up
ara
Katılım Tarihi : 20 Haziran Cumartesi 2015 12:10 - 1527 gün
Şehir : New York City / ABD (USA)
Şule

Şule

@sule10

Ve önceki akli durumuma hayret ettim.Neden daha fazla
şaşırmamıştım?Neden?İşte buradaydım,göz açıp kapayana dek bir kaptanlık almıştım,insan ilişkilerinin normal seyrinde değil,daha çok büyülenmişçesine.Hayretler içinde kalmış olmalıydım.Ama kalmamıştım.Peri masallarındaki insanlara çok benziyordum.Hiç bir şey onları şaşırtmaz.Bir kabak tam donanımlı bir şölen arabasına dönüşüp onu baloya götürmeye kalktığında kül kedisi haykırmaz.Sessizce biner ve açık bahtına doğru uzaklaşır.
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Ne beklediğimi bilmiyorum.Belki de gençlere özgü arzuların en mükemmel örneği olan o özel varoluş yoğunluğundan başka bir şey değil.
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Kitap sadece televizyondan bahsedecek gibi duruyorsa da bütün iletişim araçlarının tarihçesi örneklendirilerek uzun uzun anlatılmış.Televizyon konusuna gelinceye kadar sabırla okunması gereken bir kitap..Diğer iletişim araçlarının kullanıldığı dönemler artılarıyla eksileriyle ortaya dökülmüş..Yazar televizyonun işlevini iyice anlatabilmek için yazının,matbaanın,telgrafın,fotoğraf,radyonun insanları nasıl yönlendirdiğini okuyuculara anlatmış, kanıtlarla okuyucuları ikna etmeye çalışmış..Bütün bu iletişim araçları zaten insanın kendini ifade etme isteğinden doğdu..daha sonra amacının dışında kullanılmaya başladı..Bilgiye olan ihtiyaçtan çok onun halka nasıl sunulduğuyla ilgilenildi.Yazar bu gerçekleri amerikan toplumu üzerinden ünlü isimlerle açıklamaya çalışmış..Kitaptan alıntılar:''Haberler zaten onlarla ilgili daha fazla haber aktarmaktan başka hiçbir şey yapamayacağınız çeşitli düşünceleri sizden alır ve siz de buna karşı hiçbir şey yapamazsınız.'' Bir şeyi göstermek''ile ''bir şeyi hakkında konuşmak bambaşka iki süreci anlatır.''Televizyon okuma-yazma kültürüne saldırır.Televizyon herhangi bir şeyin devamıysa eğer,on beşinci yüzyıldaki matbaanın değil,on dokuzuncu yüzyıl ortasında telgraf ile fotoğrafın başlattığı geleneğin devamıdır''.Yazarın en çok üzerinde durduğu sorular:''Televizyon nedir?Ne tür konuşmalara olanak tanır?Hangi entellektüel eğilimleri cesaretlendirir?Ne tür bir kültür üretir?Yazar televizyonda gösterilen programların,haberlerin,yarışmaların amacının sadece eğlence olduğunu ve televizyonun da insanların beğenisine göre hareket ettiğini ifade ediyor.Bir anlamda katılmamak elde değil.Televizyon yapımcıları seyircileri etkilemeye çalışıyor ve onları istediği gibi etkileyince ,geçer not alınca halkın istediğini yine halka sunarak bizim algımızı istediği tarafa çekebiliyor.Reklamlar aracılığıyla da tüketimi,eğlenceyi dibine kadar haklı gösteren görüntülerle destekliyor.Kitapta da yazar bu düşünceyi savunuyor ve ekliyor;reklamlarda gösterilen ürün değil,bir ürünü aldığımızda hissedeceğimiz duygular ve bize hissettireceği mutluluk pazarlanıyor.Yazar gerçekleri dile getirse de bazı yerlerde beni rahatsız eden bir tavrı olduğunu söylemeliyim.İnsanlar belli bir zaman televizyonun büyüsüne kapılmış olsa da herkesin bir sıkılma süresi vardır.Öyle bir anlatmış ki,amerikan toplumunun televizyon izlemekten başka işi yokmuş gibi ,hiç çalışmıyor ,hiç okula gitmiyor ve hiç hayat gailesi yokmuş gibi bir izlenim oluşturuyor.Çok sıkıntılı bir halk olmadığını biliyoruz da zaten ama bütün zamanlarını televizyona harcadıklarına da pek ikna olmadım..Televizyonun bütün oyunlarının farkına varmak elbette ki zaman ister..Onların da bunu sorguladığı zamanlar olmuştur..Önemli olan bunun farkında olup hala bu etkinliği azaltamayan insanlara hitap edebilmek..Yazar Orwell ile Huxleyi karşılaştırmış ve Huxley'in haklılığını kabul etmiş..İki yazarın da kehanetleri gerçeği yansıtıyor bence..Orwell söylemek istediklerini sembolleştirmiş ve Huxley daha açık dile getirmişti..Orwell bilgilerin insanlardan gizleneceğini savunmuş,Huxley bu bilgilerin insanlardan gizlenmesine gerek kalmadığını çünkü insanların açıkça artık hiç bir şeyle ilgilenmeyecek kadar eğlenceyle beyinlerinin uyuşturulduğunu anlatıyordu.İki yazar da çağımızla ilgili tahminlerde yanılmadılar bana göre..Söz konusu Orwell ve Huxley olunca hayranlığım ağır basıyor:)O yüzden burada söylemeden geçemedim dostlar..Son olarak yazarın anlattıklarına katılmakla birlikte dilini ve üslubunu biraz dolambaçlı buldum..Bazı konuları tek yanlı ele almış ve televizyonun olumsuz yönüne aşırı derecede vurgu yapmış.Yazara sonuna kadar hak veriyorum ama biraz daha ılımlı olsaydı daha çok alkışlardım,tarafsız bakamamış..okumanızı tavsiye ederim..
2 yorum
Bayır gülü (@bayirgulu)
Şule abla hemen hemen bu kitapla ilgili yazılan tüm incelemeleri okudum. En güzeli seninkisi olmuş.
19.01.18 beğen cevap
Şule (@sule10)
@bayırgulu Teşekkür ederim,beğenmene sevindim:)
19.01.18 beğen 1 cevap
Şule

Şule

@sule10

Ortak okumalarımıza başlayalım mı?
47 yorum
Kumral Ada (@kumralada)
Ben hala ortak okumak isteyen de bulamadım, ortak günde film izleyende bulamadım.. Yazsamda cevap vermiyorlar ki :S
06.01.17 beğen 4 cevap
EL_NINO (@elnino)
ben eşlik edebilirim duruma göre :)
06.01.17 beğen 2 cevap
POST_MORTEM (@postmortem)
Şule hanim kusura bakmayın başlığa etiketlenince bildirim gelmiyor galiba. Mesajınızı goremeyebilirdim neyse ki denk geldi. Benim ayarladigim birkaç kitap var. Duruma göre size onerilerimi sunacağım.
06.01.17 beğen 3 cevap
Şule

Şule

@sule10

@pesimist @post-mortem Birlikte kitaplarla ilgili bir etkinlik yapacaktık..Fikir benden çıkmıştı ama hala zamanımı ayarlayamadım..Özür dilerim..Açıklama yapma gereği duydum..Çünkü ben de ortak kararlaştırdığımız bir etkinliği gerçekleştirmek istiyordum..Eğer isterseniz beraber bir kitap seçip burada tartışabiliriz..Şimdilik uzaktan yapabileceğimiz etkinlik bu görünüyor..Ne dersiniz?
85 yorum
POST_MORTEM (@postmortem)
Özre gerek yok diyeyim kendi adıma. Fikir fena görünmüyor, düşündüğünüz kitapları yazarsanız aralarından seçim yapalım ,tartışalım, hem sadece bizim dahil olmamız da şart olmuyor böylece sitede tartışacağımiza göre. Başka dahil olmak isteyenler de olabilir.
26.11.16 beğen 1 cevap
Şule (@sule10)
Haklısın,her isteyen bize katılabilir.
26.11.16 beğen cevap
Şule (@sule10)
Kitabı siz seçerseniz kendimi daha iyi hissedeceğim..size bırakıyorum arkadaşlar..bizi güzel bir kitapla tanıştırın..
26.11.16 beğen cevap
Şule

Şule

@sule10

Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüyle ansızın sınıftan çıkar.Doktor ve yazar Amadeu Prado'nun peşinden dilini bilmediği,kendisine yabancı bir ülkeye doğru yol alır.Tesadüfen eline geçen ve Prado'nun,hayat,aşk,yalnızlık,arkadaşlık,ölümle ilgili notlarının bulunduğu kitabın etkisinden çıkamaz.Biz de onunla birlikte güzel bir okuma yolculuğuna başlıyoruz.Kitap filme de uyarlanmış,bakalım yine nelere şahit olacağız?@bayan-hickimse @ murat-murat
EK 1: Resmi paylaşamadım ,uğraştım olmadı..Resim ekle butonuna basıyorum,ayarlarda bozukluk olabilir..@bayan-hickimse @murat murat 06.09.16
EK 2: 07.09.16
76 yorum
Bayan Hiçkimse (@bayanhickimse0)
Himm, demek öyle göründü bende yazılar da birbirine karışıyor. Ş lerde çıkmıyordu. Neyse bu kitapta bununla idare edelim. Ben baslayamadim.
06.09.16 beğen cevap
Murat Coşgun (@muratmurat0)
Ben de bu akşam başlayacağım.
07.09.16 beğen cevap
Şule (@sule10)
Ben de daha başlamadım.@bayan-hickimse de başlayacağı zamanı yazarsa hep beraber başlarız @murat-murat
07.09.16 beğen cevap
Şule

Şule

@sule10

Yedi öyküden oluşan Sadık Hidayet kitabı..geçmişi hatırlatan insanlarla karşılaşan,çocukluk anılarıyla yüzleşen ve okuyucuyu da bu öyküler aracılığıyla kendi arkadaşlıklarını,dostluklarını,okuyucunun hayatla iliskisini sorgulatıp karamsarlığa boğan bir kitap..duygularımı olumlu ya da olumsuz değistirebilen kitaplar bence başarılıdır..yedi öykü okuduğum halde çok uzun bir kitap okumuşum gibi oldu..kitabın bu yoğunluğu bile okumak için yeterli bir sebep..Gündüz okusanız da havanız kararabilir,çünkü gerçekten sıkıntıları yüzeye çıkaran öyküler yumruk yemiş gibi hissettirdi..en olumlu insanı da umutsuzluğa düşürebilir..okurken kendinizi de dahil ettiğiniz bölümler olacağı gibi bazı sayfalarda da sadece yazarın anlattıklarına tanık olmakla yetineceksiniz..hazırsanız okuyun..
ataç ikon Aylak Köpek
8.1 (47 oy)
2 yorum
Emirhan Oruç (@emirhanoruc)
Sadık Hidayet için en doğru yorum şudur bana göre : Ne yazsa okunur.
01.05.16 beğen cevap
Şule (@sule10)
Bence de @emirhan-oruc,sana katılıyorum..
01.05.16 beğen cevap
Şule

Şule

@sule10

İnsan ilişkilerinde gelgitler olabilir.Şahsen ben hala o önemli sapmayı bulmaya çalışıyorum.Ne var ki,korkarım çoğumuz kıyıları gerçekten de kıraç olan bir gölcüğün ölü suyunda sonsuza dek çırpınmaya mahkum.Ama biliyorum ki insan ilişkilerinde beklenmedik ölçüde-hatta mantıksızca-aydınlatıcı anlar sıkça olur,normalde önemsiz olan bir ses,belki de yalnızca son derece olağan bir hareket,gönül rahatlığımızın mantıksızlığını gözlerimizin önüne sermeye yeter.
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Büyük insanların lütfu,seçilen şanslı nesnenin çevresinde bir hale yaratır.
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Her acı ve her mutluluk ,bir çivi gibi ruhu bedene çiviler,onu bedene yapıştırarak maddi özellikler kazanmasını sağlar ve bedenin doğru saydığı şeyleri kendisinin de doğru saymasına neden olur.Bedenin değer yargılarını sahiplenerek onunla aynı şeyleri sevmeye başladığından bedenle aynı alışkanlıklara,aynı hayat tarzına sahip olur ve Hades'e hiç bir zaman arınmış halde gidemez.Ruh terk ettiği bedenle kirlenmiştir,hemen başka bir bedene girer ve ekilmiş bir tohum gibi orada kök salar.Bu yüzden ilahi,arınmış ve değişmeyenle bir araya gelme imkanını bulamaz.
ataç ikon Sokrates'in Savunması
8.7 (383 oy)
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Bu aralar kafanızı dağıtmak istiyorsanız,hayatın komik taraflarını görmeye ihtiyacınız varsa ''Delicesine Mutlu''kitabı ile çok eğleneceğinizi söyleyebilirim.Kitabın baş karakteri depresyonla mücadele eden ama kendisiyle de dalga geçebilen,hastalığıyla yaşayabilmeyi öğrenebilmiş kişiliğiyle okuyucularını güldürmeyi başarmış.Ben okurken çok eğlendim..Bazen hayatı çok ciddiye alıyoruz..İnsanlar hayatla birlikte bir de ağır psikolojik hastalıklarla da boğuşmak zorunda kalıyorlar..Ama hiç üzülmeyelim ,bundan bile çok komik hikayeler çıkabiliyor:)Kitabı okuyup kapağını kapattıktan sonra gülümsedim..Kişisel gelişim kitabı olarak geçiyor ama bence fıkra gibi bir hayat..Kitap başlıklarla bölümlere ayrılmış..Kitaptan bir alıntı:''Ona ben olmasaydım,onun hayatının daha kolay olacağını düşündüğümü söyledim.Şöyle bir durdu ve dedi ki:''Daha kolay olurdu belki ama daha iyi olmazdı.''Çevrenizin çok geniş olması önemli değil.bu hayata daha sağlam yaslanabilmek için aile ve iki yakın dost bile yeter..Asıl değerli olan az kişi tarafından yoğun sevilmek.Kitaptan beğendiğim bazı alıntılar:''Herkesin yaptığı hataları yapma.Sen harika hatalar yap.Öyle enteresan hatalar yap ki insanlar sana hayran kalsınlar.'' Bir diğeri:''Normal sıkıcıdır.Tuhaf daha hoştur.Keçiler müthiş hayvanlardır ama yalnızca az sayıda olduklarında.''Gülmek isteyen herkese öneririm,iyi okumalar:)
ataç ikon Delicesine Mutlu
0 (0 oy)
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

@merve-oz @post-mortem Alex ile birlikte yeni bir serüvene başlıyoruz..
EK 1: Biz "Otomatik Portakal"okuyoruz..@post-mortem @merve-oz 04.12.16
61 yorum
POST_MORTEM (@postmortem)
Serüvenimiz hızlı başladı. Lakin ben 3. bölüme kadar gelmeme rağmen henüz çarpıcı kısma varamamış olmalıyım. Şu an sadece anlamsız vandallıklar silsilesiyle boğuşuyorum :)
04.12.16 beğen cevap
Semih (@sc)
Meraklandık ayrıntıları istiyoruz, mümkünse "EK" olarak. Herkes görsün :)
04.12.16 beğen cevap
Şule (@sule10)
@post-mortem Ben biraz daha ilerledim ama şiddet devam ediyor,kitap şu anda beklentimin biraz altında kaldı..
04.12.16 beğen 1 cevap
Şule

Şule

@sule10

Bütün kitapseverlere Günaydın☺Kimler Adana'da?
EK 1: Aramızda Adanalılar az mı?Kimse yazmamış.. 26.10.16
23 yorum
Melike (@hiiccc)
Az degil yok galiba,sanirsam,zannedersem :P
26.10.16 beğen 3 cevap
Şule (@sule10)
@hicc Ben de öyle sanıyordum ama @post-mortem Adanalıymış.Biz kitap takası ve buna benzer etkinlikler yapacağız.@hicc Sen nerelisin?Yorum yapınca senin de Adanalı olabileceğini düşündüm..Bize katılırsan seviniriz..
27.10.16 beğen 2 cevap
Melike (@hiiccc)
Şimdi bi Adanalı olasim geldi. Kimse yorum yazmayinca gözden kaçıran olmuştur , sağa sola goz kırpsın diye yazdım :) Pek işe yaramadı.
27.10.16 beğen 1 cevap
Şule

Şule

@sule10

"Tehlikeli Oyunlar"kitabını okumaya cesaret ettim..hem okumak istiyordum hem de büyük ustadan çekiniyordum..yine hangi benliklerimle ya da maskelerimle karşılaşacaktım..kendimi iyi bir insan zannederken insan ilişkierinde yanıldığım hangi çarpıklıkları yüzüme vuracaktı..Hikmet Benol ve albay karakterleri arasında geçen diyalogların içerdiği ironiyi acı bir gülümsemeyle okudum..bu karakterlerin gerçek mi oyun mu olduğunu anlayamıyorsunuz,çünkü oyunun içinde oyun kitabın en önemli özelliği..kendinizi kaptırıyorsunuz oyun diye bir de bakmışsınız gerçek hayattan kesitlere gelmişsiniz..günlük hayatta yaptığımız küçük hesaplar,bize yapılan oyunlar ya da kendimizi kendimizden gizlemek için gösterdiğimiz çabalar..Hikmet çay demlerken bile hesap yapar,suyun ısıtılması,bardakları şekerlikle birlikte tepsiye sığdırmaya çalışması hep mutfağa gitmeden önce düşünülür..hep bir sonraki anı planlamaktan şimdiki zamanı yaşayamadığından yakınır..bu kitap için geçmisteki edebi ve tarihi bilgilere hakim olunmalıdır ki yazarın yaptığı ironileri,göndermeleri,imaları iyi anlayabilelim..öyle değilse bile yine de okuyun..sizin de kendinize göre çıkaracağınız çok önemli yorumlarınız olacaktır..bir kerede okuyup bitirilebilecek bir kitap değil,bu okumayı kendi açımdan bir ön okuma olarak değerlendiriyorum..ara ara kitaba tekrar döneceğim..böyle güzel kitaplar okumanın çok iyi tarafları olsa da diğer olumsuz yanı diğer kitaplara karşı beklentiyi yükseltmesi:( bir daha kim bilir hangi kitap bir okuyucuyu böyle etkileyecek diye düşünmekten kendimi alamadım..
ataç ikon Tehlikeli Oyunlar
9.3 (416 oy)
0 yorum
Şule

Şule

@sule10

Kitabın anlatıcısı ve kahramanımıza bir isim verilmemiş,kendisi Bay C olarak adlandırılıyor..toplumun dışında kalan,yalnız yaşamayı seçmiş ve genelde kendi buhranlarıyla başa çıkmaya çalışan bir tip düşünün..bu adamın geçmişte babasıyla yaşadığı sorunlar ve Bay C'nin kadınlarla ilişkisi ele alınmış..bu öyle bir yalnızlık ki örneğin yazar bir bakış yakalıyor,bu küçücük hareketten derinlere dalıp psikolojik tasvirlerle okuyucuyu sürüklemeyi başarıyor..Yalnızlıkla ve buhranla geçirilen günleri ve odanın en ince ayrıntısına kadar bu duyguları yansıtan oda dağınıklığını bile okurken hayret ettim..İşi olmayan ama ailesinden dolayı eline geçen bir miktarla geçim sıkıntısı olmadan yaşamını sürdüren Bay C'nin ruhsal sıkıntıları okuyucuyu hüzünlendiren bir tavırla dile getirilmiş..tavsiye ediyorum arkadaşlar..
ataç ikon Aylak Adam
8.5 (1126 oy)
0 yorum