktan sonra ona hamuru beklemesini öğütlediğim halde onun uyuyakalması ve küçük kuzusunun gelip hamur yemesidir.''
0 yorum
ahraz

ahraz

@ahraz

Peygamber (s.a.v.) sürekli olarak kendisiyle birlikte yaşama ayrıcalığına sahip olan sahabeyi bu ayrıcalığın bazı büyük sorumlulukları da beraberinde getirdiği konusunda uyardı.Çünkü Allah adildir ve onları, kötülüğe karşı koymanın çok zorlaşacağı çağlardan daha şiddetli cezalandıracaktır.Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi: ''Siz öyle bir çağda yaşıyorsunuz ki şeriatın onda birine uymazsanız mahkum olursunuz.Fakat öyle bir çağ gelecek ki o zaman şeriatın onda birine uyan kurtulacak.''
0 yorum
ahraz

ahraz

@ahraz

Yeni kazanılan servet ve maddi durumun çok rahatlaması Ümmü Eymen (r.a.)'i bile istekte bulunmaya teşvik etti.Uzun süreden beri kendinin olduğunu söyleyebileceği bir deveye ihtiyaç duyuyordu.Bu nedenle Peygamber (s.a.v.)'e gidip bir binek istedi. Peygamber (s.a.v.) ona ciddi ciddi baktı ve ''Seni bir devenin yavrusuna bindireceğim'' dedi.Onun yavru deveyi kastettiğini sanarak :''Ey Allah'ın Rasulü, bu bana uygun değil.Ben bunu istemem.'' dedi.Peygamber (s.a.v.) yine ''Seni bir devenin yavrusundan başka bir şeye bindirmem.'' dedi.Bu konuşma Ümmü Eymen (r.a.) 'in Peygamber (s.a.v.) 'nin yüzündeki gülümsemeden onun her devenin mutlaka başka bir devenin yavrusu olduğunu anlatmak istediğini ve şaka yaptığını anlamasına dek sürdü.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Hz. Peygamber şöyle buyurmuş:
"Rabbim bana dokuz ahlâkla ahlâklanmamı, dokuz hasleti, dokuz huyu ahlâk edinmemi emrediyor. Ben de size ey ümmetim, bu dokuz huyu ahlâk edinmenizi emrediyorum.

Birinci haslet: "Haşyetu'llah."
Gerek vahdette, gerek kesrette Allah'dan korkacaksın. Gerek yalnız başına kaldığında ve gerek halkın arasında, kalabalık içinde bulunurken Allah'dan korkacaksın. Allah korkusu... Allah'ın her yerde, her an, zaman ve mekânda hâzır ve nâzır olduğunu unutmamak. İşte bu ahlâk, bu duygu her güzelliğin başıdır. Zaten bu şuura bürünen bir kimse, Allah'a asi olamaz ki... Allah görüp duruyor; hâzırdır, nâzırdır. O'nun gördüğünü ne polis görebilir, ne jandarma görebilir ve ne başka bir kimse...

İkinci haslet: "Ve kelimetu'l-adli."
Gerek sükûn, ferah ve huzur anlarında ve gerekse öfke ve gazap hâllerinde, daima adâletle davranacak, hakkı söyleyeceksin... Bu çok zordur. Zira münafıklığın alâmetlerinden birisi de, "iza hâseme fecer" yani kızdı mı taşar, haddini aşar, ağzına geleni söyler. Haddini aşar; yani adâletten uzaklaşır. Kızdırmaya gelmez, içini döker...

Üçüncü haslet: "Ve'l-kasd fi'l fakr ve'l gınâ."
Gerek zengin, gerek fakir, bolluk veya darlık hâlinde, iktisattan ayrılmayacaksın. İsraf yok. E canım, Allah verdi! Verdi ama, malın çoksa israf etme, boşa harcama, fakire ver, adam yetiştir. İsraf yapacak zamanda değiliz... Ne gençler var, okuyacak, âlim olacak, adam olacak.

Dördüncü haslet: "Ta'fu ammen zalemek."
Zulmedeni affedeceksin.
Müslüman kardeşlerinde sana zulmedeni, kötülüğü dokunanı affedeceksin. Sana bir zararı dokundu: "İnsandır yahu, kasden yapmaz, Müslüman Müslüman'a zulmetmez, hata etmiştir," diyeceksin. "Allah benim sabahtan akşama kadar kaç tane hatamı affediyor!" diye düşüneceksin. Allah'ın ahlâkıyla, Resûlü'nün ahlâkıyla ahlâklanmak vardı ya, işte: Sana zulmedeni affedeceksin.

Beşinci haslet: "Ve tasilu men kata'a."
Gelmeyene gideceksin.

Altıncı haslet: "Ve tu'ti men haramek."
Vermeyene vereceksin.

Yedinci haslet: "Ve en yekûne nuthuke zikran."
Konuşman zikir olacak.

Sekizinci haslet: "Ve sumtuke fikran."
Susman tefekkür olacak.

Dokuzuncu haslet: "Ve nazaratuke ibraten."
Bakışın ibret almak için olacak.
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

Hazreti Peygamber düşman ile cihadı emrettiği gibi ahitleşmeyi de emretmişti. (92)
ataç ikon Mihmandar
8.8 (269 oy)
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

Babam Hz. Peygamber'in arkadaşıydı ve daha ilk günden itibaren her haliyle arkadaşına benzemekten mutluluk duyardı. Çocukluğumuzda bize az konuşmamızı tembih eder, hatta susmamızın daha hayırlı olduğunu söyler; yalnızca namaza durduğu vakit dilediğimiz kadar ve istediğimiz sesle konuşmamıza izin verirdi. Sebebini sorduğumuzda "ben namazda iken" derdi, "sizin konuştuklarınızı hiç duymuyorum!" Namaza çok dikkat eder, bedenen ve ruhen kılınmayan, aceleye getirilen veya îhlası olmayan bir namazın ibadet olmayacağına inanır, kendisi de öyle kılardı.

Hatta bir keresinde Mescid-i Nebi'de namaz kılarken mescidin duvarı yıkılmış, herkes kaçarken o hiç istifini bozmadan namazını tamamlamış, selam verdikten sonra duvarın yıkıldığını görmüş ve etrafındakilere olaydan tamamen habersiz, neler olduğunu sormuştu. (152)
ataç ikon Mihmandar
8.8 (269 oy)
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

Hz. Peygamber'in "Sizden biri öfkelendiği zaman abdest alsın; sizden biri öfkelendiği zaman ayakta ise otursun. Öfkesi geçerse ne âlâ; yoksa uzanıp yatsın!" buyurduğunu babamdan öğrenmiştim. Müslüman ahlakıyla yaşamanın bir güzelliğiydi bu. (164)
ataç ikon Mihmandar
8.8 (269 oy)
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

'Dört şey, Peygamberlerin âdetlerindendir: Güzel koku sürünmek, evlenmek, misvak kullanmak ve hayâ sahibi olmak.' (166)
ataç ikon Mihmandar
8.8 (269 oy)
0 yorum
Eduşka

Eduşka

@edaa

İnsan kendi yerine yaşar kendi yerine ölür oğlum.Yüzünü kalbine dön.Yalancı bir peygambere inanmaktan daha kötüsü, bir peygambere yalandan inanmaktır.

Sf. 28
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Allah, peygamberine niçin "De ki, ben tek ve eşsiz Tanrıyım" demedi de, şu hitabta bulundu: "Ey resulüm söyle ki, O yani görünmeyen Tanrı, eşsiz ve tek olan Allahtır." (ihlâs suresi, 1) Çünkü dedi ama, bu çünkü kelimesi peltek idi; Samed, içi boş karınsız demektir. Karnı boş olan, olmayana delâlet eder ki, o da, Samed ulu Tanrıdır. Bu onun eşidir, o da bunun eşidir. Nasıl ki, kendisi sayıdan olmayan Ahad'de bu sayıların delilidir. Yani sayısızlık da sayının delilidir.

s. 418
Makâlât / Şems-i Tebrizî
Ataç yayınları
ataç ikon Makalat
9.1 (8 oy)
0 yorum
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

35- Ebu Hüreyre (ra), Peygamber (sav)'den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Kim bu mü'minden dünya üzüntülerinden bir üzüntüyü giderirse Allah da ondan kıyamet günü üzüntülerinden bir üzüntüyü giderir.
Kim bir fakire kolaylık sağlarsa, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık sağlar.
Kim bir Müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter. Kul, kardeşinin yardımında oldukça, Allah da o kula yardım eder.
Kim ilim için yola düşerse, Allah onunla o kimse için cennete giden yolu kolaylaştırır. Allah'ın evlerinden bir evde Allah'ın kitabını okuyan ve aralarında onu müzakere eden hiçbir topluluk yoktur ki, üzerlerine sekinet (emniyet) inmesin, onları rahmet bürümesin, melekler her taraflarından kuşatmasın. Allah (cc) da yanında bulunanlara anmış olmasın.
Kimi ameli geri bırakırsa onu nesebi ileri götüremez."
Bu hadisi, bu lâfızla Müslim rivayet etmiştir.
ataç ikon Kırk Hadis
10 (1 oy)
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

Peygamber olarak yüksek vahiylerin sözcüsü; arkadaş ve kul olarak da herkesten daha mütevazı bir yaratılışın temsilcisiydi. (16)
ataç ikon Mihmandar
8.8 (269 oy)
0 yorum
/ 2