up
ara

woolf

Ve bir solucanın soluk kanında bile onur yaratan Tanrım. Ağlasam bile özgürce yürümemi söyle bana..
Doğum Tarihi : 24 Kasım Pazartesi
Katılım Tarihi : 6 Temmuz Cuma 2018 16:10 - 415 gün
Cinsiyet : Kadın
Şehir : İstanbul / Türkiye (Turkey)
Üniversite :
Ve bir solucanın soluk kanında bile onur yaratan Tanrım. Ağlasam bile özgürce yürümemi söyle bana..
woolf

woolf

@tecessus

SİVAS'A YOLCULUUUK paylaşım fotoğrafı
Kuş bakışı güzeldir ama kuş gibi bakmamak şartıyla..

-Ali Suad
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

üşüyorum, kapama gözlerini.. paylaşım fotoğrafı
Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...


Yokluğun, cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

Ölmek istemiyordu. Hayat güzeldi. Güneş ısıtıyordu. Ama ya insanlar?

-

Zekâ saçmalıktı. İnsan hissettiğini söylemeliydi.

-
Neden yeniden o günleri düşüneyim ki? Neden yeniden acı çekeyim, .... bana cehennem azabı çektirmişken? Neden?
-

“kendimi öldüreceğim”

-
hiçbir şeyin ömrü yeterince uzun değildi.

-
“Ruhunu hem nefretten hem de aşktan arındırmayı istedi.”
-
insanlarda asla bulamadığı huzuru çiçeklerinde bulurdu
ataç ikon Mrs. Dalloway
8.1 (74 oy)
2 yorum
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
Sayıklamalar, sayıklamalar, sayıklamalar...
17.12.18 beğen 1 cevap
woolf

woolf

@tecessus

14.11.18

zinhar nedir?

ASLA! MÜMKÜN DEĞİL. SAKIN OLA.

Bir ara ağzıma dolanmıştı. Hayır kelimesi yerine zinhar demeye başladım.
Arkadaşlarım 'Esra hazretleri...' diye benimle konuşmaya başlayınca bi durdum.
yorum
woolf

woolf

@tecessus

İlk çocukluğuna inecek olursak.. pekte pırıl pırıl geçmeyen, ülkenin karışık durumlarıyla birlikte yıpranan anne ve kızları vardır.

Füsun Hanım bir gün, geceleri onları uyutmayan arka bahçedeki mısır yapraklarının hışırtılarını engellemek için bıçakla hepsini yok eder.

''Sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.
Ölü mısır tarlaları hışırdıyordu
Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri..''
----------------------------------------------------------
Didem Madak ne zaman şiire başladı?

13 yaşında, annesinin ölümünden sonra. Henüz 38 yaşında vefat eden annesi, Madak'ın zor günlerini başlatmıştır.
Annesinden sonra derin yalnızlık yaşamaya başlar. Babası ise ikinci evliliğini yapar. Madak, babasıyla arasına duvarlar örer.


Ve evden kaçma bahaneleri bulur. İlk adımı ve bahanesi Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde birinci sınıfta biriyle tanışır gizliden evlenir,evden ayrılır ve okulu da bırakır.

BODRUM KATINDA ŞİİR YAZMA HİKAYESİ

Evden kaçışı sonrasında çok zor dönemler geçiren Didem Madak, birçok farklı işte çalışır geçimini sağlamak için. Genç yaşta yaptığı evliliği pişmanlıkla sonuçlanır ve boşanır. Boşandıktan sonra maddi sorunlarla boğuşur ve bir bodrum katında yaşamaya başlar. Bu eve taşındıktan sonraki halini “Birden yazmaya başladım.” diye ifade eder.
Bodrum katında yaşadığı tüm zorlukları anlatır şiirlerinde. Bir söyleşide “Rutubete dayanıldığı sürece şiir yazmak için çok iyi yerler.” diye bahseder bodrum katından.

DİDEM MADAK'IN TASAVVUFA İLGİSİ ?

Madak'tan ne kardeşleri ne arkadaşları yıllarca haber alamadı. Sadece kardeşi Işıl’ın yanına gider ara sıra. Gidişlerinden birinde Işıl’ı çok şaşırtır. Örtünmüş olarak çıkar karşısına.

“Örtündüm ben… Her şeye karşı… Kadın kimliğimden de sıyrıldım. Bu beni rahatlattı.” der.

Bu durumu da şiirlerinde şöyle anlatıyor şair:

“Allah benim çaresizliğimdi, artık konuşabileceğim kimsem kalmadığı için konuştuğumdu.”

Çok şey yaşadığı bu dönemi “Ah’lar Ağacı” şiiriyle anlatır:

“Ben acılarımın başını
Evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi? Ben işte istedim bayım.”

GRAPON KAĞITLARI

Bu dönemde kardeşi Işıl, ‘İnkılap Kitapevi 2000 Şiir Ödülü’ yarışmasından bahseder.
Didem Madak bununla ilgilenmeyince kendisi bütün şiirlerini toplayarak yarışmaya gönderir. Üstünden bir süre geçtikten sonra “Grapon Kağıtları” dosyasının yarışmayı kazandığı haberi gelir.

Didem Madak, bu süreçte internette şair ve avukat olan biriyle tanışır. Şair olmasından çok etkilenerek bu adamla buluşur. Günün sonunda genç adam bir şiir yazmalarını teklif eder. Adam, ikinci buluşmada kendi şiirini okur. Sıra ona geldiğinde ise Didem şu şiiri okur;

"Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!"

DİDEM MADAK TOPARLANMAYA BAŞLIYOR

Ödül töreni için İstanbul’a giden Madak, yarışma öncesinde örtüsünü çıkarır. Bu bir nevi onun tabiriyle “kadın kimliğine geri dönüş” sayılabilir.

Didem Madak, ödülünü aldıktan sonra İstanbul’da yaşamaya başlar. Bir süre sonra eşi Timur ile evlenir ve 3 yıl sonra kızı Füsun’u dünyaya getirir.


ÖLÜMÜ-

Anne kokan şiirleriyle veda ettiği yıllar
Kızının doğumundan sonra şiir yazamayan Madak tıpkı annesi gibi kansere yakalanır. 24 Temmuz 2011'de yani 41 yaşında kolon kanseri nedeniyle yaşamını yitirir.
-----


Didem Madak’ın ödül töreni sırasında tanıştığı arkadaşı Şükran Yücel’e gönderdiği e-postadaki metin şöyledir:

“Canım Kızım Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve bu ismimi seviyorum reis! Canım kızım, cehaletimden şair oldum…

Annesizlikten.

Sen sakın şair olma!”

SAYGIYLA, ÖZLEMLE..
DİDEM MADAK GİBİ KADIN ŞAİRLERİMİZE HÜRMETLE..
Didem Madak
10 (4 oy)
beğen · 0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

"Kitaplar bir halta yaramaz. İnsanın birine ihtiyacı vardır, birine yakın olmak ister." İnler gibi devam etti. "Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldımı, hastalanır."
ataç ikon Fareler ve İnsanlar
8.7 (2149 oy)
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

Tanrı biliyor ya, çoğunlukla bir daha uyanmama arzusu, hatta ümidiyle yatağa giriyorum. Ve sabahleyin gözümü açıp yine güneşi görünce neşem kaçıyor. Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılmaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı.Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum. Aslında suç demek doğru değil! Kısaca, nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

TURGUT UYAR paylaşım fotoğrafı
"Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 
Toprak ve insan kokularıyla, 
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 
Başımı alıp gideceğim."

Sevdiğiniz T.Uyar sözleriyle, şiirleriyle analım.
1 yorum
sercan (@deepdarkness)
"her şeyden biraz kalır.
kavanozda biraz kahve,
kutuda biraz ekmek,
insanda biraz acı..."
22.08.19 beğen 5 cevap
woolf

woolf

@tecessus

AYLAK KÖPEK paylaşım fotoğrafı
Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam -ı varsa, Sadık beyimizin de Aylak Köpek -i var.
3 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
Ayyy kızzz abla sadık hidayeyın veganlık üzerine düşüncelerini okumuş muydun
07.08.19 beğen cevap
woolf

woolf

@tecessus

İleri  görüşlülük = Oğuz Atay paylaşım fotoğrafı
Karanlıkta ve yalnızken dinlemeli
Bu konser modası geçmiş adamın
Yaşamı boyunca sunmak isteyip de
Veremediği ilk ve son konser olacak

-Aziz Nesin
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

19.11.18

münferit nedir?

YALNIZ.
Örn: "Münferit bir hayatım var. Düşüncelerimi paylaşabileceğim kimse yok."
Irvin D. Yalom
Bir Psikiyatristin Anıları, Irvin D. Yalom
yorum
woolf

woolf

@tecessus

12.07.18

animizm nedir?

Ruha tapma.

Doğada ki tüm varlıkların ruhu ve bilinci olduğunu iddia ederler.
Doğaüstü varlıklara inanırlar.
yorum
woolf

woolf

@tecessus

09.07.18

Virginia Woolf kimdir?

KİMDİR?


-Cesur, özgürlükçü, entelektüel, yazar bir KADIN

25 Ocak tarihinde Kensington, Middlesex, İngiltere’de doğmuştur.
Virginia Woolf, Victoria devri’nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı.

Annesi ve babasının ikinci baharında dünyaya gelmiştir. Toplam 4 kardeşi vardır.

ANNESİNİN ÖLÜMÜ - FEMİNİZM DOĞUŞU

Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir.

KARAR

Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895’de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır.

BABASININ ÖLÜMÜ

1904’te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury’ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur.

WOOLF'UN AŞKI

Woolf, 1909’da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf’un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu.


İNTİHAR- NASIL ETTİ - SEBEBİ?

Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş,

28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Biri kardeşine, biri de kocasına.
------------------------------------------
EŞİNE SON MEKTUBU
---------------------------------------


Leonard Woolf’a, 18 Mart 1941


“Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.”



VİRGİNİA WOOLF ESERLERİ

Dışa Yolculuk (1915)
Gece ve Gündüz (roman) (1919)
Jacob’un Odası (1922)
Mrs Dalloway (1925)
Deniz Feneri (roman) (1927)
Orlando: Bir Yaşamöyküsü (1928)
Dalgalar (roman) (1931)
Yıllar (1937)
Kendine Ait Bir Oda (1929)
Londra Manzaraları (1931)
Flush, Bir Köpeğin Romanı (1933)
Üç Gine (1938)
Perde Arası (1941)
Virginia Woolf’un Günlükleri
Pazartesi ya da Salı (1921)
yorum
woolf

woolf

@tecessus

Genç Wertherin Acıları
Tanrı biliyor ya, çoğunlukla bir daha uyanmama arzusu, hatta ümidiyle yatağa giriyorum. Ve sabahleyin gözümü açıp yine güneşi görünce neşem kaçıyor. Ah keşke huysuz biri olabilsem, suçu havaya, üçüncü bir şahsa, başarısız bir girişime yükleyebilsem, o zaman keyifsizliğimin katlanılmaz sıkıntısı yarı yarıya azalırdı.Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum. Aslında suç demek doğru değil! Kısaca, nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.
0 yorum
woolf

woolf

@tecessus

06.07.18

Charles Bukowski kimdir?

İlk başta gerçekten berduş, samimi birisi gibi gelir. Genelde ergenlerin 'hacı tam beni anlatıyor ya' yazarıdır.

Sonra bu berduşluğunu ve samimiyetini ticariye dökmüştür. Edebi dili de öyle çok 'vaay anasını beeee' dedirtecek türden değildir.
yorum