up
ara

Vatandaşlık Hakkında Sözler ve Kitap Alıntıları

İçerisinde Vatandaşlık geçen, Vatandaşlık temalı, Vatandaşlık tarafından söylenmiş veya Vatandaşlık hakkında sözler ve kitap alıntıları listelenmektedir.
Guapo

Guapo

@ilay

Japonya'da çalışıp yaşayan Koreliler Japon vatandaşı değillerdir. Yaşam boyu orada yaşasalar bile üzerinde "Koreli" yazılı izin belgeleriyle kalırlar orada. s.135
ataç ikon Gelecek 100 Yıl
7.1 (16 oy)
0 yorum
Dilek Öz

Dilek Öz

@lostris

Ne de olsa en büyük kazığı kimden yerse, onu başına taç eden bir halkın içinden çıkmıştım. Ne çıkması, hep bu halkın yazgısını paylaşıyordum.

Sayfa : 127
ataç ikon Vatandaş
8.5 (6 oy)
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Komünist gücün şaşalı dönemlerinde, ortak ideolojinin farklı etnik gruplardan insanları "kardeş" yaptığına inanılmıştı. Sovyet vatandaşlarının etnik kimlikleri dahili (ülke içi) pasaportlarında açıkça yazılıyordu. İnsanlar Ermeni, Latviyalı, Özbek vs. idi, ama bu kimlikleri esas Komünist kimliklerine ikincil sayılıyordu.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Sıradan Türk vatandaşı ceza yazan bir polis memuru görmediği sürece trafik kurallarına uymaz. Polis memurunun temsil ettiği dış yetke, uydu durumundaki kişilerin hiçbir zaman fark etmediği dış süperego yerine geçer. Türk sürücü kırmızı ve yeşil ışıkları birbirinden ayırmaz, sarı ışık onun için yoktur. Yine de felaket kılpayı da olsa önlenir, her sürücü diğerinin hareketlerini ve ruh halini ürkütücü bir biçimde sezme yeteneğine sahiptir. Türkiye’de trafik empatiye dayanan bir tür kareografidir. Kalabalık caddeler, birlikte olmaktan doğan saldırgan duyguların boşaltılması için bir oyun alanı haline gelir. Sürücü eğitiminin ciddiye alındığı ve trafik kurallarının izlendiği yerlerde bu sezgisel sürüş tarzı değişmeye başlar. Batı Avrupa’da otomobil kullanan Türk, alıştığı senkronu kaçırınca, trafik denetiminin kesinliği karşısında kafası o kadar karışır ki, istatistiklerin gösterdiği gibi bütün milletlerden daha çok trafik kazasına karışır.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

... polis elbisesini kullanarak kendine çıkar sağlayan gruplarla açıkça çatışma içindeydi. Bakkala borçlarını vermeyen, aylardır kiralarını ödemeyen, lokantalarda bedava yemek yiyen polislerin kimliklerini hep vatandaşlardan öğrendi. Tüm bu polisler hakkında soruşturmalar başlattı. Aralarında yüksek rütbelilerin de bulunduğu 1.700 polis memuru normal tayinlerinden önce Diyarbakır dışına gönderildi.
ataç ikon 3310 Öldürüldü!
8.3 (3 oy)
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Kadın polislerin çalışması için yeni görev alanları açtı. Polis-vatandaş ilişkisinin gelişmesinde kadın polislerin önemli rol oynayacağını düşünüyordu.
ataç ikon 3310 Öldürüldü!
8.3 (3 oy)
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Cezayirli bir çocuk fransa da okula başlıyor. öğretmen soruyor senin adın nedir?
Cezayirli "mahmut" diye cevap veriyor. hocası da diyor ki "olur mu öyle şey. burası Fransa ve sen de bir Fransa vatandaşısın. senin ismin Mahmut olamaz. senin ismin (bu kısmı sallıyorum) jean françois olsun." çocuk eve gidiyor. annesi bağırıyor "Mahmut buraya gel" çocuk karşılık veriyor. "benim ismim Mahmut değil Jean François" annesi bi güzel kalaylıyor. derken babası geliyor eve aynı diyalog yine yaşanıyor. tartaklanıyor tekrardan. ertesi gün okula gittiğinde hocası soruyor "Jean François bu ne hal?" cevap : "sormayın hocam, iki Arabın saldırısına uğradım"
0 yorum
Misafir2

Misafir2

@misafir001

Aşkla aptal­laşma fenomeni, cinsellikle renklenmiş aşkla sınır­lı değildir kesinlikle. Vatandaşların anavatana ya da sevgili Führer'lerine tapındıkları aşk şöyle dur­sun, anne babaların yoldan çıkmış çocuklarına bes­ledikleri sadık aşkta, rahibelerin semavi kocalarına duydukları ruhani aşkta da sıklıkla rastlanır bu fe­nomene. Aşkın bedeli her zaman akıl kaybı, tesli­miyet ve bunun sonucunda meydana gelen ergin olamama haliyle ödenir. Sonuçsa zararsız durum­larda maskaralık, en kötü durumdaysa dünya siya­seti açısından bir felaket olur.
0 yorum
Uzel

Uzel

@uzel

Büyük adamlara, büyüteçlerle bakan eleştiricilerle, onları dürbünün ters tarafı ile izleyen müşkülpesentler hep yanılacaklardır. Çünkü, büyük adamlar yakından herkes gibi olağan, ama yaptıklarıyla uzaktan başkalarına benzemeyecek kadar dikkat çekici kişilerdir. Onları önce insanlığından soyarak küçültenlerle, insanüstü yaparak kutsileştirenler gerçekçi değildirler.

Atatürk'e oniki yıl gece, gündüz, günün yirmidört saatında hizmet etmiş Cemal Granda'nın bu anıları, onu insan sözcüğünün anlamı içinde, pek güzel canlandırmaktadır. Onun hakkında yazılmış bütün anılardan bu kitabın değişik olması nedeni budur.

Bu kitapta, fotoğraflardaki Atatürk'ü, nutuklardaki Atatürk'ü, bayramlardaki, merasimlerdeki Atatürk'ü değil, Türkiye Cumhuriyeti nüfusuna kayıtlı, vatandaş Mustafa Kemal'i görüyoruz. İç dünyasındaki büyük yalnızlığı, hassasiyeti, taşkın duyguları, davranışları, sitemleri, neşesi ve üzüntüleriyle, insanlık realitesinin herkes gibi onda da yansımasını bulmaktayız. Gerçekte de Atatürk'ün büyüklüğünü süsleyen, onun aramızdan biri olmasıdır.

Sayın Cemal Granda'ya, bize Atatürk'ü böylesine yakından seyrettirme fırsatı verdiği için teşekkür ederiz. Bununla anlıyoruz ki, şimdi o bizden başkası değil, daha çok bizden biridir.
0 yorum