up
ara

Tespit Sözleri ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Tespit geçen, Tespit temalı, Tespit tarafından söylenmiş veya Tespit hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Misafir2

Misafir2

@misafir001

Cengiz Aytmatov ve Muhtar Şahanov arasındaki söyleşiden derlenen, karşılıklı sohbete dayalı, çok güzel mesajlar veren, zaman zaman sıkan bir kitaptı. Cengiz Aytmatov okumaya bu kitapla başlanabilir. Mesela Gün Olur Asra Bedel kitabında geçen olay, Cengiz Atmatov'un bu kitapta anlattığı çocukluğuyla bağlantılı. Gün Olur Asra Bedel kitabını yazarın çocukluğuyla bağlantılı olduğunu bilerek yeniden okumayı isterim. Yine Gün Olur Asra Bedel'den yola çıkarsak, Cengiz Aytmatov kitabın bir yerinde sevdiği bayan Babüsara ile bir yolculuktayken Babüsara'nın : ''Hayatta asra bedel bir gün oluyor.'' dediğinden bahsediyor. Bu da insana yazar acaba buradan mı esinlendi dedirtiyor.

Özellikle vatan, anayurt, tarihi hafıza, mankurtlaşma, bazı manevi değerler üzerine çok iyi tespitler sunuyor. Mankurtlaştırmanın günümüzde de üzerimizde oynanagelen ama farkında olmadığımız bir oyun olduğunu öğrenerek sarsıtıyor. Evet, bağlarımızdan koparılıyoruz. Tarihimizi bilmeyerek veya yanlış kaynaklardan öğrenerek köklerimizden yavaş yavaş kopuyoruz ve bu da bizi mankurtlaştırıyor. Ne kadar vahim bir durum ki, bu vehametin farkında değiliz.

Bazı yerlerde sıkılmıştım ama kesinlikle çok güzel mesajlar aldım.
ataç ikon Şafak Sancısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Zehra Kurt

Zehra Kurt

@zehrakurt

Baş ve bedenin yapı özelliklerinden hareketle insan ruhunu kavramaya çalışan ilim dalına da Batıda fizyonomi,Doğu'da Firaset,İlm-i Sima
ve İlm-i Kiyafe adları verilmiştir...
Eski Yunanlıların ve Müslümanların elinde gelişen bu ilim de birçok ilim dalı gibi 18.yy. da batıda sistemattik yapısını kazandı.Batıda bu ilmin tutulup benimsenmesinde büyük rol oynayan ünlü fizyonomi uzmanı ve yorumcusu Lavatera 1800 başlarında öldüğü zaman bu ilim de sistemleşme yoluna girmiş bulunuyordu.

Lavatera nın kehanet derecesindeki tespitlerinin Batıda "azizlere rivayetler" gibi anlatıldığı,bir çok kitapta yer alır.Halit Ziya Uşaklıgil'in İlmi Sima adlı küçük eseri Lavatera'nın bu tespitlerini içeren çalışmaları esas alır...
ataç ikon Elfabe
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Misafir2

Misafir2

@misafir001

Baş ve bedenin yapı özelliklerinden hareketle insan ruhunu kavramaya çalışan ilim dalına da Batıda fizyonomi,Doğu'da Firaset,İlm-i Sima ve İlm-i Kiyafe adları verilmiştir...
Eski Yunanlıların ve Müslümanların elinde gelişen bu ilim de birçok ilim dalı gibi 18.yy. da batıda sistemattik yapısını kazandı.Batıda bu ilmin tutulup benimsenmesinde büyük rol oynayan ünlü fizyonomi uzmanı ve yorumcusu Lavatera 1800 başlarında öldüğü zaman bu ilim de sistemleşme yoluna girmiş bulunuyordu.

Lavatera nın kehanet derecesindeki tespitlerinin Batıda "azizlere rivayler" gibi anlatıldığı,bir çok kitapta yer alır.Halit Ziya Uşaklıgil'in İlmi Sima adlı küçük eseri Lavatera'nın bu tespitlerini içeren çalışmaları esas alır...
ataç ikon Elfabe
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

Dönme-devşirmeler için, yabancı yazarlar da, Türk tarihçilerinin, tespitlerine yakın ifadeler kullanmaktadırlar. Sözgelimi, Rumen yazar İorga, özet olarak şöyle demektedir:

"Osmanlı yöneticileri ile Türkler arasında, daha doğrusu Türklüğün geçmişine bağlı kalan halk tabakasıyla, Hıristiyan ırklardan devşirilmiş dönme vezirlerden, paşalardan, beylerbeyinden ve kadı-askerlerden meydana gelen Osmanlı egemen sınıfı arasında; çok esaslı farklar vardır. Bu devşirmelerin birçoğu Rum ve birçoğu da Slav'dır. Fakat bu Slavlar, Bulgar cinsinden değil, Sırp cinsindendir. Bu durum o dereceye varmıştır ki; Sultan Süleyman devrinde Osmanlı devlet yetkilileri üç dil kullanıyordu. Bu diller Türkçe, Rumca veHırvatça'dır... Venedik arşivleri İstanbul'dan gönderilen o devrin Rumca'sıyla yazılmış belgelerle doludur..."

Ve onlar, Müslümandılar... Ne var ki "Kan döktükçe Allah'a daha çok yaklaşıyorum" diyen bir Kuyucu Murat Paşa celladının anlayışı ölçüsünde Müslümandılar!
ataç ikon Osmanlı'nın Arka Bahçesi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ecdad Torunu

Ecdad Torunu

@ecdadtorunu

Necip Fazıl'ın, Cumhuriyet devrinde Abdülhamid'i ilk savunan kalem imtiyazını göğsüne asma gayretine rağmen,şimdiki tespitlerime nazaran ilk karşı atağa geçen aydınımız Nihal Atsız'dır.(Mustafa Armağan)
ataç ikon Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Kadı Abdülcebbar şaheseri El-Muğni:
Ahlaksal yükümlülük, peygamberler tebligat yapamasa da insan aklıyla tespit edilebilir. Ve insanın esas sorumluluğu bu akli tespitlerle vücut bulur.
Ehlisünnet’in en büyük imam saymakla birlikte ilkelerinin en hayati olanlarına sırt döndüğü İmamı Azam ve onun önde gelen takipçisi Türk önder Ebu Mansûr Matürîdî dinin tebliğleri olmasa da insanoğlu aklıyla tespit ettiği iyiliğe uymak ve kötülükten kaçmakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğünü savsakladığında ahrette cezalandırılır.
ataç ikon Deizm
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Allah, kendisinin birliğinde ve peygamberlerinin doğruluğunda kuşkuya düşenleri akla gönderir. Başka bir deyişte, onları peygamberlerinin söylediklerinin doğruluk ve tutarlılığı konusunda akla başvurmaya çağırır.
“Akla dayalı bilgi ve tespitlerde cehalet gözler üzerinde perde, kalp üzerinde örtü, kulaklarda işitmeye engel bir ağırlıktır. Ve Kur’an’sal gerçekleri anlamak, işte bu perde, örtü ve ağırlıklardan arınmış olanların nasibidir.
ataç ikon Deizm
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
AHMET AKYILDIZ

AHMET AKYILDIZ

@ahmetakyildiz

Salavat; yöneliştir. Kişinin beyin dalgalarını, alemlerin en yüce beyninden bilgi ve yaşama dair idrak çekmek üzere yönlendirmesidir.
İnsanın kendi özüne (Hakikat-i Muhammedi) ulaşma gayretinin adıdır salavat.
Salavat; kişinin kendi beynini Muhammed-i Nur ile senkronize etmesidir.
Salavat, ölümü tatmış bir Resule değil Hakikat-i Muhammedi adı altındaki Evrensel Frekansa bağlanma ve oradan beslenme halidir.
Salavat; sadece dille ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED demekten ibaret değildir. Gerçek salavat; bütün yaşam alanını, bütün düşünce sistemini, Evrensel Gerçeği zirvede okuyan ve yaşayan Muhammed Mustafa'nın tespitleri doğrultusunda düzenlemektir.
s. 281
ataç ikon Suları Yıkamak
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Doç. Dr. Füsun Üstel’in “farklılıkları ortadan kaldıran cumhuriyet” ile “farklılıkları hayata geçirmeyi amaçlayan demokrasinin” Türkiye’de birbiriyle “çatışır” hale geldiğini anlatan tespitlerine yeni örnekler eklemek mümkün.
ataç ikon Cami Kışla Parantezinde Türkiye
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷

Orhan Şahin 🇹🇷

@orhansahin

- İngiltere ' nin Ankara büyükelçisi P . J . Goulden , Alparslan Türkeş ' i çok dikkatle takip etmiş ve tespitlerini Londra ' ya bildirmiştir .
Yazılar , " çok gizli " statüsünde olmayan ama " otuz yıldan önce açılamaz " özelliğinde ki 3 . dereceden " gizli = confidential " belgelerdir . Belgelerin kayit numaraları : CT1015 / 21 ( 1013 / 110 - 111 - 1013 / 61 ; F0371 / 180151 )
İngiltere ' nin o dönemde ki Ankara büyükelçisi P . J . Goulden ' in hazırladığı bir raporda Türkeş ' in şahsi özellikleri üzerinde durulur :
" Şahin bakışlı Alparslan Türkeş , askerlik görevi süresince çok başarılı ve otoriter birisidir . Almanya ve Amerika ' da nükleer fizik ve ekonomi konularında çok derin bilgilere sahip olmuştur . İngilizceyi döneminin seçkinleri arasında en iyi , hatta bazı seçkin İngilizlerden bile daha iyi konuşur . "
Büyükelçi Goulden raporunda şu ayrıntıya girmiştir :
" Türkeş , kendisi modern bilgilerle donanımlı olmasına rağmen , Türk kültürünü , tarihini ve insanını en ince ayrıntısına kadar bilen ve her iki özelliğini , yani muhafazakarlık ve çağdaşlık özelliklerini çok iyi biçimde kaynaştıran birisidir . "
Büyükelçi Goulden , raporunu 1960 ihtilalinden sonra yazmıştır .
Türkeş ' in ihtilal içinde yerini şöyle anlatmıştır :
" İhtilal içinde fark edilecek kadar ağırlığa sahip olan Türkeş , ileride İngiliz menfaatlerini tehdit edebilecek plan ve donanımlara sahip birisidir . O , aldığımız bilgilere göre , Türk sanayisini güçlendirmek için motor ve uçak endüstrisinin yanında temel ihtiyaç ürünlerini üretecek fabrikaları kurulması için calısmalara girişmektedir . Bunlardan da önemlisi , nükleer santraller kurmak amacıyla , bu konuda yetişmeleri için , ülkenin en zeki seçme öğrencilerini , nükleer fizik eğitim ve öğretimi gördürmeye Amerika Birleşik Devletleri , Fransa , Almanya ve İngiltere ' ye göndermesi ve onlarla bizzat çok yakından ilgilenmesidir . Eğer bu öğrenciler ilgili eğitimlerini alıp Türkiye ' ye dönerlerse , Türkiye ' nin nükleer enerjiye , dolayısıyla nükleer silahlara sahip olması kaçınılmazdır .
MI6 aracılığıyla , öğrencilerin gönderildikleri dost ülkelerde bir takım calışmalar yapılarak , bu öğrencilerin Türkiye ' ye dönmemeleri sağlanabilir . "
Mustafa Ünal , nükleer santrallerle ilgili eğitim görmeleri icin yurt dışına gönderilenlerden Turgut Berkman ' la Birmingham ' da karşılaşmıştır . Büyükelçinin raporunda yazılanları Wolverhampton Kolejinde makine teknisyeni olarak çalışan Turgut Berkman doğrulamıştır .
Büyükelçi Goulden , Türkeş in sürgün yeri Hindistan ' dan dönüşünü ve CMKP ' yi girişini de rapor etmiştir .
" CMKP ' nin başkanlığına seçilen şahin bakışlı , korkunç siyah saçlı ve mükemmel İngilizce konuşan Türkeş , 27 Mayıs 1960 ihtilalinden bu yana , Türk siyasi sahnesinde esrarlı bir figüre sahiptir . O , 1940 ' lardan beri , devamlı Pan turanist hareketler icinde bulunmaktadır . 1950 ' lerde dini muhafazakarlık içinde olan CMKP , Turkes ve arkadaşlarının bu partiyi ele geçirmesinden sonra , dini ve milli özellikleri birleştirerek gelecek için güç depolamıstır . Türkeş , gazeteci Gökhan Evliyaoğlu ' na yazdırttığı , Türkiye ' nin temel problemleri ve bunların çözümleri gerçekten çok makuldür . O , her konuda , bağımsız ve müreffeh , 100 milyonluk Türkiye için , çok radikal ve uygulanabilir çözümler ortaya koymuştur . O , yapıcı ve geçici programlardan ziyade , dinamik amaclara sahip birisidir .
Onun devleti , hem siyasi , hemde kültürel olarak üniter devlettir .
Onun devleti , tarım değil , endüstri ve teknoloji gücüne sahip medeni bir devlettir . Onun ekonomi anlayışı da çok ilginçtir . O , kamu kuruluşlarının devletten alınıp halka satılmasını planlamaktadır .
Türkeş bu programıyla , seçimlerde büyük güç toplayabilir , ama programı incelendiğinde , onun faşist ve şovenist anlayışlara sahip olduğu ortaya konabilir ; böylelikle , seçimlerden başarısız çıkması sağlanabilir . "
ataç ikon Başbuğ Türkeş ve Dokuz Işık
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Mesut Serdar

Mesut Serdar

@mesutserdar

Allah Teâlâ, dil ile söylenmediği sürece, insanın içinden geçen menfi vesvese ve düşüncelerden dolayı bu ümmeti sorumlu tutmayacaktır. Büyüklerin "söz vücut bulur" ya da "Belâ ağızdan çıkan söze bağlıdır" şeklinde ifade ettikleri hakikatler, bir hikmete dayanan tespitlerdir. Bu itibarla sözü oluşturan her bir kelimenin, hayra ya da şerre kapı arayabileceğini düşünerek dikkatli konuşmak, dünyevî ve uhrevî selametimiz açısından önemlidir.
0 yorum
Adem ŞEN

Adem ŞEN

@ultradem

Ingiliz Ajanı Yahudi Vambery'in tespitleri şöyledir:
"Onu fazlasıyla zeki ve uyanık buldum.Hazır cevap olmasına rağmen,görüşlerini ancak inceden inceye düşünüp taşındıktan ve danışmanlarının fikirlerini aldıktan sonra ifade eder"
ataç ikon Dahi Hükümdar Sultan II. Abdülhamid Han
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Fikir ve düşünce adamı S. Ahmet Arvasi Hocamızın Türk-İslam Ülküsü kitabının birinci cildinde, Serge Hutin adlı bir Fransız masonun yazdığı Les Francs-Maçons kitabının 127. sayfasında okuduğumuza göre İslam dünyasında masonlar Cemaleddin-i Afgani ve Muhammed Abduh gibi din politikalarını -localarına kaydederek, onların eliyle dini, milli yapılara göre reforme ederek- alemşümul İslam dinini bozmak, öte yandan Müslüman Kardeşler (Freres Musulmans) hareketi ile de -İslamda milliyetçilik yoktur- propagandası ile milletleri çökertmek ve bu suretle çok kahpece bir planla -birbirine zıt- islamcı ve milliyetçi- suni düşman kamplar doğurmak istemişlerdir." diyor. Devamında da emperyalizmin, bizim dünyamızdaki bu paradokstan çok istifade ettiğini ayrıca yazmaktadır.

Dinimizin ve milliyetimizin düşmanları din ve milliyet gibi iki mukaddes varlığımızı birbirine düşman göstermek oyunundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor." diyor hocamız.

Cemil Meriç hocamız da, "Ümrandan Uygarlığa" kitabında, Türkiye'de bir kısım grupların göklere çıkardığı Cemalettin Afgani'nin Mösye Renan'a yazdığı mektuplarda İslam dinini kastederek, "Bu din, her girdiği yeri mezbahaneye çevirmiştir" dediğini yazmaktadır. Cemil Meriç, "Bizim enteljansyamız kimlerin ardından gitmedi ki..." diyerek sözlerini tamamlıyor.

Batılı emperyalistlerin Ortadoğu'yu ne yapmak istediklerini, ABD'li dil uzmanı Prof. Dr. Noam Chomsky "Kader Üçgeni" kitabında, Kudüs Amerikan Girişimcilik Enstitüsü'nün tespitlerinden şunları yazıyor: "Ortadoğu'da ulusallık ve ulusal kimlik yok edilmeli bunun için de Ortadoğu Osmanlılaştırılmalıdır. Böylece bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmayacak, sistemlerin çarkları rahatlıkla işleyecektir. ABD için en tehlikeli düşman ve tehdit, bağımsızlık tehdididir. Asla hoş görülemez." (bkz. Düşünce Özgürlüğü Çıkmazı, Emin Değer, Tekin Yayınları s. 256)
ataç ikon Gül Hüznü
kitaba 6 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
mustafa şenyurt

mustafa şenyurt

@mustafasenyurt

Fransız toplumunun bu hasletleri örnek almasını diler. İnsani hislerin ve hasletlerin, ı8. asır Fransa'sında, neden Osmanlı toplumundaki gibi olmadığına hayıflanır. Bunun sebeplerini araştırır ve bir yabancının varabileceği bazı doğru tespitlere varır. Der ki:
"Müslüman Türklerin barbarlıkları hakkında müelliflerimizin yazdıkları yazılara rağmen, bütün bu iddiaların aksini ispat eden vakıalar ortadadır. Dinin mânen zincirlemiş olduğu hakiki Müslümanlar, ancak onun kendilerine çizmiş olduğu daire dahilinde hareket edebilirler..."
Kimi aydınlarımızın bir türlü varmak istemediği bu noktaya bir yabancı gezginin üstelik ı8. asırda ulaşmış olması düşündürücüdür. Brayer, Osmanlı toplumunu yücelten esrarı keşfetmiş ve kitabına çekinmeden geçirmiş-
tir.
Şöyle devam ediyor:
"O su bentlerini, yol boylarıyla gezinti yerlerinde rastlanan sayısız çeşmelerle sebilleri, yolcuları barındırıp dinlendirmek ve yiyeceklerini temin etmek için yapılan o hamamlı, çok odalı ve etrafları sıra sıra dükkânlı hanları kuran da o ruhtur."
"Hangi ruh?" diye sorarsanız, onu da izninizle Dr. Brayer'in kaleminden okuyalım:
"Kur'an'ın mü'minleri teshir eden ruhu" diyor.
ataç ikon Biz Osmanlıyız
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Gerçekliğin, dünyanın başka hiçbir yerinde kamptaki kadar etkileyici bir gücü yoktu; gerçeklik başka hiçbir yerde bu denli gerçek değildi. Gerçekliği aşmak için gösterilen çaba başka hiçbir yerde böylesine umutsuz ve bu denli kof görünmüyordu. Tıpkı sessizce yükselen duvarlardan ve rüzgarda hışırdayan bayraklardan söz eden o şiir gibi, felsefi ifadeler de aşkınlığını yitiriyor ve kısmen nesnel tespitlere, kısmen de can sıkıcı bir gevezeliğe dönüşüyordu: Bir şey ifade ettikleri noktada basmakalıptılar ve basmakalıp olmadıkları yerde de artık hiçbir şey ifade etmiyorlardı
ataç ikon Suç ve Kefaretin Ötesinde
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gölge

Gölge

@golge2010

Tanınmış yazar Edmondo de Amicis ise Osmanlı halkını şöyle anlatıyor:
"Tetkik ve tespitlerime göre, İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve en kibar topluluğudur"...
ataç ikon Osmanlı'nın Büyüme Sırları
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum