up
ara

Harun Bora Tunç

http://www.neokur.com/kitap/174647/kara-kama-gunlukleri
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Gogol'un Palto'sundan Çıkan Rus Edebiyatı.
Ayrıntı Yayınlarından okumakla, yerinde bir tercih yaptığımı anladığım eser. Kitabın çevirmenliğini üstlenen Aslı Takanay'ın hakkını teslim etmek gerek. Ülkemizde, çeşitli yayınevlerinin ve çevirmenlerin elinden çıkan yabancı kitapların anlaşılamazlığından çokça çeken birisi olarak, kitabın kapağını açmamla yarısına kadar gelmem bir oldu. Bazı kitaplar kendini okutur, hikâye kendiliğinden akar gider, bu da öyle bir şey işte ancak çevirmenin bunda çok büyük bit katkısı var.

Kitabın hemen girişinde Behçet Çelik'in, Gogol hakkında sunduğu bilgiler kitabın daha iyi anlaşılmasını sağlamış. Eğer bir önsöz olarak addeder ve okumadan geçerseniz çok şey kaybedersiniz. Gogol'a gelince, ilk okuduğum kitabı idi ancak devamında aynı çevirmenin el attığı eserlerini bulursam okumaya devam edeceğim. Önce Rus, daha sonra dünya edebiyatına büyük katkıları olan yazar, Dönem Rusyasında yaşananları mizahi bir dille anlatarak, Palto'da iğneleyici bir dil kullanmış. Bürokrasiyi, devlet yapısını ve Rus toplumunu ciddi biçimde eleştirdiğini tebessüm ederken anlayabiliyorsunuz. Kitabın sonunda, yakın arkadaşı Belinski'nin Gogol'a yazdığı mektuptan, esasen onun da bir vakit sonra pes ettiğini anlıyoruz ancak düzene karşı sert eleştiriler getiren yazar, çağdaşlarını ve kendisinden sonraki yazarları doğrudan etkilediği ortada.

Henüz kimin söylediğini bilemediğimiz, "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." deyimi üzerine aldım. (Bu söz Rus edebiyatçıları tarif eder.) Merak ettiğim bir eserdi ve gayet beğendim. Tavsiye ederim.
ataç ikon Palto
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz.
Bugün kitabı bitirmemle, filmini izlemek için bilgisayar başına kurulduğum kitap. Ayrıca Ötüken Yayınevinin de bastığı ilk kitap imiş.

Eseri, oturduğum semtin bihaber olduğum sahafçısını ilk ziyaret edişimde gördüm ve aldım. 150 sayfalık bir kitap olduğu için sürekli erteledim ancak okuduğum vakit ertelemekle büyük bir yanlış yaptığımı düşündüm. Hatta Reis Bey, beni öyle derinden etkiledi ki, Necip Fazıl Kısakürek'le alakalı düşüncelerimi de alt üst etti.

Kitap, yasalara hayatından daha fazla değer veren katı ve tavizsiz Reis Bey'in hakkında idam kararı vereceği bir zanlının ifadeleriyle başlıyor. Merhametin aynı zamanda idamlık bir suç olduğunu da Reis Bey'in telaffuz edişiyle, cemiyetin refahı için hiçbir şeyden asla sakınmayan bir kişiliğin işlendiğini anlıyorsunuz. Henüz 50. sayfada yazan, "Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz." cümlesi fazlasıyla düşündürücüdür.

Zanlının asılması ve asıl suçlunun bir başkasının çıkmasıyla Reis Bey, bambaşka birisi olarak karşınıza çıkıyor ve sürekli merhametten bahsediyor. Sosyal medyada çizilen Necip Fazıl portresi de, esasen bana göre buradan itibaren yıkılıyor. Çünkü eserin ana karakteri Reis Bey, aynı otelde kaldığı iki bar kızına dahi iyilik ediyor, merhamet duyuyor, onları doğru yola sevk ediyor. Yankesiciye, katile ve türlü suçluya da tavırları bu şekilde. Tabi burada yazarın eseri cezaevindeyken yazdığını belirtmekte fayda var.

Kitap, bitimiyle beraber okurlarını birkaç soru ile beraber baş başa bırakıyor. Cemiyete refah ve huzuru getirecek olan adalet midir, yoksa merhamet mi? Daha açık bir ifadeyle, merhamet adalete mani mi? Okur da bunları yaşadıkça edindiği tecrübelerle cevaplandıracak zannediyorum. Reis Bey'in bir filmi de var, okuduktan sonra izlediğimde zihnimde bıraktığı izleri filmde de açık ve net bir şekilde gördüm. Okumanızı ve ardından izlemenizi tavsiye ederim.
ataç ikon Reis Bey
kitaba 9 verdi
16 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Küresel Isınma üzerine kurgulanmış distopik türde bir film.
Doğu ülkelerinden son beş senedir güzel senaryolar çıkıyor, Snowpiercer de bunun örneklerinden birisi. Özellikle Kore ve Hindistan sinemasındaki bazı türlerin dikkat çekmesi, aslında senaryoların kaliteli olmasından kaynaklıyor. Nitekim bu defa da karşımıza Kore - Amerikan ortaklığında güzel bir film çıkmış.

Filmin başrolünde Kaptan Amerika serisinden bildiğimiz Chris Evans var. Ben ilk defa bu adamı Kaptan Amerika dışında bir filmde izledim. Filmin başında anladığımız üzere Küresel Isınma, dünyayı esir almış vaziyette, her yer buzlarla kaplı. Geriye kalan insan türü ise, henüz dünya soğuğa teslim olmadan yapılmış olan devasa bir trende seyahat ediyor. Afetin etkilerinden olumsuz yönde etkilenmemeleri için de sürekli hareket halindeler. Trenin içindeyse tam anlamıyla bir kast sistemi var. Dip vagonda açlık ve sefalet varken, trenin ucuna doğru zevk ve eğlenceye rastlıyorsunuz. Ve tabi bunların hepsini kontrol eden de bir beyin mevcut. Aslında son okuduğum kitaplardan mıdır bilmem, trenin içerisindeki düzende George Orwell'in Okyanusya'sını görmek de mümkün.

İMDB'nin 2014 yılında çekilmiş, Fantastik filmleri sıralamasında ilk 5'te olan film, gelecek hakkında öngörülerde bulunan insanlar açısından oldukça düşündürücü. Böyle bir merakınız varsa muhakkak izlemelisiniz.
Kar Küreyici
filme 7 verdi
1 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Devrim = Yıkmak
Derin yıkıcı mesajları bir yana, gayet akıcı ve güzel bir film ancak mesajların alıcı tarafından yeterince sindirilmeden hazmedilmesi durumunda tehlike arz eden durumların ortaya çıkması muhtemeldir. (Bknz. Gezi Parkı Olayları.)

Öncelikle filmin ciddi bir anarşizm propagandası olduğu çok açık, henüz yaşanmamış bir zaman diliminde devlet insanlara aşırı kısıtlamalar getirerek tekdüze bir yaşam vaat ediyor ve elbette netice olarak birileri de bu düzene karşı koyuyor. Parlamento binasını patlatma girişiminden tutun da, maruz olunan işkencenin insanı gerçekleşecek olan devrime inancını törpülediğine ve mevcut olan düzene karşı dirayetini kuvvetlendirdiğine dair anlatılanlar izleyiciye, yıkıcılığı süsleyerek sunulmuş. Filmin ana karakterinin yüzüne taktığı maske, dünya üzerinde birtakım siyasi ideolojilerin maskotu haline gelmiştir, esasen film hakkında yorumları bu çerçevede de yapabiliriz.

İçerik, konu, işleyiş ve kurgu olarak eleştirilecek pek bir şey yok. Güzel bir film ancak en başında dediğim gibi, bazen izlemek de yetmiyor. Anlamak gerek.
V For Vendetta
filme 10 verdi
4 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Dönemin Yasaklı Filmi.
Sovyet Rusya döneminde yaşadığı işkencelerden kaçarak Türkiye'ye sığınan Türklerin, Türkiye tarafından Ruslara teslim edilmesini konu edinen film, Maraş Olaylarına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yasaklanmış ve uzun süre hafızalardan silinmiştir. 70'li yılların Türkiye'de bıraktığı derin yaralar da göz önünde tutulursa, insanların birbirlerine kin kusmasına iten onca etkenin arasından bir filmi tutup ayırmak, elbette kulağa komik geliyor.

Filmde en çok dikkatimi çeken husus ise, Türkiye'ye ayak basan iki soydaşın soluğu sabah namazını kılmak üzere camide alması ancak camide kimsenin olmamasıyla yaşadıkları hayal kırıklığı idi. Bugün de pek değişen bir şey olmadığını görmekteyiz. Cüneyt Arkın'ın bundan önce rol aldığı Maden adlı filmde komünist propaganda yapıldığı iddiaları üzerine, bu filmde rol aldığını ileri sürenler de vardır ancak böyle bir çalışmayı ortaya çıkaran sebep her ne olursa olsun, muhakkak izlenmesi gereken filmler arasında yer aldığı kanaatindeyim.

Türkiye, son yıllarda bir devlet olarak kendi acziyetini açığa çıkaran filmleri, gayet doğal karşılayarak, vatandaşlarının izlemesine ön ayak olan bir ülke haline gelmişken ve bunun adına, "Demokrasi" demişken; Güneş Ne Zaman Doğacak adlı film için, "Faşist zihniyetin ürünü" denmesi de çok ilginçtir. Türk Sinema Tarihinin, yasaklanan filmler listesinde yer alması hasebiyle unutulan filme, bugün kolaylıkla izleyebilirsiniz. İzlemelisiniz de.
3 beğen · 2 yorum
zeyrek (@zeyrek)
Filmi yorumunuzla tanıdım ve az önce seyrettim. Oyunculuk ve sinema kalitesini filan görmezden gelirsek çok önemli konulara temas etmiş. Yasaklanması hiç şaşırtmadı doğrusu.
24.01.16 beğen cevap
Harun Bora Tunç (@sadaktakipusat)
Dikkate alıp, ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
25.01.16 beğen cevap
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Zamanın En İyilerinden.
Jumanji'yi sinemada izlediğim günü hala hatırlarım, çocukluk heyecanından olsa gerek en ön koltukta izlemiştim ve ev yıkılırken, uzanan aslan pençesinin tesiri ile kendimi arkaya yaslamıştım. Bir 3D izlemedik o zamanlar ama biz de çok çektik be kardeşim.

Robin Williams'ı Türk insanına sevdiren filmlerin başından gelen Jumanji, içinden türlü türlü maceralar çıkan bir oyunu konu ediyor. Oyun bildiğiniz monopoly gibi ilerlemeli bir oyun, zarlarla oynanıyor ve oynamak için dört kişi gerekiyor. Şimdi düşünüyorum da, aradan o kadar sene geçmesine rağmen, Jumanji'nin nasıl yapıldığına dair bir bilgi edinebilmiş değiliz, neyse. Asırlar boyunca oynayanların başına dert üstüne dert açan Jumanji, daha fazla kişinin canını yakmaması için gömülüyor ancak bu defa bir inşaat kazısı sırasında ortaya çıkıyor. Biz ise filmi bu kısımdan itibaren anlamaya başlıyoruz.

Yapım senesi '95 yazıyor ancak ben 1997'de izledim diye hatırlıyorum. Filmin sonunda devamı için bir tüyo verilmişti ve aradan neredeyse 10 sene geçti. Filmin yeniden çekileceği haberleri de gelmeye başladı. Ola ki izlerseniz grafikler size çocuksu gelebilir ancak Jumanji o senelerin en iyisiydi ve bir müddet de öyle kaldı. İzleyin, göreceksiniz.
Jumanji
filme 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Genç Kuşak Fantazyası
Morgan Rice'in okuduğum ilk kitabı olmakla beraber aynı zamanda telefondan okumuş olduğum ilk kitap oldu. Thor adında bir gencin, köyde hayvancılıkla uğraşırken, Kraliyet Sarayına uzanan yolu zorlaması ve sahip olduğu yetenekleri keşfetme çabasını konu alıyor. Yazar ilk kitabında, her sarayda olduğu gibi yaşanan entrikalardan bahsederken, Thor'un da aralarına katılmasıyla birlikte gerçekleşecek olan olaylardan bir parça sunmuş. Her ne kadar, kitabın edebi olarak tam anlamıyla zayıf olduğu göze çarpsa da devamı için meraklandırmıyor değil.

Diğer kurgularda çokça rastlayabildiğimiz elfler ya da türevi ırklara yer verilmemiş ancak insanüstülüğün sadece büyü ile nitelendiği kitap, krallığın geleceği üzerine Thor'un rüyalarında malûm olan hadiselerin serinin devamında gerçekleşeceğini haber veriyor. Zaten okuduğum parçada devam kısmı için de fazlasıyla ipucu verilmiş.

En çok okunan kitaplar listesinde neden bu kadar yer aldığını henüz anlayabilmiş değilim, devamı için de para vermeyi düşünmüyorum. Telefondan devam edeceğim sanırım. Merak edenler olursa bu şekilde okuyabilirler, pişman olmazlar.
ataç ikon Kahramanların Görevi
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Epik, Fantastik severler için muazzam bir dizi.
Frp.Net sayesinden haberdar olduğum Shannara Günlükleri esasında aynı ismi taşıyan ve bir seri olan romandan uyarlama. Sıkı okurlardan almış olduğum tavsiyelere göre, kitabı dizinden çok da güzel. Ben ilk olarak fragmanına bakmıştım ve izlemek istemedim açıkçası ancak yapacak bir şey bulamadığım bir anda sadece bir göz atmak niyetiyle açtım ve başından kurtulamadım. O açıdan şimdiden fragmana aldanmayın diyebilirim.

Dizinin henüz dört bölümü yayınlandı ama genel olarak çatı kuruldu diyebiliriz. Yine bir inceleme yazısında olayların acil bir biçimde işlendiği yazıyor. İblisleri karanlık dünyada tutan Ellcrys adındaki ağaçla birlikte Avatar'ı anmadım değil, fakat bütün bunların Şamanizm kültüründen esinlenerek ortaya konduğunu da itiraf edelim. Yüzüklerin Efendisi, Game of Thrones gibi farklı bir dünya yaratılmış ve içerisinde hırsızlar, elfler, iblisleri droidle muazzam bir şekilde yerleştirilmiş. Bir de ileride de çokça şahit olacağımız gibi bazı ırklar için farklı diller inşa edilmiş.

Dizinin görselleri çok iyi. Hatta bu konuda yapımcılar, dizinin diğer muadillerinden çok daha başarılı bir çalışma ortaya koymuş diyebilirim. Daha ilk bölümden, "Bu dizi tutacak." diye bas bas bağırıyor. Bir sonraki bölüm ne zaman gelecek bilmiyorum ama çok iyi bir başlangıç yapmışlar. Merakla bekliyoruz devamını.
The Shannara Chronicles
filme 10 verdi
0 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Ters Köşe.
Yoğun ısrarlar neticesinde Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk ve son olmayacağına kesinlik kazandıran eseri. Yazarın çok farklı bir dili var, birkaç kısmında kahkaha attığım oldu. Absürd olayları çok güzel bir şekilde işlemiş, esprili diliyle aslında biraz da kendi hayatımızdan kesitler sunuyor. Birini tarif ederken, karşınızda o kişiyi düşünmenize vesile oluyor; Musa işe başlıyor ve olaylar birbirini takip ediyor. Kitaptaki aşk meselesi çok güzel başladı mesela. Özenmedim, diyemem.

Gelelim başlığın sebebine... Her bir kurgunun, hikayenin ya da anlatılan olayın kitlendiği kısımlar vardır. Bunu her bir kitapta görebilirsiniz. (Yazarı kim olursa olsun.) Yazarın okumuş olduğum ilk kitabı olduğundan çuvallayacağına kesin olarak kanaat getirdiğim kısımlar vardı ancak sonunu gayet güzel bağladı ancak son sayfalarda okuyucuları (en azından beni) iki üç kez ters köşeye yatırmadan da bırakmadı. (Bu kısmı okuyan arkadaşlar anlayacaktır diye umut ediyorum.)

Yazar romanın sonunu biraz da okuyucuya bırakmış diyebilirim. Biraz da kahramanın akıbetini biz tayin edelim ha? iyi de olmuş. En azından benim için öyle. Çok güzel bir kitaptı, herkese tavsiye ederim.
ataç ikon Gizliajans
kitaba 8 verdi
6 beğen · 0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Rocky'den Creed'e Geçiş.
Filmin fragmanları sosyal medyada ilk dönmeye başladığı andan itibaren Rocky hayranlarını oldukça heyecanlandırdı. Rocky Serisinin bir devamı filmi olacağı düşünülüyordu ancak bu filmle beraber yeni bir seriye başlangıç yapıldığını da herkes görmüş oldu. Creed'de kendi adıma daha çok nostalji konu edileceğini düşüyordum ancak öyle olmadı. Apollo'ya daha çok yer verilebilirdi ya da Rocky'nin anlatımı ile Creed'in babasının geçmişte yaşadıkları hakkında birkaç anektod aktarılabilirdi diye düşünüyorum.

Seride nedense 4'ten itibaren dövüş sahnelerinde bir vasatlık göze çarpmakta, evet belki bu haliyle daha gerçekçi ancak Clubber Lang ya da İvan Drago karşılaşmaları nedense bana daha ilgi çekici geliyor. Bir öncekinden ziyade bu filmde dövüş sahnelerinin yakın çekimi arkasındaki izleyicilerin bilgisayarla eklendiği çok göze çarpıyor.

Creed'in ilk filmi olduğundan bir geçiş olduğu için son sahnelerin pek üzerinde durulmadığı da ortada. Rocky ilk filmde Apollo ile berabere kalmıştı ancak Creed yenildi. Yapımı, Balboa gibi pek yüksekten uçurmayacaklar anlaşılan. Son olarak, filmin başından beri o alışılageldik müziklerini bekledim ancak sadece iki sahnede çaldı. Creed sadece devamı için meraklandırdı doğrusu.
2 beğen · 1 yorum
Eyyubi (@eyyubi)
Senin yapacağın incelemenin anasını avradını. Töbe. Sonunu söylemişsin mk.
30.01.16 beğen cevap
/ 5