up
ara

zeyrek

Sona gelen başa döner...
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Araf paylaşım fotoğrafı
Araf
Araf,
Yönsüzlük…
Ne yana yönelsem enseme vurulan tokatların yorgunluğu,
Diz kapaklarımda hareketsizliğin durgunluğu,
Ve hiçbir yere ait olamayışın
Yüzüme düşen solgunluğu eşliğinde
Bekliyorum…
İç ışığımın yolumu aydınlatmasını
Ve gönül göğümde doğacak güneşi

Ayıklamadan inanmamam gereken onca şeyi,
Baş tacı etmişken,
Yaşadığım hayal kırıklığı ile
Etrafa saçılan cam kırıklarına basmadan,
Yol almak,
İmkansız!!
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

 paylaşım fotoğrafı
"Dunning ve Kruger Eğrisi"
ya da
"Cahil-cesaret eğrisi! "
Kişinin bir alanda bilgi seviyesi ne kadar azsa özgüveninin de o kadar yüksek olması durumu. Alanda ehil olanların ise o alana dair özgüveni daha düşük oluyor.

Not: Grafikte yatay eksen “alan bilgisi” dikey eksen “özgüven” demek.

----------------------------------------------------

Dunning ve Kruger isimli iki psikolog cahillerin cüretkarlığının kaynağını araştırmışlar, yaptıkları testlerden "Dunning-Kruger Etkisi" adı verilen bazı sonuçlar çıkarmışlar. "Dunning ve Kruger Etkisi" nde özetle; "Yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir" çıkıyor. Dunning ve Kruger bu çalışmasıyla Nobel Ödülü aldı.

Diğer sonuçlar ise şöyle;

1- Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
2- Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
3- Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp
anlamaktan da acizdirler.
4- Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar,
niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar...
23 beğeni · 18 yorum beğen ikon
Orhan Şahin (@orhansahin)
- Nitelikten kasıt ne?
13.02.19 beğen cevap
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
ben de neden gittikçe daha zeki, daha bilgili, daha güzel oluyorum diyordum, DK sendromu varmış ya bende, bulaşıcı mı hocam, hane halkıma sirayet etme riski nedir?
13.02.19 beğen 4 cevap
Teşekkürler 🙏
13.02.19 beğen 1 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Basliksiz
Ben yosun rengi günler hayal etmiştim.
Masmavi göğün altında,
Yaşam varlığımla şenlenecekti sanki.
Doğumumla başlamıştı insanlık tarihi,
Değiştirebilirdim ufak bir hamleyle,
Pek çok şeyi...

Gençtim,
Tecrübesizliğin adını inanç koymuşlardı.
İnandım ben de, körü körüne...
İyileşebileceğine insanlığın...

İnancım,
Eksile eksile,
Ben de geldim bu günlere...
Ve ben de tutuldum ,
Müebbet bir illete,
Adına yetişkinlik diyorlar.

Ben! Dedim sonra
Kimim ki?
Hangi vasıfla hem?
Küçücük bir işçi çocuğu,
Ben mi değiştireceğim,
Ben mi merhem olacağım..?

Ben hastayım,
Derin yarıklar açılan ruhum,
Bedenimin dışına sızıyor artık...
Gizlenemeyecek kadar ölü,
Değişime kapattım kendimi de,
Değiştirmek ne kelime...

Unuttum!
İnanca dair tüm iyimser hisleri de,
Yalnızım!
Yalnızlığın göğünde açtı gri güneşim,
Göğüm kapkara,
Ve yosun rengine çalmıyor dünya...

Kapatmak istiyorum,
Ağrılı göz kapaklarımı...
Susturmak istiyorum,
Dilimin duasını...

Hiçliğin haykıran boşluğunda,
Sessiz bir çığlık olmak istiyorum.
22 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Elsa Rose (@elsarosee)
İnancım,
Eksile eksile,
Ben de geldim bu günlere...
Ve ben de tutuldum ,
Müebbet bir illete,
Adına yetişkinlik diyorlar.
Kaleminize sağlık 👍
18.02.19 beğen 2 cevap
Elif DB (@elifdemirbuken)
Ahh ben de yosun rengi günler hayal etmiştim oysa...
18.02.19 beğen 1 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Bazen yapılması çok zor seçimler vardır hayatta... Her seçenek vicdan azabı olup oturacaktır yüreğinize...

Günümüzde her şeyin otonomlaştığı, robotların daha aktif olduğu bir dünyada bazı durumların programlanması oldukça zor ve tartışmalı olacaktır.
7 beğeni · 4 yorum beğen ikon
kbdmg (@kbdmg)
Her durumda araç içindekiler kurtulmalı. O kadar para verip almışım benim menfaatimi düşünmezse yakarım o arabayı. Ölecek kişiler iiçin de en fazla kişi hangi seçenekte ölüyorsa o seçilmeli. Çünkü "su az bekleyen çok, o zaman nolur dövüş çıkar dövüş!" Evet, görüldüğü üzere sosyal darwinizmim her soruya tutarlı ve makul bir cevabı var.
07.02.19 beğen 3 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

"Coğrafya kaderdir." diyor ya hani İbn Haldun. Bu bir satır bile etmeyen cümle o kadar çok şeyi özetliyor ki. Coğrafya, insanın ayağına takılan ilk prangalardır ya da ilk sıçrama tahtası.
15 beğeni · 0 yorum beğen ikon
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Akrabalık Bağları
Akrabalık...
İnsanın seçme şansının olmadığı onlarca kişiyle kurmak zorunda olduğu yakınlık. Gerçek hayatta karşılaştığında kesinlikle arkadaşlık kuramayacağın insanlarla ömür boyu kuracağın bir bağ.

Akrabalık bağlarıyla ilgili bir yığın dini ve geleneksel hikaye ve önerilerle büyüdüm ve de kutsal bir kurum olduğuna inandım. Ama uzun süre akrabalardan ayrı kalıp tatillerde memlekete gelince akrabalık bağlarının boğucu, çapraşık ve itici olan tüm yönleri gözüme batıyor ve bir haftadan fazla dayanamaz oluyorum. Herkesin birbirine yapmacık gülümsemeler ve tatlı sözler yönelttiği, arkasını dönenin ardından bir yığın dedikodusunu dinlemek zorunda kaldığınız insanlar. Hiç merak etmediğiniz bir sürü insan hakkında bir sürü gereksiz bilgi edinmek. Bir olayı 3–4 farklı yorumla dinleyerek, her defasında anlatan kişiye sen de haklısın deme modunda dinlediğiniz olaylar.

Sürekli birbirini şikayet eden, birbirlerinden beklentileri hiç eksilmeyen burada yaşamamakla iyi ettiğinizi size söyleyen insanlara sen de tayin iste git dediğinizde müthiş bir cesaretsizlik ve ne yapacağını bilememe hali ile karşılaştıklarını, çok geçmeden bu defa akrabalarla yaşamanın iyi yönlerini savunmaya başladıklarını görmek.

Her geçen yıl daha büyük bir ümitsizlik ve kayıtsızlıkla gelip gidiyorum memlekete. Sanki her geçen yıl daha da garipleşiyor ilişkiler. Saygım, sevgim, inancım her defasında biraz daha azalıyor. Her defasında daha çok acı duyarak bakıyorum birbirimizi hiç tanıyamadığımız bu insanlara.

Çare var mı peki? Evet var. Acilen uzaklaştırılmalı bu insanlar birbirlerinden. Uzaklaşmalı ve kendi mücadelelerini kendi başlarına vermeliler.
15 beğeni · 1 yorum beğen ikon
kbdmg (@kbdmg)
Lakin çok hakikatli sözler bunlar zeyrek kardeş.
27.01.19 beğen 1 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

 paylaşım fotoğrafı
"Geceyi seyrede seyrede öğrendim ki ışık insanın içinde yanmıyorsa yüzüne vurmuyor."
(Şükrü Erbaş)

Geceler, ışığın karanlığın bağrından fışkırdığı ve binbir ümidi içinde besleyen... Ben geceleri, gündüzlerin gölgesinde kalsa da her zaman çok faha fazla sevdim.
Şükrü Erbaş
ünlüye puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

 paylaşım fotoğrafı
Yolculukta kitap okumak...
O kadar dalmışım ki kitaba nerde olduğumuzu anlamak için kafamı kaldırdım ve koca bir şehrin içinden geçip gitmişiz. Ben fark etmemişim bile. Hangi ara bu kadar yol geldik ya hu 🤔😊
ataç ikon Bir Psikiyatristin Anıları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
9 beğeni · 0 yorum beğen ikon
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Yeni evlenmiştik. Eşim bir muhabbet kuşu satın almayı çok istiyordu. Birkaç ay sonra gittik. 2 aylık bir muhabbet kuşu satın aldık. Daha yavru olduğu için bizimle oynuyor, kendini sevdiriyor türlü türlü şaklabanlıklar yapıyordu. Yavaş yavaş konuşmaya da başlamıştı. Bizimle beraber Türkiye'nin birçok ilini gezdi. Gittiğimiz her yere götürüyorduk onu da. Aradan 2 yıl kadar zaman geçmişti ki artık onunla yeteri kadar ilgilenemiyorduk. İkimiz de çok yoğunduk. Madem öyle canı sıkılmasın diyerek yanına bir arkadaş aldık. Arkadaş aldıktan sonra bize bağlılığı azaldı. Daha çok arkadaşıyla kafeste vakit geçirmek istiyordu. Böylelikle ara ara bizimle bağ kursa da kendi aralarında da güzel bir bağları vardı. Yaklaşık 5 yıl geçti onu sahipleneli. O ailenin bir üyesiydi evliliğimizin başından beri tüm hatıralarımızda yeri vardı. Dün sabah onu kafesin içinde yerde yatarken bulduğumuzda şok olduk. Önceki gece hiçbir şeyi yoktu. Ne olduğunu anlayamadık. Öylece bakakaldık başında. Yarım saat öylece baktık, ikimiz de cesaret edemedik onu ordan almaya. İkimiz de ağlamaya başlamıştık, eşimi ilk defa ağlarken görüyordum. Bu muhabbet kuşu bizim hayatımızın vazgeçilmezi gibiydi, elimizde büyümüştü. Nasıl olmuştu bu şimdi. Çok çok üzüldük. Ama yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Çok sonra onu yattığı yerden alıp bir kutuya yerleştirdim. Bedeni kaskatı ve buz gibiydi. Dün kafasını sallayarak cici kuş, babacık diye cıvıldayan kuşumuz bugün cansızdı. Onu köydeki bahçeye götürüp gömmeye karar verdik. Derin bir sessizlik içindeydik ikimiz de. Ara ara ağlıyor. Birbirimizin yüzüne bile bakamıyorduk. Tüm gün böyle geçti zaten. İkimiz de kendi dünyamızdaydık. Onu bahçeye götürüp bir ağacın altında toprağa kavuşturduk. Son defa yeşil tüylerini okşadım. Eski diriliği olmayan yeşil tüylerini... eve geldiğimizde diğer kuşun hiç sesi çıkmıyordu. Ne ötüyor, ne bir şey yeyip içiyordu. Eşini kaybetmişti. Ne zor...

Dün, insanın sahiplendiği, benimsediği varlıklardan ayrılmasının ne kadar güç olduğunu bir kez daha anladım. Bu akşam eşim balık almıştı. Onları yerken tekrar tekrar düşündüm. Bu da canlı o da ama bunlara karşı hiçbir acıma duygusu hissetmiyorum demekki aralarında benim yüklediğim anlam dışında hiçbir fark yok. Bizler kendi yüklediğimiz anlamlara, kısacası kendi küçük dünyamıza tapan varlıklar mıyız sadece? Bu durum başka nasıl açıklanabilir? Ben muhabbet kuşumun ölümüne mi yoksa onun bende uyandırdığı duygulardan dolayı kendime mi üzüldüm, ağladım? Hadi olayı biraz daha genellersek yakınlarımızın ölümünde de benzer bir durum var. Yakınlık derecesi ne kadar fazlaysa o kadar çok üzülüyoruz. O zaman temelde üzüldüğümüz kendimiziz. İnsanoğlunun bencilliğin dışına çıkabilen bir hareketi var mıdır?
34 beğeni · 21 yorum beğen ikon
kader.cmln (@naturmort)
Bunu gerçekten yasadınız mı?
07.01.19 beğen 1 cevap
EL_NINO (@elnino)
Üzdü 😢
07.01.19 beğen 1 cevap
haybe okur haybe yasar (@haybeokurhaybeyasar)
Bu yazınızı Ruh Hassası'nın 'Özlem' üzerine paylaştığı bir yazıya benzettim. Her iki paylaşımdan da çıkardığım sonuç: insan, hayvan veya eşya fark etmez canlı/cansız oluşu bizim ne derece ve nasıl anlam ve duygular yüklediğimiz. Ben bunu bencilce bulmuyorum açıkçası. Her insanın kendi içinde bir âlem olduğu o âlemin merkezinde de kedisinin yer aldığını düşünüyorum. Ve bu merkezde biz yani insan var iken diğer insanların-ki bu aile, arkadaş, eş, dost, düşman-, hayvan veya eşyaların bizim etrafımızda, çevremizde veya çemberimizde z
07.01.19 beğen 2 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Asal Sayılar paylaşım fotoğrafı
Asal Sayılar
Asal sayılar, matematikte kendime en yakın hissettiğim, anlatırken beni en çok heyecanlandıran sayılar. Onlar matematiğin yalnızları... Kendilerinden ve 1'den başka hiçbir doğal sayıya bölünmezler. 1'e de bölünüyorlarmış işte niye yalnız olsunlar diyebilirsiniz. Ama 1 zaten bütün sayıları böler. O yüzden bu durum bir ayrıcalık oluşturmaz. Asal sayıların bu durumları kimi zaman yazarlara da ilham olmuş. Paolo Giordano Asal Sayıların Yalnızlığı isimli bir roman yazmıştır ve bu kitap filme de çekilmiştir. Murathan Mungan'ın da bir yazısına 'şiirin asal sayıları var mıdır?' diyerek başladığını hatırlıyorum.

Asal sayıları benim için değerli ve özel kılan özelliklerinden biri de belli bir düzene sahip olmamaları, ayrıksı yapıları. Onlara bir adım sonrasındaki sayıda rastlayabileceğiniz gibi belki 100 tane sayıyı geçer yine de rastlamayabilirsiniz. Hatta bu nedenle 'asal sayılar herhalde burada bitiyor' diye düşünen bilim insanları bile her defasında daha büyük bir değer bulmayı başarmışlar.

Bir taraftan başka bir daha güzellik vardır ki bu da aslında oldukça heyecan verici. Eğer herhangi bir sayı alır ve onun bütün çarpanlarını tekrar tekrar çarpanlarına ayırırsanız en küçük çarpanlarının yine asal sayılar olduğunu görürsünüz. Tüm sayıları oluşturan, evirip çeviren, varlığa gelişine eşlik eden ama görünmeyendir onlar. Bir nevi tüm sayıların çarpan deposunu oluştururlar.

Asal sayılar hem yalnız, hem düzensiz ilerleyen, hem de bütün sayılara temel teşkil eden bir sayı dizisi. Onlar matematik dünyasının delisi gibidir sanki. Şiirsel bir yapıları olduğunu hissediyorum.

Aşağıdaki linkte sayıların asal çarpanları ile oluşturulmuş görsel bir şölen var. Meraklısına... 😊

http://www.datapointed.ne...mated-diagrams/
29 beğeni · 19 yorum beğen ikon
Mehmet Can Katuka (@mehmetcankatuka)
Benim en çok limitin tanımı hoşuma gidiyor bir şeye yaklaşma ama o şeye asla varamama ☹️
05.01.19 beğen 7 cevap
turlim (@turlim369)
benimde alfabeyle bir alakam var a ve z alfabenin ilk ve son harfi.birleşince az oluyor yani yetmiyor ama a ve z ve arasındakilerle koca bir zaman anlatılıyor figüranların ölümü bile bahsedilmiyor yinede 1000 küsür sayfa
05.01.19 beğen 1 cevap
haybe okur haybe yasar (@haybeokurhaybeyasar)
Ne hoş bir yazı.. Bazı yazılar vardır anlamak için zihnin zorlandığı.. O kadar akıcı ki.. Hayatın merkezinde matematiğin olduğuna inanan ben kaleminizden dökülen satırlarla asal sayıları daha bi sevdim. Kaleminize sağlık..
05.01.19 beğen 2 cevap
/ 22