up
ara

Serenay Ulusoy

Her şeyin asıl amacı mutlu olmaktır.
Doğum Tarihi : 7 Mart Salı 1995
Katılım Tarihi : 26 Ağustos Pazartesi 2013 13:38 - 2155 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : Trabzon / Türkiye (Turkey)
Lise : Samsun MPAL
Üniversite :
Her şeyin asıl amacı mutlu olmaktır.
KEDİ KIRIKLARI
...
Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet
...
ataç ikon Kaza Süsü
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
İlkiyim beş kardeşin 
hiç tatmayacakları için 
acırken benden küçük kardeşlerime
Merhametle bakarım 
Bunca insan sıcaklığı üstünden 
dünyaya gelen 
son kardeşime

Başka yerde
aramam boşuboşuna 
bir işaret 
bilirim ki sokak hayvanlarının
Sokaktan geçen insanlardan saklanıp 
ürkmediği gün inecek 
yeryüzüne cennet
21.01.19 beğen cevap
TAPINAK
Yıldırımlı bir havada
dua etmeye gidiyorsan
ve yoluna çıkan iki tapınaktan
birinde paratoner var
ötekinde yoksa
bilime sığınır insan
ataç ikon Çorap Kaçığı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Sanat sanatçı sanatsızlık paylaşım fotoğrafı
Sanat sanatçı sanatsızlık
Herhangi bir magazin programının sıkı takipçisi olmasam da her an her yerde karşıma çıkabiliyor ve böyle boş günlerim de kıyısından köşesinden izliyorum. Sanatçı eser eşleşmelerinde hatalar görmenin herkesi rahatsız edeceğine eminim. Böyle bir hatayı belki de yerine ulaşır diyerek düzeltmek istedim. Fakat aldığım tepki inanılır gibi değil. İnanın ben mi yanlış ifade ettim yoksa insanlar mı tek taraflı bakıyor anlayamıyorum.
0 yorum
Bir elinize alsanız, içinde Koca Sinan'dan bahseden, Nazım Hikmet'in dizelerini, makalelerini barındıran bu kitabın bu kadar ufak tefek olduğuna inanamazsınız belki. Birazda mesleki olarak okumam gerektiğini düşünmüştüm aslında. Fakat gördüm ki, içinde yaşamımızı taşıyor. Zaten Cengiz Bektaş hep farkındaymış bunun, bir hikayeden önce bunu özellikle tüm mimarların okumasını istediğini vurguluyor. Aslında içindeki her kelime hepimize. Mimarinin bana hissettirdiği şeyler uç noktalardaki mimarlık anlayışlarını tanıyor olmamdan kaynaklanmıyormuş sanırım. Cengiz Bektaş'da, Nazım Hikmet'te ve hayatı gerçekten tanıyan insanlarda böyle hissediyormuş. Kocaman reklam tabelalarında bize ballandıra ballandıra anlattıkları o muazzam yapıların beton yığını, renksiz cansız saçmalıklardan başka bir şey olmadığının fark edilemiyor olması ne kadar da kötü. Modern diye, rezidans diye, bazen 1+1 bazen dubleks diye hayallerimizi süsleyen çelik, cam ve gri beton blokların üç beş ağaç ve bir kaç ahşap desenli sanayi ürünü detaylarla süslenip önümüze koyuluşuna alışmamamız için bir uyarı aslında bu. Bunca yıl önce edebiyat, idealler, umut ve aşk adına her şeyi öğrenebileceğime inandığım bu değerli insandan -Nazım Hikmet'ten- mimarlığı dahi en güzel kelimelerle böylesine öğrenebileceğimi görmek paha biçilemez bir kazanç benim için. kısacık ve kıymetli yorumlarıyla beraber bizi aramayı bile kendi adıma aklıma getiremediğim bu güzel makaleler ve kısa alıntılarla bilgilendiren Cengiz Bektaş'a bu keyifli ve öğretici çalışmasından dolayı teşekkür ediyorum.
1 yorum
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
Bu kitabı sevdiyseniz, bunu da çok seversiniz : https://www.yemkitabevi.com/edebiyatta-mimarlik
21.01.19 beğen cevap
Ahmet Ümit kitaplarını heyecanla satın alıp aynı heyecanı hiç kaybetmeden kitabına başlayıp bitirdiğim nadir yazarlardan biridir. ancak bu kitap çok başarılı ve çok emek harcanmış bir kitap olmasına rağmen aynı duyguyu yaşatmadı bana. Ahmet Ümit polisiye roman ve hikayelerine alışık olduğum ve bu tarzını taktir ettiğim bir yazar. Dolayısıyla bu kitapta sakin sakin ilerleyen her sayfada işte şimdi tamda Ahmet Ümit'e göre diyebileceğim bir gizem ve bir takip hikayesi bekledim. Ancak kitap oldukça sakindi. Gizemli şeyler yaşandığında bile onu orada bırakıyor olmaktan pek hoşlanmadım. Ancak itiraf etmeliyim ki kitap bir başka yazara ait olsaydı mükemmeldi diyebilirdim. Kesinlikle kusurları olan bir kitap değil. Ne kadar tarihi bir kurgu romanı olsa da gerçek bir tarih kitabıymış gibi hatırı sayılır miktarda araştırma yapılmış üzerinde çok uğraşılmış bir eser. Ancak kendi tarzından uzaklaşmadan hikayeye kıyısından köşesinden Ahmet Ümit polisiyesi katılmış olmasını çok isterdim. Tabi ki tespitler tahminler ve "aa hiç tahmin etmemiştim demek o yapmış" dedirtecek sonuçlar vardı. Ancak o noktaya gelene kadar ne romanın kahramanı nede okur o olaylar üzerinde durmadığı için pekte tadı olmuyor ne yazık ki o keşiflerin...
ataç ikon Elveda Güzel Vatanım
kitaba 9 verdi
0 yorum
Diğer kitaplarını severek okuduğum için kitaba müthiş bir heyecanla başladım. Kitabın yarısına kadar heyecanımdan ve ilgimden hiç bir şey kaybetmedim. Fakat başında beni sanırım Ken Grimwood'un en iyi eseri bu olacak dememe sebep olan şeylerin en başında gelen çift zamanlı anlatımı, geçmişin anlatılan olayın dramatik yanını ortaya koymaktan başka bir görevinin olmadığını görmem düşüncemden vazgeçmem bir oldu. Konunun başında kitapta sık sık ağır ciddi ve gerçekten yoğun bir bilimsellikle karşılaşmayı beklerden kolaya kaçılmış ve ölümsüzlüğe bile inanacak hale gelmişken bir bilimsellikle karşılaşınca hayal kırıklığına uğradım. Sil Baştan'la olmasa da Kayboluşla karşılaştırılabilecek bir konusu vardı. Kitabı beğenenlere okumadılarsa Yazarın Kayboluş adlı kitabını önerebilirim.
ataç ikon Zaman Çarkı
kitaba 8 verdi
0 yorum
Ara sokakta sevimli, kalabalık olduğu halde oldukça sakin bir cafede kitap okuyorum. Esmer bir simitçi sepetindeki çubuklara dizdiği simitlerle tam önümde durdu ve dedi ki, "Simitler taze, almayan kepaze" Simit gerçekten taze...:) #diyorki
0 yorum
“...Dürüst ol, vatan hayatın kadar önemli mi senin için? Soylu hükümdarlarına bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun? Düşüncelerimizle, kanımızla içimizde oluşturduğumuz görünmez adalet dişında başka bir adalet olduğuna inanıyor musun? Hayır, ben cevap vereyim, hayır! Bunun için gidersen eğer, kendine yalan söylemiş olacaksın..."
ataç ikon Mecburiyet
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
UÇAN / KALAN
Söz, Hazerfan Ahmet
yazı, Nazım Hikmet!
ataç ikon Çorap Kaçığı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
" Yağmur sinmiş toprağa
    usulca geceden
    su içiyor göçmen kuş
    ölü bir askerin
    ters dönmüş miğferinden. "
Sunay Akın
Makiler / Miğfer
21.01.19 beğen cevap
GARİP
Şiirden kovduğu uyağın
dönüp dolaşıp
sonunda mezar taşına
Konması ne
garip:

Orhan Veli
1914-1950
ataç ikon Çorap Kaçığı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Karaköy'de paylaşım fotoğrafı
Karaköy'de
Gezerken sokak arasında gördük, bayıldık...
3 yorum
FEBİHÂ (@kadimcumleivecize)
Beğendim hemde çok beğendim ama bir türlü beğenme işlemini aktif olarak beceremedim...
27.07.16 beğen 4 cevap
Hanımcı Beyza ོde (@koraycem)
Gerçek bir hikâyeden yola çıkarak Dale Carnegie kitabına şöyle bir anektod yazmış.
“ Köylü kadın, kocasına yemek olarak, bir parça samanı önüne koyunca karşı çıkmış;.
– Bu ne böyle saman mı yiyeceğiz, delirdin mi sen!
– Ne bileyim?.Yirmi senedir sana yemek yaparım, saman yemediğini gösteren tek bir kelime etmedin…"
Dale Carnegie devam eder;
Bu yüzden; size en yakın olanlardan gülümsemenizi eksik etmeyin. Çünkü ona ihtiyacı olmayan yoktur.. Gülümseyen insan, her zaman daha iyi satar, iyi öğretir, daha iyi yönetir ve daha mutlu çocuklar büyütür…

***
"Bir defa olsun gülmeliyiz. Neşeli olmalıyız. Sevinci öğrenirsek; başkalarına acı vermeyi unutuyoruz."
Nietzsche
24.07.17 beğen 2 cevap
fatih ozan (@fatihozan)
Bugün pek bi yorum yaptım arenada ama bu mekan on numara bir mekandır. Karşısında da Sefa-i Hürrem, ikisinin de manzaraları şahane, off şimdi orada bu saatler kahvaltı yapmak vardı.
25.07.17 beğen cevap
İlk iki kitaptaki gerçekten çocuklara hitap eden ve gülümseten şeylerin yanında artık büyümüş ve ciddileşmiş hikayelerle karşılaşmak şaşırtıcıydı. Bir çocuk olsam bu kitabı diğerleri kadar sevmezdim sanırım. Ayrıca içinde var olan bir hikayeyi daha önceki kitaplardan birinde okuduğumu farkettiğimde yazarın bu hayata düşmesine üzüldüm. Emeğin ne kadar fazla, niyetin ne kadar güzel olduğunun farkındayım ancak bu kitaptaki hikayeler serinin çizgisinden çıktığı için hayal kırıklığı yarattı.
0 yorum
Bu tip kitaplar da özellikle de söz konusu yazar Agatha Christie olunca sürpriz bir son zaten bekliyordum. Fakat kitabın en başından beri çarpıcı olan cinayetler serisi ve arada kurulamayan bağ bana katille ilgili olarak bende fazla fazla merak uyandırdı. Fakat finalde elime geçen sonuç tam anlamıyla bir hüsrandı. Kitaba ve cinayetlere olan hayranlığım yerle bir oldu desem yeridir. Yine de çok farklı beklentiler içinde olduğum için böyle bir hüsran yaşadığımın farkındayım. Objektif olduğumda yazarın hazırladığı sonun hiç fena olmadığını söyleyebilirim.
ataç ikon Cinayet Alfabesi
kitaba 8 verdi
0 yorum
İnsanların yapmak istedikleri yapabilecekleriyle sınırlıdır. Fakat kişinin yapabilirliğine kimin neye göre sınır koyduğu önemli bir ayrıntı. #diyorumki
0 yorum
kitap okumanın bana verdiği en büyük zarar, hayatımdaki bütün duygulara ve insanlara aynı kitaplarda olduğu gibi hakim olduğumu düşünme alışkanlığı kazandırması oldu. Hayatımı ilahi bakış açısından değerlendirip, karşımdaki insanların duygularını biliyorum sanıp, onlara -aslında kendi kafamda hazırladığım ve onların sandığım iç dünyalarına- inandım. Ne yazık ki onlar, bir hayal ürünü kitap kahramanı kadar bile insan olamadılar. #diyorumki
6 yorum
aylak madam :):) (@aylakmadamm)
Ne kadar da güzel özetlemişsin aynen öyle...
05.08.14 beğen 1 cevap
Üzgün Palyaço (@uzgunpalyaco)
aynen öylede o kitap karakterlerini oluşturanlarda insanlar
05.08.14 beğen cevap
Serenay Ulusoy (@sahaf)
Teşekkür ederim madam.(:
Haklısın üzgün, ancak benim yaptığımda o insanlardan farklı değil. Bende hayatımdakileri bambaşka birer karakter olarak oluşturdum kafamda. Benim tek hatam oluşturduğum o karakteri bir yazar gibi hayali bir insana değilde gerçek bir insana adamamdı.
05.08.14 beğen 1 cevap