up
ara

Sıcak Sözler ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Sıcak geçen, Sıcak temalı, Sıcak tarafından söylenmiş veya Sıcak hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Ali Kerem

Ali Kerem

@alikerem0

"Onun yüzünün bana yaklaştığını, gözlerinin, o zamana kadar gördüklerimden çok daha sıcak bir ifadeyle, beni adeta kucakladığını gördüm."
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
9.1 (5348 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

İçimde
duygular vardı ve onun ellerinin sıcaklığıyla sonsuza kadar yanabilir,
götürdüğü yere her gün yeniden gidebilirdim. Var idim, ama ne idim;
anlayamıyordum. Gelişimini tamamlayamamış organizmalar, küveze konulmuş
bebekler gibiydim; ama çok çabuk büyüyordum.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

İçimde
duygular vardı ve onun ellerinin sıcaklığıyla sonsuza kadar yanabilir,
götürdüğü yere her gün yeniden gidebilirdim. Var idim, ama ne idim;
anlayamıyordum. Gelişimini tamamlıyamamış organizmalar, küveze konulmuş
bebekler gibiydim; ama çok çabuk büyüyordum.
0 yorum
ÇölKelebeği

ÇölKelebeği

@colkelebegi

“Ah,ben hayvanları çok severim.Bütün canlı mahlukları,hayatı,güzelliği,saadeti severim.Bahtiyar bir köpek bile benim içimi sevinçle dolduruyor.Ben karanlık şeylerden bahsetmek için dünyaya gelmemişim.İçim tatlı,sıcak,neşeli şeyler anlatmak isteğiyle yanıyor.”
Hele cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun,bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım!"[s.62] ~Bahtiyar Köpek~
ataç ikon Sırça Köşk
8.4 (290 oy)
0 yorum
hk

hk

@haticeee

Ah, ben hayvanları çok severim.Bütün canlı mahlukları, hayatı, güzelliği, saadeti severim. Bahtiyar bir köpek bile içimi sevinçle dolduruyor. Ben karanlık şeylerden bahsetmek için dünyaya gelmemişim. İçim tatlı, sıcak, neşeli şeyler anlatmak isteğiyle yanıyor.
ataç ikon Sırça Köşk
8.4 (290 oy)
0 yorum
okan akkale

okan akkale

@okanakkale

Hava, su soğuk, yatak sıcacıkken; uyku kollarına çağırırken seni; sabah namazına kalktığına ruz-i mahşerde, yatak, yorgan, su tanıklık eder!
ataç ikon Mavi Lale
8.2 (30 oy)
0 yorum
Korkmaz.

Korkmaz.

@kgk

Niçe'nin atmosfer koşullarına gösterdiği tepkileri anlatması yirmi dakika sürmüştü.Söylediğine göre,atmosfer basıncında,sıcaklıkta ve rakımda en ufak bir değişiklik olsa bedeni adeta bir barometre-termometre gibi şiddetli tepkiler veriyordu.Havanın kurşuni rengi içini karartıyor,gri bulutlar ve yağmur moralini bozuyor,kuru havalar ona zindelik veriyordu;kış mevsimi zihnini 'felç' ederken,güneş ona enerji kazandırıyordu.
0 yorum
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

"Ruhları sünnet edilmiş kadınlar.Sonsuza kadar sabırlı kadınlar. Artık konuşmadıkları için onları anlayamıyoruz.Gerçekten varlar mı o bile kesin değil.En azından sokakta yüz yüze gelmiyoruz onlarla. Ama sanılmasın ki onlar yok oluyorlar. Onlar, sessizce ve yeni baştan, yeni sabırlarla üretiliyorlar.
Artık hiçbir sözcüğe, hiçbir ağlamaya inanmayan kadınlar.Artık hiçbir gecenin geçmesini beklemeyen kadınlar.Artık kimsenin gelmeyeceğini ve ölümün sıcak bir yatak olduğunu bilen, hayatları,eteklerini düzeltmekle ve ne olursa olsun çayı masaya getirmekle geçmiş kadınlar.Kimse onları sevmedi.Hiç kimsenin sevmediği kadınlar var dünyada.Bunu anlayabilir miyiz acaba?" (s.94)
0 yorum
adsız

adsız

@adsiz

...
Bunun tersine bir kadının varlığıysa, onun kendine karşı olan tutumunu gösterir; o kadına karşı nelerin yapılıp nelerin yapılamayacağını belirler. Kadının varlığı hareketlerinde, sesinde, fikirlerinde, yüz ifadelerinde, giysilerinde, seçtiği çevrelerde, zevklerinde ortaya çıkar. Gerçekten de kadın kendi varlığına katkıda bulunmayan hiçbir şey yapmaz. Varlığı, kadının kişiliğiyle öylesine iç içedir ki erkekler bunun bedenden çıkan bir tütsü, bir koku, bir sıcaklık olarak algılarlar.
Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir. Kadınların toplumsal kişilikleri, böylesine sınırlı, böylesine koşullandırılmış bir yerde yaşayabilme ustalıklarından dolayı gelişmiştir. Ne var ki bu, kadının öz varlığının ikiye bölünmesi pahasına olmuştur. Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. Bir odada yürürken ya da babasının ölüsünün baş ucunda ağlarken bile ister istemez kendini yürürken ya da ağlarken görür. Çocukluğunun ilk yıllarından başlayarak hep kendi kendisini gözlemlemesi, bunun gerekli olduğunu öğretmiştir ona.
Böylece kadın içindeki gözleyen ve gözlenen kişilikleri, kadın olarak onun kimliğini oluşturan ama birbirinden ayrı iki öge olarak görmeye başlar.
Kadın, olduğu ve yaptığı her şeyi gözlemek zorundadır. Erkeklere nasıl göründüğü, onun yaşamında başarı sağlayan şey açasından son derece önemlidir. Kendi varlığını algılayışı, kendisi olarak bir başkası tarafından beğenilme duygusuyla tamamlanır.
Erkekler kadınlara karşı belli bir tutum edinmeden önce onları gözlerler. bu yüzden bir kadının bir erkeğe görünüşü, kendisine nasıl davranılacağını da belirler. Bu süreci bir ölçüde denetleyebilmek için kadın bunu kabul etmeli ve benimsemelidir. Kadın benliğinin gözleyici yanı, gözlenen yanını öylesine etkiler ki sonunda tüm benliğiyle başkalarından nasıl bir tutum beklediğini gösterir. Böylece kadının, bir eşi daha bulunmayan bu kendi kendini etkileme süreci kişiliğini oluşturur. Her kadının varlığı kendi içinde "nelere izin verilip nelere izin verilemeyeceğini" düzenler. Eylemlerinin her biri -amacı ya da dürtüsü ne olursa olsun- o kadının kendisine nasıl davranılmasını istediğini gösteren birer simgedir. Bir kadın tutup bardağı yere atarsa bu o kadının kendi kızgınlığını nasıl ele aldığını, bu yüzden başkalarından nasıl bir davranış beklediğini gösterir. Erkekler aynı şeyi yaparsa bu, yalnızca onun öfkesini dışavurmasıdır. Kadın güzel bir fıkra anlatırsa bu, onun kendi içindeki fıkracıya nasıl davrandığını, elbette fıkracı bir kadın olarak başkalarından ne beklediğini gösteren bir örnektir. Fıkra anlatmak için fıkra anlatmak ancak erkeğin yapacağı bir şeydir.
Bunu şöyle yalınlaştırabiliriz: erkekler davrandıkları gibi, kadınlarsa göründükleri gibidirler. Erkekler kadınları seyrederler. Bu durum, yalnız erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkileri değil, kadınların kendileriyle ilişkilerini de belirler. Kadının içindeki gözlemci erkek, gözlenense kadındır. Böylece kadın kendisini bir nesneye -özellikle görsel bir nesneye- seyirlik bir şeye dönüştürmüş olur.
ataç ikon Görme Biçimleri
8.6 (42 oy)
0 yorum
Hayal Perest

Hayal Perest

@hayal

... aşkın nasıl bir his olduğunu biliyordum artık köpük köpük bir sıcaklıktı.
ataç ikon Hep Seni Bekledim
8.7 (24 oy)
0 yorum
Mustafa Başaran

Mustafa Başaran

@basaran

İnsan kapalı bir pencerenin dibinde vızıldayan kör ve nafile bir böcekten başka nedir ki? Pencerenin ötesindeki ışık ve ısı odağını icgüdüsel olarak hisseder. Ama kördür, göremez; ışıkla arasına giren şeyi de göremez. Dolayısıyla, gözü dönmüş bir halde ışığa yaklaşmaya çalışır; ışıktan uzaklaşsa da, pencereden geçerek ona asla yaklaşamaz.. Bilim bu böceğe nasıl yardım edebilir? Camın yüzeyinin eğri büğrülüğünü, pürüzlerini keşfedebilir, kimi yerinin daha kalın kimi yerinin daha incelikli olduğunu saptayabilir: Ama kibar filozof, bütün bunlarla ışığa ne kadar yaklaşabilir? Gerçekten görebilecek kadar yakın olabilir mi? Sanırım dışardaki ışığa kendini fırlatabilmek için pencereyi bir biçimde zorlamayı her şeye rağmen başaran dahi insan ya da şairdir. O zaman da, herkesten çok daha öteye gitmenin sıcaklığını ve sevincini hisseder -ama, o bile, hep kör değil midir? Ezeli Hakikat'i gerçekten daha yakından tanıyabilir mi o?

İzin verin, metaforu biraz daha sürdüreyim. Kimileri pencereden ters yönde, geri geri uzaklaşır; önünde pencereyi bulamayınca, işte, o zaman, "Camı aştık!" diye haykırırlar.
0 yorum
Georgina ona tatlı sert bir bakış attı. Daha önce kendine söylenmediği için bir şeyi yapmayı unutması da söz konusu değildi, haliyle kendini suçlu hissetmiyordu.
"Hangi işimi aksattım efendin?"
"Ne? Ah, banyomu, tabii ki. Yemekten hemen sonra banyo yapmak isterim."
"Tatlı suyla mı deniz suyuyla mı?"
"Tatlı, her zaman, sıcak ama kaynamış değil. Genellikle sekiz kova su yeterli oluyor."
"Sekiz!" Başını hızla aşağıya indirdi, sesindeki kaygıyı duymamış olduğunu umuyordu.
"Evet efendim anladım. Sekiz. Bir haftada bir mi yoksa iki hafta da bir mi olacak?"
"Çok komiksin sevgili oğlum.'' kıkırdayarak...
"Elbette her gün."
İnledi. Buna engel olamamıştı. Lanet adamın bunu duyup duymadığını da umursamıyordu. Koca öküz titiz olmalıydı. Georgina da her gün banyo yapmaya bayılırdı ama güverteden her gün kova kova su taşımak anlamına geldiğinde değil.

Kız kapıyı kapattığı gibi Connie hemen sordu:
"Ne zamandan beri gemi okyanusa açıldığında her gün banyo yapar oldun Hawke?"
"O tatlı kız bana hizmet etmeye başladığından beri."
ataç ikon Kaçak Yolcu
8 (8 oy)
0 yorum
Mehmet Ali Nalbant

Mehmet Ali Nalbant

@mehmetalinalbant

Bu sıcak ve sadık kalbe sahip polisle tanıştığım için, ne kadar kutsanmış olduğumu biliyordum.
0 yorum
Gülşah GÜLERÖZ

Gülşah GÜLERÖZ

@gulsahguleroz

Hava öyle sıcaktı ki tavuklar haşlanmış yumurta yumurtluyordu.
ataç ikon Ruhi Mücerret
8.4 (737 oy)
0 yorum
Erkin Çoban

Erkin Çoban

@erkincoban

Sessizlik içindeki Mersault, bu gözyaşı ve güneş yüzlü yaşamı, bu tuz ve sıcak taştaki yaşamı sevmek ve ona hayranlık duymak için kendinde taşkın, derin güçler buluyordu; onu okşamakla, kendisindeki bütün aşk ve umutsuzluk güçleri birleşecekmiş gibi geliyordu. Yoksulluğu ve eşsiz zenginliği buradaydı. Sanki sıfıra inerek oyuna yeniden başlıyor gibiydi, ama bu kez kendi güçlerinin ve kendisini yazgısının karşısında sıkıştıran duru ateşin bilincindeydi.
ataç ikon Mutlu Ölüm
7.9 (64 oy)
0 yorum